Ömer Türker

Ömer Türker

Yeni Şafak
Kültür-Sanat / Eğitim 47 yazı 0 takipçi

İslam dönemi felsefesi (3)

Önümüzdeki çarşamba günü Kurban Bayramının birinci günü. Şimdiden bayramınız mübarek olsun, Allah kesilen kurbanları kendisine yakınlığa vesile kılsın. Geçen yazıda İslam'da felsefenin konumunu anlamak için Şerî bilimlerin kuruluş sürecini doğru anlamak gerektiğine işaret etmiş ve üç bilimin kuruluşunu örnek vereceğimi söylemiştim. Kuruluşundan kas

İslam dönemi felsefesi (2)

İslam tarihinde Hz. Peygamber (sav) döneminde başlayan, Hulefâ-i Râşidîn ile devam eden, Emevîler döneminde zirveye ulaşan bir coğrafi genişleme olmuş, o dönemin bilinen dünyasının önemli bir kısmı Müslümanların yönetimine girmiştir. Kısa sürede gerçekleşen bu muazzam fütuhat, tahmin edileceği üzere sadece siyasi bir genişleme değildir. Hz. Peygamb

İslam dönemi felsefesi (1)

Bu yazıdan itibaren bir müddet İslam'da felsefe geleneğine dair birtakım mülahazaları paylaşacağım. Bu dizi, felsefe geleneğinin kendisine özgü karakteri nedeniyle tasavvuf ve kelama ayrılan yazı dizilerinden biraz farklı olacak. Öncelikle başlıktaki "İslam dönemi" ifadesini biraz açmak istiyorum. Hz. Peygamber (sav) Miladî yedinci asrın başında 61

Kelam geleneği (10)

Daha önceki yazılarda belirtildiği üzere kelami tefekkür gerçekte Teftâzânî ve Cürcânî gibi büyük yorumların yetiştiği on dördüncü yüzyılın sonu çeyreği ila on beşinci yüzyılın ilk yarısına tekabül eden dönemde doğal sınırlarına ulaştı. Aslında bu durum, İslam'da düşünce tarihi açısından sadece kelam için aynı zamanda felsefe ve tasavvuf için de ge

Kelam geleneği (10)

İslam düşüncesinde felsefe yaygınlaştıkça kelam geleneği neden kendi teorik kapasitesini keşfedemedi?

Kelam geleneği (9)

İslam düşüncesi felsefeden kaçarken, onu tüm bilim alanlarına yaymayı başardı—ancak bu İslam'ın kapasitesini güçlendirdi mi, yoksa antik dünyanın esareti mi oldu?

Kelam geleneği (8)

Fahreddin er-Râzî'den sonra İslam düşüncesi neden yapısal reformları başaramadı: Urmevî ve İcî'nin önerileri defterler dolusu yazıya rağmen tarihte neden ses getirmedi?

Kelam geleneği (7)

Gazzâlî ve Râzî, antik düşünceyle hesaplaşırken kelam ve felsefenin sınırlarını ortadan kaldırdılar—peki bu birleşme, düşünsel yenilenme mi yoksa geleneklerin çözülüşünün başlangıcı mı?

Kelam geleneği (6)

Gazzâlî'nin cesur tespiti: Kelam bilim değil, sadece ikna gücüne sahip retorik midir?

Kelam geleneği (5)

Şimdiye kadar kelam geleneği hakkında kaleme aldığım dört yazıda genel olarak bu geleneğin ayrıcı hususiyetlerini belirtmeye çalıştım. Her ne kadar ayrıntıda mezhepler çok farklılaşsa da temel hususiyetlerde ortak oldukları söylenebilir. Bu sebeple ortaklıktan farklılığa doğru ilerleyen bir skalada hem genel olarak kelam geleneğinin hem de her bir

Kelam geleneği (4)

Öncelikle Ramazan Bayramınızın feyizli ve bereketli olmasını, başta İslam âlemi ve hususen içinde bulunduğumuz coğrafya olmak üzere tüm insanlık için sükunete vesile olmasını niyaz ederim. Bugün kelam geleneğini değerlendirmeye devam edeceğim. İslam'da düşüncenin tarihiyle ilgilenenlerin iyi bildiği üzere kelam ilmi iki temel ilke üzerine kuruludur

Kelam geleneği (3)

Bu yazıda kelam geleneğinin üçüncü hususiyetini müzakere edeceğim. Bilindiği üzere hem kelamcılar hem de filozof ve sûfîler kelamın temel işlevlerinden birinin dinî inançları savunmak olduğunu dile getirir. Hatta filozof ve sûfîler bu işlevin kelam için tanımlayıcı olduğunu düşünür. Meşhur filozof Fârâbî kelamın asıl itibariyle retorik (hatabî) bir