Gökhan Özcan

Gökhan Özcan

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 234 yazı 0 takipçi

Trump bir kramptır!

Yaşadığım şehirde neredeyse bir aydır büyük bir seferberlik var. Asfaltla yeniden tanıştık mesela, uzun zamandır gözden ıraktı. Gözden ırak olan malum hafızadaki yerini de kaybediyor zamanla. Yolların neden yapıldığını unutmaya yüz tutmuştuk! Neyse kâr kârdır, iyi şeyler de oluyor der geçeriz. Her gün arabamızla içine düşmemek için ufak slalomlar g

Edinilmiş kaygılar çağı

Günümüzün düşünürleri çağımızın bir 'Kaygılar Çağı' olduğunu söylüyor, zamanımızı böyle isimlendiriyor. Psikiyatri klinikleri, psikolojik destek üniteleri kaygı bozukluğundan muzdarip hastalarla dolup taşıyor. Bir önceki çağı adı konmamış bir sahip olma çağı olarak yaşadık, parlak ilerleme ideallerinin altında yatan asıl örtülü maksat, asıl itici g

O derin sızı

İnsanlar hakkında bizi şaşırtan şeylerin azalması, bir başka deyişle herkesin kolayca tahmin edilebilir kişiliklere dönüşmesi her geçen gün kendimiz gibi olma cesaretini yitiriyor olmamızdan. Herkes gibi olmanın kutsandığı, olmayanların bir çeşit maluliyet içinde olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Görünüşümüzden davranışlarımıza, beğendiklerimizden nefr

Sınav fetişizmi

Her yıl bu dönemde zirve yapan sınav gerilimi son iki hafta sonumuzu de kargaşaya boğarak yaşandı ve geçti. Geçti diyorum ama aslında geçen bir şey yok! Türkiye'nin yirmi beş yaş altı nüfusu mütemadiyen bu sınav süreçlerini hayat diye en gerilimli versiyonuyla yaşayıp duruyor. İçinde olduğumuz için yeterince farkında olamıyoruz ama gerçekten izahı

Görgüsüzlüğün merasim hali

Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da tesiriyle kendilerine yeni yeni icatlar çıkarıyor, merasimler icat ediyor, bu merasimlerle sadece görgüsüzlüğün değil, zevksizliğin de dibini buluyor

Sahanın içindekiler ve dışındakiler

Heidegger kulübeye uzun yıllar elektrik bağlatmamış. Televizyon da sokmamış. Fakat futbol meraklısı olduğu için Alman millî maçlarını takip edermiş. Millî maç olduğunda köydeki komşusunun evine gider ve maçı orada izlermiş. Bu ilginç detay, İbrahim Kalın'ın 'Heidegger'in Kulübesine Yolculuk' isimli kitabından. Malum Dünya Kupası başladı, bu defa bi

Olmamak ya da farkında olmamak

Farkında olmadığımız ayrıntıların hayatımızda bir şeyleri eksik bırakıyor olabileceği meselesinin üzerinde pek fazla durmuyoruz. Aslına bakılırsa hayatımızla ilgili pek çok şeyi zaten pek kafaya takmıyoruz. Gerçekte orada olan ama ayırdında olmadığımız için varlığından bihaber olduğumuz şeylerin yaşantımızı etkilemekte olduğu bir gerçek oysa. Neden

Ben bana mecbur muyum

Belki çoğumuz farkında bile değiliz ama kendimiz için sürekli planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz. Büyük hedefler değil burada sözünü ettiğim (onlar da ayrı mesele), daha sıradan, daha gündelik şeyler... Bugün şunu yapacağım, bu ay şu işi bitireceğim, bu hafta şu kadar kitap okuyacağım tarzında sıradan şartlar koyuyoruz kendimize. Çok sıradan şey

Eski ile yeni arasında

Büyüklerinin "Ah nerede o eski günler!" tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur. Gençken, hayatımızın baharındayken, eskilerin böyle derin iç geçirmeleriyle hafif hafif eğlenmeyi biliriz de; zamanı geldiğinde neden bizim de aynı

Cehaletin konfor alanı

"Bir şeyi bilmediği hâlde bildiğini sanmak. Bütün insanların zihinsel hatalarının tümü büyük bir ihtimalle bundan kaynaklanır... Ve bana kalırsa bilgisizliğin sadece bu türüne cehalet denir" diyor Eflatun, 'Sofist' adıyla maruf kitabında.Yazıya koyduğum başlığın biraz kışkırtıcı olduğunu kabul ediyorum ama merak etmeyin hadise çıkmaz, söylediklerim

Bayram okumaları

"Ey kardeşim! Allah seni, O'nu sevenlerden eylesin. Sana, kendisine yakın olmayı nasip eylesin. Âşık olanların şarabından sana tattırsın. Vuslatının devam-lılığıyla, yüz çevirme-sinden ve uzaklaş-masından seni güvence altına alsın."Tevek-külün İncelikleri / Ataullah İskenderî (ks)"Doğanın sınırsız bilgi içerdiği doğru ama bu bilgileri bilinç yalnız

İnsan... Ne meçhul ne malûm!

Bazen başkalarının bizi hiç anlamadığını düşünüp üzülüyoruz. Bundan kastımız bizi bizim içimizden geçirdiğimiz gibi anlamadıkları aslında. Bu duruma içerlerken, aslında imkânsız bir şeyi istediğimizi pek düşünemiyoruz. Herhangi bir insanın bir başka insanı, özellikle de içinden geçirdikleriyle birlikte anlaması mümkün müdür Kalabalıkların içinde de