"Bütün gazete ve internet medyası köşe yazarlarını buradan takip edin."

Gökhan Özcan Tüm Yazıları

146 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Havandaki su

"O kadar çok şeyi o kadar telaşla yaşıyoruz ki" dedi yanındakine dönerek, "günün sonunda elimizde sadece sersemletici bir yorgunluk kalıyor!"Elimizdeki cihazlar, satıcı lisanıyla söylersek multifonksiyonel imkanlarla dolu... Hayatın doğal seyri içinde olmayan kolay kısayollar sunuluyor bize. Hem her gün yenilenerek, mevcudun üstüne yeni yeni imkanl

21.06.2021
5 0 0

Bindiğimiz dal

Havamız kirlendi, çevremiz tahrip oldu, şehirlerimiz giderek boğuculaşıyor, denizlerimiz salyalandı, göllerimiz kuruyor, ırmaklarımız kirli, tabiat nefes almakta güçlük çekiyor. Gelişelim, ilerleyelim, refaha erelim, konfora ulaşalım derken hayatın dengesini bozduk, bize afiyet içinde yaşayalım diye verilen nimetleri tahrip ettik, bindiğimiz dalı k

17.06.2021
7 0 0

Yeni insan, eski giysiler

Hayatımızın gözle görülmeyen bir duvarında bir ilan panosu var sanki. Üstüne kayıp ilanlarımızı yapıştırdığımız bir pano... Görünür hale gelmesini istemediğimiz ama unutulup gitmesine de içimizin pek razı olmadığı kayıplarımızı o panoya iliştiriyoruz sanki sessizce. Artık eskisi kadar içten hissedemediğimiz duygular orada. Anlamayı eskisi kadar bec

14.06.2021
8 0 0

Hafızanın uzunları ve kısaları

Unutmaktan da, unutamamaktan da neredeyse aynı derecede korkarız. Unuttuklarımız, yaşadıklarımız arasından eksilenler, elimizden kaçırdıklarımız gibi gelir bize. Sahipken geri alamayacak biçimde yitirdiklerimiz... Hayata veda etmiş bir yakınımızın yüz haritası, çocukluğumuzdan bir koku, kapanmış bir sevda defterinin günden güne silikleşmekte olan s

10.06.2021
8 0 0

Çıt!

"Anlamaya çalışmak o kadar yoruyor, o kadar çok vaktimi alıyor ki" diye mırıldandı kendi kendine, "tam sonuç alacağım sıra oracığa yıkılıp kalacağım diye korkuyorum!"Eski fotoğraflarınıza bakın; çocukluğunuza, gençliğinize, hayatınızın geçip giden zamanlarına dair görünümlerinizi bir daha gözden geçirin. O günler için birer muamma olan bir çok soru

07.06.2021
7 0 0

Toplu zehirlenme

"Gerçeği, yalnızca gerçeği..." diye söze başladı kürsünün ardından hakim. "Böyle şeyler de sadece filmlerde oluyor" dedi ve kapattı televizyonu sıkıntılı seyirci.Günümüzün yalnız insanları arasında en acıklı görünenler, bir hakikati kulağını hakikate sağır bir kalabalığa anlatmaya çalışan kişilermiş gibi geliyor bana. Kürsülerde, radyo-televizyon p

03.06.2021
10 0 0

Kendimin gerisinde

"Şunca yıl, kurduğum şunca cümle" diye geçirdi içinden, "kederle fark ettim ki beni kendime bile açıklamaya yetmiyor!" İnsanla ilgili en çok lafın edildiği, irili ufaklı, koyulu açıklı en fazla yargının ortaya konduğu şu laf kalabalığı zamanlarında insan kaybolup gidiyor. Herhangi bir zeminde herhangi bir konuda insana dair bir tartışma başlığı açs

31.05.2021
12 0 0

Gafil pikseller

"Şu an buradayım ve sana bunları söylüyorum" dedi gözlerinin içine bakarak, "çünkü bu her şeyi birbirine bağlıyor!"Bir kazak, birbirine bağlanmış yüzlerce ilmikten oluşuyor. Bir kilim, nice motifin birbirine hem benzeyerek hem hiç benzemeden sonsuz kere kendini çoğaltmasıyla dokunuyor. Bir çini sayısız desenin, motifin, kıvrımın, rengin, tonun birb

27.05.2021
10 0 0

Duvardaki elekler

"Ne zaman bir şey hakkında esaslı bir fikir edindiğimi düşünecek olsam" diye geçirdi içinden, "bir bakıyorum, o mesele zihnimin düşünülecek şeyler kuyruğunun sonunda yeniden sıraya girmiş!"Owen Barfield'ın 'Görünüşleri Kurtarmak' kitabından sonu soruya bağlanan birkaç ilginç satır: "Gökkuşağına bakın. Görünüşünü sürdürdüğü veya öyle göründüğü sürec

24.05.2021
16 0 0

Göz ucuyla

"Anlatacak o kadar az şeyim var ki" dedi kendi kendine, "bunca yıl nerede yaşadım, bilemiyorum!" Nefesimizi kesen bütün o filmlerin, içimizi kaynatan sıcacık şarkıların, elimizden tutup bizi peşi sıra sürükleyen romanların hikayelerin, dokunduğu yeri ısıtan, serinleten etkileyici şiirlerin şu soğuk, kasvetli, durağan, durağan olduğu için sıkıcı, be

20.05.2021
10 0 0