Ömer Lekesiz

Ömer Lekesiz

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 335 yazı 1 takipçi

Kazasker'in bir hüsnühattı

Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye ait olan bu levhada / istifte "O, Evvel'dir; Âhir'dir; Zâhir'dir; Bâtın'dır. Ve O her şeyi en iyi Bilendir." mealindeki Hadîd sûresi'nin 3. ayeti yer almaktadır.Bize göre, Kazasker bir levhada Allah'ın varlıkla "yazılmış" ilişkisini, O'nun dört ismi/sıfatı üzerinden yeniden yazmaktan'tan ziyade zuhur ettirme'ye yöne

Hüsnühattın zemini Kur'ân'dır

Önceki yazılarımızda Nifferî ve İbn Arabî'den hareketle hüsnühattın yalnızca estetik bir faaliyet değil, aynı zamanda bir hâl, nazar ve marifet terbiyesi olduğunu belirtmiştik. Böylece harfin, yalnızca yazının en küçük birimi olmadığı; görünürlük ile mana, şekil ile hakikat arasında kurulmuş bir berzah olduğu sonucuna ulaşmıştık.Ancak hüsnühattın n

Hüsnühatta harf, nazar, nur ve görme terbiyesi

İbn Arabî'nin verdiği dikkat çekici örneklerden biri de bazı ayetlerin insanlar üzerinde özel tesirler meydana getirmesidir. Ona göre kimi insanlar belirli ayetleri okuduklarında kendilerinde meydana gelen ruhsal değişimleri fark ederler. Daha sonra aynı ayeti tekrar okuduklarında aynı etkinin yeniden ortaya çıktığını görürler. Bu gözlem, İslam dün

İbn Arabî'ye göre harf, şekil ve ruh arasında hüsnühat Metafiziği

Hüsnühat psikolojisiyle ilgili ikinci kazımızı, İbn Arabî'nin (k.s.) Fütûhât-ı Mekkiyye'sinin 3. Sifr, 17. Kısım, 26. Bölüm'ündeki sözlerinden yapacağız. (trc.: Ekrem Demirli, Litera; Harflerin İlmi, trc.: Mahmut Kanık, İnsan) İbn Arabî'nin harfler hakkındaki değerlendirmeleri ilk bakışta bazı okuyuculara uzak ve karmaşık gelebilir. Ancak dikkatle

'Kur'ân binâ eder ve ezkâr ise fidan diker.'

Nifferî'nin "Harf Durağı"ndan -önceki yazımızda- yaptığımız seçki, aslında yalnızca tasavvufî bir derleme değildir; aynı zamanda İslam yazısının ontolojisini, hüsnühattın metafiziğini ve hattatlık terbiyesinin iç mantığını açığa çıkarabilecek güçlü bir nazarî çerçevedir.Çünkü burada "harf", sıradan bir dil unsuru olmaktan çıkarak görünürlük, bilgi,

Nifferî: 'Harf İblis'in ecelidir'

Önceki yazımızda hüsnühat psikolojisi esasında iki büyük eserden yapacağımız birer küçük kazından söz etmiştim. İlk eser Albül-cabbâr en-Nifferi'ye ait olan Mevâkıf'tır (Trc.: Nurullah Koltaş, Büyüyenay, İstanbul 2017). Önce bu eserin 67. Mevkıf'ındaki "harf" esaslı ifadeleri seçelim: "Beni "Mahzar"da durdurdu ve bana dedi ki:1. Harf bir perdedir v

Hâl ilmi ve hüsnühat psikolojisi

Kur'an ayetlerinin mushaf hâline getirilmesiyle eşzamanlı olarak ortaya çıkan ve İslam toplumunda "güzel yazı sanatı" anlamında yerleşik, itibarlı bir karşılığa sahip olan hüsnihat, bizim zamanımızda "sanat"a yüklenen "özgün yaratım" anlayışı içinde, modern sanat kavrayışının yedeğine alınmıştır.Bugün "geleneksel sanatlar" (!) tanımına dahil ediler

Bir Ziya Osman şiirinde talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût estetiği

Ziya Osman Saba'nın "Her Akşamki Yolumda" adlı şiiri, ilk bakışta yorgun bir insanın akşam vakti bir camiye sığınma arzusunu dile getirir. Fakat şiirin derinine inildiğinde, burada yalnızca yorgunluk değil; talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût etrafında kurulmuş zarif bir ruh hâli vardır.Şair şöyle başlar:"Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum

Titus Burckhardt: Düzenli formdan ışığın simyasına

Titus Burckhardt'ın "İslam Sanatı" adlı eserinde (trc.: Turan Koç, Klasik) İslam mimarisindeki biçim, geometri ve ışık hakkında yaptığı özlü tespitler ilk bakışta İslam sanatına dair estetik bir değerlendirme gibi görünse de aslında çok daha derin bir metafizik çerçeveye dayanır. Burada mesele yalnızca mimari, süsleme ya da geometrik düzen değildir

Kurtuba Ulu Camii: Işığın maddesizleştiği mekân

Kurtuba Ulu Camii'ne en son 2019 yılının Ramazan ayında gelmiştim. Ekran ışığının ustası Abdullah Aydemir ve maharetli kardeşim Umut Ayar'la birlikteydim. Daha önceki gelişlerimde hayranlığımı aşamadığım için gereğince bakamadığım bu mescide, TVNET çekimlerinin önceliği sebebiyle o ziyaretimde de tam bakamamıştım.Şimdi ise Albayrak Medya'nın "Hane"

Le Corbusier: Mimari plan, ışık ve 'meta-boyut'

Modern mimarlık düşüncesi çoğu zaman teknik, işlev ve biçim ekseninde değerlendirilir. Ancak bazı mimarlar için yapı, yalnız maddi bir nesne değil; aynı zamanda insan algısını, yönelimini ve idrakini düzenleyen bir tecrübe alanıdır.Le Corbusier'nin "Bir Mimarlığa Doğru" adlı eserindeki (trc.: Serpil Merzi, YKY) "Plan içten dışa doğru gelişir" başlı

'Sakın gözlerini dikme gözünün önünde olan dünyaya'

İbn Arabî'nin Fütûhât-ı Mekkiyye'sinden 'göz ve görme'ye dair altını çizdiğimiz cümleleri bu yazımızda tamamlayalım. "...Yeryüzü üzerine yayılan güneş ışığı -ki o havaya yayılan güneş ışığındandır-, kendisini algılayan gözün ışığı olmadıkça, herhangi bir gerçekliğe sahip değildir. İki göz, yani güneş gözü ile kendisini idrak edenin gözü bir araya g