Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Şehir kültürü için örnek eser: Ahlat kitabı

Şehir kitapları çok önemli ve değerlidir. Ömer Faruk Ergezen'in hazırladığı Ahlat Kitabı, tarihî şehrimizin envanterini veriyor. Şehir kitaplarına çok önem veririm. Bugüne kadar yazılmış olan pek çok şehir kitabını etraflıca tanıttım. Zira bu kitaplarda, sözkonusu şehirlerin tarihî zenginlikleri kadar kültürel birikimi

Mehmet Nuri Yardım

Haberci kim açıklıyorum: 'Tabancalı Hakem'

Geçen hafta Büyüyenay Yayınları'nın üç cilt olarak kitaplaştırdığı 'İstanbul Konuşuyor' isimli sokak röportajlarını tanıtırken, röportajları yapan 'Haberci' mahlaslı Bâb-ı Âli şöhretinin kim olduğunu sormuştum. Maalesef bir bilen çıkmadı. Hadi, ben söyleyeyim, 'Haberci' mahlasıyla '37 ve '38 yıllarında Haber gazetesi için kitaptaki sokak röportajlarını yapan kişi İzzet Muhittin Apak'tır.

Taner Ay

İbni Sina'ya dönmek

Üniversite yıllarından beri tanıdığım, aynı bölümde olmasam da ara sıra derslerine girdiğim, ilmi mahfillerdeki sohbetlerini ve konferanslarını takip ettiğim kıymetli hocamız Prof. Dr. Ahmet Ağırakça'nın biyografik türdeki bir kitabını okuyorum. Tabib İbn Sina adıyla neşredilen bu eserin mottosu da "İslam Tıbbını Zirveye Tırmandıran" olarak belirlenmiş. Kitabı elime alıp incelediğimde,

Eyyüp Azlal

Neşesini Kaybetmiş Bir Toplum

Bir toplumun neşesini kaybetmesi, çoğu zaman fark edilmeyen en büyük felaketlerden biridir. Çünkü yoksulluğun istatistikleri tutulur, savaşların tarihi yazılır, depremlerin büyüklüğü ölçülür; ama bir ülkenin kahkahasının hangi gün eksildiğini hiçbir kurum kaydetmez. Oysa medeniyetlerin çöküşü bazen orduların yenilgisinden önce insanların birlikte gülememesiyle başlar. Neşe,

Mehmet Biten

Çoğul türkülerim

Ne diyordum... hah, onu diyordum. Meseleye ahmakça bir kibrin cam kırıkları ardından bakanlar toplumdaki değişimi göremiyorlar. Sokak ilişkilerinde, metrobüs metro çarşı-pazar hastane ve dahi kafelerde insanlar karşıt görüşlü insanları görüyor ve onlarla ister istemez ilişkiler kuruyor, tanış oluyorlar... ***

Cem Sancar

Bir kirpinin şairlik serüveni

Bu aralar sık sık çocuk kitabı okurken buluyorum kendimi. Fark ettim ki çocuk dünyası, sertlikler ve hoyratlıklarla dolu yetişkin dünyasından bir süreliğine uzaklaşmak, biraz nefes alabilmek için âdeta bir kurtarılmış bölge. O bölgeye en kolay giriş de çocuk kitapları. Renklerini çok seviyorum. Seslerini. İçindeki masumiyeti. Resimli olanları büyüleyici. Okumama eşlik eden illüstrasyonlar

Filiz Aygündüz

Çukur dizisi: Kentleşen ama kentlileşemeyen Türkiye'nin portresi

"Sen Çukur'u korursun, Çukur da seni!" "Aile her şeydir, oğlum! Ailen yoksa sıfırsın, hiçsin!" İdris Baba oğlu Yamaç'a söyler..."Çukur evimiz, İdris Baba'mız!" Mahallelilerin sloganı...Çukur Dizisi GİRİŞ: BİR DİZİ OLARAK ÇUKUR'DAN BİR TOPLUM ALEGORİSİNE

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kapı, pencere aralıkları

KONUM Korkular ülkesi, yasaklar merkezi, çocukların ana babasından ayırıldığı, haksızların kayırıldığı ülkeler içinde değiliz değil mi! * İNSANLIK ARAYIŞ DENEMESİ Darbe diyorsun, ha! Sana sorulmasın yani! Fikrim yok diyorsun!

Ali Hakkoymaz

NATO Hazırlığı

Biliyorsunuz 7-8 Temmuz'da Ankara'da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yapılacak. NATO (North Atlantic Treaty Organization) yani Türkçesi ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Türkiye'de toplanacak. NATO'ya üye devletlerin üst düzey yöneticileri Ankara'da olacak. Çeşitli kararlar alınacak. Büyük ihtimal İran'a hep birlikte girelim denilecek. İran düşmanları,

Cafer Keklikçi

Elbisenin yokluğu ve gerçek devrimciler

"Annem çalışıyordu. Böyle organizasyonlara gidecek elbisemiz de yoktu." Bu cümleyi okuduğumda hüzünlendim. Aklıma ne ameliyathaneler, ne de yapay kalpler geldi. O an sadece çocukluğunu cebinde taşıyan bir kız gördüm. Fakir ama onurlu bir kız. İnsan çocukluğunu hiçbir zaman geride bırakamıyor. Sadece onu daha derin bir yere gömüyor. Zamanı geldiğinde o gömüyü kazıp oradan çıkarmak için...

Ahmet Can Karahasanoğlu

İnsancıl bir duruş

1980 öncesinde Cağaloğlu'ndaki ofisinde yaptığımız sohbetler geliyor aklıma. Yanıtlarını aradığı sorularla doluydu o. Sanatların temeli diyordu tutkunu olduğu tiyatroya. Felsefenin eksik olduğunu düşünüyordu edebiyatımızda; estetiğin, eleştirinin ve gerçekçiliğin de... Huzursuzdu, duyarlıydı, öfkeliydi ve bu duygularına kararlılığı, çalışkanlığı, yoldaşlığı, insancıllığı katarak yol aldı yaşamda.

Öner Yağcı

Şevket Kazan'ın koltuğu

Ya. Ey Rahmetli Şevket ağabi! Beni bugün başka bir aleme götürdün. Verdiğin koltuğun sıcaklığı hala devam ediyor. Yattığın yerlerine döşek olsun. İKİ OLAY İKİ SONUÇ Türkiye'de İmam Hatip Öğrencileri sayısı 60.000'e düşmüştü. Bu hükümet iş başına gelince engelleri kaldırdı ve İ. Hatiplerin önünü açtı.. Bu okullara önem verdi. Şu an 1.500.000 yaklaştı. Buna şükür diyelim.

İdris Günaydın

Mutsuzluk yorumları

Şu evre ne zaman biter, başka bir üst eşiğe ne zaman geçeriz bilmiyorum ama, sosyal medya prototipi denilen bir tip türedi.Belli bir zümreye ait değil söyleyeceklerim. Belli kişilere de has değil. Gördüğü her şeye, herkese kötü bir şey deme yarışı. İlla kötü bir şey ama. Değerlendirme değil, iyi şeyleri takdir etme değil, sadece kötüleme. İnsanlar ne yapıyorlarsa, ne yiyorlar içiyorlarsa,

Havva Küçük Konur

Köy Enstitüleri

Köy Enstitülerinin kurulmasıyla, bakan buyruğuyla "öğretmen okulu"na dönüştürülmesi birkaç ay içinde gerçekleştirildi. Bu, Milli Eğitim'de bir yıkım yaratmıştır. ağdaşlığa ayak uydurmanın başlangıcı olan Köy Enstitüleri, eğitimde uygarlığa açılan bir bilgi atılımı olmuştur.

Adnan Binyazar

Aşk; ayrılık mıdır, kavuşmak mı

Seni katarlarla yola salmadım, Uçağa binip de uçmadın benden. Geminin ardından bakıp kalmadım, Taksi götürmedi seni şehirden. Gezip dolaşırım hep küçenizi, Eviniz burda bak, yakındasın sen. Sözlerin acısı ayırdı bizi, Bu hicran yamandır her mesafeden. Ben seni yitirdim yanımda iken Ayrılık biletini nereden aldın

İsmail Bingöl

Gençlerimizin durumuna karşı

Önceki yazımızda gençlerimizin durumu ile ilgili yapılan bir araştırmadan istatistiksel bilgiler sunmuştuk.Bu problemlere çözümler sunmak elbette toplumun her kesimini ve her kurumu ilgilendiren bir durum. Öncelikle genel olarak belirtilen "Gençlerimiz mutsuz" ifadesi incelenecek olursa; "Mutluluk" kavramının izaha muhtaç olduğunu belirtmekte fayda vardır. Mesai saatleri

H. Muharrem Okur

Kelime mezarlığı -3

P. Safa'ya göre "dil", "lisan"ın yerini tutmaz. "Dil" hayvanları ve tabiatı da içine alacak şekilde daha şümullüdür; "lisan" ise insanlara mahsustur.Dil deyince tabiatın dili (kuşların şakıması, rüzgârların hışırtısı...) anlaşılabileceği gibi, beden dili ve işaret dili de anlaşılabilir. Fakat lisan deyince mutlaka harflerden, hecelerden, kelimelerden

Nahit Topaloğlu

Kötülük yarışı

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı... Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı... İyiliğin genel geçer olduğu, hayatın merkezine yerleştiği dönemler kısa sürse

Prof. Dr. İsmet Emre

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Eksikliğin Dili: Gösteriş!

İnsan bazen en çok saklamak istediği boşluğu, en parlak vitrinlerle görünür kılar. Dışarıdan bakıldığında gösteriş; güç, özgüven, başarı ya da üstünlük gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman gösteriş, insanın sahip olduklarından çok, içinde tamamlayamadığı bir eksikliğin dışa vurumudur. Kişi ne kadar çok kanıtlamaya çalışıyorsa, aslında o kadar çok ikna edilmeye ihtiyaç duyuyordur. Çünkü gerçekten yerleşmiş bir değer duygusu, kendini sürekli alkış arayışıyla beslemez.

Fatih Yüksektepe

Hâli derinleştirmek

Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı. Bu yüzden "kötü söz sahibine aittir" denmiş ve bu yüzden iyi ve yumuşak olan her şey kalbin aynasına hasredilmiş. Peki sessizlik O da dâhil üslûba. Çünkü sessizlik kelâma dâhil; duruşa ve insana. "Üslûb-û beyan aynıyla

Nuray Alper

Nobel Ödüllü Han Kang'dan yeni kitap

2024 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Han Kang'ın yeni kitabı "Işık ve İp", April Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluştu. Koreceden Göksel Türközü'nün çevirdiği kitap, Han Kang'ın Nobel konuşmasıyla açılıyor.Kısa ve yoğun metin; denemeler, şiirler, günlükler ve fotoğraflar aracılığıyla yazarın edebiyat evrenine en kişisel kapılardan birini aralıyor.

Sayım Çınar

Üç Taş, Dört Bölüm

Bazen memleketin gündemi insanın önüne bir masaya bırakılmış üç taş gibi düşüyor. Birine dokunuyorsunuz, içinden mizah çıkıyor; ötekine dokunuyorsunuz, eski bir film karesi gibi hüzün beliriyor; üçüncüsüne gelince siyaset bütün ağırlığıyla masaya oturuyor. Sonra bakıyorsunuz, o üç taş kendi içinde dört ayrı bölüme ayrılmış: Gülmek, kaybetmek, temsil ahlakı ve bitmeyen koltuk hesapları...

Güven Baykan

İsmi lazım değil, Yezid

Hicrî takvimin ilk ayındayız. Benim yaşımdakiler, evlerimizin duvarından eksik olmayan duvar takvimlerini bilirler. Muharremin onuncu gününde arka sayfada bahsedilen hadiseler şöyleydi:Hz. Adem'in tövbesinin kabulü, Nuh'ungemisinin tufandan kurtuluşu, Hz. Musa ve İsrailoğulları'nın Firavun'un zulmünden kurtuluşu, Hz. Yunus'un balığın karnından kurtuluşu...

Kerime Yıldız

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman