Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

15 Temmuz teyakkuzu

Bugün tarih 15 Temmuz 2026. Tam on yıl geçti o ihanet gecesinin ardından. Millet olarak devletimizle birlikte, ordumuz ve polisimizle, bütün güvenlik güçlerimizle alçak darbecilere karşı direndiğimiz gece. Yeni bir Millî Mücadele'nin verildiği, istiklalimiz ve istikbalimiz için ayağa kalktığımız o kutlu geceyi kim unutabilir İnsan hafızası her şeyi saklamaz. Her bilgi,

Mehmet Nuri Yardım

Kavrayış yolcuları

Derin kavrayış Tanrı'nın bir lütfudur. Orada, o şekil durur ve eşyanın mahiyetini düşünürsünüz. Her düşsel yolculuk yeni bir keşif demektir. Her sorgulama yeni bir kaynağa eğilme, her çözüm yeni bir ruh serinlemesi demektir. İçinizdeki hareket tutkusu kımıldamaya başladığı andan itibaren artık bir kavrayış yolcususunuz. Nereden geldim, burası neresi, nereye gidiyorum, neden ibaretim, kimim,

Prof. Dr. İsmet Emre

Moda'da Meral'in kırmızı vinilden Go-Go çizmeleri Altıyol'da...

Benim için '69 yılında İstanbul, Suâdiye'den Bostancı'ya, Şaşkınbakkal'dan Caddebostanı'na, Kadıköyü'nden Moda'ya ve Karaköyü'nden Taksim'e kadarki güzergâhlardı. Bugün 18 Ekim olsun, Cumartesi, eskiden Cumartesi günleri okullar yarım gündü, son dersten çıkıp çantamı Uğur Apartmanı'na veya Arif Damar'ın Yeryüzü Kitabevi'ne bırakıp akşama kadar

Taner Ay

Sayın Tayyip Erdoğan'a çatmanın da karşılığı var medhetmenin de

Belki 5816 sayılı yasayı da eleştirecekti, biraz daha bugünkü bizim gerçeklerimize yakın duracaktı. Tayyip Bey'den ne değişti bilmiyoruz ama belki de olması gereken oldu. Böyle olması gerekiyordu. Öyledir. İçi dolu olan bir nesne hakkında konuşan çok olur. Zamanın hükmü Allah'ın elinde. İKİ KADIN İKİ PROGRAM

İdris Günaydın

Madalyadan fazlası bir kuşağın doğuşunu izledik

Bir turnuva biter. Kupalar sahiplerini bulur, madalyalar boyunlara asılır, salonlar boşalır. Skor tabelası ise birkaç gün sonra hafızalardan silinmeye başlar. Ama bazı organizasyonlar vardır ki geriye sadece sonuç bırakmaz; bir umut, bir hikâye ve geleceğe dair güçlü bir işaret bırakır. İstanbul'un ev sahipliğinde düzenlenen FIBA U17 Erkekler Basketbol Dünya Kupası, Türk basketbolu açısından tam da böyle bir organizasyon oldu.

Mehmet Biten

TRUMP'IN NEFESİ

Adamın biri, sürüsüne dadanan kurtla başa çıkamayınca ağız bağlama büyüsü yaptırmaya karar vermiş. Nefesi kuvvetli hoca ararken şu tavsiyeyi almış: "Ankara'ya git! Orada Ecevit diye bir hoca var. Bir nefeste 129 kurdun ağzını bağladı."28 Şubat'ın meşhur fıkrasıydı bu. İki sene evvel Erdoğan'ın nefesinin Ecevit'in nefesini geçtiğini yazdım. Erdoğan, sâdece ağız dil bağlamıyor. Kuzuya çeviriyor, kuzuya!

Kerime Yıldız

Kalpteki şüphe imanı giderir mi-4

Müzâkereli derste "Şek ile imanın zâil olmayacağı" anlaşılmıştı. Neticeyi şair ağabeyime bildirdim.Cevaben, Sorularla Risale-i Nur sitesinden kopyaladığı yazıyı gönderdi: "Âcizâne ben buradaki izaha göre meseleyi değerlendirmiştim; müzakere sonuçlarını gönderdiğin için Allah razı olsun." Sitede hakikaten "Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı"

Nahit Topaloğlu

Üç Nehrin Birleştiği Deniz: İnsan!

İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir. O aynı zamanda arzulayan, öfkelenen, korkan, seven, isteyen ve reddeden bir varlıktır. Onu insan yapan şey, bu güçlerden herhangi birine sahip olması değil; bu güçler arasında bir düzen kurabilmesidir. İslam ahlak düşüncesinde insanın olgunluğu, hislerini yok etmesinde veya arzularını bütünüyle susturmasında değil, her kuvveyi yaratılış gayesine uygun

Fatih Yüksektepe

Eşeğe Ters Binenlerden Ters Kelepçelilere

Bu hafta Akşehir'deydim. Nasreddin Hoca'nın şehrinde, Hıdırlık Tepesi'nde "Nasreddin'den Günümüze Gülmece" başlığı altında bir araya geldik. Gülmenin yalnızca insanın yüzünü değil, aklını da uyandırdığını konuştuk. Nasreddin Hoca'nın fıkraları tam da böyledir. Önce yüzünüzde küçük bir gülümseme bırakır, ardından sizi beklemediğiniz bir soruyla baş başa bırakır.

Güven Baykan

Huzur içinde uyu Zihni Göktay

Rol aldığı her tiyatro oyununu daha keyifli hale getiren kaç oyuncu kaldı ki"Lüküs Hayat"ta usta oyuncu Zihni Göktay'ı birden fazla kez izlemiş ve zekâsına hayran kalmıştım. Ne de olsa yaş geçtikçe insan yaşlanmıyordu, yaşamadıkça yaşlanıyordu. TRT Arşiv'de kendisiyle yapılmış bir röportajı izlerken hem güldüm hem de hüzünlendim. "Lüküs

Sayım Çınar

Şebüsterî Varken Heidegger Yoktu

Öğrencilik yıllarımda Bilim ve Sanat Vakfında düzenlenen bir konferansa katılmıştım. O günlerde vakıf, Aksaray'da birkaç daireden dönüştürülmüş mütevazı bir binada faaliyet gösteriyordu. Konuşmacı, yazar Dücane Cündioğlu'ydu ve Alman filozof Martin Heidegger'i anlatıyordu. Yıl, doksanlı yıllardı. Cündioğlu, Heidegger okumalarına yeni başlamıştı ve bu Alman filozofa duyduğu

Eyyüp Azlal

HINÇ, iktidarsız bir ruhtur

Hayatta bazen, hiçbir zararınızın dokunmadığı, bilakis daima iyi yaklaştığınız birilerinden düşmanlık görürsünüz. Bu insanlarla aranızda hiçbir sürtüşme, hiçbir somut çatışma ve çıkar kavgası olmadığını düşünür, uğradığınız bu yersiz husumeti anlamlandırmakta güçlük çekersiniz... İyi bir insansanız dönüp aynaya bakar, kabahati kendinizde ararsınız; ama boşuna!

Cem Sancar

Beden algısına dair

Bedenimizle ilgili zihinsel, duygusal ve algısal deneyimler yaşarız. Boyumuz, kilomuz, vücut şeklimiz hakkındaki fikirlerimiz her zaman gerçeğiyle uyuşmayabilir. Kibrit kadar bacaklarımıza çok kalın demek de mümkün, 3-5 kilo fazlayı 40 kilo olarak algılamamız da. Konunun duygusal boyutu çok önemli. Bedenimizle ilgili hissettiğimiz duygular, memnuniyet, utanç, gurur, nefret... Elbette bunların

Filiz Aygündüz

Keyifli eylem teknikleri

Buna artist psikiyatrlar gibi 'özgüven eksikliği' demek en kolayı olurdu. Hayır, bu bambaşka bir halet-i ruhiye. Sanki hayatın insana öğrettiği naif bir savunma biçimi. Gelir ne kadar artarsa artsın, zihnin bir köşesinde hep aynı cümle dolaşır: 'Ya bir gün yine biterse' Geçmişte yaşanan o yokluk trajedisi, geleceğe karşı bitmeyen bir alarm sistemi kurmuştur.

Ahmet Can Karahasanoğlu

ABD NATO'su toplantısı

Ankara'da 7-8 Temmuz'da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yapıldı. Adı NATO ama gerçek adı ABD NATO'sudur. ABD Başkanı NATO toplantısında krallar gibi karşılandı, krallar gibi ağırlandı. Diğer devlet başkanları ABD Başkanı'nın yanında garnitür olarak yer aldı. Hazret için yollar gıcır gıcır yapılmış adına bina bile dikilmiş, memnun olmasın mı, memnundu elbet. Şımarık

Cafer Keklikçi

Kur'ânî ilaçları alabilmek

Maddî manevî çeşitli hastalıkların kıskacındaki asrımız insanı vicdanen bir çıkış yolu aramakta.Sokakta, çevremizde, yakınlarımızda müşahede edebileceğimiz bu arayış sebebiyle yeni metotlar, kişisel gelişim planları, farklı yollar çıkmaya devam ediyor. Ancak materyalist yaklaşımların güdümündeki asrımız, maneviyata yönelimi dahi belli bir rasyonellikte ele aldığından, bazen bu manevî yönelimlerden de beklenen meyveler elde edilemiyor.

H. Muharrem Okur

Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987'de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi'nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı'daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu. Edebiyatın iyileştiren, sorgulayan gücünü, sözü, sözcükleri direniş aracı sayıyor; haksızlığa, baskılara, suskunluğa karşı aydın sorumluluğuyla konuşmayı, yazmayı savunuyordu.

Öner Yağcı

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

"Ben yoksam siz varsınız"

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir , kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükutu iner üzerine.Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.." Dediği gibi Sâbit'in... Gam saatleri uzadıkça

Havva Küçük Konur

Teknoloji önden gider, siyaset arkadan gelir!

Toplumsal değişimde gecikmeler ve toplumsal hayatiyet katsayısıPopülist siyasete alan açan temel nedenlerden biri, teknolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasal değişimlerin aynı hızda gerçekleşmemesidir. Üretim yapısı değişir; tüketim kalıpları ve yaşam tarzı daha geç uyum sağlar; siyasal kurumlar ve meşruiyet dili ise en geç değişir. Bu gecikmeler

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kapı, pencere aralıkları

KONUM Korkular ülkesi, yasaklar merkezi, çocukların ana babasından ayırıldığı, haksızların kayırıldığı ülkeler içinde değiliz değil mi! * İNSANLIK ARAYIŞ DENEMESİ Darbe diyorsun, ha! Sana sorulmasın yani! Fikrim yok diyorsun!

Ali Hakkoymaz

Aşk; ayrılık mıdır, kavuşmak mı

Seni katarlarla yola salmadım, Uçağa binip de uçmadın benden. Geminin ardından bakıp kalmadım, Taksi götürmedi seni şehirden. Gezip dolaşırım hep küçenizi, Eviniz burda bak, yakındasın sen. Sözlerin acısı ayırdı bizi, Bu hicran yamandır her mesafeden. Ben seni yitirdim yanımda iken Ayrılık biletini nereden aldın

İsmail Bingöl

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Hâli derinleştirmek

Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı. Bu yüzden "kötü söz sahibine aittir" denmiş ve bu yüzden iyi ve yumuşak olan her şey kalbin aynasına hasredilmiş. Peki sessizlik O da dâhil üslûba. Çünkü sessizlik kelâma dâhil; duruşa ve insana. "Üslûb-û beyan aynıyla

Nuray Alper

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman