Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Finansal kırılganlıktan ekonomik krize giden yol: 16–17 Eylül...

16–17 Eylül'de Borsa İstanbul'da yaşanan sert dalgalanma, birçok yatırımcı açısından ciddi servet kayıplarına yol açtı. Ancak bireysel zararların büyüklüğü ile makroekonomik anlamda "ekonomik kriz" aynı şey değildir. Finansal kırılganlık, spekülatif balon, varlık fiyatı çöküşü, likidite krizi, ödeme gücü krizi, finansal kriz, bankacılık krizi ve ekonomik kriz birbirine bağlı

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

İlişkilerimizi bitiren bir tehlike: Sû-i zan

H. MUHARREM OKUR / ARDA BİLİKHer insanın günlük yaşantısında diğer insanlarla, olaylarla karşılaştığında zihninde çeşitli düşünceler belirir. Hatta sosyal medyada dolaşırken karşımıza çıkan bir profilde ya da izlediğimiz bir videoda da bu durum gerçekleşmektedir. Bu düşünceler zihnimizde o kadar ânî şekilde canlanıyor ki iradeden bağımsızlığı bile düşünülebilecek seviyededir. Ancak irademizin

H. Muharrem Okur

Empati ve Merhamet

"Hâlâ kalbimi arıyor o ağır hançer" (Haydar Ergülen, Hafız ile Semender, s. 111) Dünyamız sadece savaşların, krizlerin, zulüm ve istilâların değil manevi değerlerin kaybıyla da tarumar durumda. İyi, güzel, samimi, sıcak bir şeyleri yitirdik ve bu hızlı aşınma sonucunda insanlığın kullanımına sunulan teknolojiyi, ekranları,

Nuray Alper

Çukurdaki Adam ve Reçete Siyaseti

Adamın biri yolda yürürken bir çukura düşer. Çukurun duvarları o kadar diktir ki dışarı çıkması mümkün değildir. Önce kendi başına birkaç kez deneme yapar; duvarlara tutunur, yukarı doğru hamle eder ama her defasında aşağı kayar. Sonunda oradan geçenlere seslenmeye başlar: "Hey! Bakar mısınız Bana yardım edebilir misiniz" Tam o sırada yoldan bir doktor geçer. Adam bütün gücüyle bağırır:

Mehmet Biten

Babalar ve oğulları

Düğün olur iki kişiye, tasası düşer deli komşuya. Ravza Öğüt-Mehmet Davutoğlu çiftinin nikâhı bitti ama dedikodusu bitmedi. Hiçbir gelin ve dâmât, nikâh merâsiminin siyâsete bu şekilde malzeme olmasını istemez. Fakat asıl tâlihsizlik, nikâha günler kala Ahmet Davutoğlu'nun ifâdeye çağrılmasıydı. Üstelik nikâh sonrasına ertelenmesini istediği hâlde reddedilmiş. Hâl böyle olunca ifâdesi,

Kerime Yıldız

Protez desteği için sanat bir arada

Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) koordinasyonunda başlatılan "Engelsiz Gazze Sanat Buluşmaları" karma sergisi, Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde açıldı. Bugüne kadar 14 ampute Gazzeliye 15 protez desteği sağlayan proje, İsrail saldırıları nedeniyle uzuv kaybı yaşayan mazlumlara umut olmayı hedefliyor. ///////

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Kalp işaretinin ardındaki koku

Ne zaman iki elinin parmaklarıyla kalp işareti yapan -siyasetçi olur şarkıcı olur- bir eleman görsem içim kararır. Ya sıradan bir sahtekârdır o ya da "süzme" bir idiotloji. Neden niye soracak olursanız, bu âni rahatsızlık, bu önyargı neden Çünkü o kalp işareti Dijital Çağın rüküş bir tiki ve kahredici yalnızlığıdır da ondan...

Cem Sancar

Sömürüye ve Zulme Karşı Büyük Direniş

Aylık dergiler, dünyadaki sömürüye karşı sessiz kalmıyor. Yitiksöz "Kolonyalizm Özel Sayısı"nda yeryüzündeki zulme işaret ediyor. Kolonyalizm nedir Sömürgecilik, kolonicilik veya eski deyişle müstemlekecilik demek. Bir ülkenin veya ülkeler grubunun başka milletleri, devletleri, toplulukları siyasi ve ekonomik hakimiyeti altına alması ve bu

Mehmet Nuri Yardım

Belki de vardır iyi erkekler

Afgan kadın gazeteciler, 2001'de Taliban'ın düşürülmesinden sonra mesleki kariyerlerinin Altın Çağı'nı yaşadılar. Gazeteci, sunucu, yönetici kadrolarında büyük görünürlük sağladılar. 2021'de Taliban'ın geri dönüşüne yönelik ayak sesleri duyulmadan hemen önce, ülkedeki 12 bin gazetecinin 1741'i kadındı. (Bugün bu rakam dörtte üç oranında azalmış durumda). Buna rağmen,

Filiz Aygündüz

Kutsanmış Bir Oyun: Futbol

Futbol; meşin yuvarlağın ötesinde kitleleri, cemiyetleri, şehirleri, hatta ülkeleri harekete geçiren türlü sosyal olaylara gebe bir tutkudur. Bir tutku olarak futbolu; sosyologlar, tarihçiler, fenomenler, kanaat önderleri ve siyasiler türlü türlü değerlendirip farklı bakış açılarıyla bu küresel fenomenin sınırlarını yeniden çizerler. Futbolla ilgili savaşlar bile başlayabilir; ancak bazı savaşlar futbol müsabakaları için durma noktasına gelebilmektedir.

Eyyüp Azlal

Eğitimin eğitimsizliği

Okullar açıldı.Açılır mı kâinatın ucu bucağı Uçulur mu âlemlerden âlemlere Geçilir mi her nefes yeni bir derse Ben böyle konuşunca ya çok bilen biri: "Otur yerine!" derse Okullar açıldı; Açılır mı nefeslerim: Kitap gibi, Kalem gibi,

Ali Hakkoymaz

Hazin Değişim

Resmi adı mahalle olsa da normalde köy olan mahalde yürürken yolda başka yürüyen olmadığını hayretle gördük. Köyün bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gitmek herkes tarafından adeta yadırganıyor. Muhtemelen neden arabaya binilmediği sorgulanıyor. Yani kişinin kendi arabasına. Dahası arabaya binmemek kınanıyor. Bir yere yürüyerek, gezerek gitmek sanki tarih öncesinde kalmış gibi. Bu yerlerde

Cafer Keklikçi

Şarlo ve umut

Diktatörlüklerin gıdası umutsuzluktur. İnsanlara korku salmak, onların cesaretini kırmaktır. Kurum, yasa ve kurallarıyla bir bütün olan toplumsal düzende en zayıf halka olan insansa korkuyu bilinç, cesaret ve umutla yenerek en güçlü olabilir. ŞARLO Charlie Chaplin, 1936 yapımı Modern Zamanlar'da, 1914'te

Öner Yağcı

Kadınlar...

Almanya'da ilgili kişiler bir soruyu kadın erkek ortaklaşa tartışır. Örneğin beş kişiden oluşan grubun üçü erkekse ikisi kadın ya da üçü kadınsa ikisi erkektir. Bu denge başta parlamentoda, işyerlerinde, okullarda hatta ev içinde de aynıdır. Cumartesi, pazar günleri ekranlarda masalları kızla oğlan birlikte canlandırır. Bu dengeye yaşamın her anında rastlanabilir. Evliliğe,

Adnan Binyazar

Deli dediklerimiz

Kendi kendine konuşana niye deli diyorlar İnsan kendini anlatmaya hevesli. Konuşmak en başta gelen insan özelliği.Ama dinlemek de öyle. İnsana kendini konuşturacağı ortam verilmezse ya da sürekli dinleme pozisyonunda bırakılırsa bir insan kendi kendine konuşur. Aslında kendiyle barışık, kendiyle arası iyi olan, kendini suçlamayan, içiyle sohbet eden bir insanın bunu sesli olarak yapmasında

Havva Küçük Konur

Kakao yağı ve deve dikenleri kokan bir yaz mevsiminde

'70 ile '75 arasında Suâdiye çayır çimendi, Bostancı-Suâdiye arasında tren hattının kenarlarındaysa boydan boya dikenli böğürtlen çalılıklarıyla mor çiçekli deve dikenleri uzanırdı. Sıcaklarda deve dikenlerinden yükselen büyüleyici koku bugün bile burnumu sızlatıyor. Suâdiye'de '75'ten sonra deve dikeni kalmadı, onlarla birlikte nar bülbülleri, sakalar ve floryalar kayboldular.

Taner Ay

Modern dönemde insan kalmak

Yazık ki günümüzün en önemli sorunlarından biri insan kalmanın üstesinden gelip gelemeyeğimizdir. Öyle ya, insan doğuyoruz ama insan kalmak için bir ömür mücadele etmek gerekiyor. Hele bir de sistem en tepeden en aşağıya kadar insanı insanlıktan çıkarma üzerine kurgulanmışsa bu çaba çok daha zor bir çabayı gerektiriyor. İçinden geçtiğimiz çağ, bu yönüyle belki de önceki süreçlere taş çıkartacak

Prof. Dr. İsmet Emre

Yaparsaaa...

"Hakikî vukuâtı kaydeden tarih, hakikate en doğru şahittir." (Bediüzzaman)Üstadın "hakikî" kaydı, bir ikazdır: "Dikkat, hayalî vukuâtı kaydedenlere kanmayın!" Resmî tarih anlayışı geldi aklıma. M. Kemal'in çocukken tarlada kargaları kovaladığı gibi çok ehemmiyetli(!) vukuât, 10 Kasımlarda bilhassa anlatılırdı. Böyle

Nahit Topaloğlu

Birleşip Dirilecek Olan İslam Değil, Müslümanlardır!

"İslam birliği" denildiğinde çoğu zaman iyi niyetli fakat kavramsal olarak problemli bir ifade kullanılır. Çünkü İslam'ın birliğe ihtiyacı yoktur. İslam zaten birdir. Tevhid birdir, vahiy birdir, Kur'an birdir, Allah birdir. İslam'ın hakikati parçalanmış değildir ki yeniden birleştirilsin. Dağınık olan İslam değil, Müslümanlardır. Eksik olan İslam değil, Müslümanların İslam karşısındaki duruşudur.

Fatih Yüksektepe

Boz, yap, bir daha yap

Bu hafta sözü güzel ülkemin güzel şehri Trabzon'dan açacağım. Ama anlatacağım mesele yalnız Trabzon'un meselesi değil. Bu şehir, yıllardır ülkenin pek çok yerinde karşılaştığımız bir yönetme anlayışının iyi bir örneği: Önce yap, sonra yanlış olduğunu anla, ardından başka bir proje adı altında yeniden yap. Her defasında para harca, her defasında kurdele kes, her defasında

Güven Baykan

Seni seviyorum Beyoğlu!

Geçen hafta içinden Beyoğlu geçen bir tarihi geziye katıldım.Beyoğlu'nda kendimi bir turist gibi hissettim.Beyoğlu, tarihi sokakları, kültürel zenginliği ve atmosferiyle İstanbul'un kalbidir. Gezide tarihi pasajları anlatan bir rehberin olması önemliydi.3 kuşak Beyoğlulu, profesyonel tur rehberi, eğitimci, yazar Mois Gabay

Sayım Çınar

Türk'ün ve Türkçenin eşsiz kitabı Kutadgu Bilig'de Erdem

Bazı kitaplar vardır, devrinde olduğu gibi asırlar sonra da etkisini sürdürür ve milletler için değerini muhafaza eder. Bu tür kitaplar tarihin onlara bahşettiği şansın yanında büyük bir çalışma, ilim ve mücadele sonucunda ortaya çıkmış, takdim edildikleri kişilerce hürmete layık görülmüş, ismi memleket aşırı coğrafyalarda da tanınır bilinir olmuştur. Öyle ki, aradan yıllar geçmesine rağmen

İsmail Bingöl

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Ahmet Turgut'un "Kudüs'ün Son Gönül Eri" romanı üzerine...

Kudüs'ü kaybedeli neredeyse bir asır oldu. O gün bugün Kudüs yarası her daim tazeliğini koruyor, İslam âleminin yüreğinde kanamaya devam ediyor. 1917'de bizim, dahası Müslümanların elinden çıkan Kudüs sancağı, 1948 yılına kadar otuz yıl boyunca İngiliz Manda Yönetimi tarafından idare edildi. 15 Mayıs 1948'de İngiltere bölgeden çekilince, 2 Kasım 1917'de deklare edilen Balfour

Halit Yıldırım

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman