Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Manevî kalkınma ve ıslah

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKGeçtiğimiz hafta yine maalesef çeşitli şiddet haberlerini almanın derin üzüntüsünü yaşadık. Öncelikle amacımızın kesinlikle olumsuz bir tablo çizmek olmadığını belirterek başlayalım. Bizler bu tür haberler karşısında ümitsizliğe düşmeyiz, düşemeyiz. Güzel hâdiseleri de müşahede ederek dâima ümit besleriz. Ancak okullarımıza kadar inen bu şiddet olaylarını görmezden

H. Muharrem Okur

Kötü yazardan 'başarılı' romancı nasıl icât edilir

Maalesef, edebiyat pazarımızda genellikle kötü yazarlardan simsarlar vasıtasıyla 'başarı-lı' romancılar icât ediliyor. Bu simsarlar çetesinin görevi pazara iyi yazarlar kazandırmak değildir, 'edebiyat yıldızları' icât etmektir. On bin, otuz bin, yüz bin satanlar benim ilgi alanımda değil, onlar kendi çöplüklerinde şöhret olmanın keyfini çıkarsınlar. Ben hakiki edebiyatçıların

Taner Ay

Bâbıâli'nin Çelebi adamı Nazım Tektaş

Yayın dünyamızın müstesna siması şair, yazar, tarihçi ve Burak Yayınları'nın kurucusu Nazım Tektaş, sevenlerine veda etti. 12 Eylül darbesinin yaşandığı kara ve karmaşık günleri yaşıyorduk. Edebiyat Fakültesi'nde devam ettiğimiz derslerden çıkar çıkmaz soluğu ya Sahaflar'da veya Beyazsaray'da alıyorduk. Bir de vakıf ve derneklerin ilim, kültür, sanat ve edebiyat

Mehmet Nuri Yardım

Mekânlar ve şahsiyetler

Mustafa Kutlu'nun Beyhude Ömrüm adlı uzun hikâyesini okurken yazarın, hikâyesinde geçen mekânlar üzerine derin bir düşünceye daldığını fark ediyor insan. Bir yandan tarihçi, bir yandan da mimar hassasiyetiyle mekânlar hakkında yorumlarda bulunmuş. Hikâyedeki ana mekân; kurak ve suyu olmayan küçük bir Anadolu köyü ile köyün kenarındaki kasaba yolunun kıyısında yer alan çukur bir tarladır.

Eyyüp Azlal

Bu Böyledir

Sonunda herkes kendi yalnızlığına, kendi hikâyesine dönüyor. Bir araya gelmenin iyi gelen bir tarafı var. Hatta biraz da uyuşturuyor insanı. Birkaç saatliğine kendi derdinden uzaklaşıyorsun. Bir konu açılıyor, eski bir hatıra anlatılıyor, bir kıssanın peşine düşülüyor. Hele aranızda anlatmayı bilen, nüktedan biri varsa, sohbet uzadıkça uzuyor. Gülüyorsun, konuşuyorsun, bir şeyler unutuyorsun. O vakit gerçekten güzel geliyor.

Mehmet Biten

Yaşasın içlerinde imamhatipli yokmuş!

Millî Gazete yazarı Ömer Âdil, fon skandalıyla ilgili yazısında Yeni Şafak gazetesi yazarlarının halka karşı sorumluğu yerine getirerek eleştiriler yaptığına dikkat çekti. Yeni Akit gazetesinin ise hâlâ uyuduğunu ve burnunun ucunu göremediğini şöyle ifâde etti: "Ülkede her olumsuz işi ne hikmetse Millî Görüşçülere yüklemeye çalışan 'Bakın bugün Millî Gazete ne yazmamış'

Kerime Yıldız

Şehrin Köylüleri

Geçende semt pazarına çıktım. Tezgâh önünde bizi itip kakan atak kadınlar için yanımdaki ensesi kalın adam: "Bir tane sıtambul var, bunnar dağdan ünmüş ayu kibi!" demişti de hem gülmüş hem düşünmüştüm... Bir şehrin kıymeti, dışarıdan gelen nüfusu kendi standartlarına uyarlama (yontma) kapasitesiyle ölçülür. İstanbul'da 20. yüzyılın ikinci yarısında başlayan

Cem Sancar

Altı Haftalık Panorama - 2

Fenerbahçe açısından ise altıncı haftadaki Eyüpspor karşısında alınan 8-0'lık galibiyet, daha önceki haftaların tartışmalı atmosferinin ardından kulüp ve taraftar açısından yeni bir nefes alanı oluşturdu. Beşiktaş cephesinde ise bunun tam tersine, Amed Sportif Faaliyetler karşısında alınan 3-2'lik mağlubiyet yeni bir tartışma başlattı. Altı haftanın sonunda ortaya çıkan puan tablosu

Mehmet Biten

Altmış sekiz (eylül)

Gelmiş eylül, gelmiş; Yaprakların sesinden belli! AHBugün çarşamba... Yazı günüm cumartesi... Erkenden yazı istenir mi Daldığımı biliyorlar arada. Unutup gitmesin diye; haber düşüyor ekrana. Bende bir telâş başlıyor elbet. Her hafta yaz, yaz, yaz. Faydası var mı; bilmem. Neyse... Eskiden "başkalarına"

Ali Hakkoymaz

Lotarya ekonomisinin insanı: Neden bile bile aşırı risk alıyoruz

Son dönemde yaşanan fon krizi, sermaye piyasalarının yalnızca arz tarafını değil, talep tarafını da yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Riskli ürünleri kimler, neden satın alıyor İnsanlar yüksek riskin farkında oldukları halde neden olağanüstü getiri vaatlerinin peşinden gidiyor Bu sorunun cevabı yalnızca cehalet, açgözlülük veya irrasyonellikle açıklanamaz. Davranışsal iktisadın gösterdiği bilişsel

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Fon foya fondöten

Vatandaşın banka hesaplarındaki hareketliliği bilen, velinin üniversitede okuyan oğluna gönderdiği harçlıktan bile haberi olan devlet/hükümet, milyonlarca doların yurt dışına transfer edilmesinden haberi olmamış, fon dolandırıcılığıyla halkı soyan soygunculardan haberi yokmuş. Gerçekten yok muydu! Bir komutanın yaptığı kahvaltıda ne yediğini bile bilen istihbaratın, fon dolandırıcılarından

Cafer Keklikçi

Şiir insanın direnişidir

Şiir kime seslenir Şair sesi ne demektir Niçin bunca zamandır yaşamış şiir Şairlerini niçin sevmiş, bağrına basmış toplumlar Kimi şairler niçin unutturulmak istenmiş Soluğu niçin tükenmemiş şiirin Şiir el uzattığı için mi yüreklere Şiir, dostu olduğu için mi insanların İnsanlara ne vermiş, ne katmış, ne bağışlamış şiir Kimileri niçin korkmuş şiirden

Öner Yağcı

Bir kardeşlik öyküsü

Gereksinimlerin dijital araçlarla, cep telefonlarıyla karşılandığı bir dünyada insanlar arasındaki bağlantılar, dayanışmalar da giderek kopuyor. Biri bilim insanı, biri şiirler de yazan masal uzmanının aralarındaki dayanışmayı yansıtan ilişkiyi genç bir yazar olan Mehmet evik, Sevgili Pertev Ağabey, Sevgili Oğuz Kardeş adlı kitapta (BilgeSu Yayıncılık, 2024) bir araya getirdi.

Adnan Binyazar

Risâle-i Nur'un dil mîmârî ve "-meklik" seçimi -2

-Lik eki, müşahhas kelimeleri mücerretleştirme (soyutlaştırma) fonksiyonuna sahiptir: güzel-güzellik, kul-kulluk"...Bu ve bu gibi ahvâl, bizi Üstadımızın ulvî ve umûmî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak'tan muvaffakiyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor." "...Bulunmaya sevk ediyor." denseydi, sadece bir yönelimi bildiren geçici bir hâlin

Nahit Topaloğlu

Risâle-i Nur'un dil mîmârîsi ve "-meklik" seçimi -2

-Lik eki, müşahhas kelimeleri mücerretleştirme (soyutlaştırma) fonksiyonuna sahiptir: güzel-güzellik, kul-kulluk"...Bu ve bu gibi ahvâl, bizi Üstadımızın ulvî ve umûmî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak'tan muvaffakiyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor." "...Bulunmaya sevk ediyor." denseydi, sadece bir yönelimi bildiren geçici bir hâlin

Nahit Topaloğlu

Kolektif umutsuzluk

Umutsuzluk bir tercih değil, maruz kalmadır. Varoluşa dışarıdan bir cisim çarpar, benlik afallar, dengesini yitirir, baş dönmesiyle bulunduğu yere çömelir ve ne olup bittiğini düşünmeye başlar. Umutsuzluğun söyleme dönüşmemesi, yüksek perdeden dile getirilmemesi bu çarpmaya dairdir. Varoluş öylesine sarsılmıştır ki nefesi kesilmiştir ve artık cümleler ya fısıltıyla veya bakışlarla kurulmaya

Prof. Dr. İsmet Emre

SUMUD dizisi hakkında

TRT, bir kurum olarak son yıllarda çok başarılı ve millî ve tarihî yapımıza uygun diziler ve programlarla evlerimize misafir olmaya devam ediyor. Oysa birçok medya kuruluşuna ait ekranların milli ve manevi değerlerimize adeta görünmez bir savaş açtığı bu dönemde, bu yapımları izleyici ile buluşturan başta kurum yetkililerine ve bu yapımlara emek veren herkese şükranlarımı arz ediyorum.

Halit Yıldırım

İstiklâl Marşı'nın Gür Sesli, Yiğit Edalı Büyük Şairi: Mehmet...

Bugün bizler ve bizden sonra bu toprakları canından aziz bilip sahiplenecek, koruyup, kollayacak olan gelecek nesillerimiz için artık tek bir marş vardır. O da özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın nişanelerinden olan İstiklâl Marşı'mızdır. "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım/Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım"

İsmail Bingöl

'Yerleştiren' değil, 'Yetiştiren' toplum kurtulur!

Toprağa tohum ekmek ile toprağa cansız bir direk dikmek arasındaki devasa ontolojik fark, "yetiştirmek" ile "yerleştirmek" arasındaki uçurumun ta kendisidir. Cansız direk kısa vadede sınır çizer, gölge verir ama meyve vermez; zamanın ve iklimin yıpratıcılığına karşı dirençsizdir, er geç çürür. Tohum ise kendi köklerini salar, toprağa tutunur, direnir ve en nihayetinde toplumu besler.

Fatih Yüksektepe

Ali Haydar Haksal'ın terekesi

Yıl 2011... Erbakan Hoca'mız vefatından beş gün önce takım elbisesini giymek suretiyle kurmaylarıyla toplantı yapmış ve takatinin sonuna kadar yapması gerekeni yapmıştı. Yıl 2024... Yahya Sinvar, takatinin sonuna kadar cephenin en önünde, kalp atışlarından dolayı üzerine dar gelen hücum yeleğiyle Rabbine yürümüştü. Yıl 2026... Geçtiğimiz günlerde rahmet-i

Burak Tekiner

Empati ve Merhamet

"Hâlâ kalbimi arıyor o ağır hançer" (Haydar Ergülen, Hafız ile Semender, s. 111) Dünyamız sadece savaşların, krizlerin, zulüm ve istilâların değil manevi değerlerin kaybıyla da tarumar durumda. İyi, güzel, samimi, sıcak bir şeyleri yitirdik ve bu hızlı aşınma sonucunda insanlığın kullanımına sunulan teknolojiyi, ekranları,

Nuray Alper

Yağmur denize ulaşamıyorsa

Trabzon'da yağmur sürpriz değildir. Bu kentin yağmurla kavgası da yeni değil. ocukluğundan beri burada yaşayanlar bilir; bazen sabah başlayan yağmur akşama kadar sürer, bazen günlerce gökyüzü açılmaz. Karadeniz'in huyudur bu. Ama 18 Eylül akşamı yağan yağmur yine aynı soruyu önümüze koydu: Denizin kıyısındaki bir kentte yağmur suyu neden denize ulaşamıyor

Güven Baykan

Ayvalık'ta sarı yaz dönemi güzeldir!

Figen Yanık'la yıllar önce beraber çalışmıştık, şimdilerde Ayvalık'ta eylülün tadını çıkarıyor.Yanık'a "Ayvalık'ta neler oluyor" diye sordum. Bakın neler anlattı:"Macaron'a yemiş inerse, sonbahar gelmiştir' diye bir söz var Ayvalık'ta.. Yemiş, Ege'de incire verilen ad, Macaron ise taş evler, kafeler ve hediyelik eşya

Sayım Çınar

Protez desteği için sanat bir arada

Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) koordinasyonunda başlatılan "Engelsiz Gazze Sanat Buluşmaları" karma sergisi, Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde açıldı. Bugüne kadar 14 ampute Gazzeliye 15 protez desteği sağlayan proje, İsrail saldırıları nedeniyle uzuv kaybı yaşayan mazlumlara umut olmayı hedefliyor. ///////

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Belki de vardır iyi erkekler

Afgan kadın gazeteciler, 2001'de Taliban'ın düşürülmesinden sonra mesleki kariyerlerinin Altın Çağı'nı yaşadılar. Gazeteci, sunucu, yönetici kadrolarında büyük görünürlük sağladılar. 2021'de Taliban'ın geri dönüşüne yönelik ayak sesleri duyulmadan hemen önce, ülkedeki 12 bin gazetecinin 1741'i kadındı. (Bugün bu rakam dörtte üç oranında azalmış durumda). Buna rağmen,

Filiz Aygündüz

Deli dediklerimiz

Kendi kendine konuşana niye deli diyorlar İnsan kendini anlatmaya hevesli. Konuşmak en başta gelen insan özelliği.Ama dinlemek de öyle. İnsana kendini konuşturacağı ortam verilmezse ya da sürekli dinleme pozisyonunda bırakılırsa bir insan kendi kendine konuşur. Aslında kendiyle barışık, kendiyle arası iyi olan, kendini suçlamayan, içiyle sohbet eden bir insanın bunu sesli olarak yapmasında

Havva Küçük Konur

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman