Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Şebüsterî Varken Heidegger Yoktu

Öğrencilik yıllarımda Bilim ve Sanat Vakfında düzenlenen bir konferansa katılmıştım. O günlerde vakıf, Aksaray'da birkaç daireden dönüştürülmüş mütevazı bir binada faaliyet gösteriyordu. Konuşmacı, yazar Dücane Cündioğlu'ydu ve Alman filozof Martin Heidegger'i anlatıyordu. Yıl, doksanlı yıllardı. Cündioğlu, Heidegger okumalarına yeni başlamıştı ve bu Alman filozofa duyduğu

Eyyüp Azlal

Değerlerimizi Unutmuyoruz

Unutulmayan değerlerimiz arasında bulunan münevverlerimizden Mehmed Şevket Eygi, vefatının 7. Yılında rahmetle yâd ediliyor. Türkiye'nin ilim, fikir, sanat ve medeniyet köşe taşları, dünya ömürlerini tamamlayıp ahiret yurduna göç ettiklerinde de unutulmuyor, hayırla yâd ediliyorlar. Bu simalar arasında bulunan merhum Mehmed Şevket Eygi de hayatı boyunca hayırlı faaliyetlerde

Mehmet Nuri Yardım

HINÇ, iktidarsız bir ruhtur

Hayatta bazen, hiçbir zararınızın dokunmadığı, bilakis daima iyi yaklaştığınız birilerinden düşmanlık görürsünüz. Bu insanlarla aranızda hiçbir sürtüşme, hiçbir somut çatışma ve çıkar kavgası olmadığını düşünür, uğradığınız bu yersiz husumeti anlamlandırmakta güçlük çekersiniz... İyi bir insansanız dönüp aynaya bakar, kabahati kendinizde ararsınız; ama boşuna!

Cem Sancar

Beden algısına dair

Bedenimizle ilgili zihinsel, duygusal ve algısal deneyimler yaşarız. Boyumuz, kilomuz, vücut şeklimiz hakkındaki fikirlerimiz her zaman gerçeğiyle uyuşmayabilir. Kibrit kadar bacaklarımıza çok kalın demek de mümkün, 3-5 kilo fazlayı 40 kilo olarak algılamamız da. Konunun duygusal boyutu çok önemli. Bedenimizle ilgili hissettiğimiz duygular, memnuniyet, utanç, gurur, nefret... Elbette bunların

Filiz Aygündüz

Tarih sadece geçmiş değildir

Bugün tarihle ilgili en sert tartışmalar arşivlerde değil, gündelik hayatın tam ortasında yaşanıyor. Bir heykelin kaldırılması, bir dizinin geçmişi nasıl anlattığı, okul kitaplarında hangi olayların yer alacağı ya da sosyal medyada yeniden dolaşıma giren eski fotoğraflar... Bunların hiçbiri yalnızca geçmişle ilgili değil. Asıl mücadele, geçmişe hangi anlamı vereceğimiz üzerine yaşanıyor.

Mehmet Biten

Keyifli eylem teknikleri

Buna artist psikiyatrlar gibi 'özgüven eksikliği' demek en kolayı olurdu. Hayır, bu bambaşka bir halet-i ruhiye. Sanki hayatın insana öğrettiği naif bir savunma biçimi. Gelir ne kadar artarsa artsın, zihnin bir köşesinde hep aynı cümle dolaşır: 'Ya bir gün yine biterse' Geçmişte yaşanan o yokluk trajedisi, geleceğe karşı bitmeyen bir alarm sistemi kurmuştur.

Ahmet Can Karahasanoğlu

Kur'ânî ilaçları alabilmek

Maddî manevî çeşitli hastalıkların kıskacındaki asrımız insanı vicdanen bir çıkış yolu aramakta.Sokakta, çevremizde, yakınlarımızda müşahede edebileceğimiz bu arayış sebebiyle yeni metotlar, kişisel gelişim planları, farklı yollar çıkmaya devam ediyor. Ancak materyalist yaklaşımların güdümündeki asrımız, maneviyata yönelimi dahi belli bir rasyonellikte ele aldığından, bazen bu manevî yönelimlerden de beklenen meyveler elde edilemiyor.

H. Muharrem Okur

Kalpteki şüphe imanı giderir mi -2

Bir hususta âyet/hadis delil gösterilirse hareket tarzımız:1. Bunlar, delile dayanıyorsa, sahih ise, kabul. 2. Âyet veya hadiste murad edilen mânâ haktır. Bu ikisinde ittifak etmek gerektir. 3. Fakat bu nakil ile aktarılmak istenen yoruma katılmıyorum. Bu konuda farklı düşünüyorum. İlk iki hususta itiraz yoksa, âyet veya hadis inkâr

Nahit Topaloğlu

ABD NATO'su toplantısı

Ankara'da 7-8 Temmuz'da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yapıldı. Adı NATO ama gerçek adı ABD NATO'sudur. ABD Başkanı NATO toplantısında krallar gibi karşılandı, krallar gibi ağırlandı. Diğer devlet başkanları ABD Başkanı'nın yanında garnitür olarak yer aldı. Hazret için yollar gıcır gıcır yapılmış adına bina bile dikilmiş, memnun olmasın mı, memnundu elbet. Şımarık

Cafer Keklikçi

Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987'de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi'nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı'daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu. Edebiyatın iyileştiren, sorgulayan gücünü, sözü, sözcükleri direniş aracı sayıyor; haksızlığa, baskılara, suskunluğa karşı aydın sorumluluğuyla konuşmayı, yazmayı savunuyordu.

Öner Yağcı

Ak Parti Giresun İl Başkanına

"Oğul! Beysin. Bundan sonra öfke bize uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünleme sana... Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana...

İdris Günaydın

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

"Ben yoksam siz varsınız"

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir , kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükutu iner üzerine.Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.." Dediği gibi Sâbit'in... Gam saatleri uzadıkça

Havva Küçük Konur

Yassı balık

Erdem konusunda konuşurken sözün bir yerinde öğrencisi Menon Sokrates'e şöyle der: "Sen her şeyinle şu uyuşturucu yassı balıklara benziyorsun. Bu balık kendisine yaklaşanı ve dokunanı hemen uyuşturur. Sen de bana öyle tesir ettin." Bu, bir tür büyülenme, karşısındakine duyulan derin hayranlıktan dolayı bağışıklık sistemi çökme ve sonraki süreçlerde kendisini akışa bırakarak tesadüflerin

Prof. Dr. İsmet Emre

Fotoğraf çektirmeme hürriyeti

Vaktiyle "geleceğin filozofu" diye gördüğüm bir akademisyen tanımıştım. Doktora yapıyordu ve evli değildi. Darbelerin ve yolsuzluk söylemlerinin atbaşı gittiği bir seçimde "Boş mu atsak" dediğimde, "Oy pusulasına, 'Darbeye de yolsuzluğa da karşıyım.' yazalım." demişti. Şüphesiz bu, sonucu etkilemezdi. Bizim açımızdan önemliydi. Yıllar sonra yine karşılaştık.

Kerime Yıldız

Abdal'ın Sessizliği Aptal'ın Gürültüsü!

İnsan, çoğu zaman kendini sözle var etmeye çalışır. Konuşarak görünür olacağını, cümleler kurarak anlaşılacağını, sesini yükselttikçe değerinin artacağını zanneder. Oysa insanın gerçek derinliği, yalnızca söylediklerinde değil; söylememeyi seçtiklerinde

Fatih Yüksektepe

Teknoloji önden gider, siyaset arkadan gelir!

Toplumsal değişimde gecikmeler ve toplumsal hayatiyet katsayısıPopülist siyasete alan açan temel nedenlerden biri, teknolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasal değişimlerin aynı hızda gerçekleşmemesidir. Üretim yapısı değişir; tüketim kalıpları ve yaşam tarzı daha geç uyum sağlar; siyasal kurumlar ve meşruiyet dili ise en geç değişir. Bu gecikmeler

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Sessizliğin ahlakı

Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi. Madımak'ın yıl dönümüydü. Otuz üç yıl geçmiş ama o acının önünde yine aynı cümlelerle durduk. Bazı acılar zamana bırakılmıyor; çünkü toplumlar yüzleşemedikleri şeyleri gerçekten geride bırakamıyor. Üstü örtülen her yara, bir gün başka bir sessizlikte yeniden çıkıyor karşımıza.

Güven Baykan

Anadolu Kareli Öyküler

Tolga Gümüşay imzalı "Kareli Öyküler" serisinin yeni kitabı "Anadolu Kareli Öyküler" Altın Kitaplar'dan çıktı. Anadolu Kareli Öyküler, fotoğrafın gerçekliğiyle edebiyatın olasılıklarını iç içe geçirerek dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde var olmanın türlü hallerini açığa çıkarıyor.Gümüşay gündelik hayatın şiirsel anlarını önce fotoğrafla yakalıyor. Sonra o karelerden filizlenen öyküler yazıyor.

Sayım Çınar

Haberci kim açıklıyorum: 'Tabancalı Hakem'

Geçen hafta Büyüyenay Yayınları'nın üç cilt olarak kitaplaştırdığı 'İstanbul Konuşuyor' isimli sokak röportajlarını tanıtırken, röportajları yapan 'Haberci' mahlaslı Bâb-ı Âli şöhretinin kim olduğunu sormuştum. Maalesef bir bilen çıkmadı. Hadi, ben söyleyeyim, 'Haberci' mahlasıyla '37 ve '38 yıllarında Haber gazetesi için kitaptaki sokak röportajlarını yapan kişi İzzet Muhittin Apak'tır.

Taner Ay

Kapı, pencere aralıkları

KONUM Korkular ülkesi, yasaklar merkezi, çocukların ana babasından ayırıldığı, haksızların kayırıldığı ülkeler içinde değiliz değil mi! * İNSANLIK ARAYIŞ DENEMESİ Darbe diyorsun, ha! Sana sorulmasın yani! Fikrim yok diyorsun!

Ali Hakkoymaz

Aşk; ayrılık mıdır, kavuşmak mı

Seni katarlarla yola salmadım, Uçağa binip de uçmadın benden. Geminin ardından bakıp kalmadım, Taksi götürmedi seni şehirden. Gezip dolaşırım hep küçenizi, Eviniz burda bak, yakındasın sen. Sözlerin acısı ayırdı bizi, Bu hicran yamandır her mesafeden. Ben seni yitirdim yanımda iken Ayrılık biletini nereden aldın

İsmail Bingöl

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Hâli derinleştirmek

Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı. Bu yüzden "kötü söz sahibine aittir" denmiş ve bu yüzden iyi ve yumuşak olan her şey kalbin aynasına hasredilmiş. Peki sessizlik O da dâhil üslûba. Çünkü sessizlik kelâma dâhil; duruşa ve insana. "Üslûb-û beyan aynıyla

Nuray Alper

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman