Uğurlar olsun
-Sekinci Rica dersinin meyvesi...-*ocukluğum! Ey, gidip gelemediğim! Ey körpe günlerim! Ne bitmez heveslerin vardı! Masum, lekesiz, sade... ocukça şeylerdi işte! Beni hüzne bırakıp... Saklambaç oynar gibi...
63
-Sekinci Rica dersinin meyvesi...-*ocukluğum! Ey, gidip gelemediğim! Ey körpe günlerim! Ne bitmez heveslerin vardı! Masum, lekesiz, sade... ocukça şeylerdi işte! Beni hüzne bırakıp... Saklambaç oynar gibi...
63
"Baharın gülleri açtı." ve yeni bir uyanışın, yeni bir dirilişin gergefinde şekillenen ağaçlar yeşillenmeye, toprak ısınmaya, sokaklar insan sesleriyle dolmaya başladı. Bahar; getirdiği güzelliklerle, gönüllerde iz, yüzlerde gülümseme bırakmaya devam ediyor. Her mevsimin kendine özgü bir hâli var ama, "Bir bahar akşamı" sevinçli bir telaş içinde olan sevgiliye rastlamanın tadı daha başka herhalde...
63
Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın
60
Delilik iki türlüdür; biri gerçekten tüm akli melekelerini kaybetmiş olan, diğeri ise meczub dediğimiz cezbeye gelmiş kişidir. Meczub, tecrübe ettiği farkındalıkla aslında bir yara almıştır. Bu yara onu belki mutsuz eder ama teyakkuzda olduğu için daha hassaslaşmıştır. Bugün insanlar birbiriyle konuşuyor belki ama aslında kimse kimseyi dinlemiyor. Bir yere varmaya odaklanmış
58
47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50'ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz
35
Din dışı rejimlerde iki önemli faktör rejimi ayakta tutar. Birincisi iktidar, ikincisi ise muhalefettir. Rejimin dayanağı dini kaideler olmadığı için iki güçle denge sağlanır. Muhalefet olmazsa iktidar otoriterleşerek işi diktatörlüğe götürmeyeceğinin garantisi olmadığından muhalefet olmazsa olmazdır. Demokrasi denilen heyula sürekli iki ayakla gezer ülkelerde. Bir ayağı kırıldığı zaman diğeri
34
Geldiğinden bugüne halkı sokaklara döktü. Bindirilmiş kıtalarla bir oraya bir buraya sürükledi. Polisle çatıştı. Lüzumsuz umutlara sürükledi halkı. Yetmedi mezar başlarında rakı içti, oralarda güya atalarına sığındı. Allah'ın sopası yok. Sopası yok ama hikmeti var. CHP, bu Özgür Özel zamanında hiç olmadığı kadar şaibeyle anılır oldu. Hiç olmadığı kadar rakibi olan partiye, klasik tabirle sağ partiye adamını kaptırdı.
73
Daraldığım anlarda kendimi kitapların dünyasına atıp düşünceden düşünceye, duyarlıktan duyarlığa atarak içimde yeni bir dünya yaratıyorum. Sayfasını açtığım her kitapta aradığımı bulunca seviniyorum. Kitap, ayrıca bir kültür varlığı olarak da bir gelişim kaynağıdır. Yerine göre gerçeği de düşsel olanı da yansıtan odur. Kitabın kurgusal olanı ise anlatısıyla bir betimleme, imge yaratma kaynağıdır.
60
1968 Boston Maratonu'nun galibi Amby Burfoot bir yerde şöyle diyordu: "Motivasyon bir beceridir. Öğrenilebilir ve pratik edilebilir." Modern spor bilimi, artık bu cümlenin romantik bir motivasyon aforizması olmadığını; biyoloji, psikoloji ve performans arasındaki ilişkiyi açıklayan ciddi bir gerçek olduğunu söylüyor. Çünkü insan bedeni çoğu zaman kaslarının değil, zihninin sınırlarına çarpıyor.
45
Sayıları az değil. Çevremize şöyle bir baktığımızda örneklerini bol bol görürüz. Çoğu da sanatkârdır, akademisyendir, bilgindir, âlimdir, kahır ekseriyeti edebiyatçı. Niçin inzivaya çekilirler, neden toplumda görünmek istemezler Bazılarının çok fazla öne çıkmasından, görünür olmasından rahatsız oldukları için midir bu tavır Belki ama birikimlerinden, tecrübelerinden, düşüncelerinden bu toplumun,
77
Vahi Öz'ü '69'un Şubatında kaybetmiştik ama her gece rüyâlarıma "Bekâr Odası" filmindeki '48 model yıllı ve 34 EE 019 plakalı sarı bantlı Dodge arabasıyla park ediyor, yanındaysa dudaklarından düşürmediği Sipahi Ocağı sigarasıyla Kâzım Külduman oluyordu. Okuma yazma bilmediğinden ehliyet alamayan Kâzım Külduman ağabeyimiz ona Süleyman değil de Sülüman diyordu. Yanılmıyorsunuz,
72
Maarifimiz ve Servet-i İlmiyemiz adlı eserinin daha ilk cümlelerinde Tüccarzade İbrahim Hilmi Efendi şöyle der: "Yalnız bizi değil, bütün İslam memleketlerini en şiddetli zelzelelerden, en vahşi harplerden, en müthiş kasırgalardan daha çok sarsan, daha çok tahrip eden şey, umumi cehaletimiz, eğitimsizliğimizdir." Yazar Osmanlı Devletinin kuruluşundan Cumhuriyet'e kadarki süreçte
71
Bir medeniyetin yükselişi, evvela insanın kendi içinde başlar. Şehirler kurulmadan önce kalpler imar edilir; ordular yola çıkmadan önce niyetler saflaşır; büyük sözler meydanlarda yankılanmadan önce, insanın iç âleminde sessiz bir hesaplaşma başlar. İslâm tarihinde ne zaman bir dirilişten söz edilse, bunun başlangıcında mutlaka görünmeyen bir ocak vardır: Bir müminin kalbinde kor hâlinde duran iman, adalet, sabır ve teslimiyet ateşi...
48
19 Mayıs sabahı Samsun'da yalnızca bir vapur kıyıya yanaşmadı. Bir milletin yorgun kalbine, yeniden ayağa kalkma iradesi de yanaştı. Denizden gelen o adım, karaya basan bir komutanın adımı olmanın çok ötesindeydi; umudunu kaybetmiş bir ülkenin alnına sürülen ilk ışıktı. O gün Samsun'da bir meşale yandı. Peki, bugün hâlâ yanıyor mu o meşale
34
Bülent Akyürek ağabey vefat etmeden önce ara ara gençlere kendisinden bahsedip son kitabı ''Satılık Adam'' romanını tavsiye ediyordum. Sürekli üreten, konferanslar veren, kafa patlatan Bülent Akyürek'in uzun bir ayrılık sürecinden -on dört yıl sonra- yazdığı bu kitabı okuyup, yazmalı, üzerine röportajlar yapmalıydı. Necmeddin Ali Yılmaz kardeşimiz Millî Gazete için röportaj için aradığında takatinin olmadığını, ölüm döşeğinde olduğunu söylemişti.
27
Trump'ın 13 – 15 Mayıs tarihlerinde Çin'e yaptığı ziyaret ABD–Çin rekabetini bitirmedi; fakat iki tarafın da rekabeti şimdilik kontrollü bir çerçeveye almak istediğini gösterdi. Trump iç kamuoyuna anlaşma görüntüsü, Xi ise dünyaya istikrar ve güç görüntüsü verdi. Ancak Tayvan, teknoloji savaşı, kritik mineraller ve küresel güç dengesi yerinde duruyor.GİRİŞ: PEKİN'DE KIRMIZI HALI MASADA BÜYÜK REKABET
60
Nedim Gürsel'in 20. yüzyıl boyunca yolu Paris'ten geçen altı önemli ressamın yaşamını ve yapıtlarını kaleme aldığı "Paris'in Türk Ressamları" son kitabını kutlamak için 42 Maslak ArtPlatform'da özel bir davet düzenlendi.Nedim Gürsel'in katılımıyla gerçekleşen gecede sanat ve edebiyat üzerine keyifli sohbet yapıldı. Yazar, kitabında Paris'i bir "sanat başkenti" olarak değil, sanatçıyı sınayan bir kent olarak ele aldığını söyledi.
23
Savaş Şafak Barkçın hocamızı bugüne dek televizyon ekranlarında, canlı yayınlarda çokça seyretmiş; satır aralarındaki o derin hikmeti kaçırmamak adına pek çok konuşmasını elimde kalemle defterime not etmiştim. Ekranda gıyaben kurulan bu köprü, geçtiğimiz hafta ŞURKAV'ın Urfa'da düzenlediği "Kabaltı Sohbetleri" vesilesiyle nihayet vicahen bir tanışıklığa ve kalbî bir muhabbete dönüştü.
73
H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKFarsça kökenli bir kelime olan "Rehber" kelimesi derin bir mânaya sahip. Gündelik hayatta kullanımı ile ülfet peyda edilen ve derin manaları tefekkürden uzaklaşan kelimelerden biri olduğu söylenebilir. Yol manasındaki "rah" ile getiren/götüren manasındaki "ber"in birleşiminden oluşan bu kelime, doğru yolu gösteren,
63
Haşıl, bulgurla yapılan bir çorba. Çok özür dileyerek, başlığın kaynağı olan kıssayı anlatayım. Bir evin hanımı, ocakta pişen haşılı karıştırırken bir damla çorba, eline sıçramış. Birden canı yanınca, "İçine ettiğim, elimi acıttın!" diye söylenmiş. Bunu duyan kocası, ağzına küfredip "haşılı pislettin!" diye kızmış.Bizde, birbirine sövüp
29
Bizim şu modernleşme dediğimiz şey, Batılı kavramların Doğu coğrafyasına tercüme edilmesiyle şekillendi. Ancak bu tercümede "sağ" ve "sol" gibi kavramlar, Avrupa'daki köklerinden koparak Türkiye'ye özgü, odağını kaybetmiş parça pinçik bir kimliğe büründü... *** Fransız Meclisinde kralın sağında oturanlar monarşiyi, solunda oturanlar değişimi savundu.
29
Safiye Ayla'nın 1969-1973 yılları arasında bir komando ile yaşadığı büyük aşkı duymuş muydunuz Zamanının medyatik aşklarından biri bu. Gazete arşivlerine bakacak olsanız ilk cümlelerin hep aynı vurguyla başladığını görürsünüz: Safiye Ayla ve genç komando sevgilisi. Bu vurgunun nedeni Safiye Ayla, 60'lı yaşlarını sürerken sevgilisinin 30'larının başında olması. Tüm haberlerde bu
26
Yanık bir türkü, coşkulu bir şiir, ezberlenmiş bir dua, akıcı bir öykü yahut sıkıcı bir deneme tadında adımladığımız hayat bir gün nihayetlenecek ve geriye, ayrıldığımız sahradan ne götürdüğümüz kadar oraya ne bıraktığımızın önemini anlatan birkaç anlam ırmağı kalacak. Belki de bu sebeple her geçen gün sözünü nereye, kime sarf etmeye değer bulduğunu biraz daha sorgularken buluyor kendini insan... Yanılmaktan anlamaya varan aynalarla yüzleşiyor.
66
O kadar çok bilginin kölesi olmuşuz ki, insanın değerini indirmişiz.O kadar çok şey biliyoruz ki, artık insanı bilmemize gerek kalmıyor. İnsan dediğimizde kalakalıyoruz. Dört bir tarafımızda yaşantıya geçmeyen, dilimizde pelesenk sözcükler dolu. Vecizeler ezberliyoruz, seminerden seminere koşuyoruz, her günümüz, akşamımız dolu. Ama iki kişi arasında samimi, sağlıklı bir diyalog yaşayamıyoruz. Gerçekten bunun sebebi nedir
75
İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."
207
"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm
210
Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,
143
"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.
185
Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen
262
Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.
266
Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.
400
© 2025