Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Ağaçların sesi

ocukluğum ağaçlar arasında geçti. Soğuklar etkisini yitirdiğinde harmanlar bizim toplanma yerimiz olurdu. Bahar gelip sıkıntılı odalardan kurtulunca sokakları "Bahar geldi, bahar geldi" sesleri doldururdu. Ağaçlar yeşermeye başlayınca da sıkıntılı odalardan kurtulur, sokaklarda özgürlük şarkıları söylerdik. İnsan yaşlandıkça belleğinde gerilemeler olsa da çocuklukta yaşadıklarını unutmuyor. O yıllarımı anımsayınca nedense

Adnan Binyazar

Parayı veren düdüğü çaldırır

Aynı Yağmur Altında dizisi, çok gürültü çıkarsa da reytingi dibe vurdu. Yok Hülya Avşar'ın baş bağlama şekli, yok domuz eti sahnesi derken gözden kaçan çok mühim bir ayrıntı var.Sizleri, çeyrek asır geriye götürmek istiyorum. Dizilerin (dönem dizileri hâriç), 28 Şubat'ın gölgesinde çekildiği yıllardı. Ekranda adı konmamış bir başörtü yasağı vardı. Bu târihten yıllar

Kerime Yıldız

Tavzih: Nüzulü İsa Meselesi

Tavzih: Nüzulü İsa MeselesiİDRİS GÜNAYDIN Akit Gazetesinden sayfa komşum Yaşar Değirmenci Bey benim "İsa Peygamber öldü. Artık gelmeyecek" yazımı okuyan okurlarının o makaleyi kendisine gönderdiklerini, buna bir tavzih yazısı yazmamın isabetli olacağını özelden yazmış. Kendisine teşekkür ediyorum.

İdris Günaydın

Gecenin kıyâmı

İplik iplik sökün ediyor düşünceler. Hece hece, harf harf, nefes nefes...Bir kızılca kıyametin tarifini yapar gibi... Bir kalb-i sükûnun izini sürer gibi... Nereye baksam, neyle uğraşsam, neye izin versem yüreğimde, hep bir yerlerden sızıp karşıma çıkan o şey... Beni bana tarif eden, bana beni anlatan şey... Bir söz kaç soluk eder Yarım kalıyor cümleler bazen. Bitmiyor,

Havva Küçük Konur

Ramazan ve adalet

Bir Ramazan ayına daha bizleri kavuşturan Rabbimize şükrediyoruz.Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Risale-i Nurlar'da Ramazan ayının ehemmiyeti ile ilgili pek çok noktayı aktarıyor. Maddî-manevî her yönden rahmet ayı olan bu mübarek ayda manevî kazançlar zirveye ulaşabiliyor. Rabbim hakkıyla istifade edebilenlerden eylesin. Bu vesileyle yaşanmış bir hâtırayı

H. Muharrem Okur

Kötülüğü Zirveye Taşımak-1

Yasalar olgulardan önce gelir ve olgular yasalara göre biçimlenir. Doğanın yasaları bedenden, ruhun yasaları zihinden önce biçimlendirilmiştir. Yol ayağa, düşünce zihne, besin mideye, hissediş yüreğe uygun yaratılmıştır. Yöneliş, yönelişin yasalarına göre belirlenir. Yol içgüdüsü keçilerin zihnine işlenmemiş olsa uçurumlar keçiyollarından çok daha fazla yolcu kabul ederdi. Bütün bunlar yasaların

Prof. Dr. İsmet Emre

Yasemin Hanım

Dünya bir misafirhane, bekleme salonudur. Asıl seferimiz ise ahiret yurdunadır. Vademiz doluncaya, nefesimiz tükeninceye kadar bu fani âlemde oyalanıp duruyoruz. Gazetemizin güzide mensubu kıymetli kardeşimiz Yasemin Sarıtemur da dünya göçünü topladı, sonsuzluk kervanına katılıp ahiret yurduna doğru yola çıktı. Cahit Hınıslıoğlu'nun "Yasemin Kardeşimin Ardından" başlıklı yazısını okumuşsunuzdur. Keder yüklü, hicran dolu, hüzünlü bir ağıt gibidir.

Mehmet Nuri Yardım

Yedikule'den Aksaray'a dönerken, kayıp bir medeniyeti arayışlarım......

Yedikule'deki Safa'nın kapısına gelmesine geldim de, şehr-i Ramazan'da olduğumuzdan içeriye girmedim, ayrıca raflarda epeydir "Gıravatlı" şişeleri görünmüyor, yerine başka bir markanın aslan sütünü dizmişler, sizi bilmem ama bana sorarsanız raflardan masalara inen zevk-i vâsılı böylece yok etmişler derim. Benim gençliğimde "Gıravatlı" şişesinin etiketindeki İhap Hulusi ve Fazıl Ahmet Aykaç mutlaka sohbet-i yârânımıza katılırdı.

Taner Ay

Karizmatik liderlerin doğuşu ve çöküşü: Kral Saul üzerine Weberyen...

1. GİRİŞ: TOPLUMSAL KRİZ VE KARİZMATİK LİDER TALEBİToplumsal kriz kurulu düzenin kendi dayandığı meşruiyet kaynağından koptuğu ve halkın talep ve ihtiyaçlarına cevap veremediği durumda ortaya çıkan ve iktidarın yönetim gücü ile devlet kapasitesini kilitleyen ve meşruiyet algısını düşüren toplumsal çatışma anlarına

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Berlin Film Festivali notları...

Bu yıl 76'ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali için Berlin'deydim. Ne de olsa dünyanın önemli festivalinden biri bu festival! İşte size notlarım...◊ İngiliz-Amerikan yapımı "Queen at Sea" filminde yaşlılık meselesi bir kez daha sorgulanıyor. "Queen at Sea", Lance Hammer tarafından yazılan ve yönetilen 2026 yapımı bir drama.Juliette

Sayım Çınar

Babanzade Ahmet Naim'in Vefatı

Yazar Beşir Ayvazoğlu bir sohbetinde; M. Akif Ersoy okurlarının M. Akif'i tam olarak anlayabilmeleri için onun dostlarını da iyi okuması gerektiğini belirtmişti. Âkif'in bu kadim dostları arasında, Sahih-i Buhari mütercimi Babanzâde Ahmed Naim Baban, Millî Şairimizi her daim koruyup kollayan ve onun fikir dünyasını şekillendiren en önemli isimlerden biridir.

Eyyüp Azlal

Hangi "Uğultulu Tepeler"

Bendeki Emily Bronte'nin "Uğultulu Tepeler" kitabının gri bir cildi vardı. Şömiz kapak olmalı. Ama cildi kaplayan renkli kâğıt çıkmış hafızamdan. Yayınevini de hatırlamıyorum. Sadece o gri kapak, elime aldığımda tıpkı bu gotik roman gibi içimi ürperten. Kime ödünç verdim, niye geri gelmedi, şimdi bir sahafta satılmayı mı bekliyor gibi üzücü soruları geçip romanın konusuna döneyim hemen.

Filiz Aygündüz

İçindeki bilgeyi konuştur - CEM SANCAR let baseAssetSrv = { uri:...

Enformasyon çağındayız, herkes mâlumat peşinde. Tamam da bilgi ne İnternette her kayık yüzdüren, her video seyreden bilgi mi almakta yoksa mâlumat çığının altında şaşkın mı kalmakta Hikmet dediğiniz öyle yalapşap bir özet mi Hiç boşuna uğraşmayalım, yapay zekâ çözmez bizim problemlerimizi. Çünkü ona algoritmaları yazanlar Bebek Otel kafasındalar. Yapay

Cem Sancar

Silinme korkusu

Silinme korkusu AHMET CAN KARAHASANOĞLU Bazı insanlar vardır; onlarla birlikteyken havanın tonu bir anda değişir. Konuşurlar. Durmadan. Söyledikleri değil, söyleyiş biçimleridir insanın içini kemiren. Bir ahtapot gibidir zihinleri… Her konuya temas etmiş, her duyguyu yaşamış, her olasılığı bilen… Oysa

Ahmet Can Karahasanoğlu

Erzurum'da İftar Sofraları

Çocukluğumun sokaklarına, lâcivert bir gecede cemre gibi bir sıcak ses düştü… Yüreğime, yüreğimin ucuna... Çocukluğumun sokaklarında, çocukluğumun peşinden koştum bu sesle... Kalbimden ılık ılık akan bir şeyler, gözyaşı oldu yanaklarımda... Ve çocukluğumun sokaklarında "elma şekeri", "horoz şekeri", "

İsmail Bingöl

Babamın kırçıllı paltosu

Üşüyen çocukluğumun üstünde babamın kırçıllı paltosu…ok az şey hatırlarım çocukluğuma dair. Biri bembeyaz karlar... Birisi de kar benekli babamın kırçıllı paltosu... alışmak için doğmuş babam. Ha unutayazdım azmini; ümitsizliği öldürmüş biri. Ümit içinde dipdiri... Yaşamak yapışmış her yanına.

Ali Hakkoymaz

Bir büyük insan

Bir yol ayrımında olan 1940'lar Türkiye'sinde; yaşamı, düşünceleri, gerçekleştirdikleri, direnişi, yapıtları, "davaları"yla bir simge aydın; Goethe'nin "Işık, biraz daha ışık!", Tevfik Fikret'in "Kıran da olsa kırıl fakat bükülme sakın!", Mustafa Kemal Atatürk

Öner Yağcı

Dilek Altundağ'dan "Kayıp zamanların Fısıltısı"

Bugün köşemizde, Genç Hece Yayınlarından geçtiğimiz Ocak ayında çıkan Dilek Altundağ'ın "Kayıp Zamanların Fısıltısı" kitabını konuk edeceğiz. Emrah Kanlıkama'nın editörlüğünü yaptığı kitap 128 sahifeden oluşuyor. Kitabın kapağında Göbeklitepe'de inceleme yapan dört gencin resmi bulunuyor. Kitabın tam isminde ise "Göbeklitepe'de Başlayan Yolculuk" ibaresi de mevcut.

Halit Yıldırım

Kitap Molası 61; Baykuş Avazı

Gülnaz Eliaçık Yıldız'la tanışıklığımız eski. Aynı bloglarda yazdık, aynı yazarları okuduk, aynı nehirlerden beslendik... Belki ikimiz de aile sorumluluğu altındaki ikinci hayatlarımızda ilme talebe, sanata müdavim olmaya devam ettiğimiz için, belki sadece bir mizaç ortaklığı değil kader planında da bir yakınlık duyduğum için. Samimiyeti menfaatten ayırt edebilen o saf enerjisini, yüksek

Nuray Alper

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri…

Burak Tekiner

Kalbe düşen hikmetler ya da gönül penceresinden münacat

Bazı sözler vardır; çağları aşar, dillerden çok kalplerde yankılanır. Hele ki bu sözler bir gönül erinden, bir hak dostundan dökülmüşse, zamanın ötesinde bir anlam taşır. Hazreti Sezâî'nin mektuplarından süzülen nasihatler de böylesi bir derinliğe sahiptir. Onun sözleri, sadece bir çağın değil, her devrin dertlerine merhem olur; gönül penceresinden bakınca, ruhun en mahrem köşelerine işler.

Mehmet Biten

Ömer Erinç Şiiri

Şiir şairin gördüğü gerçekten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla yaşadığı ya da yaşanabilir olan doğrudan gördüğü gerçekten. Gerçek, hayatla şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasından geçirerek tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar.

Cafer Keklikçi

Zincirlerini Kalbinde Taşıyanlar!

Dünün köleleri, karanlık sabahların alacakaranlığında zincirlerin uğuldayan sesiyle uyanır, acımasız kırbaçların vuruşları altında şekillenirlerdi. Hayat, efendilerinin cömertliğine (!) bağlıydı, her nefes bir ödül ya da bir ceza kadar uzak ve belirsizdi. Direnmek, kaçış umutlarından daha çok ölüme teslim olmaktı; bedenleri yalnızca

Fatih Yüksektepe

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman