Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

İslam Birliği'ne doğru ilk adım: Mekke Anlaşması

Türkiye, Pakistan ve Arabistan arasında imzalanan "Mekke Anlaşması", İslam dünyasında büyük bir sevince vesile oldu. Cuma günü tarihî bir gündü. O gün Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kıymetli bir anlaşma imzalandı. Buna göre, üç ülkeden birinin başkaları tarafında hedef hâline gelmesi hâlinde üç ülkeye birden saldırılmış

Mehmet Nuri Yardım

"Lüzûmundan fazla münevver"

Yazının başlığını, Yıldıray Oğur'dan çaldım. Çaldımsa da mîrî malı çaldım. 3 Ağustos târihli yazısını kaçıranların okumasını tavsiye ederek başlayayım. Ulusalcılığın fırtına gibi estiği yıllardı. Bir mecliste Türkçesi sorunlu bir arkadaşımızın İngilizceyi nasıl öğrenebildiğinden bahsediyorduk. Kirli bilgiye karşı savunmasız olan birisi, "Canım ne var öğrenmeyecek

Kerime Yıldız

Camideki çocuklar ve kaybettiğimiz cemaat ruhu

​Perşembeyi cumaya bağlayan gece, halk arasında "cuma akşamı" ya da "cuma gecesi" olarak anılır. Eskilerin takvimiyle gün akşamdan başlar; bu yüzden cuma akşamının ve cuma yatsı namazlarının manevi bir ağırlığı, aynı zamanda kendine has bir kalabalığı vardır. Haftanın yorgunluğunu atmak ya da manevi bir nefes almak isteyenler bu vakitlerde saf tutar, namaz sonrasında

Eyyüp Azlal

Siyasetin gölgesi düşünce

Dil ve din siyâsete âlet edilirse her ikisi de tahrîbâta mâruz kalır.TDK'nın siyaset güdümüne girmesiyle dilimiz; Diyânet İşleri Başkanlığının siyâsete boyun eğmesiyle de dînimiz zarar-dîde olmuştur. Kur Korumalı Mevduat hesaplarının câiz olduğuna dâir fetvâ verilmesi fecî bir misâldir. Minberlerin siyaset kürsülerine dönüştürülmesi artık sıradanlaştı.

Nahit Topaloğlu

Medine'nin tebessüm çarşısı

Dünyanın uğultusundan geçip şehirlerin suretinde durduğumuzda fark ediyoruz; her şehir tarihiyle içkin. İstanbul akışın bütün bir çeşitliliğini anlatırken iyinin ve güzelin daimi direnişi. Bosna, Srebrenista'nın hüznünü taşısa da dört yüz yıl boyunca bağrında saklandığı Osmanlı'yı yansıtan bir yağmur güzeli. Kudüs mahzun ve soylu. Mekke, Celâlin yankısı olan bir azamet üzerine, vakur.

Nuray Alper

"Neme Lazım" Dediğimiz Gün

Görgüyle yetişmiş insanlar kendilerini başkalarıyla yarıştırmaz. Edebi bilir, sınırını bilir, hakkı gözetir. Çünkü bilirler ki insanın asıl değeri, başkalarını geçmesinde değil; kendini muhafaza edebilmesindedir. Eskilerin, "Asil azmaz, bal kokmaz" sözü de tam olarak bunu anlatır. Karakter, şartlara göre şekil değiştiren bir elbise değil; insanın en zor zamanlarda bile sırtından çıkarmadığı bir cevherdir.

Mehmet Biten

Herkes kendi evine

Yemyeşil koruların ortasında, ağaçların uzayan gölgeleriyle şiirsi, üstünde görülmemiş güzellikte nilüfer çiçekleri yüzen göllere benzeyen kadınlar vardır. Sakin, bilge, derin ve yanında hissettiğiniz huzurla serin. Nasibe Hanım öyle bir kadındı... Daha önce söylemiştim, ben anneannemin dinindeyim. Öyle bir mühür vurmuş ki bana. Dün gibi taze hâlâ...

Cem Sancar

Cafer Panahi sinemasını konuşturmaya devam ediyor

Direnişin sinemadaki en önemli temsilcilerinden biri olan Cafer Panahi'nin son filmi "Görünmez Kaza"yı izledim bu hafta. Sinemalar, yaz rehavetinde cinli korku filmleriyle kavrulurken. İran sinemasının cesur sesi Panahi, 2025'te Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye alan "Görünmez Kaza"da işkence görmüş beş İranlı eski mahkûmun hapishane travmalarını işliyor.

Filiz Aygündüz

Eşleşme krizinden üretken istihdama

Türkiye'nin işgücü piyasasındaki eşleşme krizi yüksek NAIRU'ya sebep olmakta ve enflasyonu arttırmadan yaratabileceğimiz istihdam imkânlarını sınırlandırmaktadır. Eşleşme krizi yalnızca işsizleri açık işlere yönlendirerek çözülemez. İşgücünün becerileri, firmaların teknolojisi, üretimin sektörel yapısı ve iş imkânlarının mekânsal dağılımı birlikte dönüştürülmelidir.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Yaşlılık mı, ihtiyarlık mı

Yaş almakla olgunlaşmak arasında doğrudan orantı vardır diye düşünülür. Gerçekten var mıdır Yaşlanmak, yaşadıklarımızın artması demek.Hikâyelerimizin, hatıralarımızın çoğalması demek. Peki, yaşanan bunca şey, neye sebep oluyor acaba ünkü insan ne yaşarsa yaşasın, aynı olay bile farklı algılanır, farklı yaşanır bünyelerde. Yaşlılığın işte burada bir yerlerde olgunlaşmaktan ayrıldığını düşünüyorum.

Havva Küçük Konur

Bakış açımız hapishanemiz mi, ufkumuz mu

Toplum için en önemli mesele bu yüzden ahlaktır. Ahlakını kaybeden toplumun dini henüz oluşmamıştır. Din, ahlakı en üst seviyeye taşımak için gelmiştir. Fakat bugün birtakım (hepsi değil) dini bütün kardeşlerimizin ahlaki konuda ibadetler kadar hassas olmadıklarını görmekteyiz. Bir cemaate mensup olmak, bir örgüte mensup olmak bizi daha ahlaklı birey yapmaz. Ötekine gösterdiğimiz saygı, merhamet, diğergamlık, adalet bizi ahlaklı yapar.

Ahmet Can Karahasanoğlu

İnsanlığın adı, soyadı (1)

-"Yaşamak körü" değilsin; değil mi!-Allah rahmet etsin, bir arkadaşım vardı. Nezaket, sükûnet, cömertlik, ağır başlılık, bir fotoğraf gibi üstüne yapışıktı. Ne zaman paraya sıkışsam kapısını çalardım. Vermesine verirdi de bir sorusuna katlanırsan: "N'etçen" Bu soruyu da işi yokuşa sürmek için değil; duruma göre akıl fikir ortaklığı yapmak için sorarmış meğer!

Ali Hakkoymaz

'Uyandırın bizi'

1940'lı yılların ortalarında başlayan "materyalist kirlenme"ye karşı "Yeşil Kuşak" oluşturmakla başlayan Amerikancı politikaların "ulus devletlerin bittiği" yaygaralarıyla etnik ve dinsel ayrılıkların kışkırtıldığı, "Osmanlı millet (ümmet) modeli"nin dayatıldığı koşullarda Cumhuriyetimiz, yaşamsal bir tehlikeyle karşı karşıya. CANLANDIRILAN FEODAL KALINTILAR

Öner Yağcı

Dua mı Rabbimizle rabıta mı (1)

Bu tür inançlar sanki Allah o an için bizim kendisinden istemek ve karşılığını almak gibi bir memurumuzmuş gibi... Valilik makamından bir şey talep ettiğimizde bile o incelemeye ve beklemeye alıyor. Dua ibadetin özüdür, yani dua bir ibadettir. Namaz kıldığımızda, dünyevi bir işimizin olması için ibadet yapmıyor da kulluk görevimizi yapmak için yapıyorsak, onun gibi...

İdris Günaydın

Sofraya Ermeni ahçiği, neş'eli gecelere Rum kopelası

Her akşam yatan, her sabah kalkan, fakat hiç uyumayan güneşi ara ki bulasın. Yurdun büyük kesimi sudan ayaz, şekerden beyaz. Hayat, sadece uzun bıyıklı, kova kulaklı, kürklü mantolu ve tüylü yanaklı kedimiz Timur'a güzel galiba, bütün gün sıcak sobanın başında uyuyor. Suâdiye zâten kışları bomboş, sayım yapsan en fazla beş yüz kişi bulursun. Onlar da grip salgınından yorgan döşek yatıyorlar.

Taner Ay

Böyle bir yangın görülmemiştir

Başlığı Attila İlhan'ın "Böyle bir sevmek görülmemiştir" mısraından mülhem böyle yazarken, ülkemizde son zamanlarda görülen orman yangınlarının da bugüne kadar görülenlerin en büyüğü olduğuna daha da çok dikkatinizi çekmek istedim. Günlerdir dışımızdaki yangın sebebiyle içimizin yangınlarında kavrulup duruyoruz. Ağacımız, otumuz, börtü böceğimiz, hayvanlarımız ve insanlarımız

İsmail Bingöl

"Sürü" Psikolojisinden "Ümmet" Bilincine!

"Varlık anlayışlarını kaybeden toplumlar kaybolmuş milletlerdir." Bir toplumun gerçek gücü, meydanlarını dolduran kalabalıkların sayısıyla değil; o kalabalıkların içinde vicdanını, aklını ve iradesini koruyabilen insanların varlığıyla ölçülür. Çünkü kalabalık her zaman toplum değildir. Aynı sloganı tekrarlamak, aynı kişiyi alkışlamak

Fatih Yüksektepe

Maddî ve manevî sular

Canlılar için vazgeçilmez olan suyun tanımı şöyle veriliyor: "Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde; ab."Burada özellikle dikkat çekici olan su nimetinin renksiz, kokusuz ve tatsız olarak belirtilmesi. Fizik, kimya ve biyoloji gibi fen ilimleriyle de tespit edilen bu durum, insanı hayrette bırakmaya yetecek bir hikmet perdesi. ünkü suya

H. Muharrem Okur

Nolan'ın Perdesinden Penelope'nin Tezgahına

Christopher Nolan'ın Odyssey filmi gösterime girince Homeros'un binlerce yıllık destanı yeniden gündemimize girdi. Sinemanın sevdiği büyük hikâyelerden biri bu. Savaşlar, fırtınalar, tanrılar, canavarlar ve evine dönmeye çalışan bir adam... Nolan'ın kamerası da böylesine büyük bir yolculuğu anlatmak için denizleri, gemileri ve insanın korkularını önümüze seriyor.

Güven Baykan

Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi açıldı

Geçen hafta bir günlüğüne Bursa'yı ziyaret ettim, çünkü Osmangazi'de Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi hizmete açıldı.Kütüphaneler, bana huzur ve güven veren mekânlardır.Bir şehri daha da güzelleştiren kütüphanelerin çoğalması önemli.Osmangazi Belediyesi tarafından Hisar Arkeopark'ta hayata geçirilen Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, 1147 seçkin eserden oluşuyor.

Sayım Çınar

Hamaset değil potansiyel

Önemli bir değişiklik şart. Bir şey değişir mi, eldeki potansiyel kullanılsa bir şey değişir mi Potansiyel kendinden mi, ithal mi, kopya mı, ithal ikame mi Beklenir ki kendinden olsun. Herkesin gördüğü gibi kendinden değil. Potansiyel ithal, koya ya da ithal ikame. Bunlarla nereye kadar gidilir. İthal edilen, kaynak ülke ihraç etmiyorum dediğinde orada biter, bitiyor nihayetinde. Kopya bir

Cafer Keklikçi

İtaat özgürlüğün düşmanıdır

İtaat koşulsuz bağlılıktır. Varoluş kendini bütünüyle karşı tarafa bağlar ve her hangi bir sorgulamaya girme gereği duymaz. İtaat edilenin itaat edene üstünlüğü buradan kaynaklanır. İtaat etmek; öznelliğinden vazgeçmek, varoluşun imkanlarını bir tarafa bırakmak, eyleyiş potansiyelini unutmak, dondurulmuş bir kütle gibi karşı tarafın nesnesine

Prof. Dr. İsmet Emre

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman