Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Telaviv Tel Tel Dökülürken

Telaviv Tel Tel DökülürkenİDRİS GÜNAYDIN İran hakkındaki istifhamımız devam ederken, İran'ın ABD ve İsrail karşısındaki bu dayanıklı ve atak tavrı bizi gururlandırıyor. Demek, iri İslam ülkeleri birlik olsalar, asla hiç bir kâfire eyvallah etmeyecekler. Belki de ekonomi yönünden daha iyi durumda olacaklar. Hatta "

İdris Günaydın

40 Metrekare Almanya

Nürnberg'deki Türkiye-Almanya Film Festival'inde yönetmen Tevfik Başer'le de tanıştım.Yönettiği 1986 yapımı "40 Metrekare Almanya"yı hatırladım. 40 m2'lik daracık bir alanda ve az sayıdaki oyuncuyla bu kadar iyi iş bir çıkaran kaç yönetmen var ki Sonrasında bu önemli yönetmenle gezilerimizi de konuştuk.Filmi düşünürken, Almanya'yı çok sevdiğimi bir kez daha anladım.

Sayım Çınar

Notun da bir hakkı var

Ağzından helalliği, adaleti düşürmeyenler olabilir. Ama insanın asıl ölçüsü, başkasının emeği karşısındaki tutumunda belli olur. Bayram günleri belki de tam bu yüzden sadece kutlama değil, vicdanı yoklama zamanıdır. Bugün önümüze başarı diye sürülen bazı hikâyeleri yeniden düşünmek gerekiyor. ünkü her çalışkanlık anlatısının içinde yalnızca emek yok. Bazen orada, başkasının emeğinden kurulmuş görünmez bir düzen de bulunuyor.

Güven Baykan

Orta Doğu'da kirli denklem: "Allah'sız Milliyetçilik" ve Siyonizm'in...

İsrail'in yürüttüğü kirli bir savaşta Ortadoğu adeta bir cehennem çemberine dönerken insanlık ve bölge jeopolitiği adına sarsıcı gerçeklerle yüzleşiyoruz. Irkçılığın ve din düşmanlığının temelinde Siyonist ve kapitalist yapılanmaların olduğunu öteden beri biliyorduk; ancak bugün bu durum hiç olmadığı kadar somut bir gözleme dönüşmüş durumda. Son dönemde özellikle Batı destekli laik İran diasporasında dikkat çekici bir akım türedi:

Eyyüp Azlal

Soykırımcı ABD ve İsrail cezalandırılmalı

Gazetelerin eski bayram nüshalarını hatırlıyorum. Sene boyunca siyaset veya diğer konularda kalem oynatan fıkra muharrirleri yani köşe yazarları, bilhassa Ramazan ve Kurban bayramlarında daha rahat konuları ele alır, dinî meselelere temas eder, çocukluk yıllarında yaşadıkları bayramları tebessümle yâd ederlerdi. Bugün tanınan ve bilinen birçok yazar, Ramazan ayının sonunda yaşanan bayramı büyük bir huzur ve neşve içinde anar, okuyucularını da bu keyifli yolculuğa çıkarırdı.

Mehmet Nuri Yardım

Çocukluk bayramları eskimez

Babaannem oyun arkadaşımdı. Yaptığım yaramazlıkları anneme ve babama şikâyet etmeyen sırdaşım. Anne yarım. Nereye gitse peşine takılırdım. Pazara, Et ve Balık Kurumu'na, elbiselik kumaşları için Kardeşler Mağazası'na, üç aylığını çekmeye Ziraat Bankası'na, madımak toplamak için Beylerbeyi sırtlarına.Onunla ilgili çok sayıda fotoğraf karesi vardır gözümün önünden

Filiz Aygündüz

Ümit, Vahdet'in ekmeği

İnsan, kâinatın içinde bir mülteci değil, ev sahibinin en sevgili misafiridir... Tamam da bugün insan neden bu denli yalnız ve ötekine neden bu kadar yabancı Hatta kendi dininden olanlara bile... İbn Arabî ve Yunus Emre bu yaraya merhem sürmüşlerdir: "Yabancı, dışarlıklı diye bir şey yoktur..." Modern dünya bizi birbirimizle

Cem Sancar

"Hangisini bıraksam"/Ayşe'nin Seçimi

Geçen hafta Beyrut'da, Lübnanlı bir annenin Habertürk muhâbiri Gizem Türemen'e çocuğunu vermek istemesi, hepimizi derinden yaraladı. Eğer, "Bir anne çocuğunu nasıl verir" cümlesini kuranlarınız varsa bilsinler ki bu, savaş, kıtlık gibi durumlarda son derece normal bir davranış. Ya sonrası İşte bu kısım, hazin mi hazin.2011 yılındaki "Somalili annelerin

Kerime Yıldız

Savaş-1: 'Büyük Diktatör'

Avukat Suat Umutlu, "Günümüze bir ses olabilir mi" diyerek yazdığı yazıda, "Yıl 1940... Avrupa'nın kan gölüne döndüğü, faşizmin en güçlü dönemini yaşadığı İkinci Dünya Savaşı'nın başında, adı ne olursa olsun bütün zorba rejimlerin, iktidarların ideolojisi ile dalga geçen; 'Sessizlik, en büyük suça iştiraktir' diyerek umutsuz, köleleştirilmiş,

Öner Yağcı

Sanat barış yoludur

Yeryüzünde insan çoğaldıkça ortaya daha azgın savaşlar çıktı. Öyle de olsa insan en kanlı günlerde bile sanatla, felsefeyle, bilimle bağlantısını daha çok geliştirme gereğini duydu. İnsanın bilince ermesinin özünde yaratıcılık yatar. O, bir ölçüde de olsa savaş alanlarında birbirini boğazlayışını o bilinçle yenmiştir. Son günlerde kıtalararası savaşlara yol açacak olaylarla sarsılıyor ülkeler.

Adnan Binyazar

Nedir Bayram

Bayram; şu acılar mahşerinde, bir yudum su gibi soğutur bağrımızı bir an için de olsa… Bir vahanın serinliği gibi sarıp sarmalar çöl ortasında yanıp kavrulmuş, dudakları susuzluktan şerha şerha bölünmüş kalplerimizi… Bayram; zalim elinde yanıp yakılan, her an ölümün nefesini arkasında hisseden mazlumların çizgi çizgi bir efkârla döşeli hallerini, uzak diyarlarda onlar için

İsmail Bingöl

Adalara geldi bahar yeşil halı serdi bahar...

Mimozalar açmış olmalı, hadi sizi Büyükada'ya götüreyim: Ben deniz otobüsü ve tekne sevmem, ille de Şehir Hatları'nın adalar vapuru olacak. Bu yüzden Büyükada'ya Tuzla'dan geçmiyorum, trenle Bostancı'ya gelip, oradan Büyükada vapuruna biniyorum. Hafta sonuysa yandınız, andropoz kurbanı kuyumcu kalfası kocalarını vadeli mevduat niyetine kullanan Ermeni hoşorların sesinden

Taner Ay

Montaigne'in Öngörüsü

Amerika'nın Bulunuşu adlı yazısında Michel Montaigne kelimenin gerçek anlamıyla bugünün dünyasına, Amerika'nın onca okyanusu aşarak İran'ı işgal planlarına ışık tutuyor. Yazı, Amerika kıtasındaki yerliler üzerinden sadece Avrupa'nın tıynetini, öteki dünyaya ve coğrafyalara yönelik tutumunu değil, hayattan neyi anladığını da gözler önüne seriyor. Montaigne'e göre her keşfin

Prof. Dr. İsmet Emre

Kavuşunca bitmeyenler

Kız Kulesi'nde akşam yemeği yiyen bir dostum sosyal medyada paylaşmış.Altına gelen yorum: Eee hani yemek yerken izlenecek Kızkulesi nerde Galata Kulesine çıkıp İstanbul'u temaşa edenler, hani bu güzel İstanbul manzarasında izlenecek Galata Kulesi nerde Bazı meseleler de böyle değil mi Karşıdan, uzaktan bakıldığında iç geçirdiğimiz, olması için dua ettiğimiz, müthiş keyif aldığımız,

Havva Küçük Konur

Kitap Molası 62; Kayıklar Sulardan Silindi

Hemen her öykü kitabını okuyup tamamladığımda içinden bir öyküyü kendime ayırırım; üslûbuyla, temasıyla, dünyama hitap eden karakter yapısıyla, geride kalışı yahut öne çıkışıyla benim öykümdür o... Selma Maşlak'ın yakın zaman evvel Hece yayınlarından çıkan ilk eseri Kayıklar Sulardan Silindi (Ocak, 2026) bu geleneği bozdu. Gerek adıyla gerek eski İstanbul'u

Nuray Alper

"Zirve Şairlerimizden Şiirler" programı sözde kalmadı

Dijital bir çağda yaşıyoruz. Geçtiğimiz süreçte gazete, dergi, radyo ve televizyondan oluşan ve adına medya dediğimiz kitle iletişim araçlarına bilgisayar ile birlikte internet de eklenmiş oldu. Klasik görsel ve işitsel medya araçları, internetin sağladığı sonsuz imkânlar neticesinde artık canlı yayınların yapıldığı platformlara dönüştü. Bu imkânlar herkesin ve her kesimin kullanımına açık olduğu için kullanımı da yaygınlaştı.

Halit Yıldırım

Bu eserlere kulak verilmeli

Aktüel problemlerimizin tamamına eserleriyle Kur'ânî reçeteler sunan Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin emsali görülmemiş bir hizmet metodu ile dikkat çekmemesi mümkün değildir.Fen ilimleri ile din ilimlerinin imtizaç edilmesi ile akılları, kalpleri ve vicdanları tenvir eden eserler asrımız insanının idrakine sunulmuştur. Bediüzzaman, bunu yaparken kıyamete kadar devam edecek bir hizmet

H. Muharrem Okur

Sözlük gözlüktür (1)

YALAN VE ZAMAN"Diline biber sürerim; yalan söyleme!" Annem böyle böyle savaş açtı yalana. Yalan diyeceksen; dolaşma buralarda! İhtiyaç listesinin başına "yalansızlık" yazacaksın. Yalan ve insan yan yana gezmez; değil mi! Üzülme; hakikat ne söner ne siner; onun bir dirhemi bir nice yalanı yener. Gerçeklerin yalana

Ali Hakkoymaz

Sınanmamışlık şövalyeleri!

Sınanmamışlık şövalyeleri!AHMET CAN Okuduğumuz insanların etkisinde kalma üzerine konuşuyorduk yakın bir dostumla "Belki de biz, biz değiliz doğrudan okuduğumuz kitaplarız. Yani onlarız. Biz okuma serüvenimiz için de en çok zaten bu insanlardan beslenmedik mi Hatta bizim sesimiz onların

Ahmet Can Karahasanoğlu

Muharebe kazanıp harbi kaybetmek: ABD& İsrail –İran savaşı

Muharebe, düşman ordusunu yenmekle ilgilidir; harp ise düşman siyasal topluluğunun savaşı sürdürme kapasitesini ortadan kaldırmakla, direniş iradesini kırmakla kazanılır. Şu anki görünümde ABD ve İsrail muharebe kazanmıştır ama harbi büyük ihtimalle kaybetmişlerdir.GİRİŞ: MEHMET AKİF VE TEKERRÜR EDEN TARİHMehmet Akif merhum

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri…

Burak Tekiner

Kalbe düşen hikmetler ya da gönül penceresinden münacat

Bazı sözler vardır; çağları aşar, dillerden çok kalplerde yankılanır. Hele ki bu sözler bir gönül erinden, bir hak dostundan dökülmüşse, zamanın ötesinde bir anlam taşır. Hazreti Sezâî'nin mektuplarından süzülen nasihatler de böylesi bir derinliğe sahiptir. Onun sözleri, sadece bir çağın değil, her devrin dertlerine merhem olur; gönül penceresinden bakınca, ruhun en mahrem köşelerine işler.

Mehmet Biten

Ömer Erinç Şiiri

Şiir şairin gördüğü gerçekten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla yaşadığı ya da yaşanabilir olan doğrudan gördüğü gerçekten. Gerçek, hayatla şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasından geçirerek tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar.

Cafer Keklikçi

Zincirlerini Kalbinde Taşıyanlar!

Dünün köleleri, karanlık sabahların alacakaranlığında zincirlerin uğuldayan sesiyle uyanır, acımasız kırbaçların vuruşları altında şekillenirlerdi. Hayat, efendilerinin cömertliğine (!) bağlıydı, her nefes bir ödül ya da bir ceza kadar uzak ve belirsizdi. Direnmek, kaçış umutlarından daha çok ölüme teslim olmaktı; bedenleri yalnızca

Fatih Yüksektepe

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman