"Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği"; arkeolojik buluntuların MÖ 7-8. yüzyıla uzandığı Edremit-Altınoluk'a 2 km uzaklıkta yer alan mozaikleriyle ünlü "Antandros antik kenti"nin gün ışığına çıkarılması, ören yeri ilan edilmesi ve korunmasına destek vermek için, 1999'da kuruldu.
Antandros Derneği'ne öncülük eden Gülçin Cömert, o yıldan beri bir grup gönüllüyle çıktıkları yolda; Antandros'un tanıtılması, kazıda çıkan buluntuların sergileneceği arkeoloji müzesi açılması, kazı çalışmalarının koşullarının iyileştirilmesi, kazı ekiplerinin ihtiyaçlarının karşılanması, Antandros ve Kaz Dağı'nın (İda) doğal ve kültürel miras olarak UNESCO'ca tescili, bölgenin kültürel mirasına sahip çıkılması, bölge halkının antik kentle bağının güçlendirilmesi amacıyla durmaksızın çalışıyor.
ARAYIŞ BİTMEZKültürel miras bilincini gelecek kuşaklara taşımak için, 4 bine yakın çocuğu arkeolojiyle tanıştıran, arkeoloji öğrencilerine burs veren, binlerce kişiye antik kenti tanıtan Antandros Derneği'nde 9 Ağustos'taki geleneksel kahvaltıdan ve Zafer Uyar'ın -eşi Yılmaz, torunu Buket'in resimlerinin de olduğu- yağlı boya eserlerinden oluşan sergisinin açılışından sonra derneğin üyeleriyle söyleştik.
Leyla Yeltin'in çağrısıyla gittiğim dernekte, çocukluğumdan başlayarak yaşamımdan acı tatlı anılarla iyi bir yazar olmanın yolunun, her şeyden önce iyi bir okur olmaktan geçtiğini söyledim.
Aydın yürekli, sanatla iç içe dostlara yazarlık yolculuğumu paylaşırken dünden bugüne Türkiye panoraması sundum.
Gördüm ki yaşam devam ediyordu ve söyleştiğim dostların gözlerinde tedirginlik, kaygı vardı.
Ama coşku ve umut da vardı.
Ve gördüm ki arayış devam ediyordu.
UMUT HEP VARAhmet Özer, "Yarınlara güvenle bakabilmenin yolu, içimizdeki umudu yitirmemekten geçer. Umudun oluşturduğu güç hem insanı hem de toplumu daha güzel, daha mutlu bir yaşamın kapısına bırakır" diye yazmıştı.
"Biz ki ustasıyız vatan sevmenin/ Umut, saklımızda ölümsüz bayrak/ Kırmızı, kırmızı/ Dalga dalgadır" dedi Ahmed Arif; "Umut ki yüreğimdir/ Halk olmuş yüreğimdir/ Adını Onur koyduğum kavga/ Büyü de umudu doğur" dedi Nihat Behram.
Ahmet Erhan "Usul usul geceleyin/ Sirenler duyarsan derin/ Kapını gökyüzüne dayayıp da bekle/ Yolunu şaşırmış bir yıldız düşer belki üstüne/ Başını yastığa göm/ Yüreğini ayışığına ayarla/ Yorganına sıkıca sarın/ Derin bir nefes al/ Ve sakın ağlama..." dedi "Umut" adlı şiirinde.
Ahmet Telli'nin "Vuruşkan Bir Şahandır Umut" adlı şiiri şöyleydi:

22