Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Boşlukları dolduruyoruz!

"Boşlukları dolduruyoruz..." Galiba son zamanlarda muhatap olduğum sorulara en sık verdiğim cevap bu. Üstelik bu cevabın, tam da bu nevi soruların boyuna biçilmiş en yakışıklı libas olduğunu düşünüyorum. Neden mi Çünkü hayat hiçlik kabul etmiyor, boşluk bağışlamıyor. Hele de ömrünü tek bir hakikate ihlasla bağlamış, o inancı bütün yaşantısının tek mihveri kılmış ruhlar için bu cevap,

Mehmet Biten

Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!

"Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı." Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi

Fatih Yüksektepe

Hamaset değil potansiyel

Önemli bir değişiklik şart. Bir şey değişir mi, eldeki potansiyel kullanılsa bir şey değişir mi Potansiyel kendinden mi, ithal mi, kopya mı, ithal ikame mi Beklenir ki kendinden olsun. Herkesin gördüğü gibi kendinden değil. Potansiyel ithal, koya ya da ithal ikame. Bunlarla nereye kadar gidilir. İthal edilen, kaynak ülke ihraç etmiyorum dediğinde orada biter, bitiyor nihayetinde. Kopya bir

Cafer Keklikçi

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner