Öner Yağcı

Öner Yağcı

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 122 yazı 1 takipçi

Özgürlükten demokrasiye

"Hürriyet Kasidesi"nde; "Şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme/ Güzelliğin sonsuza dek milletin bakışlarından uzak kalmasın. -- Ne candan bir sevgiliymişsin ah ey geleceğin umudu! Dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılardan kurtaran sensin" dediği özgürlüğe övgüler dizen Namık Kemal; "Ne efsunkâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet/ Esîr-i

Toplumsal muhalefet ve şiir

Toplumsal muhalefet; emperyalizmin işbirlikçisi ırkçı, dinci bağnazlığı aşma savaşımının gerektirdiği doğru düşünüşü, eylemi bulmak için aydınlık arayışına yol gösteriyor.
30 Ağustos'un yıldönümünde Ceyhun Atuf Kansu, Sakarya Meydan Savaşı kitabında yer alan "Anadolu'nun Namlusunda Son Kurşun" şiirindeki "al borazancı başı çal borazanı/ Toplansın s

'Böyle gelmiş böyle gitmez'

İktidar; yarattığı umutsuzluk, çaresizlik ve korkuyla "Biz adam olmayız!", "Böyle gelmiş böyle gider" algısını yaygınlaştırarak toplumu karanlığa mahkûm etmek, bu tablonun değişebileceği duygusunu yok etmek, toplumsal muhalefetin cesaretini kırmak istiyor. "Arkası gelmez dertlerimin, bıktım illallah/ Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah/ B

İnsana umut yakışır

"Altınoluk Tarihi Antandros Şehrini Kurtarma Koruma ve Yaşatma Derneği"; arkeolojik buluntuların MÖ 7-8. yüzyıla uzandığı Edremit-Altınoluk'a 2 km uzaklıkta yer alan mozaikleriyle ünlü "Antandros antik kenti"nin gün ışığına çıkarılması, ören yeri ilan edilmesi ve korunmasına destek vermek için, 1999'da kuruldu. Antandros Derneği'ne öncülük eden Gül

'Uyandırın bizi'

1940'lı yılların ortalarında başlayan "materyalist kirlenme"ye karşı "Yeşil Kuşak" oluşturmakla başlayan Amerikancı politikaların "ulus devletlerin bittiği" yaygaralarıyla etnik ve dinsel ayrılıkların kışkırtıldığı, "Osmanlı millet (ümmet) modeli"nin dayatıldığı koşullarda Cumhuriyetimiz, yaşamsal bir tehlikeyle karşı karşıya. CANLANDIRILAN FEODAL

Umuda saldırı

Emperyalizmin düzeni; insanın emeğini, onurunu, sevgisini, özverisini katarak yarattığı "insani"; halkların katliamlara, hapishanelere, işkencelere, darağaçlarına karşın elde ettiği "ulusal"; insanlığın yüzlerce yıldır süren savaşımıyla kazandığı "evrensel" değerleri çürütüyor. Emperyalizmin düzeni ülkemizde de bellekleri silerek insani ve ulusal d

Toplumsal muhalefetin verdiği görev

27 Mart 1994 yerel seçimleri sonrasında Cumhuriyet'in manşeti "Seçmen solu uyardı" idi. Alt manşet "RP'nin önlenemeyen yükselişi"ydi. Seçimlerde RP'nin oyları 19.09'a yükselmiş, sol partiler (SHP yüzde 13.57, DSP yüzde 8.77, CHP yüzde 4.63) toplam yüzde 27 oy almıştı. Ü BÜYÜKKENT BELEDİYESİ İstanbul'da RP adayı R.T. Erdoğan yüzde 25.19'la kazandı s

Yangın yıllarının doğurduğu şair

Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nde sınıf arkadaşıydık Ahmet Telli'yle (1969).
Şiiri bu kadar güzel okuyan DEV-GEN'li bir şairle yoldaş olmanın gururunu, keyfini yaşadım. 
12 Mart dönemi ayrılıklarında mektuplaştık.
 1978'de yine kesişti yollarımız: Ankara Atatürk Lisesi'nde öğretmendi, Türkiye Yazıları dergisiyle ilgileniyordu, ben TÖB-DER yön

Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987'de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi'nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı'daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu. Edebiyatın iyileştiren, sorgulayan gücünü, sözü, sözcükleri direniş aracı sayıyor; haksızlığa, baskılara, suskunluğa karşı aydın sorumluluğuyla konuşmayı, yazmayı savunuyordu. YAZMAK

İnsancıl bir duruş

1980 öncesinde Cağaloğlu'ndaki ofisinde yaptığımız sohbetler geliyor aklıma. Yanıtlarını aradığı sorularla doluydu o. Sanatların temeli diyordu tutkunu olduğu tiyatroya. Felsefenin eksik olduğunu düşünüyordu edebiyatımızda; estetiğin, eleştirinin ve gerçekçiliğin de... Huzursuzdu, duyarlıydı, öfkeliydi ve bu duygularına kararlılığı, çalışkanlığı, y

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron'un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman'ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi. Gizemli ve güçlü bir hukuk şirketinde işe başlayan hırslı bir avukat, patronuna ruhunu satıp tüm değerlerinden vazgeçerek kariyerinde hızla yükselirken onun aslında şeytan olduğunu çok geç anlamıştır. "Orta

Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor: MÖ 73'te, Roma İmparatorluğu'nda 60 kişiyle başlayıp Alp Dağlarını aşarken sayısı yüz binlere ulaşan kölelerin yürüyüşü. Yakın tarihteki yürüyüşler geliyor aklıma: 1930'da, Gandhi'nin yüz binlerin katılıp 60 bin kişinin tutuklandığı, 400 km'lik, 24 gün süren ve Britanya İmparatorluğu'nu sarsarak Hindist