İyi bir yazar, daha çok insan ruhunun derinliklerini, özgün bir kurguyla anlatandır. Tam da böyle bir kitap okudum.
"Huzursuzlar", Attilâ Şenkon'un yeni romanı. Kitapta hikâye Bir Tatlı Huzur adındaki bir huzurevinde geçiyor.
Yaşlıların iç dünyasına odaklanan bu romanı sevdim, çünkü Nezaket Hanım, Selami Bey ve Mebus Bey gibi karakterlerin yüzleşme hikâyeleri sahiciydi.
Huzurevine yeni birisi gelince, romanda bir hareketlilik başlıyor. Kim mi geliyor Eski bir Yeşilçam oyuncusu olan Pervin Korcan.
Pervin'in gelişi, karakterlerin yıllar önce kapandığını sandığı eski defterleri, pişmanlıkları, eski gazete kupürlerini ve itirafları yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
Bir Tatlı Huzur'un sahibi Azra Hanım, bu ünü huzurevinin reklamına çevirmek isteyince, işler daha da karışıyor.
120 sayfalık iyi yazılmış bir roman, 500 sayfa yazılmış romanlardan daha iyi olabilir.
Ve de bu roman neden iyi bir sanat filmi olmasın ki Yapımcılara duyurulur!
Odyssey'nin felsefi yolculuğu
Arkeolog yazar Özlem Ertan, ülkemizin önde gelen mitolog ve gazetecilerinden biridir.
"Odyssey" filmini izledikten sonra, ona sordum "Niye bu kadar gişe yapıyor, filmi neden bu kadar sevdik" diye.
İşte cevabı:
"Homeros'un 'Odysseia' destanı, tüm mitolojik kahraman öyküleri gibi bir dönüşümü anlatır. Evinden uzak kaldığı 20 yılda pek çok zorlukla mücadele eden Odysseus, yolculuğunun sonunda farklı biridir. Christopher Nolan'ın 'The Odyssey'deki en önemli başarılarından biri, Odysseus'un içsel yolculuğunu, geçmişle hesaplaşmalarına da vurgu yapmasıdır.
Filmde defalarca 'denizden gelenler'den bahsedilerek Tunç Çağı'nı sonlandıran Deniz Kavimleri'ne vurgu yapılmasının da gösterdiği gibi Nolan, dönemin tarihsel arka planına da hâkim.
Evrensel bir yolculuk öyküsünü anlattığı için mitoloji hakkında bir şey bilmeseniz de 'The Odyssey'i izleyebilirsiniz. Ancak Joseph Campbell'ın 'Mitolojinin Gücü' ile 'Kahramanın Sonsuz Yolculuğu' kitaplarını ve Homeros destanlarını okuduktan sonra izlerseniz öykünün derinlerine daha rahat inebilirsiniz."
Matt Damon'ın (Odysseus), bu devasa yapımdaki oyunculuğunu çok beğendim, çok!
Üç yeni çocuk kitabı
Yaz bitmeden çocuklarınıza güvenerek okutabileceğiniz üç yeni çocuk kitabından bahsetmek istiyorum. İlki Metin Özdamarlar'ın İlk Genç Timaş'tan çıkan "Vatanın Kalbi" kitabı. Özdamarlar aktif öğretmenlik yapan üretken bir yazar. "Vatanın Kalbi" onun 60'ıncı kitabı. Metin Hoca bu kitabında işgal altındaki İstanbul'un futbol sahalarından İstiklal Yolu'na uzanan destansı kurtuluş mücadelesini anlatıyor.
Afak P. Hasani'nin "Prenses Burunkıvıran" kitabı ise klasik prenses anlatısını ters yüz ederek çocuklara eleştiri ile kırıcı davranış arasındaki farkı ve arkadaşlık ilişkilerinde empati kurmanın önemini mizahi bir dille anlatıyor. Akran zorbalığını çokça konuştuğumuz bugünlerde çocuklar için çok önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Çizer Mehmet Altıntop'un ilk kitabı "Tam Saha Dostluk"taki şu cümle çok hoşuma gitti: "Tek tek bakınca küçük birer üzüm tanesiyiz ama yan yana gelince kocaman bir salkım oluyoruz." Kitap, çocukların sıkça karşılaştığı yeni bir ortama uyum sağlama ve aidiyet kurma sürecini anlatıyor. Okula yeni başlayacak ya da okulunu değiştirme durumu yaşayan çocuklar için tavsiye ediyorum.

4