Cem Sancar

Cem Sancar

Sabah
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 133 yazı 2 takipçi

Herkes kendi evine

Yemyeşil koruların ortasında, ağaçların uzayan gölgeleriyle şiirsi, üstünde görülmemiş güzellikte nilüfer çiçekleri yüzen göllere benzeyen kadınlar vardır. Sakin, bilge, derin ve yanında hissettiğiniz huzurla serin. Nasibe Hanım öyle bir kadındı... Daha önce söylemiştim, ben anneannemin dinindeyim. Öyle bir mühür vurmuş ki bana. Dün gibi taze hâlâ.

İçimizdeki Figüran, Meydandaki Ajans

Meydanlarda alkıştan yıkılan kalabalıklar, mükemmel taranmış saçlardaki reklam, milimetrik hesaplanmış sırıtışlarıyla halka hitap eden liderler... Peki ya hepsi bir ajansın kurguladığı senaryodan, saati 950 liraya kiralanmış figüranların tuttuğu alkıştan ibaretse Ya her şey bir yalansa Dünya siyaset tarihi artık iletişim ajanslarının sahneye koyduğ

İnsan, hayâl ettiği şeydir

Saz bedenli gencecik kızlar, insanlık kıyafetini çoktan çıkartmış mahlûkat tarafından kullanılıp balkondan atılıp dere yataklarına gömülüp, tarla kenarlarına... Modern olacağız diye, çıplaklığı en ileri çağdaşlık diye, "ne var bunda" diye sunarak kızlarımızı kurban... Burnumuzun direğini testosteron kokularıyla kıran taciz... *** Bir an durup bakıy

Sinsi ve dolandırıcı

Bazıları sinsiyi gözünden tanır. Öyle derler. Sinsinin bakışlarında hep bir kaçamak, fıldır fıldır bir tuzak vardır... "Hınç İnsanları" bahsinde dediğimizi tekrarlayayım: Sinsi aslında "korkak ve iktidarsız" biridir. Ama zekidir. Zekânın çok övülecek bir şey olmadığının da ispatıdır. Zekâsını "Karanlıklar Prensine" ödünç vermiştir. Evet, ibli

HINÇ, iktidarsız bir ruhtur

Hayatta bazen, hiçbir zararınızın dokunmadığı, bilakis daima iyi yaklaştığınız birilerinden düşmanlık görürsünüz. Bu insanlarla aranızda hiçbir sürtüşme, hiçbir somut çatışma ve çıkar kavgası olmadığını düşünür, uğradığınız bu yersiz husumeti anlamlandırmakta güçlük çekersiniz... İyi bir insansanız dönüp aynaya bakar, kabahati kendinizde ararsınız;

Çoğul türkülerim

Ne diyordum... hah, onu diyordum. Meseleye ahmakça bir kibrin cam kırıkları ardından bakanlar toplumdaki değişimi göremiyorlar. Sokak ilişkilerinde, metrobüs metro çarşı-pazar hastane ve dahi kafelerde insanlar karşıt görüşlü insanları görüyor ve onlarla ister istemez ilişkiler kuruyor, tanış oluyorlar... *** Kimi sandalyesini arkadaki insan rahat

Koftiden Entelektüel

Geçen hafta, "Entel" tipolojisinin ortaya çıkması, münevverler anlamında has Entelektüellerin de arada kaynamasına neden oldu dedik. Yeşilçam filmlerinde de bu net olarak görülür. Bu filmlerde okur-yazar insanlar komik, tuhaf tiplerdir. O yüzden çoğunluk Yeşilçam filmleri, "Türk sinemasının masumiyet dönemi" gibisinden romantik laflarla geçiştirile

Entel-Dantel vaziyetler

90'lı yılların sözlüğümüze kattığı bir kavramdır Entel. İstanbul sokak zekâsı zekâsının, Beyaz Adamın Kültür Prensliğini hicvettiği agresif bir itirazdır bu. Entel-Dantel... Cemil Meriç'in Ecnebileşmiş Entelijansiya dediği, Batı taklitçisi huysuz ve de sünepe aydın tipi için söylenmiştir... Aradan geçen zaman içinde Entel kavramı sınırlarını aştı.

Aynada çalışılmış hareketler

Sahne sanatları çalışanlar bilir. Bazı jestler mimikler roller aynada çalışılır. Bu sadece oyuncuların değil modern bireyin de yaptığı bir şeydir. Fakat aynada çalışılan görüntü normal hayatta çoğu kez foslar. Televizyonda, sosyal medyada, orada burada tanıdığımız oturaklı insanların yekûnlu bir eleştiriye tosladıkları an nasıl edepsiz bir şirret h

Kültürel kabile savaşları

Toplumsal yaşam; sadece aynı şehri, aynı ülkeyi paylaşmakla değil, "görünmez" bir mutâbakat metni üzerinde anlaşmakla mümkündür. Yasaların gücü, arkalarındaki ahlâki ve kültürel anlaşma metninden, o meşruiyetten gelir. Ancak modern dünya, "farklılıkların zenginliği" yerine, "ötekinin yok edilmesi" esasına dayanan yıkıcı bir kutuplaşma girdabına sür

Kutuplaşma: Kemal Tahir'in tokadı

Kemal Tahir, tam da bu "Avrupa'dan kopup gelen ve Türkiye'de şizofrenik yarılmaya uğrayan" sağ-sol tartışmasının en sıra dışı, en sarsıcı ve her iki mahallenin de yapay sınırlarını altüst eden bir figürüdür... Hayatının bir bölümü hapishanelerde geçer. Kendisi Marksist dünya görüşünden gelen, Nazım Hikmet ile hapis yatmış bir sosyalisttir. Ancak T

Kutuplaşma: Sağ yanım Sol yanım

Bizim şu modernleşme dediğimiz şey, Batılı kavramların Doğu coğrafyasına tercüme edilmesiyle şekillendi. Ancak bu tercümede "sağ" ve "sol" gibi kavramlar, Avrupa'daki köklerinden koparak Türkiye'ye özgü, odağını kaybetmiş parça pinçik bir kimliğe büründü... *** Fransız Meclisinde kralın sağında oturanlar monarşiyi, solunda oturanlar değişimi savund