Cem Sancar

Cem Sancar

Sabah
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 127 yazı 2 takipçi

Koftiden Entelektüel

Geçen hafta, "Entel" tipolojisinin ortaya çıkması, münevverler anlamında has Entelektüellerin de arada kaynamasına neden oldu dedik. Yeşilçam filmlerinde de bu net olarak görülür. Bu filmlerde okur-yazar insanlar komik, tuhaf tiplerdir. O yüzden çoğunluk Yeşilçam filmleri, "Türk sinemasının masumiyet dönemi" gibisinden romantik laflarla geçiştirile

Entel-Dantel vaziyetler

90'lı yılların sözlüğümüze kattığı bir kavramdır Entel. İstanbul sokak zekâsı zekâsının, Beyaz Adamın Kültür Prensliğini hicvettiği agresif bir itirazdır bu. Entel-Dantel... Cemil Meriç'in Ecnebileşmiş Entelijansiya dediği, Batı taklitçisi huysuz ve de sünepe aydın tipi için söylenmiştir... Aradan geçen zaman içinde Entel kavramı sınırlarını aştı.

Aynada çalışılmış hareketler

Sahne sanatları çalışanlar bilir. Bazı jestler mimikler roller aynada çalışılır. Bu sadece oyuncuların değil modern bireyin de yaptığı bir şeydir. Fakat aynada çalışılan görüntü normal hayatta çoğu kez foslar. Televizyonda, sosyal medyada, orada burada tanıdığımız oturaklı insanların yekûnlu bir eleştiriye tosladıkları an nasıl edepsiz bir şirret h

Kültürel kabile savaşları

Toplumsal yaşam; sadece aynı şehri, aynı ülkeyi paylaşmakla değil, "görünmez" bir mutâbakat metni üzerinde anlaşmakla mümkündür. Yasaların gücü, arkalarındaki ahlâki ve kültürel anlaşma metninden, o meşruiyetten gelir. Ancak modern dünya, "farklılıkların zenginliği" yerine, "ötekinin yok edilmesi" esasına dayanan yıkıcı bir kutuplaşma girdabına sür

Kutuplaşma: Kemal Tahir'in tokadı

Kemal Tahir, tam da bu "Avrupa'dan kopup gelen ve Türkiye'de şizofrenik yarılmaya uğrayan" sağ-sol tartışmasının en sıra dışı, en sarsıcı ve her iki mahallenin de yapay sınırlarını altüst eden bir figürüdür... Hayatının bir bölümü hapishanelerde geçer. Kendisi Marksist dünya görüşünden gelen, Nazım Hikmet ile hapis yatmış bir sosyalisttir. Ancak T

Kutuplaşma: Sağ yanım Sol yanım

Bizim şu modernleşme dediğimiz şey, Batılı kavramların Doğu coğrafyasına tercüme edilmesiyle şekillendi. Ancak bu tercümede "sağ" ve "sol" gibi kavramlar, Avrupa'daki köklerinden koparak Türkiye'ye özgü, odağını kaybetmiş parça pinçik bir kimliğe büründü... *** Fransız Meclisinde kralın sağında oturanlar monarşiyi, solunda oturanlar değişimi savund

Evine dön, kendine dön

Onu önce sözleşmeli sanat tarihi öğretmeni, sonra reklam-dizi sektöründe saç-makyaj sorumlusu olarak tanımıştım. Ekmeğindeydi... Çok içten, sanki kalbini etraf aydınlansın diye bir şık huzmesi gibi çıkartıp masaya koyan bir gülümsemesi vardı. Şehrin acımasızlığıyla değil, insancıllığıyla bütünleşmiş bir ailenin zarif Kürt kızıydı o... *** Çok kitap

Köle miyim sana ben

Gerçek sarışınlar ülkemizde yüzde dörtmüş. Finlandiya'da yüzde seksen yedilerde. Fakat etrafa bakıyoruz, ne çok sarışın var... Japonya atom bombası atılıp işgal edilince, Japonlar estetisyenlere koşmuşlar Amerikalıya benzemek için. En çok nerelerini estetik yaptırmışlar onu romanımda söyledim, burada yakışık almaz şimdi... *** Liseyi bitirdiğim dön

Deli Velî

Bir meczubun verdiği paslı anahtar, toplumsal akıl sağlığımızı açabilir mi, yoksa bizi daha derinlere çeker mi?

Ölüyü dirilttim, ahmağı diriltemedim

Hz. İsa ahmaktan kaçarken, aklın açılamayan insanı diriltemediğini söylüyor—peki bu söylem, karşı görüşü kapalı kalplerin inancı mı yoksa gerçekten tedavi edilemez bir durum mu?

Rambo'nun Siyonizmi

Hollywood ideolojisi ile Siyonizm propagandası aynı makinenin parçası mıdır, yoksa yazarın şaşırtıcı bağlantısı çok farklı sorunları karıştırıyor mu?

Hızlı Çekim

Dilini kaybeden bir millet düşüncesini de kaybeder; peki bu kayıp, sadece kelime dağarcığının daralmışlığından mı yoksa bilincimizin yeniden şekillendirilmesinden mi kaynaklanıyor?