Nahit Topaloğlu

Nahit Topaloğlu

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 28 yazı 0 takipçi

Kalpteki şüphe imanı giderir mi-4

Müzâkereli derste "Şek ile imanın zâil olmayacağı" anlaşılmıştı. Neticeyi şair ağabeyime bildirdim.Cevaben, Sorularla Risale-i Nur sitesinden kopyaladığı yazıyı gönderdi: "Âcizâne ben buradaki izaha göre meseleyi değerlendirmiştim; müzakere sonuçlarını gönderdiğin için Allah razı olsun." Sitede hakikaten "Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı"

Kalpteki şüphe imanı giderir mi-3

Düzce'de her ay yaptığımız müzâkereli okuma programı hakkında açıklama yapmakta fayda mülâhaza ediyorum.Program 9:00-10:00 arası kahvaltıyla başlar. 10:00-11:00 arası, erken iştirak edemeyecek kardeşlere ilk müzâkereli derse yetişebilme fırsatı vermek için şahsî okumaya ayrılır. 15 dakikalık aradan sonra 90 dakikalık müzâkereli ders başlar. Öğle na

Kalpteki şüphe imanı giderir mi -2

Bir hususta âyet/hadis delil gösterilirse hareket tarzımız:1. Bunlar, delile dayanıyorsa, sahih ise, kabul. 2. Âyet veya hadiste murad edilen mânâ haktır. Bu ikisinde ittifak etmek gerektir. 3. Fakat bu nakil ile aktarılmak istenen yoruma katılmıyorum. Bu konuda farklı düşünüyorum. İlk iki hususta itiraz yoksa, âyet veya hadis inkâr edilmiyor ve

Kalpteki Şüphe imanı giderir mi -1

"İmanda şüphe ise yakîn ifade eder, Cenâb-ı Hak korusun imanın çıkıp gider. "Bir şâirimizin bu mısraları fikrî bir müzakereye vesile olmuştu: - Güzel Ağabeyim, ben mi anlayamadım mesajını bilmem, ama beyitteki mısralar sıkıntılı gibi geldi. Îmanda -adı üzerinde- "şüphe", nasıl "yakîn" olur. O zaman neredeyse Müslüman kalmaz memlekette. Nurları hazm

Kelime mezarlığı -3

P. Safa'ya göre "dil", "lisan"ın yerini tutmaz. "Dil" hayvanları ve tabiatı da içine alacak şekilde daha şümullüdür; "lisan" ise insanlara mahsustur.Dil deyince tabiatın dili (kuşların şakıması, rüzgârların hışırtısı...) anlaşılabileceği gibi, beden dili ve işaret dili de anlaşılabilir. Fakat lisan deyince mutlaka harflerden, hecelerden, kelimelerd

Kelime mezarlığı (2)

Kelimeler bir ihtiyaçtan doğmuşsa, bu kelimelerin hayatiyeti uzun oluyor.Fıtrî bir doğum neticesi dünyaya gelen bebek ile, hayata gözlerini sezaryenle açmış çocukların sıhhî durumları farklı olmaktaymış. Sezaryenle doğan çocukların immün sistemleri daha zayıf olduğundan, hastalıklara daha mukavemetsiz imişler. Hekimler, bu sebeple "normal doğum" ya

Kelime mezarlığı (1)

Mezar sözünün, Arapça "ziyaret etmek"ten geldiğini biliyor muydunuz"Ziyaret edilen yer" manasındaki mezar, dilimizde "Bir kimsenin öldükten sonra gömüldüğü yer, kabir" anlamında kullanılır. Dünya nasıl kalıcı bir mekân değilse, mezar da öyledir. Önce sayılı nefeslerini tüketenler kendi mezarlarını ziyaret eder, sonra da geride kalan yakınları onla

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim (3)

Gazneli ile Ayaz arasındaki muhabbet, Mevlânâ'nın Şems'e duyduğu aşk gibidir. Bu tasavvufî aşkı, beşerî bir sevdâ sanan nâdanların bazısı cehaletlerinden, kimisi de kasdî olarak hakikate mugayir yorumlarla zihinleri bulandırmışlardır.Üstad, -zihinler bulanmasın diye- "Âşık olduğu Ayaz adlı has adamından ayrılan Sultan Gazneli Mahmud gibi, sevgilile

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -2

II. Mahmud, amcası III. Selim'in gazelindeki şu beyti tahmis etmiş ve bu tahmîs çok meşhur olmuştur."Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar Vâkıf olan benim esrârıma her ân ağlar" (Gözlerim gece gündüz senin aşkının derdiyle kan ağlar. Benim çektiğim aşk acısına vâkıf olanlar da benim hâlime üzülüp her an ağlamaktalar) Tahmîs, kısaca, başka bir

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -1

Bir kardeşimizin: "Sultan Mahmudların ma'lum ve ma'rûf bir aşk/meşk hikâyesi var mı aceb" diye sorması üzerine yaptığım bu çalışma Risâle-i Nurdaki Farisî bir beytin şerhi mesâbesindedir.Onyedinci Söz'ü okumuş olanlar, mezkür sorunun niçin sorulduğunu hemen anlamışlardır. Üstad "Barla Yaylası, çam, katran, ardıç, karakavağın bir meyvesidir." beyânı

Sandalye gıcırtıcıları

Bazen insan, gayr-i ihtiyâri olarak hacâlet-âver bir duruma dûçar olur, müşkül bir vaziyete düşebilir. Yapılması gereken, açıkça özür dilemektir.Süleyman Nazif'in peşine genç bir müteşâir takılmıştır. Nazif'e her fırsatta şiirlerini göstermekte, bir iltifat koparabilmek için didinmektedir. Nazif, şiir heveslisi genci bir türlü uzaklaştıramaz. Devr

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar