Güven Baykan

Güven Baykan

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 19 yazı 0 takipçi

İki Bayramlaşma, Bir CHP

Bayram dediğimiz şey biraz da kucaklaşma değil midir Kırgınlıkları geride bırakmak, aynı sofraya oturmak, aynı gölgede serinlemek, aynı hafızanın içine yeniden sığabilmek... Ama bazen bayramlar da memleketin aynasına dönüşüyor. Gülümsemenin kenarında bir hüzün, tokalaşmanın içinde bir mesafe, kalabalığın ortasında derin bir yalnızlık beliriyor. CH

Söz Dönüp Dolaşıp Siyasete Gelince

oğu zaman güncel siyasetten uzak durmaya çalışıyorum. İnsan bazen ülkesine yalnızca kavganın, gürültünün, bitmeyen tartışmaların içinden değil; kültürden, sanattan, edebiyattan, sokaktaki insanın gündelik telaşından bakmak istiyor. Bir serginin ışığında, bir kitabın sayfasında, bir müzede soluklanmak istiyor. Ama öyle bir ülkede yaşıyoruz ki söz dö

O Meşale Hala Yanıyor mu

19 Mayıs sabahı Samsun'da yalnızca bir vapur kıyıya yanaşmadı. Bir milletin yorgun kalbine, yeniden ayağa kalkma iradesi de yanaştı. Denizden gelen o adım, karaya basan bir komutanın adımı olmanın çok ötesindeydi; umudunu kaybetmiş bir ülkenin alnına sürülen ilk ışıktı. O gün Samsun'da bir meşale yandı. Peki, bugün hâlâ yanıyor mu o meşale Yalnızca

Bir Kitap Fuarından Bir Kentin Hafızasına

Zonguldak Belediyesi Kitap Fuarı vesilesiyle geldiğim kentte, kitapların arasında dolaşırken yolum ister istemez kömürün, emeğin ve hafızanın izlerine çıktı. Stantlar denize nazır bir hatta, martıların kanat gölgeleri altında kurulmuştu. Karadeniz'in tuzlu rüzgârı sayfaların arasından geçiyor, kitapların çağrısına kentin derinlerinden gelen başka b

Yayla, Kitap ve 2 Bin 600 Kilometre Asfalt

"Bu ne acayip başlık" diyeceksiniz belki. Haklısınız, ilk bakışta tuhaf duruyor. Ama Ordu'da birkaç gün geçirince insanın önüne üç ayrı görüntü çıkıyor: Yaylaların üstüne düşen maden gölgesi, yağmur altında kitaba gelen insanlar ve şehrin dört bir yanından bakan "2 bin 600 kilometre asfalt döktük" afişleri... Öyleyse, önce yaylalardan başlayalım.

Bir Mahallenin Unutulan Sesleri

Mahallelerin sessizleşmesi yalnız çocukluk anılarını değil, toplumun birbirine değme kabiliyetini de çalmış—peki bu kayıp geri alınabilir mi?

Sıradanlaşan Haksızlık

Adaletin yokluğundan daha yıkıcı olan, adaletin yokluğuna alışmış olmaktır; peki bu alışkanlık ne zaman geri dönülemez hale gelir?

Okul Koridorları Karanlığa Teslim Olmasın

Okul kapısına polis dikseniz bile şiddet zaten çocuğun evinde, sokağında, ekranında büyümüştür—peki, güvenlik önlemleri olmaksızın toplumsal iklimi değiştirmek mümkün müdür?

Kitapların Arasında Memleketin Yüzü

Kitap fuarlarında bastırılan bir kitap yalnızca kâğıt ve mürekkeple değil, düşüncenin dolaşım hakkıyla yere düşer—peki biz bunu anlamaya hazır mıyız?

Ordu'nun hafızası kazılamaz

Ordu'nun madene karşı direnci çevre aktivizmi değil, yüzyıllardır kurduğu hayat biçimini savunması—peki ekonomik kalkınma söylemi bu memleket duygusunu haksız kılmaya yeter mi?

Ankara'da bir iç yolculuk: Hüsamettin Koçan'ın 'Ben Bu'su

Hüsamettin Koçan'ın CerModern sergisi izleyiciyi gösterişli dünyadır değil kendi içine bakmaya çağırıyor—ama bu çağrı herkese yetebilir mi?

ArtAnkara ve Cumhuriyet'in Barış Yüzü

İsrail-ABD-İran hattında savaş büyürken, Yemen'den Gazze'ye, Lübnan'dan Körfez'e kadar Ortadoğu yeniden ateşin diliyle konuşuyor. Tam da böyle bir zamanda Ankara'da bir sanat fuarının koridorlarında dolaşmak, yalnızca resme değil, Cumhuriyet'in neden kurulduğuna da yeniden bakmayı gerektiriyor. Pazartesi sabahına ArtAnkara'nın ardından giriyoruz. D