Burak Tekiner

Burak Tekiner

Milli Gazete
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 19 yazı 0 takipçi

Şiirden Şuura, Siperden Cepheye: Millî Görüş Hareketi

Herkesin dilinde terennüm edilen şiirler vardır. En az birkaç mısrası ezberimizdedir bu şiirlerin. Her bir mısrası hafızamızda derin izler bırakır. Ve bu izi çoğu zaman şiirin şairinden ziyade, onu okuyan kişi bırakır. Hele ki ortaokul çağında bir çocuksanız, o şiirin şairini sonradan tanırsınız. İşte o konuşmacı, etkili bir okuyuşla dinleyiciyi al

Zanzibar notları

Yirmi beş dakikalık muazzam bir belgesel izlemiştim. Her bir bölümü farklı bir coğrafyada, farklı bir ailenin hikâyesini aynı dertle harmanlayıp ele alıyordu belgesel. Aile Olmak belgeselinin her bir bölümü birbirinden güzeldi; fakat Amani'nin hikâyesi niyeyse beni biraz daha etkilemişti. Amani, birçok takımadadan oluşan Zanzibar'ın altı kilometrel

Maarif Modeli, Optimus Prime ve Bilgecan Dede

Maarif modelini uygulamak mümkün mü Yapabildiğimiz kadarını pratik olarak uygulayabilirsek ne olur Her ders için farklı yorumlar yapılabilir elbette. Ön yargılarımızı bir tarafa bıraktığımızda, uygulama safhasında bu model bizlere birçok imkân tanıyor. Uygulamayı becerebildiğim ve sonuçlarını alabildiğim kadarıyla bu imkanı 6. sınıf Peygamberimizin

Ali Haydar Haksal'ın terekesi

Yıl 2011... Erbakan Hoca'mız vefatından beş gün önce takım elbisesini giymek suretiyle kurmaylarıyla toplantı yapmış ve takatinin sonuna kadar yapması gerekeni yapmıştı. Yıl 2024... Yahya Sinvar, takatinin sonuna kadar cephenin en önünde, kalp atışlarından dolayı üzerine dar gelen hücum yeleğiyle Rabbine yürümüştü. Yıl 2026... Geçtiğimiz günlerde r

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze

Bir kelime kalmalı bizden

Bülent Akyürek ağabey vefat etmeden önce ara ara gençlere kendisinden bahsedip son kitabı ''Satılık Adam'' romanını tavsiye ediyordum. Sürekli üreten, konferanslar veren, kafa patlatan Bülent Akyürek'in uzun bir ayrılık sürecinden -on dört yıl sonra- yazdığı bu kitabı okuyup, yazmalı, üzerine röportajlar yapmalıydı. Necmeddin Ali Yılmaz kardeşimiz

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi

Beyaz haberlerim var

BİR ŞİİR ATEŞLE Şiirin orta yerindeyken, bazen yorulurken, bazen heyecanlanırken, içimiz yangın yeriyken gelir ve kavgamıza müdahil olur şair. "ve inançlarımı boyadığım şehrin duvarlarından bir gök gürültüsü gibi titreyip göğsümü kavgalara veriyordum /omzuma aldığım yük yığınların kurtuluşuydu. /işte bu yüzden umutlarımı yuvasına sürülmüş bir merm

Put Kırma Teknikleri

BİR ŞİİR ATEŞLEYolumuzu yoluna, gönlümüzü gönlüne düşürdüğümüz sıkı adamlarla bereketli put kırma eylemlerinden dönüyoruz. Aklıma Mehmet Akif İnan düşüyor. Hangi inançla, hangi eylemden dönüşte bu mısralar yüreğine düştü diye sormaktan kendimi alamıyorum: "Atıldık kurşun gibi kentin alanlarına Birkaç put ve taş gördü birden irkildi beni." HAKİKA

Bir şehirden gidememek

İnsanlar gibi şehirlerin de ruhu vardır. Onlar da tıpkı bizim gibi doğar, büyür, yaşar ve ölür. Edip Cansever'in de dediği gibi: ''İnsan yaşadığı yere benzer / O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer.'' İşte bu yüzden biz şehirlerde yaşamayız aslında, şehirler bizim içimizde yaşar. Yaşadıkça da değerini orada bulur. Gün geçtikçe bizden ona, ondan

Ömer Faruk dönmez bize ne söyler

Ömer Faruk Dönmez kitaplarına aşina olanlar bilirler ki, bütün kitaplarında anlattığı, sancısını çektiği yegâne konu modernizmdir. Sokakların modern çağa teslim olmuş insanlarla dolu olduğunu ve modernizmin kafesinde hapsolduğumuzu anlatır ısrarla. Ne tarafa gitsek hür olmadığımızdan dem vurur. Derdi ise bu kafesten çıkabilmektir. Aradığı bir çıkı

Mecruh gönüllere şifa niyetine

Bir muharririn Osmanlı Türkçesi lisanı ile eslâfımızın âsârı mübarekelerinden yaptığı iktibaslarla tezyin edilmiş, lisanı anlayanlara sıcak bir tebessüm, anlamayanlara lügate bakma zahmeti veren bir makale kaleme aldığını tahayyül edin. Üstelik bu makalenin mevzuu Osmanlı Türkçesi lisanının ehemmiyeti olmasına rağmen, bunu Latin harfleriyle izah e