Prof. Dr. İsmet Emre

Prof. Dr. İsmet Emre

Milat
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 43 yazı 0 takipçi

İdeolojilerin ölümü

"İdeolojiler toplumların deli gömleğidir" diyor Cemil Meriç. Bütün zamanları olmasa da son asrı betimleyen bu cümlenin günümüzde artık pek bir geçerliliği yok. Yitirdiğimiz sayısız değerin yanı sıra ideolojiler de artık nefes alıp veremiyor, bir anlamda komada. Anlık düşünceler fikirleri, fikir yoksunluğu ideolojileri ortadan kaldırdı ve bilinç art

Görev köleleri

Sorumluluk içeriden dışarıya yönelen bir içgüdü, görev ise dışarıdan içeriye hareket eden bir eyleyiş durumudur. Diğerleri görev alırlar, insan ise sorumlu davranır. Görev almak, dışarıdan gelen tazyike uymak, dışarının buyruklarına göre hareket etmek, ona boyun eğmektir. Sorumluluk ise içeriden dışarıya yönelen, hayata müdahale potansiyeli taşıyan

Fazlalıklara tahammül etmek

Düşüncesini yitiren insan olayların esiri oluyor, sanatı ve felsefeyi terk eden toplumsa kendini çöplüğe çeviriyorsa, gerçekten de bir karikatüre değil mi biz?

Kleptokratik Çağ

Dünya kleptokrasi ile idare ediliyor, hırsızlık bir yaşam biçimine dönüştü; peki bu sistemde bireysel ahlak savunması gerçekten bir direniş midir, yoksa sadece vicdani rahatlama mı?

Çirkin Adamlar

Güzellik varlık yaratmaktan, çirkinlik yok etmekten doğar; peki, savaş ve yıkım karşısında estetik tartışmak ahlaki bir lüks müdür?

Medeniyetin Cevherleri

Dünyayı delilere terk ettiğimiz sürece hayat deliliğin grameriyle yönetilecekse, Cevher Çocuk Projesi gibi girişimler bu kıyametiyye karşı yeterli bir direnç kurabilir mi?

Dünyayı Delilere Terk Etmek

Savaş insanın duygularını metallere dönüştürürken, acıya sessiz kalanların yüzü zaliminkinden daha mı karanlık görünüyor?

Kuşlar Jet Gürültülerini Kovacak

Bahar geliyor. Bulutların rengi değişti. Sular artık daha berrak akıyor, toprak yumuşuyor, yel hafifledi. Kuş sesleri dolduruyor kapıları, pencereleri. Doğa bir baştan ötekine gözlerini açıyor, etrafına bakıyor, dünyayı yeniden kurmanın planlarını yapıyor. Hayat güzün bıraktığı yerden yolculuğuna devam etmek istiyor. Dünyamız eski dünya, göğümüz es

Montaigne'in Öngörüsü

Amerika'nın Bulunuşu adlı yazısında Michel Montaigne kelimenin gerçek anlamıyla bugünün dünyasına, Amerika'nın onca okyanusu aşarak İran'ı işgal planlarına ışık tutuyor. Yazı, Amerika kıtasındaki yerliler üzerinden sadece Avrupa'nın tıynetini, öteki dünyaya ve coğrafyalara yönelik tutumunu değil, hayattan neyi anladığını da gözler önüne seriyor. Mo

İran Dünyaya Onur Dersi Veriyor

Tarih korkakları sevmez. Karşılarındakilerin korktuğunu anladığı an silah çekenleri, güçsüz gibi görünse bile cesur davrananları yazar. O yüzden sünepelerin değil, kazananların ve kaybedenlerin aranesıdır orası. Ve korkaklar metin dışıdır. Çünkü korku, onurun düşmanıdır. Korkakları zalimler ve zulüm sever, över, alkışlar. Kötülükle dost olanlar köt

Kötülüğü Zirveye Taşımak-2

Kötülüğü zirveye taşımak, onu kurumsallaştırmak demektir. Bireysel olmaktan çıkarıp kitlesele dönüştürmek, tek kişilik tasarruftan devletin söylemine uzatmak... İşte bu yüzden, tam da bundan dolayı kötülüğü zirveye taşımak kötülük yapmaktan daha kötüdür. Ancak çoğu zaman kötüler kötülüğü zirveye taşıdıklarının farkında olmaz. Kötünün, kötü olduğunu

Kötülüğü Zirveye Taşımak-1

Yasalar olgulardan önce gelir ve olgular yasalara göre biçimlenir. Doğanın yasaları bedenden, ruhun yasaları zihinden önce biçimlendirilmiştir. Yol ayağa, düşünce zihne, besin mideye, hissediş yüreğe uygun yaratılmıştır. Yöneliş, yönelişin yasalarına göre belirlenir. Yol içgüdüsü keçilerin zihnine işlenmemiş olsa uçurumlar keçiyollarından çok daha