Prof. Dr. İsmet Emre

Prof. Dr. İsmet Emre

Milat
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 58 yazı 0 takipçi

Kabil'in çocukları

İranlı sosyolog ve mütefekkir Ali Şeriati'nin insanlık tarihini özetleyen şu sözleri belki de bütün dönemleri kuşatacak, bugüne de ışık tutacak bir kötülük betimlemesidir: "Biz hepimiz Kabil'in çocuklarıyız. Kabil insanlık tarihinde daima yaşamaktadır. Çünkü Habil ölmüştür." Bu yaklaşım biçimi, başlangıçtan beri dünyanın neden sürekli kötüye gittiğ

Ayhan Özdemir diyor ki

Köşe yazarlığı sadece aydınların bulundukları noktadan gördüklerini entelektüel bir eda ve berrak bir dille anlattığı mahfiller değil, aynı zamanda toplumun nabzını tutan, onların aynası işlevi gören düşüncelere de yer verme platformlarıdır. Bu minvalden olmak üzere, geçen haftaki Kokektif Umutsuzluk adlı yazıma atfen değerli dostumuz, memleketin d

Kolektif umutsuzluk

Umutsuzluk bir tercih değil, maruz kalmadır. Varoluşa dışarıdan bir cisim çarpar, benlik afallar, dengesini yitirir, baş dönmesiyle bulunduğu yere çömelir ve ne olup bittiğini düşünmeye başlar. Umutsuzluğun söyleme dönüşmemesi, yüksek perdeden dile getirilmemesi bu çarpmaya dairdir. Varoluş öylesine sarsılmıştır ki nefesi kesilmiştir ve artık cümle

Modern dönemde insan kalmak

Yazık ki günümüzün en önemli sorunlarından biri insan kalmanın üstesinden gelip gelemeyeğimizdir. Öyle ya, insan doğuyoruz ama insan kalmak için bir ömür mücadele etmek gerekiyor. Hele bir de sistem en tepeden en aşağıya kadar insanı insanlıktan çıkarma üzerine kurgulanmışsa bu çaba çok daha zor bir çabayı gerektiriyor. İçinden geçtiğimiz çağ, bu y

Akıllı duygusuzlar

Hissediş düşüncenin gözüdür. Duygular köreldiğinde fikirler yolunu şaşırır. Akıl karanlıkta kendine yol bulmaya çalışırken hissedişin o keskin ışığına ihtiyaç duyar. İşte bu yüzden hissediş derinliği kaybolduğunda fikrin ferasetle kurduğu ilişki de devre dışı kalır. Akıl için bir koltuk değneği değildir yürek, tam da onun bıraktığı yeri dolduran, o

İtaat özgürlüğün düşmanıdır

İtaat koşulsuz bağlılıktır. Varoluş kendini bütünüyle karşı tarafa bağlar ve her hangi bir sorgulamaya girme gereği duymaz. İtaat edilenin itaat edene üstünlüğü buradan kaynaklanır. İtaat etmek; öznelliğinden vazgeçmek, varoluşun imkanlarını bir tarafa bırakmak, eyleyiş potansiyelini unutmak, dondurulmuş bir kütle gibi karşı tarafın nesnesine dön

Niteliksiz sadakat

Sadakat nitelikli bağlılıktır. Sadakat duyan duyulana niteliğinden dolayı, kendisinden daha yüksekte, daha iyi konumda, daha güçlü olduğu için bağlılık hisseder. Arada bağlılığın ötesinde bir güven ilişkisi, önde olanın geridekini doğru yere götürdüğüne, güçlü olanın güçsüzü koruyacağına, daha iyi görenin daha az göreni daha net gördüreceğine yönel

Kavrayış yolcuları

Derin kavrayış Tanrı'nın bir lütfudur. Orada, o şekil durur ve eşyanın mahiyetini düşünürsünüz. Her düşsel yolculuk yeni bir keşif demektir. Her sorgulama yeni bir kaynağa eğilme, her çözüm yeni bir ruh serinlemesi demektir. İçinizdeki hareket tutkusu kımıldamaya başladığı andan itibaren artık bir kavrayış yolcususunuz. Nereden geldim, burası neres

Yassı balık

Erdem konusunda konuşurken sözün bir yerinde öğrencisi Menon Sokrates'e şöyle der: "Sen her şeyinle şu uyuşturucu yassı balıklara benziyorsun. Bu balık kendisine yaklaşanı ve dokunanı hemen uyuşturur. Sen de bana öyle tesir ettin." Bu, bir tür büyülenme, karşısındakine duyulan derin hayranlıktan dolayı bağışıklık sistemi çökme ve sonraki süreçlerde

Kötülük yarışı

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı... Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı... İyiliğin genel geçer olduğu, ha

At sineği

Bir ülkenin gücü aydınlarının ufkuyla orantılıdır. Aydınları, birikimleri kadar cesaretlerini de ortaya koyan ülkelerin istikbalinden şüphe etmeye gerek yoktur. Ancak bilgilerini cesaretleriyle buluşturmayan aydınlar ülkesinin istikbalinden her zaman korkun. Aydın korkarsa korku memleketin atmosferine dönüşür çünkü. Aydın geri çekilirse kitleler da

Körler ülkesinde uyanık olmak

Karanlıktan niye korkarız Cehaletten hoşlanmayışımızın sebebi nedir Neden hep aydınlık bir dünyanın hayallerini kurarız Uyanış neden önemlidir Teyakkuz ile uyuşukluk neden hayat ile ölüm kadar birbirine uzaktır Jose Saramago'nun Körlük adlı romanı bir bakıma bu sorulara bazı cevaplar veriyor. Her ne kadar metin, fizyolojik körlüğün insan hayatında