Prof. Dr. İsmet Emre

Prof. Dr. İsmet Emre

Milat
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 50 yazı 0 takipçi

Yassı balık

Erdem konusunda konuşurken sözün bir yerinde öğrencisi Menon Sokrates'e şöyle der: "Sen her şeyinle şu uyuşturucu yassı balıklara benziyorsun. Bu balık kendisine yaklaşanı ve dokunanı hemen uyuşturur. Sen de bana öyle tesir ettin." Bu, bir tür büyülenme, karşısındakine duyulan derin hayranlıktan dolayı bağışıklık sistemi çökme ve sonraki süreçlerde

Kötülük yarışı

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı... Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı... İyiliğin genel geçer olduğu, ha

At sineği

Bir ülkenin gücü aydınlarının ufkuyla orantılıdır. Aydınları, birikimleri kadar cesaretlerini de ortaya koyan ülkelerin istikbalinden şüphe etmeye gerek yoktur. Ancak bilgilerini cesaretleriyle buluşturmayan aydınlar ülkesinin istikbalinden her zaman korkun. Aydın korkarsa korku memleketin atmosferine dönüşür çünkü. Aydın geri çekilirse kitleler da

Körler ülkesinde uyanık olmak

Karanlıktan niye korkarız Cehaletten hoşlanmayışımızın sebebi nedir Neden hep aydınlık bir dünyanın hayallerini kurarız Uyanış neden önemlidir Teyakkuz ile uyuşukluk neden hayat ile ölüm kadar birbirine uzaktır Jose Saramago'nun Körlük adlı romanı bir bakıma bu sorulara bazı cevaplar veriyor. Her ne kadar metin, fizyolojik körlüğün insan hayatında

Homo Metalicus

Aklın duygulara önceliği var. Dış dünyayla kurduğumuz bağ da içimize yönelik serüvenler de onun aracılığıyla gerçekleşiyor. Dünyaya onunla eklemleniyoruz. İçimize onunla dalıyor, dışımıza onunla çıkıyoruz. Başka insanlara, başka gezegenlere, geçmişe ve geleceğe, başka varoluş biçimlerine bizi aklımız ulaştırıyor. Varoluşumuzun ayaklarıdır akıl. O y

Rızaya razı edilme

Hepimizin, her yaşta hayattan belli beklentileri var. Bunların kimi gerçekleşir, kiminin yanına yaklaşır, otağı oraya kurar, buraya kadarmış der, onunla yetinir, sonrasını kovalamayız. Bazen de ve aslında çoğunlukla hayallerimizi unutur, kaderin elinde bir oyuncak misali o taraftan bu tarafa savrulur dururuz. Artık yorulup oraya geldiğimizde; irade

Toplumsal cehalet ve maarif

Maarifimiz ve Servet-i İlmiyemiz adlı eserinin daha ilk cümlelerinde Tüccarzade İbrahim Hilmi Efendi şöyle der: "Yalnız bizi değil, bütün İslam memleketlerini en şiddetli zelzelelerden, en vahşi harplerden, en müthiş kasırgalardan daha çok sarsan, daha çok tahrip eden şey, umumi cehaletimiz, eğitimsizliğimizdir." Yazar Osmanlı Devletinin kuruluşund

İdeolojilerin ölümü

"İdeolojiler toplumların deli gömleğidir" diyor Cemil Meriç. Bütün zamanları olmasa da son asrı betimleyen bu cümlenin günümüzde artık pek bir geçerliliği yok. Yitirdiğimiz sayısız değerin yanı sıra ideolojiler de artık nefes alıp veremiyor, bir anlamda komada. Anlık düşünceler fikirleri, fikir yoksunluğu ideolojileri ortadan kaldırdı ve bilinç art

Görev köleleri

Sorumluluk içeriden dışarıya yönelen bir içgüdü, görev ise dışarıdan içeriye hareket eden bir eyleyiş durumudur. Diğerleri görev alırlar, insan ise sorumlu davranır. Görev almak, dışarıdan gelen tazyike uymak, dışarının buyruklarına göre hareket etmek, ona boyun eğmektir. Sorumluluk ise içeriden dışarıya yönelen, hayata müdahale potansiyeli taşıyan

Fazlalıklara tahammül etmek

Düşüncesini yitiren insan olayların esiri oluyor, sanatı ve felsefeyi terk eden toplumsa kendini çöplüğe çeviriyorsa, gerçekten de bir karikatüre değil mi biz?

Kleptokratik Çağ

Dünya kleptokrasi ile idare ediliyor, hırsızlık bir yaşam biçimine dönüştü; peki bu sistemde bireysel ahlak savunması gerçekten bir direniş midir, yoksa sadece vicdani rahatlama mı?

Çirkin Adamlar

Güzellik varlık yaratmaktan, çirkinlik yok etmekten doğar; peki, savaş ve yıkım karşısında estetik tartışmak ahlaki bir lüks müdür?