O kadar ciddi bir haber kirliliği, bilgi kirliliği oluştu ki, gerçekleri anlamak için 'kahin' olmanız gerekiyor. Kahin, eski kadim kültürlerde, Meksika yerlilerinde, özellikle Şamanist öğretilerde normal akılla tespit edilemeyen, anlaşılamayan hadiselerin arka planını bilen kişilere denir. Bu kişiler normal insanlardan farklı, az yiyen, az konuşan, az insanla muhatap olan, meditatif etkinlikler yapan esrarengiz kişilerdir.
Peru doğumlu Amerikalı antropolog Carlos Castaneda, Yaqui yerlisi şaman bir kâhin olan Don Juan Matus'tan aldığını iddia ettiği spiritüel eğitimleri anlatır. Birçok anlaşılmaz bilgiye ancak üstün sezgilerle ulaşabilen bu kahinler dışında gerçeği yalın bir şekilde anlayabilmenin mümkün olmadığını söyler Castaneda. Bugün bu öğretilerin bizdeki karşılığı büyük sûfi mutasavvıflardır. Farkındalık öğretisinin kitaplardan değil, hâl ehlinin etrafında bulunarak alınabileceğini anlatan öğretileri önemsemek gerektiğine inanıyorum. Bunlar bizim Anadolu mayamızın kıvam artırıcı ilkeleridir. İrfan sezgiyi tetikler. Sezgi müşahedeyi artırır. Müşahede, manevi lezzetleri teşhis mertebesidir.
Tekrar konumuza dönersek, aptallara konuşma hakkı veren sosyal mecraların kontrolden çıkmış bir şekilde manipülasyon üretim çiftliğine dönüştüğünü görmekteyiz. Bu konuda yabancı ajanlar da inanılmaz yoğun bir mesai harcıyorlar. 'Size bir haber geldiğinde ilk olarak o haberin kime yaradığına bakın' demişti eski MİT'çi Mahir Kaynak. İşte bu söz aslında kimin kim için nasıl kullanıldığını da anlatıyor. Bazen siz farkına varmadan birtakım yapılar adına paylaşım yapmış olursunuz. Bu yüzden sosyal medyada, hatta internetin herhangi bir ortamında gördüğünüz haberleri titizlikle inceleyip doğruluğunu araştırmalısınız. Eskiden sadece haberi okuyup geçebilirdiniz. Şimdi ise bazı çapsız editörler, sanki her paylaşım doğruymuş gibi bir de yalana haber kaynağı oluşturuyorlar. Hitler, 'Attığınız yalan öyle büyük olsun ki, insanlar bu kadar büyük de yalan olamaz diyerek inansınlar' demişti propaganda tekniklerini anlatırken.

22