Ahmet Can Karahasanoğlu

Ahmet Can Karahasanoğlu

Yeni Akit
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 54 yazı 0 takipçi

Adaleti yakınına uygulayabilmek

Sorumluluk duygusu ve vicdan burada devreye giriyor. Öyle bir çözüm buluyor ki, hem adaleti zedelemiyor, hem de merhameti... Cezayı annesi yerine kendisinin üstlendiğini söylüyor. Rivayete göre bu kararı vermeden önce bir gece istihareye yatıyor. Cezayı uygulayacak olan görevliye ise şöyle diyor: "Eğer kırbacı vururken en küçük bir hafifletme hiss

Keyifli eylem teknikleri

Buna artist psikiyatrlar gibi 'özgüven eksikliği' demek en kolayı olurdu. Hayır, bu bambaşka bir halet-i ruhiye. Sanki hayatın insana öğrettiği naif bir savunma biçimi. Gelir ne kadar artarsa artsın, zihnin bir köşesinde hep aynı cümle dolaşır: 'Ya bir gün yine biterse' Geçmişte yaşanan o yokluk trajedisi, geleceğe karşı bitmeyen bir alarm sistemi

Elbisenin yokluğu ve gerçek devrimciler

"Annem çalışıyordu. Böyle organizasyonlara gidecek elbisemiz de yoktu." Bu cümleyi okuduğumda hüzünlendim. Aklıma ne ameliyathaneler, ne de yapay kalpler geldi. O an sadece çocukluğunu cebinde taşıyan bir kız gördüm. Fakir ama onurlu bir kız. İnsan çocukluğunu hiçbir zaman geride bırakamıyor. Sadece onu daha derin bir yere gömüyor. Zamanı geldiğind

Yer yarılırken bile el bırakmamak

Toz, toprak, sallanan bir mekân, ama sarsılmaz bir sevgi o anda zamanı donduruyor. Ölüm korkusuna rağmen gayet sakin bir karşılama sergiliyor yaşlı adam. Bu iki yaşlı insanı Türk yetkililer bulup tüm masraflarını karşılasınlar ve Türkiye'yi gezdirsinler. Yaşlı adam, bir tercüman eşliğinde gençlere anlatsın o ânı. Ülkenin en geniş salonlarını kirala

Kapının açılmasını isteyen adam öldü

Elbette bazı esmaları tekrar etmek evrendeki kozmik enerjiyi harekete geçirir. Fakat siz, gelecek olan mükâfata hazır olduğunuzdan nasıl emin olabiliyorsunuz Bir yorum okudum. Kadın diyor ki: "Bir çocuğum olmasını istedim. Doktor doktor dolaştık. Her türlü tedaviyi denedik. Üfürükçülere, hocalara gittik. Yıllar geçti, çocuğum olmadı." Sonra, ısrarl

Kaybolmasaydı bulamayacaktı

Yola çıkar. Yapacağı konuşma metni cebinde hazırdır. Konuşacağı gün belli. Uçak bileti alınmış. İşte bu öngörülebilir doğal akıştır. Ama işler her zaman olağan akışta ilerlemez. Bazı aksaklıklar başka bir aksaklığı onarma tahtında Hz. Allah'ın kaderi yaratma sürecini anlamamıza dair uyarıdır. Bindiği uçak, teknik arızadan ötürü başka bir bölgeye zo

Kalabalığın gölgesinde

Sayıklama günlüğünden... Uzun bir süredir üzerine çalıştığım şimdilik adını "sayıklama günlüğü" olarak düşündüğüm kitabımdan bu köşenin okurlarına özel bir fragman... Karanlığın sancılı hırıltılarını duymaya başladıysanız ölü bir ıstakozun gözündeki donukluğu keşfetmeye başlıyorsunuz demektir. Bu keşif büyük bir yalnızlıktır. Gündüzden kalma sıcak

Kameralı cennetin sahte sakinleri

Ahmet Can Karahasanoğlu 30 Mayıs 2026 Kameralı cennetin sahte sakinleri Ahmet Varol Ahmet Varol 30 Mayıs 2026 Mavi Marmara katliamının yıl dönümü Ali Coşar Ali Coşar 30 Mayıs 2026 KİBBUTZ'DAN FİRAR EDEN VİCDAN: TERÖR DEVLETİNİN EN BÜYÜK KABUSU Ali Karahasanoğlu Ali Karahasanoğlu 30 Mayıs 2026 CHP'nin hırsızlarını kurtarmaya, hep başörtü karşıtları

Önyargılardan soyunmak

Delilik iki türlüdür; biri gerçekten tüm akli melekelerini kaybetmiş olan, diğeri ise meczub dediğimiz cezbeye gelmiş kişidir. Meczub, tecrübe ettiği farkındalıkla aslında bir yara almıştır. Bu yara onu belki mutsuz eder ama teyakkuzda olduğu için daha hassaslaşmıştır. Bugün insanlar birbiriyle konuşuyor belki ama aslında kimse kimseyi dinlemiyor.

Kaydırırken çürümek

Yapay zekânın kötü haftası yoktur. Tükenmez. Her kelime ayarlanmıştır. Her kare optimize edilmiştir. Her duraksama, parmağını kaydırmaman için tam doğru aralıkta yerleştirilmiştir. Bununla rekabet eden bir insan içerik üreticisi, matbaanın icat edildiği bir dünyada taş tabletlere yazı kazıyan biri gibidir. Ekonomi zaten eşit değildir. Bir insanın k

Serbest bırakılan her suç, bir sonraki mağdurunu arar

Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir adam kaç kez topluma zarar verme ihtimali taşıdığını göstermelidir ki yargı sonunda onu ciddiye alsın "Her suç, topluma sorulmuş bir sorudur." Evet, meselenin özü burada yatıyor. Çünkü hiçbir suç yalnızca failin ellerinde başlamaz. Suç, çoğu zaman görmezden gelinmiş işaretlerin, ertelenmiş kararların, i

Kırmızı düğmeye basan insanlık

Bu araçlar olmadan önce de pekâlâ yaşıyorduk. Şimdi de daha nitelikli bir kullanış biçimine geçilmesi yönünde bir yasa olmalı. Bunun dışında "şurada şunu yedim, burada bu pisliği yaptım" diyen insanları toplum izler. Kitle çocuk gibidir; önüne ne koyarsan onu yer. Daha fazla koyarsan daha fazla ister. Asla tatmin olmaz. Onu kontrol edecek olan devl