Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Sonbaharda kiremitte palamut keyfi

Bostancı'dan Suâdiye'ye doğru yürüyorum. Deniz, Yumurcak, Teksin ve Derya plajlarında dalgalar artık insansız kumsallarda köpükleniyordu. Poyraz balamit şerbeti Kevser Hanım'ın tilki gibi çemkirmesini bile Kasaplar Çarşısı'ndan söküp götürmüştü.Gazeteleri okumaya oturduğumda, karşı apartmandan "Her sonbahar gelişinde sarı sarı yapraklar / Kuru dallar

Taner Ay

Fatma adı yetmez, mesele Zühre olmak

Ne zamandır yazmak istiyordum. Bir âile dostumuzun torunu oldu. Adını Baybars koydular. Bir târihçi olarak favori isimlerimden ama çocuklarımdan birine koymak nasib olmadı. Çok sevindim. Kimin koyduğunu sordum. Anne, yâni gelin hanım koymuş. Tebrik ettim.Elif Şafak'ın Aşk romanındaki en ahlâksız adamın adı Baybars. Moğollara ve Haçlılara dur diyen Memlûk hükümdarının,

Kerime Yıldız

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman