Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Kelepir dervişler

Yeme haramı, söyleme yalanı, kıl beşi, kurtar başı! Müslümanca yaşamanın altın kuralları belli ama yok, bu reçete, bâzılarımıza yetmiyor. Ne yapıp edip bir şeyh bulup bağlanacaklar. Böylelerine, "kelepir derviş" adını taktım. Akıl fikir düşmanı müridler.Yakınlarda iki hanım arasında bir sohbete kulak misâfiri oldum. "Allaha ulaşmak için arada birinin olması şart mı" diye sorana, diğeri, artık klişe olmuş şu cevâbı verdi:

Kerime Yıldız

Eyyâm-ı bahûrda iskele hep şıkır şıkırdı

Pazarları mantı günümüzdü. Anneminki Sinop mantısıdır, diğerlerine nazaran az büyüktür ve kulak şeklinde bükülür. Mantıya bayılırım, çatlayana kadar da tıkınırım. Ama, şimdikiler tatsız tuzsuz hazır kıymadan mantı yapıp Sinop işi diye bizlere yutturuyorlar. Oysa, Sinop mantısı satır etinden yapılır. Satırla doğradığınız da mutlaka yağsız ve sinirsiniz dana eti olmalıdır.

Taner Ay

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman