Almanya'da bir iş İDRİS GÜNAYDIN Henüz Türkiye'de olmayan veya her bölgede olmayan, fakat Almanya'da yaygın olan bir işten söz edeyim: Ev boşaltmak. Malum, Alman nüfusu gittikçe azalıyor. Yaşlı anne veya baba kendi müstakil evlerinde kalıyor. Onlar da birer birer ölüyor. Bunun yerine varisi oğlan
31
İşsizlik ve istihdam verileri bir çöküşe işaret etmiyor, ama rahatlatıcı da değil. İstihdam artıyor; fakat işgücüne katılım, özellikle gençler ve kadınlar tarafındaki baskı nedeniyle, işsizlik oranını aşağı çekmeye yetmiyorTÜİK'in 31 Mart 2026'da yayımladığı Şubat 2026 işgücü istatistikleri, Türkiye ekonomisinde işgücü piyasasının hâlâ tamamen bozulmuş olmadığını;
27
Yönetman ve senarist Berkay Akbudak'ın ilk romanı "Bir Paşa Bir Kayıp Kız Bir Genelev", Toros Yayınları'ndan çıktı. Londra'da sinema eğitimi alan Akbudak, 12 Eylül Türkiye'sini Kurtuluş'ta bir konakta geçen olayların penceresinden anlatıyor.Güç, şiddet, siyaset ve erkeklik dilinin gölgesinde kadınların hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir atmosfer içinde sunuyor.
11
İnsan, varlığın sırrına talip bir halife olarak gönderildiği bu yeryüzü serüveninde, ne yazık ki keşfetmenin o sancılı ama kutlu yolundan sapmış; reddetmenin, yok saymanın o konforlu fakat kısır döngüsüne evrilmiştir. Merakın yerini şüphe, hayretin yerini ise inkâr almıştır. Oysa Allah'ı inkâr etmek, mutlak varlığı yok saymaya çalışmaktır ki bu, insanın kendi zihninde giriştiği, asla nihayete erdiremeyeceği beyhude bir savaştır. Tıpkı
10
Yıllar önce Baksı Müzesi için "Rüzgârın elleriyle yapılan müze" diye yazmıştım. Şimdi CerModern'de açılan "Ben Bu" sergisine bakarken, bu kez o rüzgârın dağlardan değil, insanın içinden estiğini düşündüm. Hüsamettin Koçan, Ankara'da yalnız yapıtlarını değil, içinden geçen uzun yolculuğu da izleyicinin önüne koyuyor. Baksı üzerine yazarken, karşımdaki
8
Dünyanın baş belaları ABD ve İsrail için 'sonun başlangıcı' göründü. "Yenilmezlik efsaneleri" bitiyor, "dokunulmazlık"ları sona eriyor. Biz Müslümanlar iman etmişiz ki "Küfür sürse de zulüm asla devam etmez. ABD'nin desteğiyle ve işbirliğiyle Gazze'yi kana bulayan soykırımcı Siyonist İsrail, bu sefer çuvallıyor.
34
Çiçeği burnunda üst düzey bürokratlarımızdan birisi, geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda attığı mesajında üniversite yıllarında merhum valilerimizden birini örnek aldığını; mezkûr valinin halkla kurduğu güçlü bağın, sorunlara cesaretle yaklaşan tavrının ve görev yaptığı her yerde bıraktığı izin, kendisinde derin bir hayranlık uyandırdığını ifade etti.Mesajın devamında başka
29
"Gün akşamlıdır" demişti Hüsrev Hatemi... Ah! Çık ve salın ki gerçekten de gün akşamlıdır. Sabah başlayan ömrümüzün o kaçınılmaz akşam vaktine erdik şimdi. Türk fikir ve sanat hayatı, sadece bir tıp doktorunu veya bir şairi değil; tam anlamıyla bir "uçbeyini" kaybetti. Şair Hüsrev Hatemi, hem ikizi Hüseyin Hatemi'ye hem de bizlere, öte dünyada Hakk üzere buluşmak temennisiyle veda etti.
28
H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKBediüzzaman Said Nursî Hazretleri asrımızın problemlerine Kur'anî reçeteler sunan emsalsiz bir âlim. Teknolojinin, fen ve sanatın gelişimine bağlı olarak dünyamızın son yüzyılda öncekilerden çok daha farklı olacağını dile getirenlerin başında bulunan bir isim. Eserleriyle insanlığa sunduğu Kur'ânî reçeteler, asrımın insanlarının manevî yaralarına alternatifi bulunmayan birer ilaç hükmündeler.
25
Bildiğin kelime kadar düşünebilirsin, bildiğin kelime kadar zekisin. Dilinin sınırları, dünyanın sınırlarıdır. Adam karşına bir milyon kelimeyle oturduğu zaman sen baştan kaybedensin. Çünkü senin dünyan mercimek kadar. Böyle durumlarda en iyisi kavga çıkarmak. Çünkü karşındakine cevap verecek bir dağarcığın yoksa, üç buçuk kelimenle kıvranıp şişersin, yüzüne kan sıçrar...
14
"Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılır." Bu söz, insanın çoğu zaman sahip olduğu nimetin farkına ancak onu kaybettiğinde vardığını anlatan kadim bir hakikati dile getirir. Günlük hayatın sıradanlığı içinde elimizin altındaki imkânları, huzuru, güveni ve en önemlisi barışı çoğu zaman sıradanlaştırırız. Oysa bu sözün hatırlattığı kıymetli şey, barış zamanında yapılmayan emeklerin savaşın
13
Simone de Beauvoir, "Yaşlılık" isimli kitabında "Hayatın karşıtı, ölümden çok yaşlılık olmalıdır. Yaşlılık hayatın alaylı bir benzeridir," der. Yaşlılığı tarihsel, toplumsal açıdan enine boyuna incelediği bu kitapta erkeklerin de kadınların da yaşlılıkta bir aşağılık durum, bir düşüş bulduğuna, insanın yaşlanınca kendi kendinin karikatürü olacağına inandıklarına dikkat
10
Kendin ol tuzağı AHMET CAN KARAHASANOĞLU Sloven Marksist filozof Slavoj Žižek, bir konuşmasında İngiliz psikanalist Adam Phillips'e başvurarak psikanalitik pratik üzerine düşündürücü bir tespit aktarır. Phillips'e göre, psikanalizle ilgili çöpe atılması gereken iki klişe vardır:
34
Kendimi duyamıyorum. Etraf çok gürültülü... Kendi kendime kalamıyorum.O haber, bu tantana; yaşamayı unutturuyorlar; duydun mu Şunun şurasında misafirliğimin farkında olmak gibi bir işim var. Burası, bugün var; yarın yok. Gökyüzüne bakmak, çiçekleri okşamak, hayatı koklamak, her dem kendimi yoklamak istiyorum. Aman Allah'ım...
33
Büyük hırsız ABD ile küçük hırsız İsrail saldırılarına karşı beklenmeyen karşı koyuş gerçekleştiren İran, her ne kadar üst düzey yönetici ve sivil kayıplar verse de İslam dünyasına nefes aldırıyor. İki hırsızın her türlü teknolojik silahlarla uluslararası hukuku ayaklar altına alarak insanlık dışı kalleşçe saldırılarına karşı İran da boş durmuyor. Orta Doğu'daki ABD üslerini yerle bir
29
İspanya deyince, Avrupa'daki en eski ulusal devletlerden ve 16. yüzyılın sonunda dünyanın en büyük sömürge imparatorluklarından biri geliyor aklıma. İspanya deyince aklıma Don Kişot, boğa güreşleri, Halk Cephesi, 500 binden fazla kişinin öldüğü İspanya İç Savaşı (1936-1939), Lorca'nın öldürülüşü, Franco diktatörlüğü geliyor.
20
Buca Belediyesi gene önemli bir atılımda bulunuyor. Böylece kültür dünyamıza da birini daha katma hazırlıklarına başlıyor. Atılımlarda bulunanlar az değildir. Örneğin Cumhuriyet döneminde Köy Enstitüleri kurularak birkaç yıl içinde Türkiye'de okulu olmayan köy kalmamıştır. Günümüzde bile, beyinleri karanlık gericilerin yolunu tıkayacak bir yol bulanlar var. ATILIMLAR Cumhuriyet
40
Burgazada'ya uğrayacak vapuru beklerken Güngör Güven'in başına ne gelmiş olabileceğini düşünüyordum. Güngör Güven '28 doğumlu bir doktordu, dört yıl Kansas City'de anestezi ihtisâsı yapmış, yurda dönünceyse Amerikan Hastahânesi'nde çalışmaya başlamıştı. Nurten Hanım ile evliliğinden biri on iki yaşında, diğeriyse sekiz yaşında iki çocuğu vardı. Doktorun en büyük tutkusuysa
38
Savaşla yatıp savaşla kalkıyoruz. İçimiz dışımız, sağımız solumuz, her tarafımız ateş altında. Sağlıklı ruh haline özgü ne varsa hepsi uçup gitti. Güzel duygular, tatlı hayaller bir başka bahara, belki de sonsuza kadar erteleniyor. Bir bahar daha ellerimizin arasından kayıp gidiyor. Kaşla göz arasında bir baharımızı daha çaldılar. Ne dallarda patlamaya hazır tomurcuklar, ne yol kenarında yeşeren
37
Genç Hece Yayınları aracılığıyla ocak ayında çıkan "İyilik Hazinesi", macera seven ortaokul seviyesindeki çocuklar için kaleme alınmış, 96 sayfa hacminde güzel bir kitap... Kitabın yazarı Ali Osman Özdemir hakkında da birkaç söz söylemek icap eder. Genç yazarımızın gıpta edilecek bir öz geçmişi var. 1990 yılında Erzurum'da doğan yazar; 2007 yılında Erzurum
50
Güzellerin bahçesinde açılan Lâle midir, sümbül müdür, gül müdür Beyaz gerdanına inip dökülen Zülüf müdür, kâkül müdür, gül müdür Sencileyin güzel nerde bulunur
26
Kurstayım. Sabahın erken vakitlerinden itibaren gelen hanımlar, mırıl mırıl Kur'ân sayfalarını okuyorlar.Yan tarafımızda akan derenin küçük bir şelale oluşturan bendi, gürül gürül akan bir nehir sesi getiriyor kulaklarıma. Camdan bakarken kurs binasının hemen arkasından başlayan dağların azametiyle derenin sesi, okunan Kur'ân-ı Kerîm sesleriyle bütünleşiyor, anlamını buluyor gibi..
55
Hemen her öykü kitabını okuyup tamamladığımda içinden bir öyküyü kendime ayırırım; üslûbuyla, temasıyla, dünyama hitap eden karakter yapısıyla, geride kalışı yahut öne çıkışıyla benim öykümdür o... Selma Maşlak'ın yakın zaman evvel Hece yayınlarından çıkan ilk eseri Kayıklar Sulardan Silindi (Ocak, 2026) bu geleneği bozdu. Gerek adıyla gerek eski İstanbul'u
73
İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."
158
"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm
172
Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,
115
"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.
144
Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri...
156
Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen
230
Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.
223
Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.
379
© 2025