Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Adaleti yakınına uygulayabilmek

Sorumluluk duygusu ve vicdan burada devreye giriyor. Öyle bir çözüm buluyor ki, hem adaleti zedelemiyor, hem de merhameti... Cezayı annesi yerine kendisinin üstlendiğini söylüyor. Rivayete göre bu kararı vermeden önce bir gece istihareye yatıyor. Cezayı uygulayacak olan görevliye ise şöyle diyor: "Eğer kırbacı vururken en küçük bir hafifletme hissedersem seni de cezalandırırım."

Ahmet Can Karahasanoğlu

Türkiye'de üretim tarzları ve ahlak çatışmaları: Göçebelikten...

Geçen hafta ailece yurt dışına seyahate gittiğimiz için yazılarımı yazamadım. Onun için bugün kaldığımız yerden devam edeceğiz. En son yazımda bir toplumdaki değişimin farklı katmanlarda farklı hızlarda gerçekleştiğini ve bu değişim hızlarındaki faz farkının toplumsal yapıda kırılganlıklara yol açabileceğinden bahsetmiştik. Önemli olan değişimi karşı çıkmak ya da "Ne olursa olsun değişelim!"

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Okuma programları

Bir annenin evladıyla ilgili yaşayacağı en büyük saadet nedir deseler, duraklamadan okuma programına bavul hazırlığı derdim.O bir bavul hazırlığı gibi değil, istikbale attığın çekirdek gibi gelir bana. Hani çam ağaçları, bir orman yangını olduğunda kozalaklarını ileriye doğru fırlatırmış ya hani; "Ben yandım o yanmasın, yangından çok uzağa gidebilsin, orada yeşerip neşv-ü nema bulabilsin" fırlatışıymış ya o. İşte öylesi bir şey.

Havva Küçük Konur

Şiir partisi

Anlaşıldı;İş bana düşecek gibi... Bir "Şiir Partisi" kurmalıyım. Yalansızlığı görsün millet. Tebessümü... Öyle asık suratlar ne ok anlam olacak bir mısrada... Kelimeler renkten renge... Ama yüzler tek olacak o yerde. Kimsenin rengine karışmak yok.

Ali Hakkoymaz

15 Temmuz'da TBMM'deki sığınak tartışması

15 Temmuz 2016 gecesi TBMM'ne giden milletvekilleri, gerçekten büyük bir cesâret gösterdiler. Atılan bombaları umursamadan direndiler. Fakat Genel Kurul Salonu'nun yakınına düşen 2. bomba "Sığınağa inelim, inmeyelim" tartışmaları başlattı ve "inelim" diyenler kazandı. Ben orada değildim. Kendileri, böyle anlattılar. Geçtiğimiz yıllarda o geceyi

Kerime Yıldız

Devletin mücadele yöntemi FETÖ'yü geriletmiyor!

Benden sonra konuşan arkadaş, bu görüşüme katılmadığını, "üç ay sonra bunların biteceğini" söyledi. Aradan on yıl geçti, bitti mi Bugün de yarın da Türkiye'nin en büyük tehdidi Fetö'dür. Diyeceksiniz ki; kaçan kaçtı, küçüldüğü kadar küçüldü; nesi kaldı Ben söyleyeyim: Eğer 15 Temmuz'da Türkiye'de bir milyon Fetöcü kaldı ise, bugün daha az değiller.

İdris Günaydın

Âşık edebiyatımızda asırlık bir çınar: Mustafa Ruhani-1

Âşıklar arasında adı sanı, sevgisi, saygısı olanlardan biri de Âşık Mustafa Ruhani'dir. Asıl adı Mustafa Temel olan âşığın babası, aynı köyde çiftçilikle uğraşan, nalbantlık, duvar ustalığı, hızarcılık gibi işlerle de uğraşan Ahmet, annesi ise Ayşe Hanım'dır. İkisi kız, dördü erkek olan altı çocuklu ailenin ikinci çocuğudur.

İsmail Bingöl

15 Temmuz teyakkuzu

Bugün tarih 15 Temmuz 2026. Tam on yıl geçti o ihanet gecesinin ardından. Millet olarak devletimizle birlikte, ordumuz ve polisimizle, bütün güvenlik güçlerimizle alçak darbecilere karşı direndiğimiz gece. Yeni bir Millî Mücadele'nin verildiği, istiklalimiz ve istikbalimiz için ayağa kalktığımız o kutlu geceyi kim unutabilir İnsan hafızası her şeyi saklamaz. Her bilgi,

Mehmet Nuri Yardım

Moda'da Meral'in kırmızı vinilden Go-Go çizmeleri Altıyol'da...

Benim için '69 yılında İstanbul, Suâdiye'den Bostancı'ya, Şaşkınbakkal'dan Caddebostanı'na, Kadıköyü'nden Moda'ya ve Karaköyü'nden Taksim'e kadarki güzergâhlardı. Bugün 18 Ekim olsun, Cumartesi, eskiden Cumartesi günleri okullar yarım gündü, son dersten çıkıp çantamı Uğur Apartmanı'na veya Arif Damar'ın Yeryüzü Kitabevi'ne bırakıp akşama kadar

Taner Ay

Kavrayış yolcuları

Derin kavrayış Tanrı'nın bir lütfudur. Orada, o şekil durur ve eşyanın mahiyetini düşünürsünüz. Her düşsel yolculuk yeni bir keşif demektir. Her sorgulama yeni bir kaynağa eğilme, her çözüm yeni bir ruh serinlemesi demektir. İçinizdeki hareket tutkusu kımıldamaya başladığı andan itibaren artık bir kavrayış yolcususunuz. Nereden geldim, burası neresi, nereye gidiyorum, neden ibaretim, kimim,

Prof. Dr. İsmet Emre

Madalyadan fazlası bir kuşağın doğuşunu izledik

Bir turnuva biter. Kupalar sahiplerini bulur, madalyalar boyunlara asılır, salonlar boşalır. Skor tabelası ise birkaç gün sonra hafızalardan silinmeye başlar. Ama bazı organizasyonlar vardır ki geriye sadece sonuç bırakmaz; bir umut, bir hikâye ve geleceğe dair güçlü bir işaret bırakır. İstanbul'un ev sahipliğinde düzenlenen FIBA U17 Erkekler Basketbol Dünya Kupası, Türk basketbolu açısından tam da böyle bir organizasyon oldu.

Mehmet Biten

Kalpteki şüphe imanı giderir mi-4

Müzâkereli derste "Şek ile imanın zâil olmayacağı" anlaşılmıştı. Neticeyi şair ağabeyime bildirdim.Cevaben, Sorularla Risale-i Nur sitesinden kopyaladığı yazıyı gönderdi: "Âcizâne ben buradaki izaha göre meseleyi değerlendirmiştim; müzakere sonuçlarını gönderdiğin için Allah razı olsun." Sitede hakikaten "Acaba öldükten sonra hesap günü olacak mı"

Nahit Topaloğlu

Üç Nehrin Birleştiği Deniz: İnsan!

İnsan, yalnızca düşünen bir varlık değildir. O aynı zamanda arzulayan, öfkelenen, korkan, seven, isteyen ve reddeden bir varlıktır. Onu insan yapan şey, bu güçlerden herhangi birine sahip olması değil; bu güçler arasında bir düzen kurabilmesidir. İslam ahlak düşüncesinde insanın olgunluğu, hislerini yok etmesinde veya arzularını bütünüyle susturmasında değil, her kuvveyi yaratılış gayesine uygun

Fatih Yüksektepe

Eşeğe Ters Binenlerden Ters Kelepçelilere

Bu hafta Akşehir'deydim. Nasreddin Hoca'nın şehrinde, Hıdırlık Tepesi'nde "Nasreddin'den Günümüze Gülmece" başlığı altında bir araya geldik. Gülmenin yalnızca insanın yüzünü değil, aklını da uyandırdığını konuştuk. Nasreddin Hoca'nın fıkraları tam da böyledir. Önce yüzünüzde küçük bir gülümseme bırakır, ardından sizi beklemediğiniz bir soruyla baş başa bırakır.

Güven Baykan

Huzur içinde uyu Zihni Göktay

Rol aldığı her tiyatro oyununu daha keyifli hale getiren kaç oyuncu kaldı ki"Lüküs Hayat"ta usta oyuncu Zihni Göktay'ı birden fazla kez izlemiş ve zekâsına hayran kalmıştım. Ne de olsa yaş geçtikçe insan yaşlanmıyordu, yaşamadıkça yaşlanıyordu. TRT Arşiv'de kendisiyle yapılmış bir röportajı izlerken hem güldüm hem de hüzünlendim. "Lüküs

Sayım Çınar

Şebüsterî Varken Heidegger Yoktu

Öğrencilik yıllarımda Bilim ve Sanat Vakfında düzenlenen bir konferansa katılmıştım. O günlerde vakıf, Aksaray'da birkaç daireden dönüştürülmüş mütevazı bir binada faaliyet gösteriyordu. Konuşmacı, yazar Dücane Cündioğlu'ydu ve Alman filozof Martin Heidegger'i anlatıyordu. Yıl, doksanlı yıllardı. Cündioğlu, Heidegger okumalarına yeni başlamıştı ve bu Alman filozofa duyduğu

Eyyüp Azlal

HINÇ, iktidarsız bir ruhtur

Hayatta bazen, hiçbir zararınızın dokunmadığı, bilakis daima iyi yaklaştığınız birilerinden düşmanlık görürsünüz. Bu insanlarla aranızda hiçbir sürtüşme, hiçbir somut çatışma ve çıkar kavgası olmadığını düşünür, uğradığınız bu yersiz husumeti anlamlandırmakta güçlük çekersiniz... İyi bir insansanız dönüp aynaya bakar, kabahati kendinizde ararsınız; ama boşuna!

Cem Sancar

Beden algısına dair

Bedenimizle ilgili zihinsel, duygusal ve algısal deneyimler yaşarız. Boyumuz, kilomuz, vücut şeklimiz hakkındaki fikirlerimiz her zaman gerçeğiyle uyuşmayabilir. Kibrit kadar bacaklarımıza çok kalın demek de mümkün, 3-5 kilo fazlayı 40 kilo olarak algılamamız da. Konunun duygusal boyutu çok önemli. Bedenimizle ilgili hissettiğimiz duygular, memnuniyet, utanç, gurur, nefret... Elbette bunların

Filiz Aygündüz

ABD NATO'su toplantısı

Ankara'da 7-8 Temmuz'da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yapıldı. Adı NATO ama gerçek adı ABD NATO'sudur. ABD Başkanı NATO toplantısında krallar gibi karşılandı, krallar gibi ağırlandı. Diğer devlet başkanları ABD Başkanı'nın yanında garnitür olarak yer aldı. Hazret için yollar gıcır gıcır yapılmış adına bina bile dikilmiş, memnun olmasın mı, memnundu elbet. Şımarık

Cafer Keklikçi

Kur'ânî ilaçları alabilmek

Maddî manevî çeşitli hastalıkların kıskacındaki asrımız insanı vicdanen bir çıkış yolu aramakta.Sokakta, çevremizde, yakınlarımızda müşahede edebileceğimiz bu arayış sebebiyle yeni metotlar, kişisel gelişim planları, farklı yollar çıkmaya devam ediyor. Ancak materyalist yaklaşımların güdümündeki asrımız, maneviyata yönelimi dahi belli bir rasyonellikte ele aldığından, bazen bu manevî yönelimlerden de beklenen meyveler elde edilemiyor.

H. Muharrem Okur

Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987'de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi'nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı'daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu. Edebiyatın iyileştiren, sorgulayan gücünü, sözü, sözcükleri direniş aracı sayıyor; haksızlığa, baskılara, suskunluğa karşı aydın sorumluluğuyla konuşmayı, yazmayı savunuyordu.

Öner Yağcı

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Hâli derinleştirmek

Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı. Bu yüzden "kötü söz sahibine aittir" denmiş ve bu yüzden iyi ve yumuşak olan her şey kalbin aynasına hasredilmiş. Peki sessizlik O da dâhil üslûba. Çünkü sessizlik kelâma dâhil; duruşa ve insana. "Üslûb-û beyan aynıyla

Nuray Alper

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman