Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Kemalist ve laikler neden bu kadar azdı

Gel zaman git zaman; Ak Parti iktidar oldu. Yaptığı gözde icraatlar yanında bir nakıs tarafı vardı: Gözü kara ve Anti Kemalist siyaset... Bunun iyice farkına varanlar okullarda, asker ocaklarında kustukları zehiri yeterli bulmayanlar, demokratik seçimler de fayda getirmeyince gezi kalkışmasına baş vurdular. Hatta, o kadar ki; masum ot ve çiçekleri bile kasten, göstere göstere ezerek; siz de,

İdris Günaydın

Ahmet Turgut'un "Kudüs'ün Son Gönül Eri" romanı üzerine...

Kudüs'ü kaybedeli neredeyse bir asır oldu. O gün bugün Kudüs yarası her daim tazeliğini koruyor, İslam âleminin yüreğinde kanamaya devam ediyor. 1917'de bizim, dahası Müslümanların elinden çıkan Kudüs sancağı, 1948 yılına kadar otuz yıl boyunca İngiliz Manda Yönetimi tarafından idare edildi. 15 Mayıs 1948'de İngiltere bölgeden çekilince, 2 Kasım 1917'de deklare edilen Balfour

Halit Yıldırım

Malazgirt Ruhu

Bizim, tarihi dönüştüren, toplumlara yeni bir istikamet çizen ve milat olan büyük zaferlerimiz vardır. Malazgirt Destanı, işte o tarihî muharebelerimizden biridir. Büyük Selçuklu Sultanı ve Kumandanı Muhammed Alparslan, Malazgirt ovasında Bizanslıları ağır bir hezimete uğratarak Anadolu'da yeni bir devri başlatmıştır. Ahmed Yesevî Hazretleri'nin Türkmen dervişleriyle başlayan bu fütuhat Malazgird ile tescillenmiş ve mazide bir dönüm noktası olmuştur.

Mehmet Nuri Yardım

Söğütlüçeşme'den Kızıltoprak'a

Bir bilmecem var arkadaşlar. Uzundur urgan gibi, enlidir yorgan gibi, bağırır çıkıp gelir, kuzulu kurban gibi. Acaba nedir diye kafanızı kaşımayın. Kırmızı ve kırık beyaz renklerinde, E 8000 serisinden elektrikli dizel desem, altmışlıklar şıppadak bulacaktır. Elbette Haydarpaşa-Gebze hattının eski banliyö trenlerinden bahsediyorum. Kadıköyü'ndeki sinemalardan birine gitmek için Emin Âli

Taner Ay

Kartal Anadolu İmamhatip'in Başarısı Meselesi

Çocuğu çok bal yiyen bir kadın, imama gidip çocuğuna az yemesi için nasihat etmesini istiyor. İmam, kırk gün sonra gel diyor. Kırk gün sonra çocuğa nasihat ediyor. Kadın kırk gün önce niye etmediğini sorunca, "O zaman ben de bal yiyordum. Bal yiyenin başkasına bal yeme" demesi işe yaramaz.Bu kıssadaki imamın, Ebu Hanife olduğu rivâyet edilir.Bu

Kerime Yıldız

Bayram değil seyran değil!

Halkbank dâvâsı, yıllardır Türkiye–ABD ilişkilerinin en hassas başlıklarından biriydi.ABD'de açılan bu dâvâ ile 1-2 Milyar dolarlık (hatta jürili görüşmelere gidilirse çok daha yukarılara çıkabilecek) bir cezanın Demokles'in kılıcı gibi tepemizde sallandırılmasından bir anda vazgeçilmiş, dâvâ düşürülmüştür. Hem de Türkiye, "suçlamaları kabul etmeme" şartıyla 100 milyon dolar ödeme teklifi yapmışken.

Nahit Topaloğlu

Boşlukları dolduruyoruz!

"Boşlukları dolduruyoruz..." Galiba son zamanlarda muhatap olduğum sorulara en sık verdiğim cevap bu. Üstelik bu cevabın, tam da bu nevi soruların boyuna biçilmiş en yakışıklı libas olduğunu düşünüyorum. Neden mi Çünkü hayat hiçlik kabul etmiyor, boşluk bağışlamıyor. Hele de ömrünü tek bir hakikate ihlasla bağlamış, o inancı bütün yaşantısının tek mihveri kılmış ruhlar için bu cevap,

Mehmet Biten

Kurumlar her şeyi açıklar mı Daron Acemoğlu üzerine bir tartışma

Daron Acemoğlu, her ne kadar görüşlerine bazı noktalarda katılmasam da, Türk iktisatçılarının medâr-ı iftiharıdır. Babası da bizim Üniversite'nin seçkin ticaret hukuku Hocalarındandı. 17 Ağustos tarihli The Economist Dergisi'nde Daron Acemoğlu akademik referanslar verilerek akademik olmayan bir dille eleştirildi. Eleştirileri iki kısma ayırmak gerekir: İlkinin hedefi Hoca'nın kurumların

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Yaylayı Tüketiyoruz

Bugün Trabzon'dan yola çıkıp önce Sümela Manastırı'na selam verdik, ardından Camiboğazı Yaylası'na doğru tırmandık. Sümela'yı geride bırakıp yükseldikçe manzara her virajda biraz daha büyüdü. Dağlar, sis, sararmaya başlayan otlar, hemen yanımızdan akan derenin sesi... İnsan böyle bir yerde başka neye bakar Ama yol ayrımına geldiğimizde gözümüz dağlara değil, çöplere takıldı.

Güven Baykan

Kalbim, Rize'de kaldı!

◊ Yağmur, saf, temiz, dingin, ferah, özgür, serin ve durudur Rize'de.Türkiye'de en çok yağış alan ve de üretilen çayın çoğuna sahip olan şehirdir. Yaşasın Karadeniz'in mavi ve yeşili! Trafik derdi yok, stres yok. İyi ki de yeniden gittim, Rize'ye!PAZAR'DA KÜLTÜR SANAT◊ Rize'nin

Sayım Çınar

Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!

"Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı." Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi

Fatih Yüksektepe

Ayşe tatile niye çıktı

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar Paşa, geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında Kıbrıs'la ilgili konuşurken Kıbrıs Müslüman Türk halkının hak ve güvenliğinden bir taviz vermeyeceklerini belirtip "Mehmetçik orada, yüzme bilmeyen gelmesin." demişti. Hulusi Akar Paşa'nın bu sözünün de bir mesaj şeklinde algılayıp acaba ikinci bir "Ayşe tatile çıksın. "operasyonu mu geliyor demiştim.

Eyyüp Azlal

Bıçakçı Ömer ve Somuncu Baba

Bizim medeniyetin külliyatında, paragözlerle gönlü zenginler arasındaki fark; insanları istismar edip servet biriktirenlerle... hakikatin peşindeki gerçek bilgeler arasındaki farktır... Şunu biliyoruz, tasavvuf tarihinin temel meselelerinden biri, mânevi otoritenin iktidar, sermaye ve kurumsal bürokrasi ile kurduğu ilişkidir. Bilakis ermişlerin "Sufilik"

Cem Sancar

'Böyle gelmiş böyle gitmez'

İktidar; yarattığı umutsuzluk, çaresizlik ve korkuyla "Biz adam olmayız!", "Böyle gelmiş böyle gider" algısını yaygınlaştırarak toplumu karanlığa mahkûm etmek, bu tablonun değişebileceği duygusunu yok etmek, toplumsal muhalefetin cesaretini kırmak istiyor. "Arkası gelmez dertlerimin, bıktım illallah/ Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah/ Böyle gelmiş böyle

Öner Yağcı

İstanbul günlüğü

ŞİİRBoğaz'ı özlemedin mi Nisan bitti, abi! Mayıs iki... Dün sen yoktun mesela! Mehmet içek'le oturduk. Muhabbet tavan yaptı. Mehmet içek şair... Adam şiir olmuş. İstemeyerek kalktık.

Ali Hakkoymaz

Bir grup magandanın söndürdüğü hayat

Ama en azından böyle değerli bir sanatçının ayağa kalkmasını biraz daha kolaylaştırır. Bunu yapan, bu yangına sebep olan magandalara da emsal bir ceza verilip önlemler artırılmalı. O yanan evin içinde biri ya da birileri olabilirdi. Ölümle sonuçlanan bir durum olabilirdi. Bitsin artık. Birilerinin mutluluk adı altında yaptığı taşkınlıklar birilerinin hayatını bitirmesin. O ressamın üzüntüden titreyen sesini herkes duysun.

Ahmet Can Karahasanoğlu

İzlenimler

Uzunca süren yaz tatilimde, güzel davranışlarla karşılaştım. Belleğim unutulmaz sözlerle doldu. "Bir âlem şu yerlerin üstü!" sözünü söyleyen ozanı anımsayamazsam da Behçet Necatigil'in "Kır Şarkısı" başlıklı şiiri, yeşil yapraklar gibi yayıldı: Tam otların sarardığı zamanlar, Yere yüzükoyun uzanıyorum.

Adnan Binyazar

Denizin sırrı

İnsan, neyi istese göz alabildiğince istiyor. Nereye baksa bitmemesini. Enginlik, genişlik belki de fıtratımıza dercedilen ebediyet hissini tetiklediğinden seviliyor. Sonsuzluk için var edilen insanın, başka türlüsüne razı olmaması, tesadüf olabilir miSükût olsun, alabildiğince. Dinginlik olsun, görebildiğince. Ve var olsun, bizi biz yapanlar, eksiğimizi tamamlayanlar, hayatımıza dokunanlar...

Havva Küçük Konur

Onlar Gecenindir

Akşam... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Işığı hüzün... Işığı endişe... Işığı ıstırap olan... Ve yine ışığı geceyi karşılayan... Ve yine ışığını yürekte taşıdıklarından alan... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Ve başladılar açlıklarıyla mücadeleye... Doygunluğun ne olduğunu bilmemek onlara özgü bir hâl... Karanlık, çöküşüyle aydınlığı yok ederken, başka anlamlar da taşıyor zihinlere...

İsmail Bingöl

Farklı vücutlar, tek ruh

Yalnızlık, yalnızlaşma, bireyselleşme çeşitli zamanlarda gündeme gelen özellikle çağımızın sorunlarından bazıları. Bunların sebepleri elbette az değil ve çok yönlü.Ancak başlıca sebepler olarak; derin ve manalı iletişim yerine özellikle sosyal medyanın ve dijitalleşmenin de etkisiyle yüzeysel ve duygu aktarımından mahrum iletişimin artması, geniş ailelerin, mahalle kültürünün, kuvvetli komşuluk

H. Muharrem Okur

"Bütün hayvanlar eşittir"

George Orwell, "Hayvan Çiftliği"ni Kasım 1943 ve Şubat 1944 arasında yazdı. Sadece üç ayda. 1937'den beri Orwell'ın kafasında yazılmaya devam ediyordu. Kitap, 80 yaşını geçti, yazılışından bugüne tüm zamanların güncelliğini koruyan eserlerinden biri oldu. Oysa yayımlanması epey zaman almıştı. Stalin'in Sovyet rejimine eleştirel bir bakış açısı getirdiği gerekçesiyle aralarında

Filiz Aygündüz

Medine'nin tebessüm çarşısı

Dünyanın uğultusundan geçip şehirlerin suretinde durduğumuzda fark ediyoruz; her şehir tarihiyle içkin. İstanbul akışın bütün bir çeşitliliğini anlatırken iyinin ve güzelin daimi direnişi. Bosna, Srebrenista'nın hüznünü taşısa da dört yüz yıl boyunca bağrında saklandığı Osmanlı'yı yansıtan bir yağmur güzeli. Kudüs mahzun ve soylu. Mekke, Celâlin yankısı olan bir azamet üzerine, vakur.

Nuray Alper

Hamaset değil potansiyel

Önemli bir değişiklik şart. Bir şey değişir mi, eldeki potansiyel kullanılsa bir şey değişir mi Potansiyel kendinden mi, ithal mi, kopya mı, ithal ikame mi Beklenir ki kendinden olsun. Herkesin gördüğü gibi kendinden değil. Potansiyel ithal, koya ya da ithal ikame. Bunlarla nereye kadar gidilir. İthal edilen, kaynak ülke ihraç etmiyorum dediğinde orada biter, bitiyor nihayetinde. Kopya bir

Cafer Keklikçi

İtaat özgürlüğün düşmanıdır

İtaat koşulsuz bağlılıktır. Varoluş kendini bütünüyle karşı tarafa bağlar ve her hangi bir sorgulamaya girme gereği duymaz. İtaat edilenin itaat edene üstünlüğü buradan kaynaklanır. İtaat etmek; öznelliğinden vazgeçmek, varoluşun imkanlarını bir tarafa bırakmak, eyleyiş potansiyelini unutmak, dondurulmuş bir kütle gibi karşı tarafın nesnesine

Prof. Dr. İsmet Emre

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman