Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Git gel market 3600 TL

Git gel market 3600 TL İDRİS GÜNAYDIN Bu ülkede evi olan emeklileri anlamıyorum. Ne istiyorsunuz Dünya yangın yerine dönmüş, yıllardır ateş çemberi içinde yaşıyoruz, devletin gözlemleri, hesap uzmanları var, emekli sayısı belli; hâlâ seyyanen zam seyyanen zam deyip duruyorsunuz. Devletin imkanı ve gücü varsa zaten verir. Eskiden veriyordu.

İdris Günaydın

Doğudaki Batı: İran'ın Kültürel ve Siyasi Çehresi

Geçtiğimiz yıl Tahran'dan getirdiğim Farsça kitaplar çalışma masamda duruyor. Fars dili ve edebiyatı üzerine akademik bir derinleşme niyetiyle, o alanda doktora yapan bir dostumdan rica etmiştim bu eserleri. Ancak kitapları incelediğimde ilginç bir tabloyla karşılaştım: On üç kitaptan yedisi, Batı edebiyatının klasikleriydi. Victor Hugo'nun Sefiller'i, Shakespeare'in Romeo

Eyyüp Azlal

Müslümanların En Büyük İmtihanı Filistin

Sanat, edebiyat ve düşünce dergisi Yitiksiz, "Filistin Özel Sayısı"nı yayımladı. Merhum şairimiz Cahit Zarifoğlu'nun "Filistin bir sınav kâğıdı/Her mü'min kulun önünde" mısraları, Mescid-i Aksa ile birlikte derginin kapağına taşındı. 696 sayfalık özel sayı bir kitap olmanın ötesinde âdeta bir ansiklopedi hüviyetinde. Çok değerli imzaların kıymetli yazıları, şiirleri

Mehmet Nuri Yardım

Pozitivizmin sonu: Akıl, hikmet ve yeni üretim fonksiyonu

Pozitivizmin iddia ettiği gibi akıl hikmetin ikamesi değildir. Akıl ile hikmet birbirini tamamlayan iki asli insani yetidir. Benzer biçimde YZ de insanın veya beşeri sermayenin bütünüyle ikamesi değildir; bazı alanlarda ikame, bazı alanlarda tamamlayıcı bir üretim faktörüdür. Yeni teknoloji paradigması bu yüzden sadece yeni makineler değil, aynı zamanda yeni bir üretim fonksiyonu, yeni üretim faktörleri ve bunlara yön verecek yeni bir hikmet ihtiyacı doğurmaktadır.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kul ve Köle: Özgürlük Yanılsaması Üzerine!

"Akıl özgürleşmeden, kalp öz-ü-gürleşmez, Kalp öz-ü-gürleştiğinde, insan köleleştirilemez!" İnsanlık tarihi, boyunlara geçirilen demir halkaların, ayaklara vurulan ağır prangaların ve efendilerin kırbaç şaklamalarının tarihi olduğu kadar; bu somut zincirlerden kurtulup

Fatih Yüksektepe

ArtAnkara ve Cumhuriyet'in Barış Yüzü

İsrail-ABD-İran hattında savaş büyürken, Yemen'den Gazze'ye, Lübnan'dan Körfez'e kadar Ortadoğu yeniden ateşin diliyle konuşuyor. Tam da böyle bir zamanda Ankara'da bir sanat fuarının koridorlarında dolaşmak, yalnızca resme değil, Cumhuriyet'in neden kurulduğuna da yeniden bakmayı gerektiriyor. Pazartesi sabahına ArtAnkara'nın ardından giriyoruz.

Güven Baykan

Âşıkların Gözünde Güzellik Kavramı

Güzellerin bahçesinde açılan Lâle midir, sümbül müdür, gül müdür Beyaz gerdanına inip dökülen Zülüf müdür, kâkül müdür, gül müdür Sencileyin güzel nerde bulunur

İsmail Bingöl

Pet Shop Boys kitabı geliyor

Pet Shop Boys'un yeni bir kitabı yayınlanıyor. Kitap, saygın sanat yayıncısı Thames & Hudson tarafından Nisan 2026'da yayınlanacak.Neil Tennant ve Chris Lowe geçen hafta Londra'daki Thames & Hudson ofislerini ziyaret ederek yakında çıkacak olan "Volume" adlı kitaplarının imzalı kopyalarını dağıttılar.

Sayım Çınar

Zulme karşı çare: İttihad-ı İslâm

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKİslâm ülkelerindeki gelişmeler maalesef yüreklerimizi yakmaya devam ediyor. Tek bir ülkeyle sınırlı kalmayan çalkantılardan neredeyse her İslâm ülkesi muzdarip. Bu elbette son derece düşündürücü bir durum. Birbirlerine bağlıyken bir mana ifade eden ve bütünü tamamlayan ancak kopup ayrıldıklarında darmadağın olarak manalarını da yitiren tespih taneleri gibiyiz.

H. Muharrem Okur

Parlak görünen karanlık, Fenomen olmanın bedeli

Parlak görünen karanlık, Fenomen olmanın bedeli Ahmet Can Karahasanoğlu Binlerce kişinin izlediği yalnız hayatlar vardır. Bugün yine onlardan birinin intihar haberini duydum. TikTok fenomeni Kübra Karaaslan'ın ölümü bir an düşündürdü. Genç ve güzel bir kız neden ölmek ister... Sosyal medyanın sürekli iyi görünme,

Ahmet Can Karahasanoğlu

Onur Kuşatması

Orta Doğu yine ateş çemberi içinde. Sürekli bombalanan Lübnan ve dümdüz edilen Gazze'den sonra İran'a yönelik başlatılan diz çökertme planı sadece ülkelerin ekonomik altyapısını değil insanlığı, adaleti, merhameti kısacası varlığı tahrip ediyor. Binlerce insan ya ABD-İsrail bombardımanı altında yahut daha güvenli bir yere sığınmak için göç yollarına düşmüş durumda. Artık kimsenin ne

Mehmet Biten

Sana sabırlar dilerim Osman

Attilâ İlhan "Ayrılık Sevdaya Dahil" şiirinde "Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan" der. Böyledir, insan sevdiğini kaybettiğini düşününce onu geri isteyen ve tüm benliğini saran bir tutku peydâ olur ilk zamanlarda. Şairin dediği gibi bir yerlere yıldırım olarak düşer seven, sevilen bunu bilmez. Demirleri eritir o ayrılık bilgisi:"Çünkü ayrılık da sevdâya dahil çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili"

Filiz Aygündüz

Sinemanın Çanakkale'si

Çanakkale filmleri, 1931yapımı "Tell England" filmiyle başladı. 1932'de Türkiye'de de gösterilen filmin yönetmeni Anthony Asquith, Çanakkale Harbi esnasında Birleşik Krallık Başbakanı olan H. Henry Asquith'in oğluydu. 1933 yılında bir avuç milliyetçi münevverin başlattığı Çanakkale ziyaretleri giderek büyüdü ve 1960'da, Çanakkale Âbidesi dikildi.

Kerime Yıldız

Fenni Sünnetçi

Nüfus sayımında sayılmayanlardandık... İstanbul-Aksaray'ın anneanne evinden, bol gölgeli cennetimden dünyaya düştüğümde... 11-12 yaşlarımdaydım. Bahçelievler'in ıssız arka mahalleleri yaz sıcağında kavrulurdu. Biraz çukurda kalmasından mıdır nedir güneşte kalanların eridiği söylenirdi. O dereceydi. Çocuklar sokağa anca akşamüstü çıkarlar tek kale filan

Cem Sancar

Bu Sömürü Düzeni Yıkılmalı

Dünyanın en büyük terör organizasyonu ABD, devlet görünümlü dünyanın en büyük terör örgütüdür. Kuruluşu bile hırsızlıkla olmuş bir terör organizasyonunun kuruldu kurulalı yaptığı eylemlere bakıldığında, sürekli başka ülkelerin zenginliklerine konmak için bahaneler uydurarak ülkeleri işgal etmiştir. İşgal ettiği ülkeler incelendiğinde din, dil ve renk ayrımı gözetmediği görülüyor. Tek amacı,

Cafer Keklikçi

Ekran yüzleri(nin yüzü)

-Tekrar mülâkî olmak ümidiyle...-Merak ettim; arkadaşlar bu Ramazan kendilerini yenilemiş mi diye. Yok; aynı yerde [tarihin derinliklerinde(!)]ler... Diksiyon yok. Hitabet yok. (Arada birileri var gibi; orda da o bir, hikmetin gölgesi, izi, tebessümü, aradalığı yani esas bir perde var ki onun kaldırılmaklığı eksik ve dahi tuz miktarınca atılması gerekenliği;

Ali Hakkoymaz

Savaş-2: Bir barış romancısı

Edebiyat dünyamda Türk yazarlarından farklı olmayan biriydi Cengiz Aytmatov. Kitaplarını Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Fakir Baykurt okur gibi okudum. Yazdıklarının bende bıraktığı iz, bizim büyük romancılarımızın bıraktığından farksızdı.

Öner Yağcı

Sevda şiirleri

Daha üzerinden gün geçmedi, adam cebinden çıkardığı tabancayı yılların eşine çevirip tetiğe bastı. Başından geçen tüm olayların dibinde bilgisizlik, her şeyi darmadağın etme güdüsü yatıyor! Tetiğe basan, onunla da kalmıyor, olay yerinden çıkıp kahramanlığını polise anlatmaya gidiyor... Oysa atalarımız nerelerden gelip Anadolu topraklarına yerleşmiş, orada

Adnan Binyazar

Muhsin Yazıcıoğlu'nu yad ederken!

Yine bir 25 Mart geldi. Geldi gelmesine de gönül yaramızı yeniden deşerek geldi. Tam 17 yıl önce açılan bu yara hâlâ kapanmadı ve kapanmayacak. Bugün; 17 yıl önce kahpece tertip edilen bir suikastla helikopteri düşürülerek şehit edilen Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının vefat yıl dönümü. Bu yara kapanır mı Bir helikopter düştüğünde

Halit Yıldırım

"Kur'ân kâinatı okuyor"

Kurstayım. Sabahın erken vakitlerinden itibaren gelen hanımlar, mırıl mırıl Kur'ân sayfalarını okuyorlar.Yan tarafımızda akan derenin küçük bir şelale oluşturan bendi, gürül gürül akan bir nehir sesi getiriyor kulaklarıma. Camdan bakarken kurs binasının hemen arkasından başlayan dağların azametiyle derenin sesi, okunan Kur'ân-ı Kerîm sesleriyle bütünleşiyor, anlamını buluyor gibi..

Havva Küçük Konur

Kuşlar Jet Gürültülerini Kovacak

Bahar geliyor. Bulutların rengi değişti. Sular artık daha berrak akıyor, toprak yumuşuyor, yel hafifledi. Kuş sesleri dolduruyor kapıları, pencereleri. Doğa bir baştan ötekine gözlerini açıyor, etrafına bakıyor, dünyayı yeniden kurmanın planlarını yapıyor. Hayat güzün bıraktığı yerden yolculuğuna devam etmek istiyor. Dünyamız eski dünya, göğümüz eski gök, ırmaklarımız eski ırmaklar. Akasyalar

Prof. Dr. İsmet Emre

"Adalar vapurları durdursun, Heybeli'den yüzerek geçsinler"

Büyükada'daki Milano Restaurant'ta cermakcuru sohbete meze yapmak güzel de, benim Heybeliada hasretim depreşince kendimi Şehir Hatları vapurunda buluverdim. Ermeni hoşorlarının ve Yahudi koriçolarının çoğu Büyükada'da indiğinden, kafa şişirecek kimse kalmamıştı. Onlar yerlerini kendi gönüllerine ümük hanımlara ve çubuklu pijamalarla denize girenlere bırakmıştı. Sesleri çıkmasa

Taner Ay

Kitap Molası 62; Kayıklar Sulardan Silindi

Hemen her öykü kitabını okuyup tamamladığımda içinden bir öyküyü kendime ayırırım; üslûbuyla, temasıyla, dünyama hitap eden karakter yapısıyla, geride kalışı yahut öne çıkışıyla benim öykümdür o... Selma Maşlak'ın yakın zaman evvel Hece yayınlarından çıkan ilk eseri Kayıklar Sulardan Silindi (Ocak, 2026) bu geleneği bozdu. Gerek adıyla gerek eski İstanbul'u

Nuray Alper

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri...

Burak Tekiner

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman