Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Tebeşir Tozundan Şehadet Makamına

"Ayla Kara Hocamıza ve öğrencilerine rahmetle" Bazı dersler vardır ki sınıflara sığmaz, kara tahtalara yazılmaz ve zilin çalmasıyla son bulmaz. 15 Nisan 2026 günü Kahramanmaraş'ta, Ayser Çalık Ortaokulu'nun koridorlarında yankılanan o feryat, aslında bir devrin bitişi değil,

Eyyüp Azlal

Ekranlardan Kitaplara Dönüş Zamanı

Dijital medya, çocuklarımızı ve gençlerimizi yordu, vahim hatalara sürükledi. Artık ekranlardan kitaplara yani huzura dönme zamanıdır. Çarşamba günü yayımlanan "Grup Kurmak" yazım okurlardan büyük ilgi gördü. Yazının sonunda diyordum ki: "Her şeyin vasatı, her işin ortası makul ve makbuldür. İnternet ve türevlerine de fazla gönül

Mehmet Nuri Yardım

"Nesyen Mensiyye.." *

* Meryem Suresi 23. ayetin mealinden..Bir ikindi çaresizliği düştü gökten. Yangın yeri oldu her yer. ırpınan, çırpındıkça derinleşen, ağır sancısını yeryüzüne çıkaramayan bir yürekti ondaki. Bir kalbin sessiz duruşu, teslimiyetiydi. Yutkundukça gitmeyen bir yumru... Cam kırıkları boğazında... Yutsan kanatır, çıkarsan çıkmaz. Ve bir ân-ı seyyâlede akan hayatın içinde, kabullenişin sessiz çığlıkları...

Havva Küçük Konur

Kim bilgisi

Kim olduğunu unutmak, insanın yalnızca yönünü değil, anlamını da kaybetmesidir. Bu unutma hali, bireyin kendisini var eden değerler bütününden kopuşunu, dolayısıyla kimliğinin içten içe aşınmasını beraberinde getirir. Oysa insan, kim olduğunu bildiği ölçüde neye itiraz edeceğini, neyi savunacağını ve hangi istikamette yürüyeceğini tayin edebilir. Kimlik bilgisi, yalnızca bir aidiyet beyanı

Mehmet Biten

DOKUNMAYIN BAKANIMA!

Matematik öğretmeni Ayla Kara. 15 Nisan'da, Ayser Çalık Ortaokulu'nda dersteyken aynı okuldan bir öğrenci tarafından vuruldu. Saldırganın hedefindeki öğrencilerine kendini siper ederek şehid oldu.Korumak istediği öğrencileriyle Hakka yürüdü.Alpaslan Yıldırım. Bir ay öncesine kadar saldırının gerçekleştiği okulda müdür yardımcısıymış. Saldırgan

Kerime Yıldız

Ölüyü dirilttim, ahmağı diriltemedim

Ahmakla sohbet ziyandır. Ahmak, yağmur suyunu çöl nasıl emip çalarsa, senin ruhunu da işte öyle çalar. Kurur kalırsın ortalıkta. Tıpkı sürekli soğuk taşa oturursanız başınıza gelen gibi. Büyüklerimiz aman evlâdım taşa oturma demiştir. Taş yaşam enerjinizi çeker. Bir karın ağrısı, bir ishal, bîtap olursun alimallah. Bir gün bir bakmışlar Hz. İsa kaçıyor,

Cem Sancar

Duygu Asena 80 yaşında

Kadıköy Altıyol'da Bayramyeri Sokak'ta 1946 yılının 19 Nisan günü dünyaya gelişiniz üzerinden 80 yıl geçti Duygu Hanım. Bugün sizin doğum gününüz. Kutlu olsun. Ama ne hayattı sizinkisi! Anne babanız, siz gözlerinizi açtığınızda, bir gün Türkiye'de kadın hareketinin en önemli temsilcilerinden biri olacağınızı düşünmemişlerdir elbet. Adsız kadınların kaderini değiştireceğinizi.

Filiz Aygündüz

Unuttuğumuz bir şey yaşamak

Her şeyi olduğu gibi kabul etsen!Dağları yerinden oynatmaya kalkmasan! İşlerini azaltsan, azaltsan; ha! Sen çalıştıkça sıkıntısı artıyor dünyanın! Savaşıp duruyorsun boyuna! Huzurunu kaçırıyorsun mevsimlerin! Farkında değilsin nefes aldığının! Neden dünyadasın; farkında mısın Ellerini kana bulamışsın. Gözünü hırs bürümüş! Ha gitti ha gideceksin; ne yapacaksın bunca malı Vaziyetini iyi görmüyorum. Aynaya baksana; gözlerinde ne var

Ali Hakkoymaz

Para politikasının ardındaki bütçe gerçeği

Bütçede harcama artışını yavaşlatmak gerekiyorsa, bu yatırım harcamalarını daha da budayarak değil; cari transferlerin bütçedeki payını düşürerek ve orta vadede faiz yükünü azaltacak bütüncül bir program oluşturarak yapılmalıdır. Çünkü mevcut kompozisyon bize şunu söylüyor: Türkiye'de sorun sadece "çok harcama" değil, faizin büyüdüğü, yatırımın sıkıştığı ve transferlerin çok geniş yer tuttuğu bir harcama yapısıdır.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Hiçliği çalmak mümkün mü

Anlattığım hikaye sadece hukuk fakültelerinde bir ders konusu olarak kalsaydı basit bir önerme olarak kalırdı. Fakat durum böyle değil. Son günlerde yaşanan üzücü olaya bağlamaya çalışıyorum. Öğretmenlerin acıklı hikayesi burada başlıyor çünkü. Düşünün bir öğretmensiniz ve uyumsuz bir öğrenciniz var. Kendine zarar veriyor. Arkadaşlarına zarar veriyor. Kesici aletle okula geliyor. Siverek'teki

Ahmet Can Karahasanoğlu

Marazî Hassasiyet ve Negatif-I

"Bozacının şahidi şıracıdır." Bugün kalemimin aşina olduğu o latif enerjiyi biraz kırarak, hırpalayarak, üzerek dökeceğim kelimeleri kâğıtlara. Zira mensubu olduğumuz gerçekliğin yolu her zaman tılsımlı iklimlerden geçmeyebiliyor ve nefes alıp yorgunluğumuza su ikram etmek için yöneldiğimiz ilk durakta çılgın bir hezeyan, bizden ezber ettiği kelime kalıplarıyla

Nuray Alper

Savaş-5: 'Rezistans'

2. Dünya Savaşı'nda Aydınlanmanın, cumhuriyetin, özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganlarının beşiği olan Fransa'nın başına Nazi belası gelince "Ulusal kurtuluş umudu yalnızca halktır" çağrısıyla "Rezistans" doğdu. Rezistans'la Fransız ulusal marşı "Marseillais"; işçisi, öğrencisi, üniversitesi, gazetesi, kadını, aydını, bilim insanı, sanatçısıyla bütünlüklü direnmenin adı oldu.

Öner Yağcı

"Fikrin Eylemsizliği, Eylemin Fikirsizliği" Üzerine Kısa Bir...

İnsanlık tarihinin en kadim sancısı, zihin ile el, tasavvur ile gerçeklik arasındaki o uçsuz bucaksız boşlukta gizlidir. Bu boşluk, ya "fikrin eylemsizliği" ile bir mezarlığa dönüşür ya da "eylemin fikirsizliği" ile bir yangın yerine. İslam düşünce atlasının merkezinde yer alan "hikmet"

Fatih Yüksektepe

Miguel de Cervantes

Sıkıntılar içinde bunalıp kaldığımda, Miguel de Cervantes'in Don Kişot adlı kitabının sayfaları arasına sığınırım. Onun, ingene Kızı adında bir kitabının da olduğunu, şu bilgileri görünce öğrendim: ingene Kızı, Miguel de Cervantes, çeviri: Adnan Özer, Notos Kitap, 2020.

Adnan Binyazar

Giresun maden sahası seçildi; şükür...

Yahu her şey devletin görevlilerinin hesaplamaları ile oluyor. Onlar armut mu topluyor Çocukluğumda bir laf dolanırdı: "Su akarTürkbakar" diye. Bir iktidar geldi ve HES'ler yaptırarak en cılız suyu da değerlendimeye tabi tuttu. "Oy, eskiden ne güzel şırıl şırıl akan derelerimiz vardı. Balıklar horon oynar, ağaçlar dans ederdi. Şimdi derelerimiz kurudu."

İdris Günaydın

Su...

Şehirler kurmuşuz; sırtını dağa veren ve yanı başından nehirler, çaylar akan... Eskinin dünyasında aynı zamanda düşmandan korunmak için de böyle yerler seçilmiş yerleşim için... Hem verimli ve hem korunaklı... Su, içinden geçtiği yerleri şenlendirmiş; onun içinde etrafında büyük ve çekici şehirler kurulmuştu. Dünyanın gözde yerleşim yerlerinin hemen hepsinin suyla bir bağı vardı. Ve buralarda, daha yüksek bir hayat tarzı, daha zevkli bir düzen hâkimdi.

İsmail Bingöl

Okul Koridorları Karanlığa Teslim Olmasın

Bir zamanlar Amerika'dan gelen okul saldırısı haberlerine uzaktan bakıyorduk. Şimdi aynı karanlık, iki gün içinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta kapımıza dayandı. Bu tablo bize bir kez daha gösterdi: Mesele yalnız güvenlik değil; nasıl bir toplum, nasıl bir eğitim, nasıl bir çocukluk kurduğumuzdur. Amerika'daki okul saldırıları haberlerini ilk duyduğum yılları

Güven Baykan

Uzakta ıssız bir ada, ben her gece kâbûslarımda kıyısına vururum......

Geçen hafta adalardan geriye Hayırsız ve Yassı kaldı demiştim ya, bir dostum Sedef'i unutup unutmadığımı sordu. Hayır, unutmadım, ama Sedef'in bende pek bir izi olmadığından, kendisine Hayırsız'a geçmeyi düşündüğümü söyledim. Haklıydım, çünkü Sedef'e sadece bir defa gitmiştim, o da sanırım '82 yazındaydı, Bostancı'dan bir arkadaşımı kıramamıştım. Ancak, vapura bindiğimde

Taner Ay

Çirkin Adamlar

Varoluş güzellikle ilgilidir. Çirkinlik organların orantı yokluğudur. Bir tür şaşma, uzaklaşma, dengesizlik halidir. Tam da bu yüzden doğrudan ayrılma, yanlışa eğilim bir çirkinlik belirtisi olarak insanı rahatsız eder. Düşünsel, eylemsel veya uzamsal olarak çirkinliğin insan üzerindeki ağırlığı yokluğa yaptığı vurgudan kaynaklanır. Varolma ve varlaştırma süreçlerinin insana iyi gelirken yok

Prof. Dr. İsmet Emre

Gerçek ile Hayal Arasında Bir Köprü: Bir Dilek

Genç Hece serisinden bu yıl ocak ayında çıkan, Ümmü Gülsüm Çinici'nin kaleme aldığı "Bir Dilek" isimli kitap, bana göre serinin en güçlü eserlerinden birisi... Kitabı ilk elinize aldığınızda içerikle birebir örtüşen kapak tasarımıyla okurunu bu gizemli dünyaya davet eden Çinici, 96 sahifelik eserinde, yazım tekniği açısından masal ile hikâyeyi aynı metinde buluşturan ve birbirine meczeden tarzıyla da dikkat çekiyor.

Halit Yıldırım

Suare Dergi yeni yaşını kutladı

Bağımsız kültür sanat platformu olarak edebiyattan sinemaya, tiyatrodan güncel kültür-sanat etkinliklerine geniş bir yelpazede içerik üreten Suare Dergi, ikinci yılını geride bıraktı.BPR QuestHouse'da yapılan kutlama etkinliğinde konuşan Suare Dergi Genel Yayın Yönetmeni Nilgün Karataş, heyecan verici projelerini anlattı: "Suare Dergi'nin ilk yılında

Sayım Çınar

"Kanun adamı olamazsın..."

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKGeçtiğimiz hafta başında Mehmet Kutlular Ağabeyin vefat yıldönümü münasebetiyle kendisini rahmetle andık. Her Nur talebesi gibi yeri doldurulamayacak müstesna bir zattı. Kendisi ile faaliyetlerimiz hususunda istişare eder, her daim irtibatımızı sürdürürdük. Başta "İşte Hayatım" kitabı olmak üzere hatıralarını anlatan kitaplardan hâlâ

H. Muharrem Okur

Hüsrev Hatemi

Türk şiirinin usta şairlerinden Hüsrev Hatemi, geçtiğimiz hafta (02 Nisan 2026 Perşembe) 88 yaşında dâr-ı bekaya irtihal etti. Vefat ettiğini Dergâh Yayınları'nın sosyal medya hesabından yapılan duyuruyla öğrendiğimde, üzüldüm. Kederle, gözlerim doldu. Büyüklerimiz tek tek gidiyor dedim kendi kendime. Şairler kaç yaşında ölürse ölsün daima genç ölür diye düşündüm. Hüzünlendim. Hüsrev Hatemi

Cafer Keklikçi

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri...

Burak Tekiner

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman