Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Yarım kalan cümleler mezarlığı

Yarım kalan cümleler mezarlığı AHMET CAN KARAHASANOĞLU Yakınınız öldüğünde zaman düz bir çizgiden çıkar. Her an artık öncesi ve sonrası şekline dönüşür. Bugün Edirnekapı Şehitliği'nde bir abimi toprağa verdim. Küreğin çıkardığı tok sesi dinlerken şöyle düşündüm. Toprağa atılan her kürek iki hayatın üzerine

Ahmet Can Karahasanoğlu

Dost, Hemşeri ve Şair: Nurullah Genç

Bir insanı anlatmak hiçte kolay değil. Tanınan, bilinen bir özelliği olmadığını düşünseniz bile. Hele de bu kişi, şiir alanında bütün ülkenin tanıdığı şairlerden biri ve sizin de dostunuz ise. Ve yine sınırlı bir yer çerçevesinde ona dair bir şeyler yazmanız gerekiyorsa. Bu şartlar altında neyini anlatabilirsiniz ki Nurullah Genç'in; şairliğini mi, hocalığını mı, hayat karşısındaki duruşunu

İsmail Bingöl

Kurucu babalardan mafya babalarına: ABD kimliğinin zaman içinde...

Bir Avrupalı veya Asyalının ABD'ye gittiğinde ona çekici gelen ve aynı zamanda tedirgin eden bir özelliği var: Eski dünyaya göre daha az kuralın olduğu ya da kuralların bireysel özgürlüğü daha az sınırlandırdığı bir dünya… Amerikalılar bunu, özellikle taşrada, "This is a free country! / Burası özgür bir ülke!" diye ifade ederler. Bu özgürlüğe silah edinme ve kullanma özgürlüğü

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Dilek Altundağ'dan "Kayıp zamanların Fısıltısı"

Bugün köşemizde, Genç Hece Yayınlarından geçtiğimiz Ocak ayında çıkan Dilek Altundağ'ın "Kayıp Zamanların Fısıltısı" kitabını konuk edeceğiz. Emrah Kanlıkama'nın editörlüğünü yaptığı kitap 128 sahifeden oluşuyor. Kitabın kapağında Göbeklitepe'de inceleme yapan dört gencin resmi bulunuyor. Kitabın tam isminde ise "Göbeklitepe'de Başlayan Yolculuk" ibaresi de mevcut.

Halit Yıldırım

Yaşamak unutulunca

Nerde o güzelim ağaçlarımız Dünyanın nefesini kesersen yaşayamazsın. Sonra bu önüne duramadığın seller ve yeller sürükler de savurur seni; yaa!Kes, kes; şu ağacı da kes; nerden duyacaksın o zavallının konuştuğunu; zavallı seni! Kocaman âlemin zübdesi/özü/özeti/çekirdeği olduğunu kendinin anlamayınca nerden bileceksin bir kuşun o ağaçtaki yuvasının, yavrularının ne olduğunu! Vay vay seni!

Ali Hakkoymaz

Köpeklerin anlatıldığı romanlar

"Hayatı gezdiren bir ayna" olan roman, insanı ve insanlığı anlatmayı amaçlarken doğanın her varlığından ders alınmasını da öğretir. İnsan-köpek ilişkisi deyince ilk akla gelen yazar Jack London Beyaz Diş'te, insanların ve hayvanların eziyet ettiği, her canlıya karşı güvenini kaybeden, vahşi hayatla evcilleşme arasında kalan annesi yarı köpek, babası kurt Beyaz Diş'in sevmeyi öğrenmesini anlatır.

Öner Yağcı

Dünya böyle pislik görmedi!

Dünya böyle pislik görmedi!İDRİS GÜNAYDIN Dünya böyle pislik görmedi, böyle pislik yaşamadı. Hangi devir olursa olsun, bunun kadar feci, aşağılık bir rezalet olamaz. Buraya kadar bu yazıyı okuyanlar, akıllarından Lut Peygamberin kavmini geçiriyorlardır; biliyorum. Bu olay Lut Peygamberin kavmini geçer mi, tartışılır.. Çünkü:

İdris Günaydın

Öğrenciye yönelik eğitim

Öğrenciye yönelik eğitim uygulamasını önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başlatmıştı. İnandırıcı neden bulunmamasına karşın onun hapsedilmesinden sonra yerini alanlar da aradaki boşluğu doldurmaya çalışıyorlar. Okullarda kızla erkek öğrenci sayısı neredeyse eşitlendi. Bunun bilincine varan üyelerin oluşturduğu Koruncuk Vakfı

Adnan Binyazar

Gençlerin fesadına karşı (3)

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKRisale-i Nur'un eşsiz parçalarından birini teşkil eden "Meyve Risalesi" gençleri ilgilendiren pek çok Kur'an'î hakikati barındırmaktadır. Hususan altıncı meselede Bediüzzaman Said Nursî, yanına gelen ve öğretmenlerinin Allah'tan bahsetmediğini belirten gençlerle muhataptır. 1 Bu aslında bir grup gençle sıradan bir sohbet

H. Muharrem Okur

Süleymaniye'den Sinekli Bakkal'a, kayıp bir medeniyeti arayışlarım......

Bana sorarsanız İstanbul'un Türk ve Müslüman hüviyetini yangınlar değil, modernleşmeyi esâs alan imâr rezilliğinin arkasındaki zihniyet yok etmiştir derim. Oysa, yıkmakla veya ortadan kaldırmakla modernleşilmiyor, aksine Avrupa'daki kadim şehirler hep muhâfaza ederek yeni asırlara tutunabilmiştir.İstanbul'un ahşap dönemi dört asır süren farklı bir medeniyetti,

Taner Ay

Pas kokusu

En güçlü, en zayıfı yarattığı için hayat var. En iyi, en kötüye tahammül ettiği için hayat devam ediyor. En büyük, en küçüğü koruduğu için varız, buradayız, yaşıyoruz. Gökyüzü bulutlara tahammül etmese yağmur yağar mı Işık karanlığa şans tanımasa gündüzle gece yer değiştirebilir mi Ölüm hayata, hayat ölüme sempatiyle bakmasa devran devam eder mi Gelgelelim filler çimenleri eziyor. Büyükler

Prof. Dr. İsmet Emre

Said Nursî

Önsöz'ünü Ali Ulvi Kurucu'nun yazdığı Tarihçe-i Hayat'ı okuduğumda çocuk sayılırdım. Ömrünü iman hakikatlerine, İslam davasına, Kur'an'ın daha iyi anlaşılmasına hasreden ve destansı bir ömrü yaşayan Bediüzzaman Said Nursî'yi, bu eser sayesinde tanıdım. O vakitten beri biyografi kitaplarının lüzumuna, önemine inanıyorum. Haluk İmamoğlu'nun Ö. Rıza

Mehmet Nuri Yardım

Bir kış gezisi rüyası: Kopenhag

.◊ Kopenhag'a üçüncü kez gittim. Ne zaman buraya yeniden gelsem "daha iyi bir insan" oluyorum.Kopenhag'a kışın gitmek daha iyi. Karın yarattığı güzel beyaz görüntü bir neşe oldu benim için. İnsanları sanılanın aksine hiç de soğuk değil. Bu gezimde telefonla neredeyse hiç konuşmadım, sadece yazıştım.◊ Kopenhag kartını iyi ki kullanmışım çünkü şehri toplu taşımayla gezdim ve de birçok müzeye ücretsiz girdim.

Sayım Çınar

YARAMAZLIK

Yazıldığı zikredildiği her yeri kirleten bir isim girdi hayâtımıza: Epstein. Milyonlarca sayfalık belgeler ortalığa saçıldıkça kim bilir kimlerin uykusu kaçıyor Kim bilir kimler, büyüklerin yaptığında hikmet arayan müridlerine güveniyor Kim bilir kimler, dâvâ veya devrim zarar görmesin diye neyi nasıl kapatacaklarının hazırlığını yapıyor Kim bilir kimler, bu kaostan nasıl fayda sağlayacağını düşünüp ellerini ovuşturuyor

Kerime Yıldız

Kitap Molası 61; Baykuş Avazı

Gülnaz Eliaçık Yıldız'la tanışıklığımız eski. Aynı bloglarda yazdık, aynı yazarları okuduk, aynı nehirlerden beslendik... Belki ikimiz de aile sorumluluğu altındaki ikinci hayatlarımızda ilme talebe, sanata müdavim olmaya devam ettiğimiz için, belki sadece bir mizaç ortaklığı değil kader planında da bir yakınlık duyduğum için. Samimiyeti menfaatten ayırt edebilen o saf enerjisini, yüksek

Nuray Alper

Sebilürreşad: Bir Düşünce Mirasının Yeniden Doğuşu

Mehmet Akif Ersoy ve Eşref Edip Fergan tarafından 1908 yılında yayın hayatına başlatılan Sebilürreşad, son sayısından elli yıl sonra gazeteci-yazar Fatih Bayhan'ın yönetiminde yeniden okuyucuyla buluştu. Yayın hayatına ilk olarak Sırat-ı Müstakim adıyla başlayan dergi, 1912'den itibaren Sebilürreşad ismiyle yoluna devam etmişti.

Eyyüp Azlal

"Yazmak direnmektir Ayşe"

İlk roman denemem, babamın yeşil Olympia daktilosuyla yazdığım 29 sayfalık bir metindi. 19 yaşındaydım. Mimar Sinan Üniversitesi matematik bölümünde okuyor, yazar olma hayalleri kuruyordum. İyi de nasıl yazar olunur Geleceğim, babam tarafından 'Matematik öğretmeni' olmam şeklinde kurgulanmış, zaten evde daktilonun çıkardığı çat çut seslerden şikâyetçi herkes, kimse yazma demiyor ama

Filiz Aygündüz

Gözün Açık Olsun: Kubrick ve Epstein - CEM SANCAR let baseAssetSrv...

Dünya bugün leş-burjuvazinin Jeffrey Epstein dosyasını konuşuyor. Amerikan hokkabaz başkanlarından, İngiliz konteslerine, dijital tiranlardan, şâşaalı artistlere... Nobel almış gevezelere, USA damgalı sol idollere, hepsine uzanan bir utanç bu... "Özgür Dünya, Özgür Batı" denilen şeyin tüm farfaracı isimlerini içine alan bir vicdansızlığın suç listesini izliyoruz.

Cem Sancar

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

Zemherir

Her gün yeni bir hikâye okuyabilene. Her şey yeni bir kapı, adım.Takıldığım kaldığım yerler kendi kördüğümüm, ayıbım. Bir lâhzada olup bitiyor her şey oysa. Bir anın içine gizli bütün ömür. Tek bir gözyaşında saklı zamanın mührü. Açsak açılacak, çözsek çözülecek, kıpırdasak kırılıverecek esaret kapıları. Ama kör korkuya kurban verdik yarınlarımızı. Aldığımız kesik kesik birkaç nefes. Verebilecek miyiz Bilmiyorum.

Havva Küçük Konur

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri…

Burak Tekiner

Kalbe düşen hikmetler ya da gönül penceresinden münacat

Bazı sözler vardır; çağları aşar, dillerden çok kalplerde yankılanır. Hele ki bu sözler bir gönül erinden, bir hak dostundan dökülmüşse, zamanın ötesinde bir anlam taşır. Hazreti Sezâî'nin mektuplarından süzülen nasihatler de böylesi bir derinliğe sahiptir. Onun sözleri, sadece bir çağın değil, her devrin dertlerine merhem olur; gönül penceresinden bakınca, ruhun en mahrem köşelerine işler.

Mehmet Biten

Ömer Erinç Şiiri

Şiir şairin gördüğü gerçekten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla yaşadığı ya da yaşanabilir olan doğrudan gördüğü gerçekten. Gerçek, hayatla şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasından geçirerek tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar.

Cafer Keklikçi

Zincirlerini Kalbinde Taşıyanlar!

Dünün köleleri, karanlık sabahların alacakaranlığında zincirlerin uğuldayan sesiyle uyanır, acımasız kırbaçların vuruşları altında şekillenirlerdi. Hayat, efendilerinin cömertliğine (!) bağlıydı, her nefes bir ödül ya da bir ceza kadar uzak ve belirsizdi. Direnmek, kaçış umutlarından daha çok ölüme teslim olmaktı; bedenleri yalnızca

Fatih Yüksektepe

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman