Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Kaçırılmadı mı, yakalandı mı Medya dilinin güçle imtihanı

Kaçırılmadı mı, yakalandı mı Medya dilinin güçle imtihanıAhmet Can Karahasanoğlu Bazen gerçeği saklamanın en etkili yolu, doğru kelimeyi kullanmamaktır. Ama saklanan şeylerin bir anda daha yüksek bir sesle ortaya çıkması da kaidedendir. Güç ilişkilerinin tekeliyle şekillenen dünyanın en büyük mahareti

Ahmet Can Karahasanoğlu

Karlı Vakitleri Anlatır

"Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın." Ahmet Muhip Dranas'ın "Kar" adlı şiirinden iki mısra... Evden çıkmış yürüyorum; kışın getirdiği yalnızlık üzerine düşünerek... Bazı şeyleri unutmak, dünyanın yalnızlığına gömülmek

İsmail Bingöl

Ormanın tapusu baltanın küpüsü

Ormanın tapusu baltanın küpüsü İdris Günaydın Bu söz Karadeniz'de yaygınlaşmış, meşhur olmuş bir sözdür. Eskiden, tapu ve kadastro köylerde ölçüm yapıp, her kesin bahçesini, ormanını kendisine vermezden önce köylerde orman kanunları geçerliydi. Orman çoğunlukla devletin olmasına rağmen, insanlar diledikleri

İdris Günaydın

Krepen yıkılınca Cihat Burak'ın kedileri...

Yılın son haftasını gripten yorgan döşek yatarak geçirdim, yılbaşı gecesiyse battaniye altından televizyon kanallarının birindeki Şevval Sam konserine biraz baktım. Ama, konser bitmeden, gözlerim kapanmış, kırmızı, yeşil, sarı ve mavi ışıkların seliyle mâzîye yuvarlanmıştım.Rüyâmda, bir merdivenden aşağıya doğru inip, Krepen Pasajı'na çıktım. '78 olabilir, kısa bir

Taner Ay

Türk Milliyetçiliği Tarihi

Gazze'de çoğu bebek ve çocuk olan 70 bin Filistinli Müslüman'ın alçak katili olan Siyonist İsrail'in suç ortağı/destekçisi ABD, şimdi de haydutça Venezuela'ya saldırdı, Devlet Başkanı Maduro'yı esir alıp başkentine getirdi. Bir de uyduruk mahkeme kurdu. Elinde milyonlarca Kızılderili'nin kanı olan Vahşi Batı'nın bu azgın ülkesi, bunu fütursuzca petrol çalmak için yaptığını da açıkladı.

Mehmet Nuri Yardım

Bilim ve Aydınlanma

Bilimin birincil görevi aydınlatmaktır. Bilinçle kurduğu bağdan dolayı bilimin doğasında karanlığı aralayarak ışığı ortaya çıkarmak, var olanı görünür kılmak ve hayatı netleştirmek vardır. Kaostan düzen çıkarmak bilimsel aklın işidir. Bilim ile berraklık arasındaki bu ilişki bilincin işleviyle kuvvet bulur. Bilgi ile bilinç arasındaki bağlantının birbirine dokunduğu yer tam da burasıdır. Nasıl

Prof. Dr. İsmet Emre

Zemherir

Her gün yeni bir hikâye okuyabilene. Her şey yeni bir kapı, adım.Takıldığım kaldığım yerler kendi kördüğümüm, ayıbım. Bir lâhzada olup bitiyor her şey oysa. Bir anın içine gizli bütün ömür. Tek bir gözyaşında saklı zamanın mührü. Açsak açılacak, çözsek çözülecek, kıpırdasak kırılıverecek esaret kapıları. Ama kör korkuya kurban verdik yarınlarımızı. Aldığımız kesik kesik birkaç nefes. Verebilecek miyiz Bilmiyorum.

Havva Küçük Konur

Sözün Taşıdığı

Geçtiğimiz hafta İstanbul'un kalbi Sultanahmet'te Gülhane Şiir Akşamlarının ikincisi icra edildi. Şiir için onun dokusuna uyan, bu sebeple şairi tamamlayan bir mekânın, Ahmet Hamdi Tanpınar müzesinin seçilmesi bu şehirde kaybedildiği düşünülen o lahuti atmosfere taşıdı konuklarını. Esasında programa uzun uzun yer vermeyi tasarlıyordum köşemde, bunun için bütün bir akşam boyunca not

Nuray Alper

Bana yolunu kaybetmiş gençler bul!

İsimleri çok sevimli olsa da bir suç makinesi onlar. Daltonlar, Red Kitler, Casperlar... Yeni nesil mafya örgütleri deniyor, daha çok sokak çetesi olarak başlıyor, başımıza bela oluyorlar. 'Casperlar' adlı silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada 145'i tutuklu 223 sanık hakkında 839 sayfalık iddianame hazırlandı.

İpek Özbey-Korkusuz

Oyuncu dediğin doğal olur!

Fikret Kuşkan'la Fransa'nın Audincourt kasabasında bir gezide tanıştık. İçi dışı bir oyuncu olduğunu biliyordum, görünce daha da emin oldum. Esaslı bir ses tonuna, iyi bir oyunculuk yeteneğine sahip. Kendisi "sesli bir kitap" gibi. Bol bol oyunculuk üzerine konuştuk, mizah anlayışı da çok iyi. Hiç durmadan güldüğümüz zamanlar oldu."Mustafa Hakkında Her Şey" filmini

Sayım Çınar

2025'in ekonomi-politik haritası – II: Umutla endişe arasında...

2025 yılında borsalar yapay zekâ etkisiyle yükselirken, aynı anda altın ve gümüş de bir ralli yaşandı. Kripto paralar ise çok ciddi bir dalgalanma yaşadı. Burada düşen küresel enflasyon kadar değişen düzenleme rejiminin geçiş aşamasında oluşan belirsizlik ve jeo-politik risklerin etkisini görmemek mümkün değildir.GİRİŞ: YENİ DÜZENLEME REJİMİNİN FİNANS PİYASALARINDA ETKİLERİ

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

"Bizi bizden ayıramazlar"

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKBediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin sadık talebelerinden Zübeyir Gündüzalp'in, 1948 yılında Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği ve Şualar eserinde de neşredilen müdafaasındaki ifadeler güncelliğini koruyan büyük hakikatleri barındırıyor. Savunmasına Risale-i Nur ile iştigalini mantıkî deliller ve inkâr edilemeyecek hüccetlerle sağlam temellere oturtarak

H. Muharrem Okur

Aşkın Ya Da Leduni Olmak

Hiç unutmam, bir gün Adil Saraç Hocamızı ziyarete gitmiştim. Elimde kâğıt ve kalem olduğunu fark edince yüzünde hafif bir sertlik belirdi; hatta buna kızgınlık da denebilirdi. "Anın hazını yaşa!" dedi. Devamında şunu söylemişti. "Yazmak için değil, anlamak için buradasın…" Karşımdaki insan, Mehmet Âkif'in Safahat'ını, Necip Fazıl'ın Çile'sini ezberinde taşıyan

Eyyüp Azlal

Köpek mi kuyruğunu sallar yoksa kuyruk mu köpeği

"Wag the Dog", 1997 yapımı Barry Levinson'un yönettiği bir film. Bizde "Başkanın Adamları" adıyla gösterildi. Başrollerinde Dustin Hoffman ve Robert De Niro var. Başkanın iktidarını kurtarmak isteyen danışmanlar, Hollywood'dan yardım alarak bir savaş kurgusu yapıp, başkan lehinde kamuoyu oluşturuyorlar. Çünkü ABD Başkanı, seçimlere az bir süre kala Oval Ofis'te, reşit olmayan bir kıza sarkıntılık etmiştir.

Kerime Yıldız

Hırs ve ahlak

Yeni yılın ilk günü. Kitap okuyarak giriyorum. Öğlene doğru kar başlıyor İstanbul'da. Tül perdeyi açıyorum. Mine ve Prenses pervaza yerleşip kar yağışını seyrediyorlar. Hoşlarına gidiyor. Kitap bitiyor. Bitmesin. Ali geldi İzmir'den, yeğenim. Babası ve teyzeleriyle kartopu oynamaya çıktı. Çocuk kara hasret tabii. Bir de kardan adam yaptılar, kapının önüne. Ali'nin neşeli çığlıkları

Filiz Aygündüz

Standup vaizleri - CEM SANCAR let baseAssetSrv = { uri: 'https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/site/v4',ver:'v=22132'...

Ertelenmiş bir yüzleşmenin eşiğindeyiz. Maskeler düşüyor, ardındaki gerçek pişmiş kelle gibi sırıtıyor... Ümit Meriç Hanımefendi geçende "Gardırop Müslümanlığı" kavramını ortaya atarak gerçeğin üstündeki uykulu örtüyü kaldırdı. Süregiden hayatı anlamak için bize bir uyanma sinyali çaktı. Ama bir de "Standup vaizleri" var...

Cem Sancar

Sandığın içindekiler

Babam, nazlanıp (mızıkçılığı) uzattığımda, o meşhur sertliğini takınır: "İşi tadında bırak; işin tadını kaçırıyorsun, ha!" gibi kalıplaşmış sözleriyle çehresini eğerek son ikazlarını yapardı. Dünya susardı o ân.« Bak; defalarca İstanbul'u kazandınız ve halk emanetin adresini değiştirdi. Ne var bunda Daha bin yıl bu ara kapatılacak gibi gözükmüyor. İstanbul'un yakasını yani -babamın dediği gibi- işi tadında bırakın. Sandık ne demişse o.

Ali Hakkoymaz

Kurtuluşun başkentinde yurttaşın duruşu

Kurtuluş savaşçılarının 19 Mayıs'ta Samsun'dan başladığı büyük yolculuğun Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş'tan sonraki durağıydı Ankara. 27 Aralık 1919, Mustafa Kemal Paşa'nın Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı örgütlemek ve zafere ulaştırmak için Ankara'ya geldiği gündü. Onun bu topraklarda yaşayanları

Öner Yağcı

Kitapla yaratılan dünyalar

2025 yılının son günlerini her an özlemini çektiğim İstanbul'da yaşadım. Oraya gidişimin nedeni de Can Yayınları'nın, kitap fuarında düzenlediği imza gününe katılmaktı. Büyük kentlerde hemen her yıl açılan kitap fuarlarının bir amacı da yazarlarla okurları, gözlerini kitaplara açan gençleri birbiriyle kaynaştırmaktır. Fuarlar ayrıca kültürünü geliştirmek

Adnan Binyazar

Reşit Güngör Yalçın'ın Ferdi Tayfur Kapaklı Kış Defteri

Tam bir yıl önce bugün müziğimizin dev bir ismini ebediyete uğurladık. Bu koca çınarın adı kimilerine göre "Plaklardaki Derbeder Kral", kimilerine göre "Çukurova'nın Bağrı Yanık Sesi" kimilerine göre "Anadolu'nun Çığlığı", kimilerine göre "Gariplerin Sesi", kimilerine göre "Âşıkların Limanı" ve kimilerine göre "Arabeskin Ferdi

Halit Yıldırım

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri…

Burak Tekiner

Kalbe düşen hikmetler ya da gönül penceresinden münacat

Bazı sözler vardır; çağları aşar, dillerden çok kalplerde yankılanır. Hele ki bu sözler bir gönül erinden, bir hak dostundan dökülmüşse, zamanın ötesinde bir anlam taşır. Hazreti Sezâî'nin mektuplarından süzülen nasihatler de böylesi bir derinliğe sahiptir. Onun sözleri, sadece bir çağın değil, her devrin dertlerine merhem olur; gönül penceresinden bakınca, ruhun en mahrem köşelerine işler.

Mehmet Biten

Ömer Erinç Şiiri

Şiir şairin gördüğü gerçekten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla yaşadığı ya da yaşanabilir olan doğrudan gördüğü gerçekten. Gerçek, hayatla şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasından geçirerek tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar.

Cafer Keklikçi

Zincirlerini Kalbinde Taşıyanlar!

Dünün köleleri, karanlık sabahların alacakaranlığında zincirlerin uğuldayan sesiyle uyanır, acımasız kırbaçların vuruşları altında şekillenirlerdi. Hayat, efendilerinin cömertliğine (!) bağlıydı, her nefes bir ödül ya da bir ceza kadar uzak ve belirsizdi. Direnmek, kaçış umutlarından daha çok ölüme teslim olmaktı; bedenleri yalnızca

Fatih Yüksektepe

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman