Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Baskısı kalmadığında çok aranacak 'kuşlar'

Mustafa Kirenci'nin yayıma hazırladığı iki ciltlik 'Söyle Ey Kuş' Büyüyenay Yayınları tarafından okura sunuldu. Kirenci kitabı ne kadar sürede hazırladı, bilemiyorum, ancak şehr-i dildârım için Reşad Ekrem'in 'İstanbul Ansiklopedisi'ni kaç karat olarak ölçüyorsanız, kuşların bahsinde de 'Söyle Ey Kuş'un kütlesini onun öneminden ve değerinden aşağıda yazmamalıyız.

Taner Ay

Sonbaharın gülleri: Kasımpatı ve buhûrumeryem

Sonbaharın son ayındayız. Hızır günleri bitti, kasım günleri başladı. Anadolu'da kasım ayına koç ayı derler. Çünkü koç katımı zamanıdır. Hani mart ve nisan aylarında kış pâdişahı ile bahar sultan arasındaki "al yazını, ver kışımı" kavgası var ya onun tersini yaşıyoruz. Kış pâdişahı gâlip gelecek.Tabiatın bâzen hafif hafif, bâzen sertçe esneyerek uykuya çekilmeye

Kerime Yıldız

Ağa da ağaymış ha!

"Ağa da ağaymış ha!" Kimi zaman bir heybetin gölgesine sığınanların kofluğunu ifşa etmek için, kimi zaman da babadan kalma mirası har vurup harman savuranların sığlığını özetlemek için söylenir bu. Ne var ki hayat, kartvizitlerde yazan debdebeli sıfatları değil, insanın hâlini ve özünü tartar; tahtından indirip marabanın karşısında dilsiz bırakır. Mustafa Kutlu'nun

Eyyüp Azlal

Dergilerin ömrü uzatılabilir mi

Şöyle geriye dönüp baktığımızda, çıktığı dönem içinde rağbet gören, okuyucuların ilgisine mazhar olan pek çok derginin zamanla ömrünü tamamladığına ve tarihe karıştığına şahit oluyoruz. 30 yıl evvel Türkiye'de bazı mecmualar bugün neşredilmiyor. Yarım asır önce edebiyatseverlerin her ay merak ve heyecanla beklediği dergilerin de artık esamisi okunmuyor. Hele 100 yıl önce 'mektep mecmua'

Mehmet Nuri Yardım

Kaçış Nereye, Çıkış Yolu Neresi (1)

Bugün insanlık, birbirini çevreleyen üç daireli derin bir krizin eşiğinde varoluş mücadelesi vermektedir. Varlık âleminde hareketin aslî bir unsur olduğu, gök cisimlerinin yörüngesinden bireysel yaşantılara kadar her şeyin sürekli bir akış içinde bulunduğu gerçeği, insanın bu gidişata takınacağı tavrın hayatiyetini açıkça ortaya koymaktadır. Bu süreç, insanın iradesiyle ya bir selamete ya

Mehmet Biten

Neslibey Özkan'ın kaleminden "Zamanın Diliyle: Kıssalardan Dersler"...

Hayatın koşturmacası içerisinde bazen en büyük hakikatler, çocukluğumuzda büyüklerimizden dinlediğimiz hayata dair hikmet dolu hikâyelerin, kadim kıssaların derinliklerinde saklıdır. Zaman zaman yaşadığımız olaylar bize bu hikâyeleri tekrar hatırlatır. Uzun yıllar din görevlisi olarak hizmet eden, bu kutlu görevi ifa için emek veren Neslibey ÖZKAN hocamızın kaleme aldığı

Halit Yıldırım

Medeniyet penceresi

Binalar şehirlere sığmıyor. Ve gökyüzünü kapattık. Beton yığınları hayatı daraltıyor.Bu fotoğrafları "medeniyet" kavramıyla yan yana getirip de kelimelerin ağzının tadını bozmayalım. Havayı, suyu kirletmek medeniyet olabilir mi! Karmaşa deyin, hırs deyin, beton kirliliği deyin ama medeniyettir, demeyin. Kelimelerin adresini/asliyetini yaralayıp öldürmeyelim. *

Ali Hakkoymaz

Sandığın faturası: Trump, hayat pahalılığı ve piyasalar

ABD ara seçimleri, Donald Trump yönetiminin ekonomik ve siyasi tercihlerine güçlü bir itiraz getirdi. Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazanırken seçmen, hayat pahalılığı, İran savaşının maliyetleri ve yönetimin denetlenmesi talebini sandığa taşıdı. Ancak bu sonuç ne Amerikan toplumunun bütünüyle sola yöneldiğini ne de Cumhuriyetçilerin bir sonraki başkanlık seçimini şimdiden

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Çürümüşlük Kokusu

Bir çürümüşlük yayılıyor ortalığa, bir çürümüşlük kokusu. Herkes kokuyu konuşuyor, işaret ediyor ama kaynağını konuşmuyor, işaret etmiyor. Her olayın bir kaynağı vardır. Kaynaktan bağımsız bir oluş, olayın meydana getirici şartlarını taşımayacağı için işaret edilenin tam olarak ne olduğu da ortaya çıkmaz. Her çürümüşlük, kendi şartlarını kendinden başka etrafındaki yardımcı tabakadan, atmosferden

Cafer Keklikçi

Edebiyat ve zaman

"Nasıl bir dünyada yaşıyoruz" sorusunun yanıtı, yazar için kendisini nasıl var edebileceğinin, varlığıyla yaşamı nasıl etkileyebileceğini de yanıtı olacaktır. Yaşamın güzelleştirilmesi için yüzlerce yıldır çaba harcayan yazar, bunca zaman sonra hâlâ savaşların, sömürünün, zulmün sürdüğü bir dünyada vicdanı rahat yaşayamaz. Öyleyse yazarın, vicdanının

Öner Yağcı

Anlatım bozuklukları (45) - Şapka deyip geçmeyin (65)

Bu yazımızla nihâyete erecek "Şapka Deyip Geçmeyin" serisine başlamaktaki amacımız, Risâle metinlerinde bazı kelimelerin doğru yazım ve okunuşlarına katkı sağlamak, ve yazı âilemiz için "hizmet içi eğitim" kabilinden bir çalışma yapmaktı.Okuduğumuzda "Anlatım şu sebeple bozuk." diyemiyorsak, hem benzer hatâları kendimiz yaparız, hem de hatâlı cümleleri okuyup

Nahit Topaloğlu

Sonsuz dostluk!

"Yaşamı boyunca Dil Devrimi'nin ödünsüz savunucusu olan Emin Özdemir'i dilci, yazıncı kişiliğiyle yaşatmak, düşünce ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak; dil ve yazın öğretimi anlayışını tanıtmak ve yaygınlaştırmak amacıyla her yıl Harf Devrimi'nin yıldönümünde Özdemir ailesi ve Dil Derneği'nce 2018 yılından bu yana Dil Derneği Emin Özdemir Ödülü düzenliyor." - Dil Derneği Başkanı

Adnan Binyazar

Acı vefat

Geçtiğimiz günlerde ağır hastalıkları bulunan 73 yaşındaki Abdullah Tırpan, cezaevinden kaldırıldığı hastanede vefat etti.8 Ekim tarihinde Abdullah Tırpan'ı ziyaret eden İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu o tarihte Abdullah Tırpan'ın sağlık sorunları konusunda net bir uyarı yapmış. Yine Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu vefattan evvel yaşanılanların net bir hukuksuzluk

H. Muharrem Okur

Kitapla, dostlukla, sevgiyle güçlenen şehir Malatya

Malatya Anadolu şehirlerimizden kıymetli bir şehirdir. Bu güzide şehirde, dostlarımız, okurlarımız, gönül bağımız olan güzel insanlar vardır. Seçerek gittiğim kitap fuarlarından öncelediğim bir şehir Malatya. Uzun yıllardır kitap fuarlarına katılmaya çalışıyorum. Bu yıl da Malatya Belediye'si başkanı güzide insan Sami Er'in davetiyle katılmak nasip oldu.

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Mutluluk ülkesi

Elbette böyle bir ülke yok. Böyle bir dönem, böyle bir toplum, böyle bir sosyal yapı, böyle bir yaşam tarzı, böyle bir hayat muhtemelen hiç olmadı, olmamıştır; yüksek ihtimal olmayacaktır da. Bunu biliyoruz. Bunu iliklerimize kadar hissettiğimiz için nereye gitsek yüreğimizde bir eksikle yaşıyor, o eksiği bir yara gibi bakışlarımıza yansıtıyor, nereye baksak soluklaşan yalnız ruhlarla karşılaşıyoruz.

Prof. Dr. İsmet Emre

Niye kimse çatlamıyor

"Ey Köhne Bizans...Ey bin kocadan arta kalan bive-i (dul) bakir " Tevfik Fikret Millet olarak birçok badire atlattık bugüne kadar... Şimdilerde ise, yine bir badireden geçiyoruz ve bu durum yapılması gereken başka işlerin de önünü tıkamış durumdadır. Güzel ülkemin kaynakları; "yalan, dolan, talanla" uğraşan nesepsizler elinde heba edilmiş ve yüzyıllardır "

İsmail Bingöl

Eğitimde ruh ve irfan arayışı: Kalıptan kalbe!

İnsan, salt mekanik bir evrenin tesadüfî bir parçası değil; yeryüzünde bir anlamı ve emaneti yüklenmiş, "eşref-i mahlûkat" sırrını taşıyan çok boyutlu bir varlıktır. Modern çağın eğitim paradigmasının düştüğü en büyük yanılgı, bu çok boyutlu varlığı tek boyuta, yani salt seküler ve faydacı bir akla indirgemesidir. Bugün eğitim, zihni bir

Fatih Yüksektepe

Kök salmak ve hatırlamak

Bartın'a kitaplar için geldim. 28. Bartın Kitap Fuarı'nda okurlarla buluştum, eski dostlarla karşılaştım, yeni insanlarla tanıştım. Kitaplardan başlayan sohbetler, her zamanki gibi memleket meselelerine uzandı. Geçim sıkıntısı, çocukların geleceği, ülkenin gidişatı... Gittiğim şehirler değişiyor, konuştuğumuz konular pek değişmiyor. Bartın Belediyesi'nin 150.

Güven Baykan

Altın Portakal'da her film bir hikâye

Altın Portakal bu yıl da bana sinemanın yalnızca film izlemekten ibaret olmadığını hatırlattı.Her film başka bir hayatı, başka bir duyguyu ve farklı bir yüzleşmeyi beraberinde getirdi.Günler boyunca peş peşe izlenen filmler, sinema üzerine yapılan sohbetler, dostlarla paylaşılan anlar ve Antalya'nın atmosferi bu yolculuğu benim için özel kıldı.Bazen bir filmden çıkıp

Sayım Çınar

Devrimciler bizim mahalleye geldiğinde

Geçmiş zamandı. Geçmiş zaman mıydı Çok acayip bir İstanbul'du. Arka mahalleler başka bir uzaydaydı... Daha önce söylemiştim. Lise terk memur ve modern Müslüman anam, parlak bir subayken "kadın meselesi" yüzünden tard edilmiş havai babam, sabah ayılıp da ilçedeki işine gidebilsin diye Bahçelievler'in varoşunda arsa alıp ev yaptıklarında on bir,

Cem Sancar

Sezai Karakoç'un Şehirleri

"Günahlarımızı kül edecek ateş harmanını Verim yağmuru insin ülkemize Mekke'ye Medine'ye Şam'a Kudüs'e Bağdat'a İstanbul'a Semerkand'a Taşkent'e Diyarbekir'e Yetiş peygamber imdadı yetiş Yetiş Allah'ın izniyle."

Burak Tekiner

Değişime direnen yüzler

Değişenlerin değiştiremediğine... Dünya bir ırmaktır, insansa bu coşkulu akışa teslim bir rüyâ güzeli. Dünya direnen azınlığın, akıp durmakta olan kalabalığa mukavemet ettiği bir savaş meydanıdır. Onun kumaşı, değişen çehrelerin değiştirilemeyen büyük buluşlarına, fikirlerine, eserlerine boyun eğmekle tasarlanmış. Değişmeyenler yani değişimi bir gelişim formatında özümseyenler,

Nuray Alper

Beslemek ve beslenmek

Yıllar sonra gelen bir nefhâ... Zengin vahalardan çıkıp gönlümü ferahlandıran kırkikindi... Aşkın en saf izdüşümünün tek bir cümleye sığmış hâli... Renklerin en canlısı, heyecanın zirvesi, güllerin kaneviçesi...İnsanın ruhu beslediği kadar beslenmeyi de istiyor. Başkalarına pansuman yaptığı kadar kendi yaraları da görülsün istiyor. Hatıralar, anılar, yaşanan pek çok şey gözünün önünden gitmediği

Havva Küçük Konur

Avludaki taşlar dile gelirse

Hani bazen deriz ya, şu duvarların dili olsa da konuşsa diye... Evin içindeki duvarlar, hayatımızın en yakın tanıklarıdır. Bahçemizdeki ve avlumuzdakiler de. Dört yanımıza taştan göğüslerini gerer, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, öfke ve kırılganlıklarımızı, hayatın senaryosunun çekildiği her bir anı izler. Ama işte dili yok ki anlatsın. Ya olsaydı, neler anlatırdı acabaFransız

Filiz Aygündüz

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman