Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

"Ben illa sonunu göreceğim"

"Ben illa sonunu göreceğim" İDRİS GÜNAYDIN Adam seninle 8 Mart 2025'te mutabakat imzaladı. Altına imza attın. Defalarca haber gönderdi, yalvardı: "Gelin birlik olalım. Suriyeyi beraber inşa edelim. Senin çocuğun bizim, bizimki senin.

İdris Günaydın

Manevi Değer, Norveç'in Oscar adayı oldu

Cannes Film Festivali büyük ödülü sahibi, Norveçli yönetmen Joachim Trier'in son filmi "Manevi Değer"i izlemeyi başardım.Filmde iki kız kardeş, Nora ile Agnes, bir zamanlar ünlü bir yönetmen olan babaları Gustav ile yıllar sonra yeniden görüşmeye başlar. Gustav, oyunculuk yapan kızı Nora'ya yeni filminde rol teklif eder ama Nora bu teklifi reddeder. Hikâye tam da burada başlar. "

Sayım Çınar

Kargaşayı bitirmenin yolu

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKYeni bir miladî yıla girdiğimiz şu günlerde, zihnimizde Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Risale-i Nurlarda belirttiği manalar canlanıyor. Evet hayat apartmanı yıkılıyor, ömür şimşek gibi geçip gidiyor, zaman süratle akıyor... 1 Bu vaziyette olan bizlerin maddî-manevî yaralarına merhem ancak bu fânî âlemin ebedî âleme tebdiliyle olabilir. Bu sebeple insanın

H. Muharrem Okur

Atalar ''çıkarayım'' der tahta, döner dolaşır gelir bahta

İnsan, bahtına müdâhale edebilir mi Dayağın bile nasiple yenileceğine inanarak, bahtın açılmasını beklemek mi gerekir yoksa baht hep açıktır da biz mi görmeyiz Behrengî'nin, "Feleğin Peşinde" masalında, tâlihini sorgulamak için feleği arayıp bulan genç, feleğin kendisine gösterdiği kısmetleri bir bir teper. Yaptığı aptallıkları da başının ağrısından kurtulmak

Kerime Yıldız

Edebiyatta Klasiklerimize İlgi

Türk edebiyatında klasik eserlere ilgi artarak devam ediyor. Hece Yayınları Recaîzade Mahmut Ekrem'in külliyatını yayımlıyor. Klasikleri okumadan, eskiyi tanımadan ortaya yeni ürünler koymak güç. Bu doğru anlayış yayın dünyamızı da büyük ölçüde kendisini hissettiriyor. Son dönemde en çok okunan kitaplar arasında hem kadim Türk edebiyatının

Mehmet Nuri Yardım

Lokman'a Mektup

Kıymetli Arkadaşım Lokman, Sana bu mektubu "kıymetli arkadaşım" hitabıyla yazıyorum ama aslında bu ifadenin arkasında bir mahcubiyet saklı. Daha önce ortak dostumuz Güven'e de mektup yazmış ve ona da "arkadaşım" diye hitap etmiştim. Kendisi mektubuma cevap verirken, "İyi ki arkadaşım Güven demişsin; eğer kardeşim Güven deseydin çok kızardım,"

Eyyüp Azlal

Acımız da Manuel Çıtak, tesellimiz de

İki farklı yüzyılın en hoş sadalarından birini bırakarak, iyilik ekseninde belgelediği hakikatleri bize zarafetle sunup aramızdan ayrıldı Manuel Çıtak. Ekim 2023'te sessizce. Büyük ilgi gören ilk ve tek solo sergisi "Islomania"yı Depo İstanbul'da açtıktan bir yıl sonra. O dönem Milliyet Sanat dergisinde Evrim Altuğ'un sergiyle ilgili olarak Çıtak ile yaptığı söyleşide

Filiz Aygündüz

Tantanadan çoktan geçtim - CEM SANCAR let baseAssetSrv = { uri:...

Ruhumun penceresine bir sardunya diktim. Toprağı avuçlarımda, tırnaklarım kırık. Sardunyamın dallarında eski yazlar, İspanyol paçalı Pink Floyd, solmuş fotoğraflar, çocuktum daha. Sağ kolum çıkıkçıda kırılırken her perşembe haftalarca, baharda çayır çimen bir varoş vardı benim hep aklımda. Sağ kolum, kalem kolum, çatır çutur her akşamüstü, hastaneler bize uzak.

Cem Sancar

Yirmi bin lira kâğıt üzerinde yetiyor, hayatta yetmiyor

Yirmi bin lira kâğıt üzerinde yetiyor, hayatta yetmiyor AHMET CAN KARAHASANOĞLU Uzun yürüyüşlerin en güzel yanı, yaşlı, tanımadığınız bir adamla karşılaşmaktır. Yaşlılık, korkulacak biri olmayan insan hissi uyandırır. Gücü tükenmiş birinden büyük zarar gelmeyeceği düşüncesi olabilir bunun sebebi. Yine öyle uzun yürüyüşlerin

Ahmet Can Karahasanoğlu

İnsanlık ülkesi'nin anahtarı

Dünya bir kandil, bir nur, bir aydınlık, bir kurtuluş, bir huzur, bir bahar bekliyor. Denemediğimiz yol kalmadı.Bütün yollar, bir saadetli yola/medeniyete çıksın istiyorsak Medine'deki misafirin kimliğini kimliğimiz eylemeliyiz. Yoksa kim'liğimize kimse bakmayacak; bakmıyorlar zaten. Dönelim o zaman Medine'ye... Medenîliğe yani... Şöyle tertemiz... Anadan yeni

Ali Hakkoymaz

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Toplumun ve kişinin uygarlığının, çağdaşlığının ölçütlerinden biridir sahip olduğu kitaplıklar. Uygarlıkla kitap ilişkisinin en çarpıcı örneğini görelim: Naziler, Almanya'da iktidara geldiklerinin dördüncü ayında, 10 Mayıs 1933 akşamı Berlin Üniversitesi'nin önüne yığdığı binlerce kitabı ateşe verdi. Bu ateş, 12 yıl sürecek Nazi düzeninin yani

Öner Yağcı

Masaldan romana geçiş

Kars'ta dünyaya gelen Yücel Feyzioğlu Cilavuz İlköğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra Almanya'da Goethe Enstitüsü'nde dil eğitimi gördü. Bu arada Andersson Yazarlık Akademisi'ni bitirdi. Uzun yıllar süren öğretmenliğinde topladığı masalları derste öğrencilerle de değerlendirdi. 1985 yılında emekli olduktan sonra da masalların kaynaklarına inmek amacıyla o ülkeden bu ülkeye gezip masalların kaynaklarına ulaştı.

Adnan Binyazar

Şehre Dair Düşünceler-2 Aidiyet Hissinin Kaybedilmesinin Şehre...

Eski ve köklü şehirler giderek sahip oldukları atmosferden uzaklaşmakta, yeni kurulan şehirler ise yeni bir karakter, kendine has bir yeni kimlik ortaya koyamamaktadır. Şehir eski geleneklerini, göreneklerini, ananelerini kaybetmiştir ama bunların yerine kendine mahsus olanları üretememiştir. Bu benimdir diyebileceği, kendi damgasını vurduğu, mimaride olsun, başka alanlarda olsun, geleceğe

İsmail Bingöl

Maduro olayının bize söyledikleri

Savaşın tarihi biraz da yenilmenin, esir düşülmenin tarihidir. Bunu biliyoruz. Güçlü olanlar her devirde güçlü olmayanların mülküne göz diker, sıradan bir bahaneyle ona el koymanın yollarını arar, bulur ve bunu gerçekleştirir, biliyoruz. Bu hep böyle olmuştur. Ne adına olursa olsun güçlünün güçsüzün elinde avucundakileri alması, onu kendine bağlaması, özgürlüğünü kısıtlaması bilinmedik bir

Prof. Dr. İsmet Emre

Oğuz Atay, Cihat Burak, Aydın Boysan ve diğerleri...

75'e kadar Suâdiye çok güzeldi, semt-i dildârım yazları sayfiyeye gelenlerin anason kokulu kristal kahkahalarıyla çın çın çınlar, kışlarıysa biz bize kalırdık. Yazları iki bin beş yüz kadar olan nüfusun, kışları beş yüzün altına düştüğünün tanığıyım. Ceplerimizde para yoksa da, Bostancı'daki mendirek mahalleden arkadaşlarımızla plajımız olurdu, çantalarımıza yiyeceklerimizi ve kitaplarımızı

Taner Ay

Yitiksöz Dergisi Filistin Özel Sayısına Dair

Dünya bir soykırıma karşı üç maymunu oynuyor. Görmüyor, duymuyor ve müdahale etmiyor. Yani elsiz, dilsiz, gözsüz ve kulaksız. İslam ülkeleri de aynı şekilde başını belaya sokmama derdinde… Hani Hz. Peygamber "Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğzetsin ki bu da imanın en zayıf derecesidir." buyurmuştu ya…

Halit Yıldırım

III. Dünya savaşı bitti mi yeni mi başlıyor

2026 ve sonrası için iki senaryo2026 yılı ve sonrasında bizi nasıl bir dünya bekliyor Çok tartışıldığı gibi önümüzde büyük bir dünya savaşı mı var Buna bağlı olarak karşılıklı kutuplar saflarını sıklaştırıp, cephelere yığınak mı yapıyorlar Yoksa 11 Eylül 2001'den bu yana devam eden küresel gerginlikler, vekalet savaşları ve iç savaşlar, halk

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Zemherir

Her gün yeni bir hikâye okuyabilene. Her şey yeni bir kapı, adım.Takıldığım kaldığım yerler kendi kördüğümüm, ayıbım. Bir lâhzada olup bitiyor her şey oysa. Bir anın içine gizli bütün ömür. Tek bir gözyaşında saklı zamanın mührü. Açsak açılacak, çözsek çözülecek, kıpırdasak kırılıverecek esaret kapıları. Ama kör korkuya kurban verdik yarınlarımızı. Aldığımız kesik kesik birkaç nefes. Verebilecek miyiz Bilmiyorum.

Havva Küçük Konur

Sözün Taşıdığı

Geçtiğimiz hafta İstanbul'un kalbi Sultanahmet'te Gülhane Şiir Akşamlarının ikincisi icra edildi. Şiir için onun dokusuna uyan, bu sebeple şairi tamamlayan bir mekânın, Ahmet Hamdi Tanpınar müzesinin seçilmesi bu şehirde kaybedildiği düşünülen o lahuti atmosfere taşıdı konuklarını. Esasında programa uzun uzun yer vermeyi tasarlıyordum köşemde, bunun için bütün bir akşam boyunca not

Nuray Alper

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane

"Kop Dağında Bir Dükkân" Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Demircili Beldesi'nde dağların doruklarında bir Kütüphane "Kop...

Dağların doruklarında, üç dağın eteğine kurulu olan köyümüzde kışlar çok sert geçerdi. Hatırlıyorum boyuma kadar kar yağar, dedem toprak sıvalı evimizdeki ocak hiç sönmesin diye harman yerine karları yararak, boyum kadar yükseklikte yol açardı. Süt tozu, leblebi, kuru üzüm dağıtıyorlarmış okulda. Bunları duyunca mı erkenden okula başlamak istemiştim. Önce erkek önlüğü giymiştim,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.

Nahit Topaloğlu

Bir hayalimiz var

Neyin uğrunda tükettik ömrümüzü En son neyin hayalini kurduk Borcumuzun biteceği günün hayali mi Evlatlarımızın, aydınlık geleceğinin hayalini mi Bir evin, son model bir arabanın hayali mi Sorular uzayıp gider. Hayaller kurulmaya devam eder. Herkesin bir hayali vardır. Kimisinin hayatın bir yerine tutunmak zorunda olduğu hayalleri, kiminin kendisi için istediğini kardeşi için de istediği hayalleri…

Burak Tekiner

Kalbe düşen hikmetler ya da gönül penceresinden münacat

Bazı sözler vardır; çağları aşar, dillerden çok kalplerde yankılanır. Hele ki bu sözler bir gönül erinden, bir hak dostundan dökülmüşse, zamanın ötesinde bir anlam taşır. Hazreti Sezâî'nin mektuplarından süzülen nasihatler de böylesi bir derinliğe sahiptir. Onun sözleri, sadece bir çağın değil, her devrin dertlerine merhem olur; gönül penceresinden bakınca, ruhun en mahrem köşelerine işler.

Mehmet Biten

Ömer Erinç Şiiri

Şiir şairin gördüğü gerçekten meydana gelir. Şairin duyuş, düşünüş ve algılayışıyla yaşadığı ya da yaşanabilir olan doğrudan gördüğü gerçekten. Gerçek, hayatla şairin duyumsadığı arasındaki özgür durumdan şairin özgün bir şekilde yarattığı dünyadır. Şair yaşadığı ya da yaşananı kendi dünyasından geçirerek tekrar yaşanabilecek somutlukta ortaya koyar.

Cafer Keklikçi

Zincirlerini Kalbinde Taşıyanlar!

Dünün köleleri, karanlık sabahların alacakaranlığında zincirlerin uğuldayan sesiyle uyanır, acımasız kırbaçların vuruşları altında şekillenirlerdi. Hayat, efendilerinin cömertliğine (!) bağlıydı, her nefes bir ödül ya da bir ceza kadar uzak ve belirsizdi. Direnmek, kaçış umutlarından daha çok ölüme teslim olmaktı; bedenleri yalnızca

Fatih Yüksektepe

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman