Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Kemal Edib

İsimleri, eserleri ve hizmetleri unutulmuş şahsiyetler hakkında biyografik kitapların yazılması mühim. Onların bu suretle gündeme getirilmeleri de büyük bir hizmettir. Bu şahsiyetlerin arasına Kemal Edib Kürkçüoğlu da katılmış oldu. Edebiyat tarihçisi, yazar ve şair Kemal Edib hakkındaki eseri, Mehmet Kurtoğlu Çağdaş Bir Derviş, Aşkın Bir Şair Kemal Edib Kürkçüoğlu adıyla kaleme aldı. Bu eser, Edebiyat Ortamı Yayınları arasında günışığına çıktı.

Mehmet Nuri Yardım

Kolektif umutsuzluk

Umutsuzluk bir tercih değil, maruz kalmadır. Varoluşa dışarıdan bir cisim çarpar, benlik afallar, dengesini yitirir, baş dönmesiyle bulunduğu yere çömelir ve ne olup bittiğini düşünmeye başlar. Umutsuzluğun söyleme dönüşmemesi, yüksek perdeden dile getirilmemesi bu çarpmaya dairdir. Varoluş öylesine sarsılmıştır ki nefesi kesilmiştir ve artık cümleler ya fısıltıyla veya bakışlarla kurulmaya

Prof. Dr. İsmet Emre

SUMUD dizisi hakkında

TRT, bir kurum olarak son yıllarda çok başarılı ve millî ve tarihî yapımıza uygun diziler ve programlarla evlerimize misafir olmaya devam ediyor. Oysa birçok medya kuruluşuna ait ekranların milli ve manevi değerlerimize adeta görünmez bir savaş açtığı bu dönemde, bu yapımları izleyici ile buluşturan başta kurum yetkililerine ve bu yapımlara emek veren herkese şükranlarımı arz ediyorum.

Halit Yıldırım

Risâle-i Nur'un dil mîmârî ve "-meklik" seçimi -1

İ.H.O. orta mektebinde Kırmızı Başlıklı Kız masalının Arapça metnini okuyoruz. Önce metni aşir ezberi gibi okuturdu hocamız, sonra da tercüme ettirirdi. Masalda Kırmızı Başlıklı Kız'ın adı Leylâ'ydı.Hoca not defterini açar ve birimizi tahtaya kaldırırdı. -İkra, oku bakayım. Ezberden okunacak tabi. "Leylâ tilmîzetün müctehidetün... / Leylâ

Nahit Topaloğlu

Yazlık sinemalar mâzîperestlerin hayâl-i sâfıdır

Bahçevan geldi, bahçevan geldi / Deh del Düldül, deh deh Düldül": Bir defa daha Zeki Müren'in Uşşak şarkısına dönüyorum, çünkü hemen her gün gördüğüm zerzevatçı kendisi kadar kadîd doru beygirinin çektiği arabasıyla Turşucu Dere'ye doğru iniyordu. İki kat üstümüzde oturan teyzemizin dediğine göre, bu yaşlı bahçevan Saide Hanım'ın, Nadide Hanım'ın, Albay Sami Bey'in,

Taner Ay

'Yerleştiren' değil, 'Yetiştiren' toplum kurtulur!

Toprağa tohum ekmek ile toprağa cansız bir direk dikmek arasındaki devasa ontolojik fark, "yetiştirmek" ile "yerleştirmek" arasındaki uçurumun ta kendisidir. Cansız direk kısa vadede sınır çizer, gölge verir ama meyve vermez; zamanın ve iklimin yıpratıcılığına karşı dirençsizdir, er geç çürür. Tohum ise kendi köklerini salar, toprağa tutunur, direnir ve en nihayetinde toplumu besler.

Fatih Yüksektepe

Ali Haydar Haksal'ın terekesi

Yıl 2011... Erbakan Hoca'mız vefatından beş gün önce takım elbisesini giymek suretiyle kurmaylarıyla toplantı yapmış ve takatinin sonuna kadar yapması gerekeni yapmıştı. Yıl 2024... Yahya Sinvar, takatinin sonuna kadar cephenin en önünde, kalp atışlarından dolayı üzerine dar gelen hücum yeleğiyle Rabbine yürümüştü. Yıl 2026... Geçtiğimiz günlerde rahmet-i

Burak Tekiner

İncir ağacı

"Hastane önünde incir ağacı Annem ağacı Doktor bulamadı bana ilacı Annem ilacı Doktor bulamadı bana ilacı Annem ilacı Baştabip geliyor zehirden acı Annem oy acı Garip kaldım yüreğime dert oldu Annem dert oldu

Mehmet Biten

Finansal kırılganlıktan ekonomik krize giden yol: 16–17 Eylül...

16–17 Eylül'de Borsa İstanbul'da yaşanan sert dalgalanma, birçok yatırımcı açısından ciddi servet kayıplarına yol açtı. Ancak bireysel zararların büyüklüğü ile makroekonomik anlamda "ekonomik kriz" aynı şey değildir. Finansal kırılganlık, spekülatif balon, varlık fiyatı çöküşü, likidite krizi, ödeme gücü krizi, finansal kriz, bankacılık krizi ve ekonomik kriz birbirine bağlı

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Yağmur denize ulaşamıyorsa

Trabzon'da yağmur sürpriz değildir. Bu kentin yağmurla kavgası da yeni değil. ocukluğundan beri burada yaşayanlar bilir; bazen sabah başlayan yağmur akşama kadar sürer, bazen günlerce gökyüzü açılmaz. Karadeniz'in huyudur bu. Ama 18 Eylül akşamı yağan yağmur yine aynı soruyu önümüze koydu: Denizin kıyısındaki bir kentte yağmur suyu neden denize ulaşamıyor

Güven Baykan

İlişkilerimizi bitiren bir tehlike: Sû-i zan

H. MUHARREM OKUR / ARDA BİLİKHer insanın günlük yaşantısında diğer insanlarla, olaylarla karşılaştığında zihninde çeşitli düşünceler belirir. Hatta sosyal medyada dolaşırken karşımıza çıkan bir profilde ya da izlediğimiz bir videoda da bu durum gerçekleşmektedir. Bu düşünceler zihnimizde o kadar ânî şekilde canlanıyor ki iradeden bağımsızlığı bile düşünülebilecek seviyededir. Ancak irademizin

H. Muharrem Okur

Empati ve Merhamet

"Hâlâ kalbimi arıyor o ağır hançer" (Haydar Ergülen, Hafız ile Semender, s. 111) Dünyamız sadece savaşların, krizlerin, zulüm ve istilâların değil manevi değerlerin kaybıyla da tarumar durumda. İyi, güzel, samimi, sıcak bir şeyleri yitirdik ve bu hızlı aşınma sonucunda insanlığın kullanımına sunulan teknolojiyi, ekranları,

Nuray Alper

Ayvalık'ta sarı yaz dönemi güzeldir!

Figen Yanık'la yıllar önce beraber çalışmıştık, şimdilerde Ayvalık'ta eylülün tadını çıkarıyor.Yanık'a "Ayvalık'ta neler oluyor" diye sordum. Bakın neler anlattı:"Macaron'a yemiş inerse, sonbahar gelmiştir' diye bir söz var Ayvalık'ta.. Yemiş, Ege'de incire verilen ad, Macaron ise taş evler, kafeler ve hediyelik eşya

Sayım Çınar

Babalar ve oğulları

Düğün olur iki kişiye, tasası düşer deli komşuya. Ravza Öğüt-Mehmet Davutoğlu çiftinin nikâhı bitti ama dedikodusu bitmedi. Hiçbir gelin ve dâmât, nikâh merâsiminin siyâsete bu şekilde malzeme olmasını istemez. Fakat asıl tâlihsizlik, nikâha günler kala Ahmet Davutoğlu'nun ifâdeye çağrılmasıydı. Üstelik nikâh sonrasına ertelenmesini istediği hâlde reddedilmiş. Hâl böyle olunca ifâdesi,

Kerime Yıldız

Protez desteği için sanat bir arada

Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) koordinasyonunda başlatılan "Engelsiz Gazze Sanat Buluşmaları" karma sergisi, Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde açıldı. Bugüne kadar 14 ampute Gazzeliye 15 protez desteği sağlayan proje, İsrail saldırıları nedeniyle uzuv kaybı yaşayan mazlumlara umut olmayı hedefliyor. ///////

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Kalp işaretinin ardındaki koku

Ne zaman iki elinin parmaklarıyla kalp işareti yapan -siyasetçi olur şarkıcı olur- bir eleman görsem içim kararır. Ya sıradan bir sahtekârdır o ya da "süzme" bir idiotloji. Neden niye soracak olursanız, bu âni rahatsızlık, bu önyargı neden Çünkü o kalp işareti Dijital Çağın rüküş bir tiki ve kahredici yalnızlığıdır da ondan...

Cem Sancar

Kutsanmış Bir Oyun: Futbol

Futbol; meşin yuvarlağın ötesinde kitleleri, cemiyetleri, şehirleri, hatta ülkeleri harekete geçiren türlü sosyal olaylara gebe bir tutkudur. Bir tutku olarak futbolu; sosyologlar, tarihçiler, fenomenler, kanaat önderleri ve siyasiler türlü türlü değerlendirip farklı bakış açılarıyla bu küresel fenomenin sınırlarını yeniden çizerler. Futbolla ilgili savaşlar bile başlayabilir; ancak bazı savaşlar futbol müsabakaları için durma noktasına gelebilmektedir.

Eyyüp Azlal

Belki de vardır iyi erkekler

Afgan kadın gazeteciler, 2001'de Taliban'ın düşürülmesinden sonra mesleki kariyerlerinin Altın Çağı'nı yaşadılar. Gazeteci, sunucu, yönetici kadrolarında büyük görünürlük sağladılar. 2021'de Taliban'ın geri dönüşüne yönelik ayak sesleri duyulmadan hemen önce, ülkedeki 12 bin gazetecinin 1741'i kadındı. (Bugün bu rakam dörtte üç oranında azalmış durumda). Buna rağmen,

Filiz Aygündüz

Eğitimin eğitimsizliği

Okullar açıldı.Açılır mı kâinatın ucu bucağı Uçulur mu âlemlerden âlemlere Geçilir mi her nefes yeni bir derse Ben böyle konuşunca ya çok bilen biri: "Otur yerine!" derse Okullar açıldı; Açılır mı nefeslerim: Kitap gibi, Kalem gibi,

Ali Hakkoymaz

Hazin Değişim

Resmi adı mahalle olsa da normalde köy olan mahalde yürürken yolda başka yürüyen olmadığını hayretle gördük. Köyün bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gitmek herkes tarafından adeta yadırganıyor. Muhtemelen neden arabaya binilmediği sorgulanıyor. Yani kişinin kendi arabasına. Dahası arabaya binmemek kınanıyor. Bir yere yürüyerek, gezerek gitmek sanki tarih öncesinde kalmış gibi. Bu yerlerde

Cafer Keklikçi

Şarlo ve umut

Diktatörlüklerin gıdası umutsuzluktur. İnsanlara korku salmak, onların cesaretini kırmaktır. Kurum, yasa ve kurallarıyla bir bütün olan toplumsal düzende en zayıf halka olan insansa korkuyu bilinç, cesaret ve umutla yenerek en güçlü olabilir. ŞARLO Charlie Chaplin, 1936 yapımı Modern Zamanlar'da, 1914'te

Öner Yağcı

Kadınlar...

Almanya'da ilgili kişiler bir soruyu kadın erkek ortaklaşa tartışır. Örneğin beş kişiden oluşan grubun üçü erkekse ikisi kadın ya da üçü kadınsa ikisi erkektir. Bu denge başta parlamentoda, işyerlerinde, okullarda hatta ev içinde de aynıdır. Cumartesi, pazar günleri ekranlarda masalları kızla oğlan birlikte canlandırır. Bu dengeye yaşamın her anında rastlanabilir. Evliliğe,

Adnan Binyazar

Deli dediklerimiz

Kendi kendine konuşana niye deli diyorlar İnsan kendini anlatmaya hevesli. Konuşmak en başta gelen insan özelliği.Ama dinlemek de öyle. İnsana kendini konuşturacağı ortam verilmezse ya da sürekli dinleme pozisyonunda bırakılırsa bir insan kendi kendine konuşur. Aslında kendiyle barışık, kendiyle arası iyi olan, kendini suçlamayan, içiyle sohbet eden bir insanın bunu sesli olarak yapmasında

Havva Küçük Konur

Türk'ün ve Türkçenin eşsiz kitabı Kutadgu Bilig'de Erdem

Bazı kitaplar vardır, devrinde olduğu gibi asırlar sonra da etkisini sürdürür ve milletler için değerini muhafaza eder. Bu tür kitaplar tarihin onlara bahşettiği şansın yanında büyük bir çalışma, ilim ve mücadele sonucunda ortaya çıkmış, takdim edildikleri kişilerce hürmete layık görülmüş, ismi memleket aşırı coğrafyalarda da tanınır bilinir olmuştur. Öyle ki, aradan yıllar geçmesine rağmen

İsmail Bingöl

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman