Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Hazırsanız başlayalım!

Yarışma programlarında, sınavlarda, prova ve çalışmalarda çok duyduğumuz bir klişedir bu söz.Benim de geçen aklıma takıldı. Her şeyin zamansız, ansızın geliverdiği, bizi buluverdiği bir hayatta, insan gerçekten neye ne zaman gerçekten hazır olur ki Hayatın gidişatı, durup düşünüp kendini yoklayıp, tamam hazırım diyebileceğin bir yapıda değil ki. Format böyle değil yani. Bunu da nereden anlıyoruz

Havva Küçük Konur

Mekke'yi kalple okumak

Yola çıkmak yolda olmanın bilincine varmaktır. Zira her yolculuk başlangıç ve bitiş durakları arasındaki o kısacık zamanda büyük göçü düşündürecek bir kabiliyet taşır. Hele konaklanan menzil İslâm medeniyetinin mayasını bulunduruyorsa; hafızası, hatırası, rüyası dünyaya doğan o Nur ile doluysa... Mekke. Safa'nın ve Merve'nin, kıyamın ve zemzemin şehri. Son peygamberi

Nuray Alper

Yedi iklim dört mevsim

Ali Haydar Haksal'ın vefat haberini duyduğumda hemen edebiyat dostlarına sordum. Dünya Dergiler Birliğinde ve daha birçok edebiyat muhitinde sosyal medya ve diğer iletişim kanallarına baktım, kimsenin haberi yoktu. Vefat haberini sadece bir haber sitesi duyurmuştu. Daha sonra İstanbul'daki yazar dostlarımdan bir iki arkadaşı aradım. Onlar da hastaneyi aradılar. Ali Haydar Haksal'ın vefat haberinin doğru olduğunu söylemişlerdi.

Eyyüp Azlal

Yedi İklim'in mimarı, eserleriyle yaşayacak

Yedi İklim Dergisi'nin Kurucusu, yazar Ali Haydar Haksal ebedî âleme göç etti. Haksal, dün Üsküdar Karacaahmet'te sevenleri tarafından uğurlandı. Edebiyatımızın mümtaz ismi, Yedi İklim Dergisi'nin kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni, inançlı münevver, gönül insanı, nesiller yetiştiren yazar Ali Haydar Haksal, dünya

Mehmet Nuri Yardım

Maceraperest bir mimar

Bir mimar düşünün ki 89 yıllık hayatında 30 farklı iş denemiş, hepsinde de başarılı olmuş. Galericilikten nakliyeciliğe kadar. Fotoğrafçılık, fotomuhabirlik, askerlik, restoratörlük, seyyahlık, ne ararsanız var. Hepsinden önemlisi maceracı bir ruhu var. Öğrencilik yıllarında geceleri Unkapanı'nda mezar taşlarına yazı yazıyor. I. Dünya Savaşı sırasında askerliğini yaptığı Sarıkamış'ta

Filiz Aygündüz

Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir

Yaz bitti biter. Gider o altın saçlı bronz kadın. Yaz aşkları denen terli rüya kaybolur âniden. Birden uyanırsın. Git bak topladığın çakıl taşlarına, istiridye kabuklarına, deniz yıldızlarına. O fotoğraflara. Artık onlar terk edilmiş bir evin ıssız bahçesinde bir yaban hissidir. Adı saklı deli divâne dervişlerindir artık o ıssız kumsallar. Bir düşünür edası değil, çözülmüş bir depresyon belki de. Bir olgunluk hissi kendisiyle baş edenlerde.

Cem Sancar

Ziyankâr

Emrullah, öğrencilik yıllarını geçirdiği Eskişehir'de çok sevdiği Ekrem abisinin dilinden düşürmediği bir sözü hatırlatmıştı geçenlerde: "Bizim Ekrem abi sürekli 'ziyankâr' derdi. Yıllar sonra anladım neyin ziyan olduğunu, kelimenin tam da ne anlama geldiğini, ömrün belli bir bölümü geçince kavradım." Her muhabbet, her kelime insanda bir kıymık bırakır.

Mehmet Biten

Arayış notları

AH AH EĞİTİM/[SİZ'LİK!]Tenkit ayrı; tesbit ayrı... İvit ivit yani cımbızla yanlış arıyor da değiliz. (Aramaya gerek kalmayacak kadar açık boşluklar var ki...) Milletten hapan hapan toplanan vergiler yaralarımızı sarmaya çoktan yeter ve artar da eğitim yerinde sayıyor hatta gün gün geriliyor. Meselâ parası olan soluğu özel okullarda alıyor. *

Ali Hakkoymaz

Ali Haydar Haksal'a Rahmet Niyazıyla

Edebiyat dünyamızdan bir yaprak daha düştü... Yedi İklim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, yazar, şair Ali Haydar Haksal tedavi gördüğü Siyami Ersek Hastanesinde İstanbul'da vefat etti. (D. 16 Mayıs 1951 / Ö. 28.08.2026) Hayatını yazmaya ve okumaya veren, büyük zorluklar içinde geçen tahsil tahsilinin sonucunda İstanbul'a yerleşen yazar, bazı yazılarında Yasir Vurgun, Mahmut Mustafaoğlu adını kullandı.

İsmail Bingöl

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Daron Acemoğlu yapay zekâ konusunda fazla mı karamsar

Daron Acemoğlu'na The Economist Dergisinin getirdiği eleştirilere ve bunun iktisatçılar arasında oluşturduğu tartışmalara atfen iki yazı yazmayı planlamıştım. Bundan önceki ilk yazıda derginin Daron Hoca'nın Kurumlar Teorisine yönelik getirdiği eleştirileri ele almıştım. Özellikle derginin akademik olmayan üslubunu da onaylamadığımı bildirmiştim. Anlaşılan oydu ki, Daron Hoca'nın

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Toplumsal muhalefet ve şiir

Toplumsal muhalefet; emperyalizmin işbirlikçisi ırkçı, dinci bağnazlığı aşma savaşımının gerektirdiği doğru düşünüşü, eylemi bulmak için aydınlık arayışına yol gösteriyor.
30 Ağustos'un yıldönümünde Ceyhun Atuf Kansu, Sakarya Meydan Savaşı kitabında yer alan "Anadolu'nun Namlusunda Son Kurşun" şiirindeki "al borazancı başı çal borazanı/ Toplansın

Öner Yağcı

Süleymancıları ne yandan vuralım (1)

Bu cemaat, başlangıçta, biraz da rejimin asabiliğinden dolayı, iki şeyden uzak durmuştur: Diyanet Camilerinde Cuma Namazı kılmamak, İmam Hatip Okullarına çocuk vermemek... Burada biraz haklı olarak da değerlendirilebilirler. Bugün bile Diyanet İmamlarınınçok az da olsa bir kısmının arkasında namaz kilmak caiz midir değil midir tartışması vardır. İmam Hatip Okulları ise safiyetini sürdürüyor mu, tartışıyoruz.

İdris Günaydın

Kavramlarla düşünmek

Kavramlar, düşünenlerin üreti kaynağıdır. Onları okuyanlar da kendilerini o kaynağın çevresinde bulur. İşte örnekleri... Seneca yüzyıllarca önce soruyor, sorduğunun yanıtını da kendi veriyor: "İyi nedir Bilgidir. Kötülük nedir Bilgisizlik. Filozofla sanatçı, yerine göre, kimi bilgileri fırlatıp atar, kimilerini seçer alır.

Adnan Binyazar

Ahmet Turgut'un "Kudüs'ün Son Gönül Eri" romanı üzerine...

Kudüs'ü kaybedeli neredeyse bir asır oldu. O gün bugün Kudüs yarası her daim tazeliğini koruyor, İslam âleminin yüreğinde kanamaya devam ediyor. 1917'de bizim, dahası Müslümanların elinden çıkan Kudüs sancağı, 1948 yılına kadar otuz yıl boyunca İngiliz Manda Yönetimi tarafından idare edildi. 15 Mayıs 1948'de İngiltere bölgeden çekilince, 2 Kasım 1917'de deklare edilen Balfour

Halit Yıldırım

Söğütlüçeşme'den Kızıltoprak'a

Bir bilmecem var arkadaşlar. Uzundur urgan gibi, enlidir yorgan gibi, bağırır çıkıp gelir, kuzulu kurban gibi. Acaba nedir diye kafanızı kaşımayın. Kırmızı ve kırık beyaz renklerinde, E 8000 serisinden elektrikli dizel desem, altmışlıklar şıppadak bulacaktır. Elbette Haydarpaşa-Gebze hattının eski banliyö trenlerinden bahsediyorum. Kadıköyü'ndeki sinemalardan birine gitmek için Emin Âli

Taner Ay

Kartal Anadolu İmamhatip'in Başarısı Meselesi

Çocuğu çok bal yiyen bir kadın, imama gidip çocuğuna az yemesi için nasihat etmesini istiyor. İmam, kırk gün sonra gel diyor. Kırk gün sonra çocuğa nasihat ediyor. Kadın kırk gün önce niye etmediğini sorunca, "O zaman ben de bal yiyordum. Bal yiyenin başkasına bal yeme" demesi işe yaramaz.Bu kıssadaki imamın, Ebu Hanife olduğu rivâyet edilir.Bu

Kerime Yıldız

Bayram değil seyran değil!

Halkbank dâvâsı, yıllardır Türkiye–ABD ilişkilerinin en hassas başlıklarından biriydi.ABD'de açılan bu dâvâ ile 1-2 Milyar dolarlık (hatta jürili görüşmelere gidilirse çok daha yukarılara çıkabilecek) bir cezanın Demokles'in kılıcı gibi tepemizde sallandırılmasından bir anda vazgeçilmiş, dâvâ düşürülmüştür. Hem de Türkiye, "suçlamaları kabul etmeme" şartıyla 100 milyon dolar ödeme teklifi yapmışken.

Nahit Topaloğlu

Yaylayı Tüketiyoruz

Bugün Trabzon'dan yola çıkıp önce Sümela Manastırı'na selam verdik, ardından Camiboğazı Yaylası'na doğru tırmandık. Sümela'yı geride bırakıp yükseldikçe manzara her virajda biraz daha büyüdü. Dağlar, sis, sararmaya başlayan otlar, hemen yanımızdan akan derenin sesi... İnsan böyle bir yerde başka neye bakar Ama yol ayrımına geldiğimizde gözümüz dağlara değil, çöplere takıldı.

Güven Baykan

Kalbim, Rize'de kaldı!

◊ Yağmur, saf, temiz, dingin, ferah, özgür, serin ve durudur Rize'de.Türkiye'de en çok yağış alan ve de üretilen çayın çoğuna sahip olan şehirdir. Yaşasın Karadeniz'in mavi ve yeşili! Trafik derdi yok, stres yok. İyi ki de yeniden gittim, Rize'ye!PAZAR'DA KÜLTÜR SANAT◊ Rize'nin

Sayım Çınar

Millî Refleksleri Alınmış Bir Toplum: Uyuşan Millet!

"Bir ateş düştü vatana, yüreklerde kor kalmadı, Bir yara açıldı ümmette, sızlayacak yer kalmadı. Tarih sustu, hafıza sustu, maziden eser kalmadı, Ey gönül, uyan artık; ölmeden önce gün kalmadı." Tıpta temel bir kural vardır: Bir canlının sinir sistemi

Fatih Yüksektepe

Farklı vücutlar, tek ruh

Yalnızlık, yalnızlaşma, bireyselleşme çeşitli zamanlarda gündeme gelen özellikle çağımızın sorunlarından bazıları. Bunların sebepleri elbette az değil ve çok yönlü.Ancak başlıca sebepler olarak; derin ve manalı iletişim yerine özellikle sosyal medyanın ve dijitalleşmenin de etkisiyle yüzeysel ve duygu aktarımından mahrum iletişimin artması, geniş ailelerin, mahalle kültürünün, kuvvetli komşuluk

H. Muharrem Okur

Hamaset değil potansiyel

Önemli bir değişiklik şart. Bir şey değişir mi, eldeki potansiyel kullanılsa bir şey değişir mi Potansiyel kendinden mi, ithal mi, kopya mı, ithal ikame mi Beklenir ki kendinden olsun. Herkesin gördüğü gibi kendinden değil. Potansiyel ithal, koya ya da ithal ikame. Bunlarla nereye kadar gidilir. İthal edilen, kaynak ülke ihraç etmiyorum dediğinde orada biter, bitiyor nihayetinde. Kopya bir

Cafer Keklikçi

İtaat özgürlüğün düşmanıdır

İtaat koşulsuz bağlılıktır. Varoluş kendini bütünüyle karşı tarafa bağlar ve her hangi bir sorgulamaya girme gereği duymaz. İtaat edilenin itaat edene üstünlüğü buradan kaynaklanır. İtaat etmek; öznelliğinden vazgeçmek, varoluşun imkanlarını bir tarafa bırakmak, eyleyiş potansiyelini unutmak, dondurulmuş bir kütle gibi karşı tarafın nesnesine

Prof. Dr. İsmet Emre

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman