Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Acıyı Resmeden Bir Erzurum Türküsü: Göç Göç Oldu Göçler Yola...

Yandın ki ne yandın... Sevdaya düşmüş olsan da yandın sevdasız olsan da... Yüreğini bir zulmün közleri dağlasa da yandın dağlamasa da... Deryalar söndüremez bu ateşi, gül dindiremez bu iniltiyi, hiçbir korku sindiremez bu acıyı... Kopup gelen bir çığ gibi alır içine seni ve nefessiz bırakır sineni... Dağlar koşar feryadına, taşlar ağlar; dereler, çaylar söndürmek için su taşır; her mısrada,

İsmail Bingöl

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Kronik enflasyonun yapısal kökleri

Son zamanlarda TCMB'nin dezenflasyon programına yönelik eleştiriler arttı. Çıkarları birbiriyle çelişen gruplar bile bugün faizlerin çok yüksek olduğu şikâyetinde birleşiyor. Halbuki, salt sıkı para politikasıyla enflasyonu düşüremezsiniz, düşürseniz bile toplumsal maliyeti uzun ve büyük olur. Türkiye'nin kronik enflasyonu, para politikasının teknik hatalarından çok, potansiyel büyüme

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kaybolmasaydı bulamayacaktı

Yola çıkar. Yapacağı konuşma metni cebinde hazırdır. Konuşacağı gün belli. Uçak bileti alınmış. İşte bu öngörülebilir doğal akıştır. Ama işler her zaman olağan akışta ilerlemez. Bazı aksaklıklar başka bir aksaklığı onarma tahtında Hz. Allah'ın kaderi yaratma sürecini anlamamıza dair uyarıdır. Bindiği uçak, teknik arızadan ötürü başka bir bölgeye zorunlu iniş yapmıştır.

Ahmet Can Karahasanoğlu

Her dem yeni bir hayat

Yazı günüm gelmiş çatmış. Aklımdaydı; gitmiş.Faruk akır kardeşimin ("Yaz"madınız!) tevriyeli ikazıyla iki ayağım bir papuca... (sığmadı elbet!) Bir: Yaz geldi; Haziran... İki: Yazı gelmedi. Üstümdeki ufuneti atmak adına bir dörtlükle geç kalmışlığımın hem önünü alayım hem de yazıya ısınayım istedim. Bir

Ali Hakkoymaz

İran İhtimaldi Gerçekleşti

ABD tarafından işgal edilmeyen iki İslam ülkesi kaldı biri Türkiye diğeri İran, bakalım hangisine öncelik verilecek demiştik daha iki yıl önce. Daha önce de yani üç yıl önce de beş yıl önce de dile getirdik, işgal meselesini. O zamanlar çok uzakmış gibiydi ama şu an ABD İran'ı istediği zaman bombalıyor. BOP gereği İslam ülkeleri işgal edilecekti, ediliyor. İran'a dokunamazlar deniliyordu

Cafer Keklikçi

Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven. Tüm gücü, birikimi ve yeteneğiyle bu çiçeklenmeye katkıda bulunur. Yoksa üzerinde yaşadığı toprakları sevmekle yurt sevilmiş olmaz. İnsan olma bilincine varan, toprağını yurt kılan Cumhuriyete borçluluk

Öner Yağcı

Korgan Valisi Mehmet Akkiraz Hoca

Kul kendi adına değil Kur'an adına hareket etmektedir. Büyük Felsefe Prof.'larından Ferit Kam: "Dine ait bütün mebahiste, Cedeliyyatı eyle istihkar; Çünkü aklın şiarıdırinkar" buyurur. Akıl inkara çok yakın, gönül ise inanmaya... Fatsa, 1980'den önceki "kurtarılmış bölge" inancının merkezi

İdris Günaydın

Düşünceye sığınmak

Eski politikacılardan biri, mutlak butlan deyip ortalarda bir ülke işgal etmişlerin sevinciyle dolaşmaya başlayınca seslisi sessizi siyasete uzaktan bulaşanlar bile herkes yürekten vurulmuşa döndü. Öyle kişiler var ki zurna sesi duysalar, siyasete uzaktan bulaşmış olsa da zurnacılara davul sesiyle katılırlar. Ondan beterleri de vardır, bilsin

Adnan Binyazar

Sandalye gıcırtıcıları

Bazen insan, gayr-i ihtiyâri olarak hacâlet-âver bir duruma dûçar olur, müşkül bir vaziyete düşebilir. Yapılması gereken, açıkça özür dilemektir.Süleyman Nazif'in peşine genç bir müteşâir takılmıştır. Nazif'e her fırsatta şiirlerini göstermekte, bir iltifat koparabilmek için didinmektedir. Nazif, şiir heveslisi genci bir türlü uzaklaştıramaz. Devrin meşhur şairlerinin

Nahit Topaloğlu

Sıradanlığın Sıra Dışılığı!

İnsan bazen kendini bulmak için yola çıkar; fakat yola çıkarken yanına kendine ait olmayan o kadar çok yük alır ki, vardığı yerde artık kendisi değildir. Üzerine giydiği tavırlar, seçtiği kelimeler, yüzüne yerleştirdiği ifadeler, kalabalıkların gözünde oluşturmak istediği suret, zamanla onun gerçek yüzünü örten ince ama

Fatih Yüksektepe

MTTB

Yıllar önce çok önemli bir kuruluşumuzun genel başkanı ile konuşuyordum. "Müessesemizin tarihi yazıldı mı" diye sorduğumda müspet cevap alamamış ve buna çok üzülmüştüm. Türkiye'de -bazıları asırlık- pek çok kurum vardır. Bunların bir kısmı resmîdir, diğerleri ise vakıf ve dernekler gibi cemiyetler, STK'lardır. Hepsinin tarihi yazılmalı, manevi miras, gelecek nesillere emanet edilmelidir.

Mehmet Nuri Yardım

Deniz Gezmiş el-Fetih'e katıldı, Vietkong Dan Bullock'u öldürdü

Filizkıran, Ülker Doğumu, Gündönümü ve Kızıl Erik fırtınaları. Yanılmıyorsunuz, artık okulları kapattığımız Haziran ayındayız. Haziran demek, Bostancı'daki Tamara Moteli'nden ve Fenerbahçesi'ndeki Petek Pansiyon'dan "Coppertone", "Quick Tanning", "Ambre Solaire" veya "Piz Buin" marka bronzlaştırıcıların kokularının yükselmesi demekti.

Taner Ay

Homo Metalicus

Aklın duygulara önceliği var. Dış dünyayla kurduğumuz bağ da içimize yönelik serüvenler de onun aracılığıyla gerçekleşiyor. Dünyaya onunla eklemleniyoruz. İçimize onunla dalıyor, dışımıza onunla çıkıyoruz. Başka insanlara, başka gezegenlere, geçmişe ve geleceğe, başka varoluş biçimlerine bizi aklımız ulaştırıyor. Varoluşumuzun ayaklarıdır akıl. O yüzden bazen olabildiğince çirkin görünür,

Prof. Dr. İsmet Emre

Arınma, butlan ve siyasetin vesayeti

Siyasette bazen olaylardan çok kelimeler konuşur. Uzun açıklamaların, hukuki metinlerin ve siyasi deklarasyonların arasından bir sözcük çıkar, dönemin ruhuna ilişkin daha fazla şey söyler. Son aylarda Cumhuriyet Halk Partisi etrafında şekillenen "mutlak butlan" tartışmaları sırasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun tekrar tekrar başvurduğu "arınma" kavramı da böyle bir sözcük.

Mehmet Biten

Kültür Yolu mu, Festival Vitrini mi

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Kültür Yolu" projesi artık yalnızca bir etkinlik takvimi değil; şehir şehir dolaşan, meydanlara sahneler kuran, konserlerle, sergilerle, söyleşilerle kendini gösteren büyük bir organizasyon ağı. Amaç belli: Kültürü yaygınlaştırmak, şehirleri sanatla buluşturmak, yerel değerleri görünür kılmak ve kültür turizmini güçlendirmek.

Güven Baykan

Unutulmaz bir deneyim

Kurban Bayramı tatilinin bir bölümünü Yunanistan'da geçirdik, iyi oldu doğrusu.Dedeağaç ve Gümülcine, zengin bir gastronomi alanına sahip aynı zamanda. Dedeağaç deniz ürünleri, mezeleriyle öne çıkarken, Gümülcine daha çok ızgara etleri, tatlılarıyla dikkatimi çekti. Gastronomi turizmi gittikçe gelişiyor.Mama's, Dedeağaç'ta yüzde 100 el yapımı burgerler ve sandviçler sunan popüler bir lezzet noktası, şehir merkezinde.

Sayım Çınar

"Sivil toplum" denilen heyula uyuşmuşsa

Geçtiğimiz günlerde Adana'da bir facia oldu. Polis baba, uyuşturucu parası isteyen ve vermeyince döner bıçağıyla saldıran evladını öldürdü. İnsan evladına kıyar mı Demek ki başka çaresi kalmadı.Bu konuda bir köşe yazısı okudum. Yazarın çok doğru tespitleri var."Pekâlâ bacağına sıkabilir, omzuyla düşürebilir, başka şeyler yapabilirdi o baba evladını

Kerime Yıldız

Gençler için "Gençlik Rehberi" (2)

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKDaha önce gençlerimizin rehbersizlik veya yanlış rehberlere sahip olmaları sebepleriyle ne gibi felaketlere sürüklenebileceklerinden ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "Gençlik Rehberi" eserinin hususiyetlerinden bahsetmiştik. İhtiyaç hisseden ve samimî şekilde istifadeye niyetlenen insaf sahibi her gencin bu eserden etkilenmemesi

H. Muharrem Okur

Varlıkla imtihan ve kadim bir rehber: Tefe'ül

Bir vakitler Allah bizi "yoklukla" imtihan etmişti; günümüzde ise "varlıkla"... Çocukluğumda ve gençliğimde kitaba ulaşmak, kitap satın almak benim için büyük bir zorluktu. Şimdi ise kütüphanemde biriken kitapları okuyamama sorunsalıyla karşı karşıyayım. Bu durum, biraz da seçiciliğimden kaynaklanıyor; bir kitabın okunup

Eyyüp Azlal

Sen çok yaşa Gupi

Edebiyatın en hassas alanı hiç kuşkusuz çocuk kitapları. Kitabın niteliği hakkında fikir yürütemeyecek savunmasız bir okur kitlesi çocuklar. Okuyacağı kitaba, yazara, yayınevine göre karar verme şansı yok. Tam bu noktada ailenin dikkati devreye giriyor. Anne ya da baba, kitabı çocuktan önce okuyup uygunluğunu inceliyor. Bunun yapılması çok önemli. Çünkü çocuk yayıncılığı devasa bir pazar.

Filiz Aygündüz

Kültürel kabile savaşları

Toplumsal yaşam; sadece aynı şehri, aynı ülkeyi paylaşmakla değil, "görünmez" bir mutâbakat metni üzerinde anlaşmakla mümkündür. Yasaların gücü, arkalarındaki ahlâki ve kültürel anlaşma metninden, o meşruiyetten gelir. Ancak modern dünya, "farklılıkların zenginliği" yerine, "ötekinin yok edilmesi" esasına dayanan yıkıcı bir kutuplaşma girdabına sürüklenmiştir.

Cem Sancar

Recep Kök Ağabeyim

Sessiz sedasız bir hizmet kahramanını daha gönderdik vatan-ı asliye. Şu aralar peşpeşe ahirete uğurladığımız ağabeylerimizi düşündükçe...Önce İzmir'in ana umdesi, yılların Yeni Asya temsilcisi Hasan Şen ağabeyimiz, ardından Yeni Asya'da uzun yıllar farklı birimlerinde görev yapagelmiş kadim Yeni Asya çalışanlarından Abdullah Eraçıkbaş ağabeyim... Ve ardından Karabük/Yenice'nin ilk eczacısı ve Yeni Asya temsilcisi Recep Kök ağabeyim...

Havva Küçük Konur

Bayramı fırsata çevirmek

"Güzeller bayram günleri süslenir/Seninse bayramları süsler yüzün" Ömer Hayyam Bayramın, anlam katmanlarıyla nasıl bir derinlik ve çeşitlilik ihtiva ettiğini çocukluğumdan öğrendim. Bilinçli bir farkındalık olmadığı için bu, seneler sonra yazarken çocukluğumun ilk öğretmenim olduğunu

Nuray Alper

"Yolların ve Suların Şairi" üzerine

Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın

Halit Yıldırım

Bir kelime kalmalı bizden

Bülent Akyürek ağabey vefat etmeden önce ara ara gençlere kendisinden bahsedip son kitabı ''Satılık Adam'' romanını tavsiye ediyordum. Sürekli üreten, konferanslar veren, kafa patlatan Bülent Akyürek'in uzun bir ayrılık sürecinden -on dört yıl sonra- yazdığı bu kitabı okuyup, yazmalı, üzerine röportajlar yapmalıydı. Necmeddin Ali Yılmaz kardeşimiz Millî Gazete için röportaj için aradığında takatinin olmadığını, ölüm döşeğinde olduğunu söylemişti.

Burak Tekiner

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman