Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Bir Kur'an Dervişi: Kemal Kelleci

Kemal Kelleci Hocamızın vefat haberini aldım. Allah rahmet eylesin. Ardından bir yazıyla helalleşmek istedim. Kemal Kelleci'nin hayat hikâyesini kaleme alan bir kaynakta kendisi için "halk aydını" ifadesi kullanılıyordu. Bu tabir çok hoşuma gitti doğrusu. Biz "Kur'an Dervişi" diyoruz, onlar "halk aydını" diyor. Kavramlar bile bakış açılarımızı

Eyyüp Azlal

Kültür sanat sezonu coşkulu başladı

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin bütün şehirlerinde kültür sanat faaliyetleri, hızlı ve coşkulu şekilde büyük bir heyecanla başladı. Ülkemizde kültür sanat faaliyetleri, sadece devlet eliyle gerçekleştirilmiyor. Osmanlı Devleti'nde olduğu gibi günümüzde de pek çok vakıf ve dernek, bilhassa kültür, sanat, ilim,

Mehmet Nuri Yardım

Kendine bir yol, bir usul, bir iz bırak

İnsan bazen hayatını yeniden kurmak için büyük cümlelere ihtiyaç duyduğunu sanıyor. Oysa çoğu zaman büyük cümlelerin değil, küçük hatırlatmaların peşine düşmek gerekiyor. Çünkü hayat dediğimiz şey, büyük kararların olduğu kadar küçük tercihlerin, zamanında söylenmiş bir sözün, susulmuş bir cümlenin, kalkılmış bir masanın ve zihnin içinde defalarca tekrarlanmış düşüncelerin toplamından meydana geliyor.

Mehmet Biten

Meğer annem haklıymış

Kız kardeşlerimle birlikte çocukluktan çıkıp ev işleriyle ilgili sorumluluk almaya başladığımız dönemde annemin tartışılması söz konusu bile olmayan kurallarından biri de akşam yemeğinden sonra bulaşıkların acilen yıkanması, yatmadan evvel bütün evin derli toplu hâle getirilmesiydi. N'olur anne bir akşam da yıkanmasın şu bulaşıklar, sabah yıkarız; bir gece de dağınık yatalım, sabah toplarız...

Filiz Aygündüz

Mevlâna nasıl Yaşam Koçu oldu

Felsefemizin kurucu metinleri Batı dillerine aktarılırken çoğunlukla değiştirilmiştir. Edward FitzGerald'ın 1859 tarihli Hayyam-Rubaiyat baskısından, Farsça bilmeyen Coleman Barks'ın Mevlâna çevirilerine, İbn Arabî'nin Spinoza süzgecinden geçirilip panteizme indirgenmesinden İbn Haldun'un pozitivist sosyolojiye hapsedilmesine uzanan bir istismardır bu. Medeniyetimizin

Cem Sancar

Gençlik: Dün ve bugün

Ordunun hekim ihtiyacını karşılamak için 14 Mart 1827'de İstanbul'da açılan Tıbhane-i Amire ve cerrah yetiştiren Cerrahhane, 1836'da Mekteb-i Tıbbiye adıyla birleştirildi. Sina Akşin'in "Akıl çağının gençleri" dediği Askeri Tıbbiyeliler, modern eğitim verilen okulda Fransız Devrimi'yle gelen özgürlük, adalet, eşitlik kavramlarını, yurdun ne demek olduğunu öğreniyor, geniş ufuklu olarak yetişiyordu.

Öner Yağcı

Ters köşenin ders köşesi şeyler

ALMAK MI VERMEK MİBirinden bir şey alırken ağırlaşıyor; verirken hafifliyorsunuz; size de öyle mi geliyor Yani almak mı rahatlatıyor; vermek mi * "PADİŞAHIMIZ BİLİR!" "Ben bilmem; padişahımız bilir." konformizminin zincirlerinden boşalmadan demokrasi, hürriyet dolmaz buralara.

Ali Hakkoymaz

Ali Haydar Haksal

Usta hikâyeci, romancı ve deneme yazarı Ali Haydar Haksal, 75 yaşında (28 Ağustos 2026 Cuma) dâr-ı bekaya irtihal etti. Vefat haberini ortak bir dost büyüğümüz telefonla bildirdiğinde çok üzüldüm, gözlerim doldu. Hastanedeyken telefonla görüşmüştük. Mesaj atmıştım, mesajlaşmıştık. Daha kaç gün oldu konuşalı mesajlaşalı büyüklerimiz tek tek gidiyor dedim kendi kendime. Hüzünlendim. Ali Haydar

Cafer Keklikçi

Öğrenciden mektup

İyi akşamlar sayın ve sevgili öğretmenim, Nasılsınız Anımsarsanız, uzunca bir süre önce yazışmıştık. Bugünkü Cumhuriyet'te (4 Eylül 2026 Cuma) "Okuma Kültürü" başlıklı yazınızı okuyunca bende uyanan çağrışımlar eşliğinde size yeniden yazma gereksinimi duydum. Her yazınızdan ayrı bir bilgi ve haz aldığımı

Adnan Binyazar

Akıllı duygusuzlar

Hissediş düşüncenin gözüdür. Duygular köreldiğinde fikirler yolunu şaşırır. Akıl karanlıkta kendine yol bulmaya çalışırken hissedişin o keskin ışığına ihtiyaç duyar. İşte bu yüzden hissediş derinliği kaybolduğunda fikrin ferasetle kurduğu ilişki de devre dışı kalır. Akıl için bir koltuk değneği değildir yürek, tam da onun bıraktığı yeri dolduran, onun bittiği yerde devreye giren, onun çaresizliğine

Prof. Dr. İsmet Emre

Mâzîyi renk cümbüşü yapan yıllar...

Chevrolet Bel Air kadar Chevrolet Impala da yaygındı. Chevrolet Impala'nın Aspen yeşili, dağlık yeşili, buz mavisi, liman mavisi, taç safiri, gotik altın ve Inca gümüşü '59'lardaydı. Ama '60 model yıllılarında daha fazla renk seçeneği vardı.Geçen haftaki zamanda yolculuğumda en son Kızıltoprak mahallindeki Depo

Taner Ay

Kazanan beşli, kaybeden millet

Kamu ihaleleriyle büyüyen yandaş beş büyük holding, ihale zengini fakat vergi fakiri. Sözcü TV'de konuşan Özgür Özel: "Hiç vergi vermeyenler var. Bu beşli çete denen 43 şirketin 38'i geçen sene sıfır lira vergi vermiş." (9/05/2025)Halk, ekmeğe bile vergi öderken, bu şirketlerden, devlete tek kuruş vergi damlamamış! Bir kısmı zarar beyan etmiş; bazısı da vergiden "muaf" tutulmuş.

Nahit Topaloğlu

Türk'ün ve Türkçenin eşsiz kitabı Kutadgu Bilig'de Erdem

Bazı kitaplar vardır, devrinde olduğu gibi asırlar sonra da etkisini sürdürür ve milletler için değerini muhafaza eder. Bu tür kitaplar tarihin onlara bahşettiği şansın yanında büyük bir çalışma, ilim ve mücadele sonucunda ortaya çıkmış, takdim edildikleri kişilerce hürmete layık görülmüş, ismi memleket aşırı coğrafyalarda da tanınır bilinir olmuştur. Öyle ki, aradan yıllar geçmesine rağmen

İsmail Bingöl

"Afyon'u hapishane yap!"

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri 31 Mart Vak'ası'nın ardından İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti üyeliği ve isyana destek verme suçlamalarıyla 1909 yılında Divan-ı Harb-i Örfî, yani zamanın sıkıyönetim mahkemesinde idam talebiyle yargılanmıştır.Beraatle neticelenen bu yargılama günümüz hâdiselerine yüz yıl öncesinden ışık tutmaya devam etmektedir. Bediüzzaman, emsalsiz

H. Muharrem Okur

Pisagor'un Bardağı!

Samoslu Pisagor'un icat ettiği o meşhur adalet kupası/bardağı, fizik kurallarının yaramaz bir cilvesi olmaktan ziyade, insanlığın bitmek bilmeyen ihtiraslarına karşı yontulmuş sessiz bir ihtar niteliğindedir. Bardağın ortasındaki o ince ve kesin sınır çizgisi ne eksik ne de fazlayı, tam kararında olanı

Fatih Yüksektepe

Millet dediğin

Akşamın sonunda kızlar birbirlerine sarılırken ekrana bakıp uzun süre gülümsedim. Bazen insanın memleketiyle ilgili iyi bir şeye ihtiyacı oluyor. Fazla söze, büyük cümlelere gerek kalmadan sevineceği bir şeye... Filenin Sultanları bunu yine yaptı. İtalya karşısında maç boyunca gidip geldik. Bir sayı geliyor umutlanıyorsunuz, ardından

Güven Baykan

Yapay zekâ çağının çarpıcı romanı

İyi bilim kurgu okumayı seviyorum, hele de zamanın ruhunu yakalayan romanları özellikle radarımda tutuyorum.Sierra Greer'in "Annie Bot"u, yapay zekâ çağının en çarpıcı romanlarından biri.Kusursuz bir sevgili olmak üzere tasarlanan Annie'nin zamanla arzu etmeyi, sorgulamayı, kıskanmayı, utanmayı ve en önemlisi "hayır" demeyi öğrenmesi üzerinden aşk, sahiplik, kadınlık, özgür irade ve iktidar üzerine son derece rahatsız edici sorular soruyor.

Sayım Çınar

YZ, faizler ve yeni uzun dalga: Warsh bugünü, Bessent yarını...

Scott Bessent ile Kevin Warsh'ın faizler hakkındaki görüşleri ilk bakışta birbirine zıt görünüyor. Oysa bu farklılık, aynı teknolojik dönüşümün farklı zaman dilimlerine bakmalarından kaynaklanıyor olabilir. YZ yatırımları bugün sermaye talebini üretkenlikten daha hızlı artırırken reel faizleri yukarı itebilir; fakat yeni altyapının kurulması ve teknolojinin ekonomiye yayılmasıyla üretkenlik

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Milli eğitim müdürünün hanımı

Yıllar evvel, göreve başlayan bir bakanın hanımına, bir grup akademisyen hanım, "hayırlı olsun" ziyâretine gitmiş. ("Akademisyenler, böyle saçma bir şeyi niye yapıyorlar" sorusu dilimin ucuna geldi ama anlatıcı bozulmasın diye sormadım.) Hoşbeşten sonra içlerinden birisi, gaflete düşüp yüksek tahsili olmayan bakan eşine, uzmanlık alanını sormuş. Bakan eşi, başlamış saymaya:

Kerime Yıldız

Rüzgârın kanadı

Ruhumun derinliklerine hapsedilmiş gözyaşları gibi yaşananlar.Hasretin, özlemin, firâkın yakıcılığında sıkıştırılmış mengenedeyim. Ayrılık hep böyle yakıcı mıydı Vuslat, hep böyle uzakta mı Rüzgâr, hep bir yerlerden gül kokusu taşıdıkça, buhurdan gibi tütecek mi gönlüm Derin derin uzaklara daldıkça istemsiz dökülecek mi kalemimden cümleler Ya içimdeki burukluk Ona söz geçecek mi

Havva Küçük Konur

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Mekke'yi kalple okumak

Yola çıkmak yolda olmanın bilincine varmaktır. Zira her yolculuk başlangıç ve bitiş durakları arasındaki o kısacık zamanda büyük göçü düşündürecek bir kabiliyet taşır. Hele konaklanan menzil İslâm medeniyetinin mayasını bulunduruyorsa; hafızası, hatırası, rüyası dünyaya doğan o Nur ile doluysa... Mekke. Safa'nın ve Merve'nin, kıyamın ve zemzemin şehri. Son peygamberi

Nuray Alper

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Ahmet Turgut'un "Kudüs'ün Son Gönül Eri" romanı üzerine...

Kudüs'ü kaybedeli neredeyse bir asır oldu. O gün bugün Kudüs yarası her daim tazeliğini koruyor, İslam âleminin yüreğinde kanamaya devam ediyor. 1917'de bizim, dahası Müslümanların elinden çıkan Kudüs sancağı, 1948 yılına kadar otuz yıl boyunca İngiliz Manda Yönetimi tarafından idare edildi. 15 Mayıs 1948'de İngiltere bölgeden çekilince, 2 Kasım 1917'de deklare edilen Balfour

Halit Yıldırım

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Yirminci Yüzyıldan Bir Süreyya Yüksel Geçti

Seksen ve doksan kuşağının ilim yolculuğunda bir "Süreyya Yıldızı" gibi önünü aydınlatan; doğunun irfanını Fatih'teki Suffa'da genç kızların sığınağı ve kurtuluş kapısı kılan mücahide, ödünsüz muhalif ve öncü bir kadının, Süreyya Yüksel'in hatıralarla örülü çileli, disiplinli ama daima umutlu mücadelesine tanıklık edin... Aydınlık,

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman