Üç cümlede sonsuzluk
Üç derdim var; birbirinden seçilmez: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm. KARAC'OĞLAN Ya Hay! Sağlığımız Ebedî Sağ'dan... Ve her şey yerli yerince... Sübhanallah...
50
Üç derdim var; birbirinden seçilmez: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm. KARAC'OĞLAN Ya Hay! Sağlığımız Ebedî Sağ'dan... Ve her şey yerli yerince... Sübhanallah...
50
Fatih'in bir askeri ve örgütçü deha olduğu tartışılmaz. Fatih olmasaydı bugünkü Türkiye de, bugün bildiğimiz haliyle Türk – Osmanlı medeniyeti de olmazdı. Ancak Fatih kendi çağındaki halk, yani bizim büyük dedelerimiz için, hiç de bize ifade ettiği değerleri temsil etmiyordu. Fatih dönemi onlar için savaşlar, sürgünler, ağır vergi yükü ve enflasyonla özdeşleşmişti. Her büyük kurucu iktidar,
40
Sayıklama günlüğünden... Uzun bir süredir üzerine çalıştığım şimdilik adını "sayıklama günlüğü" olarak düşündüğüm kitabımdan bu köşenin okurlarına özel bir fragman... Karanlığın sancılı hırıltılarını duymaya başladıysanız ölü bir ıstakozun gözündeki donukluğu keşfetmeye başlıyorsunuz
33
Herkes birbirini her gün görüyor. Her gün sabah kalkınca eller hemen telefona gidiyor. Her gün her saat oradalar. Saati dakikası saniyesi yok her an oradalar. Orada gönüllü bulunuyorlar. Kimse kimseyi zorlamıyor. Herkes kendisi orada yer alıyor. Herhangi bir savcılık kararı yok. Herhangi bir polis tarafından gözaltına alınmamışlar. Herhangi bir mahkeme kararı yok. Herhangi bir hâkimin kararı
19
Emperyalist projenin, Türkiye'yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi. Yaşadığımız budur. Emperyalizmin saldırılarına, yalanlarına, medyanın olağanüstü gücüyle uşaklık yapan işbirlikçilerin "asıl tehlike" olduğu bilince çıkıyor. Tek ideolojileri para, paranın
15
Gençlik yıllarımı hatırlıyorum. Bir Meryem Cemile'den söz edilirdi, Bir Sigrid Hunke... "Avrupa'nın üstüne doğan İslam Güneşi" adlı eseri o günün best selleriydi adeta. Bir de Muhammet Ali Clay... Zaten oldum olası Muhammet Aliciydik. Lise yıllarımın sonunda Garaudy ve Cat Stevens Müslüman olmuştu. Bugün sayısı sayılamayacak kadar çok.
66
Sessiz sedasız bir hizmet kahramanını daha gönderdik vatan-ı asliye. Şu aralar peşpeşe ahirete uğurladığımız ağabeylerimizi düşündükçe...Önce İzmir'in ana umdesi, yılların Yeni Asya temsilcisi Hasan Şen ağabeyimiz, ardından Yeni Asya'da uzun yıllar farklı birimlerinde görev yapagelmiş kadim Yeni Asya çalışanlarından Abdullah Eraçıkbaş ağabeyim... Ve ardından Karabük/Yenice'nin ilk eczacısı ve Yeni Asya temsilcisi Recep Kök ağabeyim...
55
Atatürk bütün konuşmalarında, üstünden yüzyıllar da geçse belleğe kazınan unutulmaz sözler bırakmıştır. 10'uncu Yıl Nutku'nda söylediği şu sözüyle onlarca kitabı dolduracak bir anlamı dile getirmiştir: "Yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. ünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu en bayındır
29
NBA, uzun zamandır ilk kez bu kadar belirgin bir kuşak değişimine tanıklık ediyor. Batı Konferansı Finalleri'nin yedinci maçında San Antonio Spurs'un son şampiyon Oklahoma City Thunder'ı deplasmanda 111-103 mağlup ederek NBA Finalleri'ne yükselmesi yalnızca bir seri sonucundan ibaret değil. Bu sonuç, ligin geleceğine ilişkin temel soruların yeniden sorulmasına neden oldu: Yeni
39
Siyasette bazen olaylardan çok kelimeler konuşur. Uzun açıklamaların, hukuki metinlerin ve siyasi deklarasyonların arasından bir sözcük çıkar, dönemin ruhuna ilişkin daha fazla şey söyler. Son aylarda Cumhuriyet Halk Partisi etrafında şekillenen "mutlak butlan" tartışmaları sırasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun tekrar tekrar başvurduğu "arınma" kavramı da böyle bir sözcük.
27
g Son günlerde üç akrabamın vefatının ardından bir dostum daha Hakk'a yürüdü. Şair, yazar, sinema eleştirmeni ve eczacı, edebiyatımızdaki Hisarcılar grubunun en iyi şairi kabul edilen Mustafa Necati Karaer'in büyük oğlu Cem Karaer de dünya defterini kapatıp ahiret yolculuğuna çıktı. Vefatı duyulmadı, zira edebiyat âlemi, kültür sanat dünyası derin bir uykudaydı.
79
Hepimizin, her yaşta hayattan belli beklentileri var. Bunların kimi gerçekleşir, kiminin yanına yaklaşır, otağı oraya kurar, buraya kadarmış der, onunla yetinir, sonrasını kovalamayız. Bazen de ve aslında çoğunlukla hayallerimizi unutur, kaderin elinde bir oyuncak misali o taraftan bu tarafa savrulur dururuz. Artık yorulup oraya geldiğimizde; irademiz kavrayışı, gözlerimiz nesneleri, hafızamız
72
Mayıs ayına girdik mi, İstanbul'a yaz sıcakları gelir, Suâdiye'nin çayır çimenindeki fulyalar ise kaybolurdu. Ama, onların boşluğunu hemen ahşap köşklerin bahçelerinden yayılan tırmanıcı güllerinin, sarmaşık güllerinin, floribunda güllerinin veya grandiflora güllerinin kokularının doldurduğunu anımsıyorum. Bakın, Kurudere Sokak'tan Çatalçeşme'ye inişte demir yolunun altındaki
70
Çocukluk zamanlarımda şehir benim için koskocaman ve renkli bir yerdi. Hiç canım sıkılmazdı ve her bir köşesinde dolaşmanın ayrı bir lezzeti, ayrı bir ilginçliği vardı. O günün Türkiye'sinde şehir olarak ilk sıralarda yer alan Anadolu'nun karı, kışı ve soğuğuyla ünlü şehri, benim için çarşılarında, pazarlarında, sokaklarında, mahallelerinde kaybolacak derecede bir büyüklüğe sahipti.
90
Bayram dediğimiz şey biraz da kucaklaşma değil midir Kırgınlıkları geride bırakmak, aynı sofraya oturmak, aynı gölgede serinlemek, aynı hafızanın içine yeniden sığabilmek... Ama bazen bayramlar da memleketin aynasına dönüşüyor. Gülümsemenin kenarında bir hüzün, tokalaşmanın içinde bir mesafe, kalabalığın ortasında derin bir yalnızlık beliriyor.
51
Fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Timurtaş Onan'ın 15 yıla yayılan çalışmasının ürünü olan yeni fotoğraf kitabı "Beyoğlu Eski Yeni", İstanbul'un en güçlü hafıza mekânlarından birine odaklanıyor.Sanatçının fotoğraf alanında 40'ıncı yılına girerken hazırladığı kitap, bir semtin dönüşümünü belgelerken, kaybolan bir kültürel dokuyu yeniden görünür kılmayı amaçlıyor.
31
"Düşüncesiz Yazar" kavramını başlık olarak yazımda kullandığım için peşinen yazar arkadaşlarımdan özür dilerim. Bir ses sanatçısını sesinden tanıdığımız gibi bir yazarı da üslubundan tanımamız gerekmez mi Aslında bu soruyu bir cevap olarak da düşünebilirsiniz. Düşüncesiz okurlar veya belirli bir düşünce dairesinin dışına çıkamayanlar, farklı bir görüşe sahip bir yazarla
76
Müzdelife: Nefsle Büyük Savaş ve Cephanelik Makamı Hac, nefsle girilen en büyük savaşın ve ilahi teslimiyetin adıdır. Müzdelife'nin seher vaktinden Mina'nın taşlama makamına uzanan bu mukaddes yolculukta, kendi "İsmail'ini" kurban edebilenler için şimdi ihramdan çıkıp gerçek bayramı kuşanma zamanı.
64
"Güzeller bayram günleri süslenir/Seninse bayramları süsler yüzün" Ömer Hayyam Bayramın, anlam katmanlarıyla nasıl bir derinlik ve çeşitlilik ihtiva ettiğini çocukluğumdan öğrendim. Bilinçli bir farkındalık olmadığı için bu, seneler sonra yazarken çocukluğumun ilk öğretmenim olduğunu
62
Tarih, insanın yeryüzündeki serüvenini yalnızca zaferler ve mağlubiyetler üzerinden okumaya meyillidir; oysa hakikat, bu sığ denklemin çok daha ötesinde, insanın kendi içine ve evrenin sonsuzluğuna doğru yaptığı yürüyüşte gizlidir. Modern çağ, varoluşu yalnızca nefes almak, biriktirmek ve hayatta kalmak üzerine kurgularken; İslam'ın insana sunduğu mefkûre, yaşamın ve
79
Kasım günleri bitti. Hızır günlerinin ikinci haftasını devirdik. Dışarıda gülün üşümediği vakitlerdeyiz. Tevfik Fikret, mayıs ayını, "sâf u dilber şûh u sevdâkâr bir köylü kızdır" diye târif ediyor. O hâlde bu köylü kızının en saf hâli, kırda bayırda, hattâ yaylada görülür.Geçen hafta yağmurdan fırsat bulduğumuz bir gün İznik'in Hacıosman Yaylası'na doğru
84
Kemal Tahir, tam da bu "Avrupa'dan kopup gelen ve Türkiye'de şizofrenik yarılmaya uğrayan" sağ-sol tartışmasının en sıra dışı, en sarsıcı ve her iki mahallenin de yapay sınırlarını altüst eden bir figürüdür... Hayatının bir bölümü hapishanelerde geçer. Kendisi Marksist dünya görüşünden gelen, Nazım Hikmet ile hapis yatmış bir sosyalisttir. Ancak
59
Otuz üç yaşında bir yazar, son on bir yıldır yirmiden fazla dile çevrilen kitaplarıyla edebiyat dünyasını sarsmaya devam ediyor. Fransız yazar Edouard Louis'den söz ediyorum. Fransa'nın kuzeyindeki Amiens şehrinde, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu. Ailesinde üniversiteye giden ilk kişiydi. Ecole Normale Superieure'e girdi. Homofobiyi, ırkçılığı, egemenlerin zorbalığını, işçi
44
Edebiyat dünyasında bir yazarın bir başka yazarın eserleri üzerinde kafa yorması ve bunu kitaplaştırması, vefa adına çok kıymetlidir. Şair ve yazar Özcan Ünlü'nün, Şakir Kurtulmuş şiirleri üzerine kaleme aldığı "Yolların ve Suların Şairi Şakir Kurtulmuş'un Şiir Dünyası" isimli çalışması, bu türden bir eser olarak Çıra Yayınları arasından Nisan 2026 tarihinde çıktı. Kitabın
87
Bülent Akyürek ağabey vefat etmeden önce ara ara gençlere kendisinden bahsedip son kitabı ''Satılık Adam'' romanını tavsiye ediyordum. Sürekli üreten, konferanslar veren, kafa patlatan Bülent Akyürek'in uzun bir ayrılık sürecinden -on dört yıl sonra- yazdığı bu kitabı okuyup, yazmalı, üzerine röportajlar yapmalıydı. Necmeddin Ali Yılmaz kardeşimiz Millî Gazete için röportaj için aradığında takatinin olmadığını, ölüm döşeğinde olduğunu söylemişti.
39
H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKFarsça kökenli bir kelime olan "Rehber" kelimesi derin bir mânaya sahip. Gündelik hayatta kullanımı ile ülfet peyda edilen ve derin manaları tefekkürden uzaklaşan kelimelerden biri olduğu söylenebilir. Yol manasındaki "rah" ile getiren/götüren manasındaki "ber"in birleşiminden oluşan bu kelime, doğru yolu gösteren,
82
İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."
213
"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar velûd olacağını düşünmemiştim.
195
Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen
267
Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.
271
Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.
404
© 2025