Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat

Bütün suç jipte!

Fon krizi patlayınca vatandaşın öfkesini dindirmek için fonculara saydıran, "Bu hâle nasıl geldik" diye hayıflanan yazılar dikkatimi çekiyor. Aslında, "Bunlar yüzünden iktidarı kaybedersek ne yaparız" telâşındalar ama "Sizin yüzünüzden dâvâ kaybediyor" diye süslü laflar ediyorlar. Allah insanı alıştığından geriye koymasın derler ya attan inip eşeğe binmek zordur.

Kerime Yıldız

Roman ve Hikâyemizde Hafıza

Sercan Ceylan'ın Edebiyat ve Hafıza Türk Roman ve Öyküsünde Hafızanın İşlevleri adlı kitabı, Hece Yayınları tarafından yayımlandı. Edebiyat 'satır'lar ile 'sadır'ların müşterek mahsulüdür. Buna yazılı ve sözlü edebiyat da diyebiliriz. Edebî mahsuller roman, hikâye, şiir, deneme türleriyle topluma sunulacağı gibi masallar, türküler, ninniler, atasözleri ve deyimlerle

Mehmet Nuri Yardım

Bakışlarınızın Ağırlığı Hafız

Çünkü burada attığım her adımda bakışın ağırlığı var. Bakışlarınızın. Çamura şekil veren eller gibi yamultuyor. İçe büküyor. Bombeler yapıyor. Şurama. Burama. Benim olmayan... kulplar takıyor. Benden olmayan. Elimi kaldırıyorum. Bakışlarınızın yükü. Başımı yana eğiyorum. Bakışlarınızın sesi. Nefes alıyorum. Bakışınızın... veriyorum... 'canı cehenneme'si. Çünkü yok

Mehmet Biten

Mustafa Kutlu'nun Mavi Kuş'u

Mustafa Kutlu'nun Mavi Kuş hikâyesini okurken onun bir hikâyeci olmakla birlikte usta bir mimar da olabileceğini düşündüm. Mimar olmasa da en azından mimari bilgi ve görüşüne son derece hâkimdir. Bu görüşünü kitabın 72. sayfasında şu sözlerle dile getirir: "Mesela evleri ele alalım. Bu evler sokağa değil, avluya bakar. Sokağa dönük yüzünde insan boyunu aşan duvarlarında

Eyyüp Azlal

İnsanı insan olmaktan utandıran bir 'Ayı'

Budala Kitap, Amerikalı yazar James Oliver Curwood'un 'Ayı'sını harika bir kapak tasarımıyla ve Serkan Toy'un nefis tercümesiyle yayımladı. 'Ayı', insanı insan olmaktan utandıran bir romandır. 'Ayı', kesinlikle son yıllarda okuduğum en iyi romanlardan biri, eğer ilk gençlik çağında çocuklarınız varsa, onlara 'Ayı' romanını hediye edin, bu roman çocuklarınızın dünyaya bakışını mutlaka değiştirecektir.

Taner Ay

Devrimciler bizim mahalleye geldiğinde

Geçmiş zamandı. Geçmiş zaman mıydı Çok acayip bir İstanbul'du. Arka mahalleler başka bir uzaydaydı... Daha önce söylemiştim. Lise terk memur ve modern Müslüman anam, parlak bir subayken "kadın meselesi" yüzünden tard edilmiş havai babam, sabah ayılıp da ilçedeki işine gidebilsin diye Bahçelievler'in varoşunda arsa alıp ev yaptıklarında on bir,

Cem Sancar

Saidler ve şakiler

Ne, nasıl, niçinİçin için şarkılar var içimde; Dökülmüyor niçin Deccal öldü diyorlar. İsa gelmedi mi hâlâ! Yola gelmedi mi şakiler Saidler ve şakiler diye duydum. Okudum, yazdım bile. Bismillah'da dizilmiş her şey.

Ali Hakkoymaz

İsrail'de hükümet krizi: İktidar mücadelesi, İran savaşı ve küresel...

İsrail'de 27 Ekim seçimleri Netanyahu'nun parlamenter çoğunluğunu sona erdirdi ancak siyasi iktidarını henüz bitirmedi. Muhalefetin bölünmüşlüğü, Arap partilerinin kilit konumu ve Netanyahu'nun geçici başbakan olarak kalması, hükümet kurma sürecini karmaşık bir pazarlık oyununa dönüştürüyor. Bu sırada ABD, 3 Kasım ara seçimlerine hazırlanırken İran'la savaşın geleceği de belirsizliğini

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Anlatım bozuklukları (44) - Şapka deyip geçmeyin (64)

Anlatım Bozuklukları serisinin sondan bir önceki bu yazımızda sık kullanılan birkaç kelimenin imlâsına temas etmek faydalı olacaktır: Hak, Cenâb-ı Hak, Rab.Bu kelimeler, sesliyle başlayan ek aldıklarında ünsüz ikizleşmesine uğrar ve çekim ekleri kesmeyle ayrılır: Cenâb-ı Hakk'tan, Hakk'a, Rabb'im. Eğer "hak" lafzı, Allah mânâsında kullanılmıyorsa ünsüz ikizleşmesi gene olur fakat küçük harfle başlar ve özel isim olmadığı için kesmeyle ayrılmaz:

Nahit Topaloğlu

Atatürk aramızda

Bu haftanın her dakikası Atatürk'e yönelik sözlerle yapılan etkinliklere ayrıldı. Bunların Cumhuriyet var oldukça da süreceğine inanıyorum. Bugünkü yazımda, onun gençlere yönelik görüşlerini öne alıyorum: "Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Adnan Binyazar

Oğuz Atay'ı anmak

İklimi müsait olmadığından mı nedir, ülkemizde sıkça rastlanmayan, olsa olsa tarihin ve talihin buradan kuş uçuşu geçerken tohumlarını tesadüfen bıraktığı nadir bir aydın tipi var. Bu aydın tipinin birincil özelliği kendine yetmesi, başkalarına çok da ihtiyaç duymadığı için daha baştan, en baştan kendini yalnızlığa mahkum etmesidir. Kendine yettiği ve başkalarından gölge etmemesi dışında hiçbir

Prof. Dr. İsmet Emre

Denizli Kitap Fuarı'ndan notlar

TÜYAP Denizli Kitap Fuarı, 17-25 Ekim tarihleri arasında EGS Fuar Alanı'nda kapılarını açtı, Ege Bölgesi'ne yeni bir soluk getirdi.Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle düzenlenen organizasyon, ilk yılında dikkatleri üzerine çekti.İstanbul ve Adana'nın ardından artık Denizli'de kitap fuarına ilgi büyüktü. Umarım bu kitap fuarı da uzun soluklu olur!

Sayım Çınar

Sanatın farklı dilleri

Bir resmin önünde neden dururuz Renklerine mi tutuluruz, anlattığı hikâyeye mi, yoksa kendi geçmişimizden bir şeyler mi buluruz onda Bazen hiçbirini bilmeyiz. Yalnızca bakarız. Sanatçının dünyasıyla belleğimiz arasında görünmeyen bir bağ kurulur. Resme yeniden döndüğümüzde ilk bakışta fark etmediğimiz ayrıntılarla karşılaşırız. Sanatın güzel yanı biraz da bu. Herkes aynı esere bakar ama oradan aynı duygularla ayrılmaz.

Güven Baykan

Değişime direnen yüzler

Değişenlerin değiştiremediğine... Dünya bir ırmaktır, insansa bu coşkulu akışa teslim bir rüyâ güzeli. Dünya direnen azınlığın, akıp durmakta olan kalabalığa mukavemet ettiği bir savaş meydanıdır. Onun kumaşı, değişen çehrelerin değiştirilemeyen büyük buluşlarına, fikirlerine, eserlerine boyun eğmekle tasarlanmış. Değişmeyenler yani değişimi bir gelişim formatında özümseyenler,

Nuray Alper

Sezai Karakoç'un Şehirleri

"Günahlarımızı kül edecek ateş harmanını Verim yağmuru insin ülkemize Mekke'ye Medine'ye Şam'a Kudüs'e Bağdat'a İstanbul'a Semerkand'a Taşkent'e Diyarbekir'e Yetiş peygamber imdadı yetiş Yetiş Allah'ın izniyle."

Burak Tekiner

Gelenekten Geleceğe

Kendini çözmeye çalışma, sahip olduğu dünya görüşü ve hayatı algılayış biçimi üzerinde düşünme gibi bir alışkanlığı yok bizim toplumumuzun... Fikirler ve olaylar ya da bunların ortaya koyucuları bizi pek ilgilendirmiyor. Bunlar bizden veya dışardan olsa da pek farketmiyor. Sıradan işler ve sıradan kişiler hakkında konuşmak, altyapısız "söz düellosu" yapmak, daha çok işimize geliyor ve daha rahatlatıcı...

İsmail Bingöl

Zamanın aynası

Emperyalizmin BOP'unun dayatmalarıyla bunalıyoruz. Bağnazlık işbirlikçilikle bütünleşerek değerlerimizi yok etmede ciddi yollar aldı. Ülkemiz "kıskaç altında", "ahtapotun kollarında", "örümcek ağında", "uçurumun kenarında", "kıyılan", "yağmalanan", "satılan" diye tanımlanıyor; kahroluyoruz.

Öner Yağcı

Temiz Sağanak Kirli Altyapı

İstanbul mu seli aldı sel mi İstanbul'u aldı belirsiz. İstanbul'da sokak ve caddeler olta atılacak duruma geldi! Olmadı akşam ağ at sabah çek balıkları topla! Adeta sokak ve caddelerde balıklar yüzüyor! Şehrin âşıkları sandalla serenat yapmaya çıkacak! Bir sonbahar akşamı rastladım size, İstanbul sokaklarında yürümüyor yüzüyordunuz! Makara bir yana önceki hafta Çarşamba günü İstanbul'da

Cafer Keklikçi

Beslemek ve beslenmek

Yıllar sonra gelen bir nefhâ... Zengin vahalardan çıkıp gönlümü ferahlandıran kırkikindi... Aşkın en saf izdüşümünün tek bir cümleye sığmış hâli... Renklerin en canlısı, heyecanın zirvesi, güllerin kaneviçesi...İnsanın ruhu beslediği kadar beslenmeyi de istiyor. Başkalarına pansuman yaptığı kadar kendi yaraları da görülsün istiyor. Hatıralar, anılar, yaşanan pek çok şey gözünün önünden gitmediği

Havva Küçük Konur

Avludaki taşlar dile gelirse

Hani bazen deriz ya, şu duvarların dili olsa da konuşsa diye... Evin içindeki duvarlar, hayatımızın en yakın tanıklarıdır. Bahçemizdeki ve avlumuzdakiler de. Dört yanımıza taştan göğüslerini gerer, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, öfke ve kırılganlıklarımızı, hayatın senaryosunun çekildiği her bir anı izler. Ama işte dili yok ki anlatsın. Ya olsaydı, neler anlatırdı acabaFransız

Filiz Aygündüz

Manevî kalkınma ve ıslah - 3

Adalet Bakanlığı'nın resmî internet sitesinde açıkladığı üzere cezaevlerinde; yetişkinlere yönelik 1'nci ve 2'inci kademe okuma yazma kursları, yaygın eğitim çalışmaları, örgün eğitim çalışmaları, uzaktan eğitim çalışmaları, manevî rehberlik çalışmaları, kütüphane faaliyetleri, meslekî eğitim çalışmaları, sosyal ve kültürel faaliyetler, iş birliği faaliyetlerine yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtilmekte.

H. Muharrem Okur

Hükmü Sahibine İade Etmek!

Ölüm, insanın sözünün bittiği, hükmün yalnızca mutlak sahibine geçtiği o sarsılmaz eşiktir. Bu eşiğin berisinde kalan bizler, çoğu zaman gördüklerimizin, duyduklarımızın ve kendi kısıtlı idrakimizin esiri olarak o eşiğin ötesine dair söz söyleme cüretini gösteririz. Oysa İslam düşüncesinin kurucu zihinlerinden İmam Ebu Hanife'nin tarihe kazınan o meşhur kıssada sergilediği duruş, insanın kâinattaki yerini ve haddini bildiren muazzam bir ontolojik ihtardır.

Fatih Yüksektepe

Yitiksöz'den kolonyalizm özel sayısı

Bazı kavramlar, kavradığı anlamın da ötesinde bir ağırlığa sahiptir. Kimi kavramlar derununda kurtuluşun, huzurun ve ebedi saadetin şifrelerini taşırken kimi kavramlar da aksine kan ve gözyaşının, kaosun, soykırımın, işgalin ve vahşetin en acı, en karanlık ve en şiddetli izlerini taşır. Bizim dil ve kültür dünyamızda bir kavramın korkunç anlamını biraz daha hafifletmek adına farklı kelimeler

Halit Yıldırım

Protez desteği için sanat bir arada

Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) koordinasyonunda başlatılan "Engelsiz Gazze Sanat Buluşmaları" karma sergisi, Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde açıldı. Bugüne kadar 14 ampute Gazzeliye 15 protez desteği sağlayan proje, İsrail saldırıları nedeniyle uzuv kaybı yaşayan mazlumlara umut olmayı hedefliyor. ///////

Selvigül Kandoğmuş Şahin

Bir rüya ve Kemalistlere soru

2-İdrar yapma isteğim olabilir mi Hayır çünkü o ihtiyacım uyanınca ortaya çıktı. Benim reflü acısına karşı su içebilmem için biri tarafından bir senaryo hayata geçirildi. O kim İşte behey inançsız adam! O senin Rabbin. Melekleri vasıtasıyla seni beni uyarıyor. O kadar yakınındaki işte abla... Eğer inanmıyorsan sen söyle: Beni kim uyandırdı Niçin uyandırdı Şimdi anlıyor musun ayeti: İnfitar Suresi 10. Ayet:

İdris Günaydın

Kendimiz hakkında bilmediğimiz şeyler

Bu yüzden çevre seçimi çok önemlidir. Biri size "içine kapanıksın", "başarısızsın", "çok agresifsin", "çok zekisin" dediğinde, bu sizin gerçekten de davranış biçiminizi değiştirir. Her insan etkilenir, ama bazı insanlar yönlendirilmeye daha müsaittir. İstihbarat ajanları özellikle bu yönde insanlardan istifade ederler. 90'lı yıllardı. İnsanlar

Ahmet Can Karahasanoğlu

Karnedeki Atatürk'ü nasıl İmamoğlu'na bağladınız

İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin karnelerinden Atatürk resmi kaldırıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, gelen tepkiler üzerine açıklama yaptı. "Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk'e saygı duyuyoruz, seviyoruz. Çocuklarımızın da Ata'larına saygılı, Cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz."

İpek Özbey-Korkusuz

İmtihan ve mükafat

Mutluluklar, sevinçler, hayaller ve gülümsemeler bizim için olduğu gibi üzüntüler, kederler, sıkıntılar ve öfkeler de bizim içindir. Her zaman gülüp her zaman ağlayamayız.Artısıyla, eksisiyle, üzüntüsüyle mutluluğu ile bu hayatı yaşamak zorundayız. Hayat bizim için hem inişli hem de çıkışlıdır.Aldığımız bir haber bizi oldukça mutlu edebilir, bazen de çokça üzebilir. Bu bazen

Ayşenur Sertçelik

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Artık hiçbir şey

Zamanı ölçmek, saymak, bölmek ne zor iş. Masalarda, duvarlarda, ekranlarda çeşit çeşit bunca takvim. Cepte, duvarda, meydanda bunca saat. Hepsi ne içinBazen yan yana duran iki kişi, başka mevsimleri bölüşür. İnsan bir gün kendi miladını bulur. Herkesin takviminde başka bir isim durur."Sen gittin, tarih bitti, milat neyi açıklayabilir" demişti Mevlana İdris. Koca bir takvim aniden biter bazen.

Enes Batman