İslamiyet'in kaynağı dörttür

Âlimler, Edille-i şer'iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet, İcmâı ümmet ve Kıyâs-ı fükahâ.Sual: İslamiyet'in bildirdiği hükümlerin dört kaynağı mı vardırCevap: Ehl-i sünnet âlimleri, Edille-i şer'iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet,

Osman Ünlü

Tabaktaki hazineye sahip çıkalım

Tabaktaki hazineye sahip çıkalım Gastronomi sadece bir damak tadı değil; tarihimiz, ekonomimiz ve kültürel mirasımızdır. Bu zenginliği "şenlik" kutularından çıkarıp profesyonel bir turizm modeline dönüştürmenin vakti geldi.Günümüzde insanlar sadece açlık duygularını gidermek için değil, değişik tatlar tatmak, hoş vakit geçirmek, farklı ortamlarda bulunmak ve bulundukları

Adnan Şahin

"Dostlarımla aslâ münâkaşa etmedim!"

Meymun bin Mihrân hazretleri, Tâbiîn'in büyüklerindendir. 734 (H. 116) senesinde vefât etti...Bir gün kendisine;"Efendim, arkadaşlarınızdan hiç ayrılmıyorsunuz ve birbirinize hiç küsmüyorsunuz, bu nasıl oluyor" diye sordular.Onlara bir baktı.Ve cevâbında;

Abdüllatif Uyan

"Ey gafiller, çıkacağınız sefere azık hazırlayın!"

Hazret-i Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil bir ordusu vardı. Bütün hayvanlarla konuşurdu. Bu onun mucizelerinden biriydi.Büyük âlimlerden Kemalüddîn Ebî Abdullah Muhammed El Demî'nin "Hayat-ül hayvan" (Fi Garaibü'l Mahlukat) kitabında şöyle bildiriliyor:

Ahmet Demirbaş

Ümmetin en merhametlisi Hazreti Ebû Bekir'dir...

Eshâb-ı kirâmın her biri, bu ümmetin hepsinden dahâ üstündürler. Alâeddin Ali Semerkandî fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. 705-706 (m.1306)'da Semerkand'da doğdu. Mâverâünnehir'den Orta Anadolu'ya göç etti ve Lârende (Karaman) kasabasına yerleşti. Vefatına kadar burada yaşadı; hicri 860 yılında 150 yaşlarında iken yine burada vefat

Vehbi Tülek

"Yiğidim bilir misin bugün neler yazdım"

Yeğenine ayrı bir kıymet verir, onunla iftihar ederdi Süleyman Çelebi.Bu benzerlikten dolayı mı, yoksa ciğerparesi ve Doğan'ının sütkardeşi Yusufçuğu'nun vefatından sonra ailenin tek çocuğu olarak kalmasından mı Yüksek meziyetleri ve olgun kişiliğinden mi nedir Yeğenine ayrı bir kıymet verir, onunla iftihar ederdi Süleyman Çelebi.

Ragıp Karadayı

O zaman her şey çok daha başka olur

Hemen her anne ve babanın yakındığı söz:"Çocuğum kitap okumuyor." Ben de size klişe bir cevap vereyim:"Siz okuyor musunuz"Çocuğun alışkın olmadığı bir şeyi sevmesini beklemediğimiz gibi, çocuğun görmediği bir şeyi de sevmesini bekleyemeyiz.Çocuğun kitap sevmesi için "kitaplı bir evde"

Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Ümitler yeniden tazelendi

"Şimdi gençlerin ruh hâline bakınca ümitlerin yeniden tazelendiğini görebiliyorsunuz..."En sağında bir metre yükseklik ve yarım metre eni olan kocaman bir fotoğraf vardı. Siyah beyaz bir fotoğraftı. Sağ yandan perspektif olarak çekilmiş bir fotoğraftı. İlerilere bakan hafif zayıfça başının üstünde saçları olmayan top sakallı gözleri küçük ve hafif çekikçe olan bir kişinin fotoğrafıydı.

Ünal Bolat

Hased etmeninzararları!..

Akıllı olan adam, hiçbir tadı olmayan, hiçbir yararı olmayan, büyük sıkıntılara sebep olabilecek hased hastalığından kendini kurtarır.Hased (çekememezlik) manevi hastalıklardandır ve büyük bir günahtır. Aynı zamanda içinde kul hakkı da vardır. Başkalarının elindeki nimetlerin çıkmasını istemek, onların sıkıntıya girmelerini temenni etmek insana yakışmaz.

M. Said Arvas

İyi ki doğdum!..

Dün doğum günümdü. Akşam eve gelince sosyal medyada bir paylaşım yapayım dedim. Önce galerimden güzel bir fotoğraf seçtim. Sonra da "Ne yazsam acaba" diye düşündüm.Birkaç cümle karaladım ama beğenmedim. Esprili yazdım, çok cıvık oldu. Ciddi yazdım, haber bülteni gibi oldu. Baktım cümleler toparlanmıyor, "Millet doğum gününde ne yazıyor acaba" diye bakmak

Salih Uyan

Dünyada ve âhirette, rahat ve huzura kavuşmakiçin...

Önce Müslüman olmak lâzımdır. Sonra ilim ve ihlas sahibi olmalıdır. Her gün kalp ile tevbe etmek ve bu tevbeyi söylemek lâzımdır. Kendimize karşı vazifelerimizin başında, önce iman etmek ve böylece dünya ve âhiret saâdetine kavuşmak için Müslüman olmak gelir. Her insanın, dünyada ve âhirette, rahat ve huzura kavuşması için, üç şeyi yapması lâzımdır:

Hasan Yavaş

Sefahatten sefalete: Nauru

Yetmişli yıllarda bu günün parasıyla 250 bin dolara varan kişi başı millî hasıla nasıl oldu da düştü üç on parayaNauru Pasifik'te küçük bir ada, haritada nokta. Hepi topu 21 kilometrekare, köy irisidir âdeta. İlk defa Mikronezyalılar mekân tutar.Ne zaman30 asır önce, belki daha fazla.Polinezyalılar da

İrfan Özfatura

Damlaya damlaya göl olur

Kimi uzmanlar yağışlar, doğudan değil batıdan gelir diyor; kimi 'savaşla uğraşan Körfez ülkeleri yağmur tohumlayamıyor o yüzden normalleşen gökyüzü yağmura kavuştu' diyor. Her hâlükârda rahmet yağıyor... Barajların doluluk oranı yükseldi... Aaa bak yine hava kapadı, yağmur serpiştirdi; şekerden mamul tüm taksiler eridi, insanlar kaçışıyor, kimi ıslanıyor kimi agresifleşiyor, bir keşmekeş

Halime Gürbüz

Namaza dâir âyet-i kerîmeler-2-

Allahü teâlâ ile kulları arasında Resûl/Elçi olan, bu dînin sâhibi Peygamber Efendimiz, bize namazın beş vakit olduğunu bildirmiştir.Herkesçe malûm olduğu üzere, şartları taşıyan Müslümânlara, her gece ve günde, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer'iyye-i erbaa (4 şer'î/dînî delîl) ile sâbit olmuştur.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

İman, en büyük nimettir

Bütün rahatlıkların, saadetlerin başı, iman etmekte, Müslüman olmaktadır. Yani, İslamiyet'in emirlerine ve yasaklarına uymak lâzımdır.Akıl ve vicdanla düşünen herkes için iman, zarurî bir kurtuluş yoludur. Gerçek rahatlık ve güven, ancak imanla ve ona uygun bir hayatla mümkündür.Dünyaya milyarlarca insan gelmiş. Bir müddet

Salim Köklü

Üç ayda 15 kiloyu nasıl verdim

Üç ayda 15 kiloyu nasıl verdim Böyle bir yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Hatta kilo vereceğimi de düşünmezdim. Cevap başlıktaki gibi. Üç ayda 1.800 km yol yürüyerek. Eskiden güreş ve boks yapmış biri olarak insanlar bana kilolu olmayı yakıştırıyordu sanıyordum ama hikâye başkaymış. İnsanlar olumsuzluğu söylemeyi sevmiyorlar.Her şey oğlumun okulda arkadaşlarıyla teneffüslerde

Ömer Ekinci

Demokrasiye geçiş sancıları

Yirminci yüzyıl sistemlerin altüst olduğu bir yeni dönemdir. İmparatorluklar, krallıklar yerlerini demokrasilere terk etti. Demokrasiler, krallıklardan daha şedîd müstemlekeci zâlim idâreler doğurdu. İnsan haklarının bayraktarlığını yapan Batı demokratları bu hakkın sâdece kendilerine âit olduğunu savunup sömürdükleri ülkeleri kan göllerine çevirdiler.

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra