Namaza dâir âyet-i kerîmeler-2-

Namazın beş vakit olması dört şer'î delille sabit midir, yoksa bu sadece bir tarihî uzlaşı mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, namazın beş vakit farz olduğunun Kur'ân, Sünnet, İcmâ ve Kıyâs olmak üzere dört dînî delille doğrulanmış bir gerçek olduğunu iddia ediyor. Bunu yapmak için peygamberin hadîslerinden, sahâbenin ittifakından ve İslâm âlimlerinin açıklamalarından yararlanıyor. Peki, kutuplarda ve extreme enlemlerde zaman takdîri uygulamak gerekiyorsa, bu deliller bütün coğrafyalarda eşit derecede geçerli midir?

Allahü teâlâ ile kulları arasında Resûl/Elçi olan, bu dînin sâhibi Peygamber Efendimiz, bize namazın beş vakit olduğunu bildirmiştir.

Herkesçe malûm olduğu üzere, şartları taşıyan Müslümânlara, her gece ve günde, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer'iyye-i erbaa (4 şer'î/dînî delîl) ile sâbit olmuştur. Yanî Kitâb (Kur'ân-ı kerîm), Sünnet (Peygamber Efendimizin sözleri/hadîs-i şerîfler, fiilleri ve takrîrleri/tasvipleri), İcmâ-ı ümmet (Sahâbe-i kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiînin söz birlikleri) ve Kıyâs-ı Fukahâ (Ulemânın ictihâdları) ile sâbittir...

Allahü teâlâ ile kulları arasında Resûl/Elçi olan, bu dînin sâhibi Peygamber Efendimiz, bize namazın beş vakit olduğunu bildirmiştir. Kendisi de, senelerce beş vakit kılmıştır. Artık başka delîl aramak gerekmez. Peygamber Efendimiz buyurmuştur ki:

"Hazret-i Cebrâîl gelip bana imâmlık yaptı ve kendisi ile birlikte beş vakit namazı kıldım ve beş vakit namazla emrolundum." [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî]

Kitap ve Sünnet'ten sonraki delîl, "İcmâ-ı ümmet"tir. Peygamber Efendimiz, Eshâb-ı kirâm ve onlardan sonra, bugüne kadar gelen bütün âlimler, evliyâ-yı kirâm (ve yine bütün Müslümânlar) beş vakit namaz kılmışlar, bu husûsta kesin bir icmâ hâsıl olmuştur.

İslâm âlimleri de, beş vakit namazın nasıl kılınacağını kitaplarında mufassalan/uzunca yazmışlar, böylece "Kıyâs-ı fukahâ" ile de namazın beş vakit olduğu sâbit olmuştur.

Peygamberimizin amcazâdesi, "Tercümânü'l-Kur'ân=Kur'ân'ın tercümânı", "Reîsü'l-müfessirîn=Müfessirlerin başı", "Bahru'l-İlim=İlim denizi/okyânûsu" ve "Hıbru'l-ümme=Ümmetin en büyük âlimlerinden biri" gibi sıfatlarla anılan Abdullah İbn-i Abbâs'a (radıyallahü anhümâ), "Kur'ân-ı kerîmde, beş vakit namazı bildiren âyet hangisi" diye suâl edildiğinde, şu meâldeki âyet-i kerîmeyi okudu: "Akşama girerken, sabâha ererken, gündüzün sonunda ve öğle vaktinde Allah'ı tenzih edîn." [Rum 17-18]

"Akşama girerken"den maksat, akşam ve yatsı namazları,