Salih Uyan

Salih Uyan

Türkiye
Yaşam 105 yazı 2 takipçi eposta

Satın almak özgürlükse...

İnsanlık tarihi boyunca özgürlüğün ne olduğu tartışıldı. Kimisi "kendi iradesinin efendisi olmak" dedi. Kimisi de "her türlü zincirden ve dış baskıdan sıyrılmak."Ancak bizim kuşağa bu kadim sorunun cevabı çok daha pratik bir formülle öğretildi: Para kazan, istediğini satın al, özgür ol.İşte bu üç aşamalı özgürlük vaadiyle ilgili son dönemde kafam s

Nerede bu devlet

Türkiye günlerdir Ahbap-çavuş ilişkisini tartışıyor. Başından beri pek hayra alamet olmadığı belli olan bu hayır derneğiyle ilgili her şey ortalığa saçıldı. Bu yüzden konuya girmeyi pek düşünmüyordum. Ama tutuklamalar 15 Temmuz tarihine denk gelince, gerçek kahramanların hatırasıyla, plazadan kahramanlık hikâyesi devşirmeye çalışanların hikâyesi ça

Ben demiştim

Yıllardır farklı insanlarla konuşuyorum. Genç, yaşlı, memur, esnaf, İstanbullu, taşralı... Bu insanların anlattığı hikâyelerde ortak bir kahraman var: Hep haklı çıkan kişi.Ve nasıl oluyorsa, ben hep o kahramanla konuşuyorum.Senaryo hiç değişmiyor: Karşımdaki kişi olayları herkesten önce görüyor. Çevresindekileri uyarıyor. Kimse onu dinlemiyor, hatt

Cilt bakım rutinim ve algoritma

Nereden bulaştım bilmiyorum ama bir süredir akışımda ilginç videolar görüyorum. Yüzünü buzlu suya batıranlar, alnını kremle ovalayanlar, gıdığında taş yuvarlayanlar... Hepsi erkek bu arada. Işıl ışıl gözlerle sabahın köründe, eti terbiye eder gibi çeşitli bölgelerine masaj yapıyorlar.Önce bu tür videolar çıkınca hemen geçiyordum. Ama maruz kalma or

Eyvah! Yaz tatili başladı...

Yaz tatili başladı. Çocuklar sevinçli ama ebeveynlerde hafif bir panik havası var. Herkes kendi kendine şu soruyu soruyor: "Biz çocuklarla iki buçuk ay boyunca evde ne yapacağız"İlk birkaç gün iyi geçti belki ama çocuklar ufaktan hararet yapmaya başladı. Geç yatıp geç kalkmalar, ekrana yapışmalar, değişik sesler çıkararak evde turlamalar...Ekonomid

Hayran gönüllü insanlar

Bazı insanlar tanıyorum. Hayatında kendisi haricinde hiç kimse hakkında olumlu tek bir cümle söylemiyor. Annesinin yemeğini övmüyor, arkadaşının başarısını kutlamıyor. Yakın çevresindeki insanlara karşı duygusal bir kuraklık hâkim.Ama aynı insan bir şarkıcı hakkında durmaksızın, bitmek tükenmek bilmez bir coşkuyla yazıyor. Her şarkısını paylaşıyor,

Geleneksel LGS tartışmaları

Geçen hafta sonu yapılan LGS'nin ardından yine bildiğimiz o tartışmalar başladı. Her sene istisnasız aynı filmi izliyoruz.Sınav bitiyor ve ülke anında ikiye bölünüyor: Bir taraf soruların aşırı zor olduğundan ve çocukların psikolojisinin bozulduğundan yakınıyor. Diğer taraf ise "Bu sene amma çok birinci çıkmış, sınav hiç ayırt edici değil" diye ele

Kurgu çok derin abi!

Üzerimize dikilen şu "küresel analizci" gömleğinden acayip darlanmaya başladım.Trump gidip bir ülkeye çöküyor. Sonra kameraların karşısına geçip "Biz oraya demokrasi ve özgürlük götürüyoruz" falan diyor. Biz de evde dizi çıkmış pijamayla otururken, "Yaaa yemezler aslanım! Aslında olay petrol. Adam resmen çöktü ülkeye işte!" diye vizyoner yorumlar y

Aramızda kalsın!

- Ödevini niye yapmadın oğlum- Yapmadım işte hocam. Dümdüz yapmadım.- Niye fısıldıyorsun oğlum Doğru dürüst konuşsana.- Ödev öğrenciyle hoca arasındadır. Ulu orta konuşmaya gerek yok hocam. Aramızda kalabilir yani.- Ha, anladım. Arkadaşlarına mahcup olmak istemediğin için kısık sesle konuşuyorsun.- Yoo, ne alaka Ben niye mahcup olacakmışım Asıl öde

İhtiyarlar ve çocuklar

İstanbul'da bir huzurevi. Dört katlı taş binanın ortak salonu ağır bir sessizliğe gömülmüş. Soluk yeşil koltuklarda iki ihtiyar... Erkek seksen iki yaşında. Kadın yetmişinden sonra saymayı bırakmış. Battaniyelerine sarınmış, gri binaların ardında batan güneşi seyrediyorlar.Menteşeleri eskimiş pencerelerden, nemli ve serin bir sonbahar rüzgârı sızıy

Narkoz ve otopsi

Dijital platformlar gençleri 'kötü çocuk' imajıyla mı besliyor, yoksa toplumun derinleşen sorunlarına sadece yeni bir yüz mü vermektedir?

Kesin benden bahsediyor!

Akşam saatlerinde sosyal medyada paylaşılan özlü sözler gerçekten birer öç alma aracı mı, yoksa kendi başına anlamlı yaşam dersleri midir?