Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Türkiye
Yaşam / Din 208 yazı 0 takipçi

İnsan denen varlık...

Batılı bazı bilim adamları, "İnsan Denen Meçhûl" insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insan, temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla başka ta'rîf edilmektedir...Bilindiği üzere, "Alexis Carrel" gibi Batılı bazı bilim adamları, "İnsan Denen Meçhûl" adıyla kitap yazmak suretiyle, insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insanı, -tem

İyi bir insan nasıl olunur

İyi bir insan olmak için evvelâ, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına göre yaşamak lâzım. Yanî kâmil [olgun] bir Müslümân olmak gerekir.Bir âyet-i kerimede, "...sâdıklarla berâber olunuz" buyurulmuştur. Bir hadîs-i şerîfte de, "El-mer'ü mea men ehabbe=Kişi, sevdiğiyle berâber olacaktır" buyurulmuştur. Bu dünyâda kimleri seversek, âhırette onlarla be

Ebedî saâdete kavuşmanın yolu

İnsanlar, Allah'ın ve Peygamberlerinin emir ve yasaklarına uydukları müddetçe, huzûrlu ve râhat birer hayât yaşamışlar, birbirlerini sevip-saymışlardır.Allahü teâlâ, dünyâya gönderdiği ilk insanı [ya'nî Hazret-i Âdem'i], aynı zamanda ilk Peygamber kılmış, ondan sonra, kullarına râzı olduğu/beğendiği yolu göstermek için, çeşitli mekânlardaki, muhtel

Bu dünyada birer yolcuyuz...

Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfte meâlen buyurdu ki: "Dünyâda bir garîb veya yolcu gibi ol; kendini kabir ehlinden say."Burada, sözlerimizin hemen başında şunu belirtelim ki, şu uçsuz-bucaksız olarak gördüğümüz koca kâinâtı, canlı-cansız her varlığı, yoktan en mükemmel bir nizâm ve intizâm üzere yaratan ve onları her ân varlıkta durduran Alla

Dünya ve âhiret saadetiiçin...

Günümüzdeki teknolojik gelişmeler sebebiyle yabancı kültürlere açılmış bir gençliğin, benliğini muhâfaza etmesi, hidâyet üzere olması çok zordur.Şüphesiz ki Cenâb-ı Hak, yarattığı şu mükemmel âlemle, kendi varlığını belli ettiği gibi, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği/acıdığı için, var olduğunu ayrıca "Peygamber"leri vâsıtasıyla da bildirmişt

Çeşitli asırların müceddidleri

11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir. Bilinmeyen, işitilmeyen ilimlerin kaynağı idi.Dünkü makâlemizde, ilk 5 asrın müceddidlerini sizlere arzetmiştik. Şimdi de kalanları zikredelim:6. asrın Müceddidi, Seyyid Ahmed Rifâî hazretleridir. 512'de tevellüd, 578'de vefât etti. Asrının bir tanesi, k

Asr-ı saadetten bu yana gelip geçen müceddidler

Müceddidlerin 1.si, Resûlüllahın Halîfesi olan Abdullah Ebû Bekr-i Sıddîk bin Osmân Ebî Kuhâfe (radıyallahü anhümâ) hazretleridir.Geçen haftaki 2. makâlemizde, Yeni İstiklâl Gazetesi'ne (Sayı: 270, 12 Ekim 1966) "Müceddid"lere dâir sorulan bir suâlin cevâbından bir kısmını, sizlere arz etmiştik. Bugün ve yarın da, cevâbın kalan kısmını iktibâs eder

Mürşid-i kâmil ve müceddid...

"Her yüz sene başında, bir müceddid [gelip] geçmiştir. O yüz sene içinde, Allahü teâlâdan ümmetlere gelen feyizler, hep o zamânın müceddidi vâsıtası ile gelir."Dünkü makâlemizde, ["Her yüz yılda bir müceddid gelir, dîni kuvvetlendirir" [Buhârî] "Her yüz senede bir müceddid zâhir olur (ortaya çıkar). Ümmetimin işlerini yeniler" [Ebû Dâvûd] hadîs-i ş

'Müceddid'ne demektir

Her asırda bir, dîni kuvvetlendiren, bid'atleri yok eden müceddid zâtlar gelir. Bin senede bir gelen müceddidler de vardır."Müceddid", sözlükte tecdîd eden, yenileyen demektir. Mukaddes kitâbımız Kur'ân-ı kerîmden sonra en doğru, en fazîletli, en üstün, en kıymetli kitâb olan Sahîh-i Buhârî'de zikredilen bir hadîs-i şerîfte buyurulmuştur ki: "Her y

Akrabâyı ziyaretin önemi

Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir.Müslümân olan ve dîne uygun yaşayan akrabâyı, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyâret etmeli, kırk günü geçirmemelidir.Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek gönlünü almalıdır. Dargın ol

Küs ve dargın durmanın mesuliyeti

İslâm dîninde iyi bir insan; hemen kırılmayan, bütün insanlara güler yüzlü, tatlı dilli davranarak gönülleri alan insandır.Dargınlık: Dostluğu, yakınlığı bırakmak demektir. İnsanlar arasında kırgınlığa, muhabbetsizliğe sebep olan dargınlık, cemiyeti kemiren mânevî hastalıklardandır. Erkek olsun, kadın olsun maddî menfaate dayanan işler için birbirl

Kazâya kalmış namazlar-2-

İbn-i Teymiye'nin kaza namazı görüşü büyük günah mıdır, yoksa tevbeden başka çare mi olmadığını sorgulamadan kabul etmek ne kadar hak?