İslamiyet'in kaynağı dörttür

İslam'ın kaynakları dört müdür, iki midir? Ya da sahte tasavvufçuların "gizli bilgi" iddiası gerçek İman'ı yıkıyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İslami hükümlerin temel kaynaklarının Kitap ve Sünnet olduğunu, İcma ve Kıyas'ın bunlardan türediğini savunur. Sahte tasavvufçuları eleştirmesinin nedeni ise, bu kişilerin "ilim-i bâtın" (gizli bilgi) adı altında şer'i hükümleri değiştirmesidir. Ancak, Kitap ve Sünnet dışında ilahi rehberlik arayışı, insan aklının sınırlarını aşmanın meşru bir ihtiyacı değil midir?

Âlimler, Edille-i şer'iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet, İcmâı ümmet ve Kıyâs-ı fükahâ.

Sual: İslamiyet'in bildirdiği hükümlerin dört kaynağı mı vardır

Cevap: Ehl-i sünnet âlimleri, Edille-i şer'iyyenin dört olduğunu bildirdiler: Kitap, Sünnet, İcmâı ümmet ve Kıyâs-ı fükahâ. Fakat, bunların son ikisi, ilk ikisinden çıkmaktadır. Bunun için Edille-i şer'iyye, hakikatte, Kitap ve Sünnet olmak üzere ikidir. İcmâ, söz birliği olan bir hükmün Kitaptan veya Sünnetten bir delile, bir senede oturtulması lazımdır. Kıyas da, icmâ için senet olabilir. Hazret-i Ebu Bekir'in halife seçilmesindeki icmâ böyle olmuştur. Bir kişinin haber verdiği hadis de, icmâ için senet olur. Çünkü, icmâ'ın hüccet olması, delilinin kati olmasına bağlı değildir. İcmâ olduğu için hüccettir. Delilinin kati olması şart olursa, icmâya lüzum kalmaz. Bu delil hüccet olur. Kıyâs için de, Kitaptan veya Sünnetten bir asıl, esas lazımdır. Çünkü, kıyâs, Kitapta ve sünnette mevcut bulunan kapalı, gizli hükmü izhar eder. Bunlara bir hüküm ilave etmez. Yani, hükmü açıkar, ispat etmez. Kıyâs, umumi olan bir hükmü, fürû için beyan eder. İcmâ da, kıyâs için asıl ve kaynak olur. Sünnet, Kitabın şerhi, tefsiri ve beyanıdır. Şu hâlde, İslamiyet'in aslı, yalnız Allahü teâlânın kitabıdır.

Bazı cahil, yalancı, sahte Tasavvufçular, İslamiyet'e uymayan hareketlerinden dolayı, kendilerine itiraz edilince;

"Bunlar, ilm-i zahirde haramdır. Biz, ilm-i bâtın sahipleriyiz. Bizim için helaldirler" diyor. Böyle söylemek küfürdür. Böyle söyleyen ve işitip kabul eden kâfir olur. Tevil etmesi veya bilmeden söylemesi özür olmaz. İnce şeyleri bilmemek ancak özür olur. Böyle zındıklar;