M. Said Arvas

Türkiye

Üzüntümüz eksilmedi; arttı...

Enver Abimiz müstesna bir kişiliğe sahipti. Ayrılık dayanılacak gibi değil, hasret dineceğe benzemiyor. Belki onlara kavuşmakla biter... Geçtiğimiz günlerde rahmet-i rahmana gönderdiğimiz Enver Abimiz müstesna bir kişiliğe sahipti. Zarifti, neşeliydi, hatırnazdı, dindardı. Onu tanıyanlar için ayrılık kolay değil ama biz kadere inanan insanlarız. T

Dünya bir saksı parçası, ahiret ise altın kupadır...

Bu dünyada herkes yolcudur, geldik gidiyoruz. Yolcuların birbirlerine yardım etmesi, el ele vermeleri, kardeş gibi olmaları lazımdır. Bir kimsenin dünya ticareti, ahiret ticaretine mâni oluyorsa, bu kimse bedbahttır. Bir çömlek almak için, altın kupa verene ne denir Dünya saksı parçası gibidir. Hem kıymetsizdir, hem de çabuk kırılır. Ahiret ise al

Çok gülmek kalbi karartır!

Lâtife tatlıdır ama belli bir ölçüde olursa. Şakayı tuza benzetmişler; hiç olmazsa yemeğin tadı olmaz, çok olursa yenmez!.. Şakalaşmak güzeldir. Lâtife tatlıdır ama belli bir ölçüde olursa. Şakayı tuza benzetmişler; hiç olmazsa yemeğin tadı olmaz, çok olursa yenmez!..Düşmanlıkların çoğu, aşırı şakalaşmaktan meydana gelir. Buna, zaman zaman hepimiz

Rabbini bilen elbette onu sever...

Ahirette en çok mesut olanlar, Allahü teâlâyı en çok sevenlerdir. Ahiret demek, Allahü teâlâya kavuşmak saadetine ermek demektir. Uzunca bir hasretten sonra ebediyyen sevgilisine kavuşmaktan daha büyük sevinç ne olabilirHerkes kendi varlığının hiç yok olmadan devam etmesini ister. Kendini ve Rabbini bilen, kendi varlığının elinde olmadığını bilir.

Bir sene daharüzgâr gibi geçti...

Hatalarımızı da tespit etmeliyiz, onları bir daha hiç yapmamaya veya çok daha az yapmaya şartlanmalıyız. Yeni yıl böyle kutlanır. Ömür takvimimizden bir yaprak daha düşmek üzere... Bırakın seneleri, nefeslerimiz sayılı, öyle bir hayat yaşıyoruz ki; her an bir nefes daha azalıyor...Geçirdiğimiz yılda iyi ve yararlı işler yaptıysak onları bu yeni yı

"Onlar, zamanlarını acıyarak harcardı!.."

"Siz nasıl paranızı acıyarak harcıyorsanız Eshab-ı kiram efendilerimiz de vakitlerini öyle acıyarak harcardı!.." Geçmiş zaman ne kadar güzel olursa olsun bir daha yaşanmıyor. Şu gençliğini düşünerek ah çeken ihtiyar, şu parlak devirlerini hatırlayarak dövünen toplum, eninde sonunda anlar ki geçen geçmiştir artık. Onu geri getirmek, tekrar yaşamak h

Ölümü çok hatırlayanın kalbi yumuşar...

Sıhhatimize ve gençliğimize aldanmayalım... İstatistiklere bakarsanız çocuk ve genç ölümlerinin yaşlılardan az olmadığını göreceksiniz. Çok yaşayacağını, uzun yıllar hayatta kalacağını sanan bir insan öbür dünya için bir iş yapamaz. Kendi kendine der ki:"Nasıl olsa önünde çok zaman var, ibadetlerini istediğin zaman yaparsın, şimdi rahatına bak, key

Dil, cennete degötürür cehenneme de!..

Dilimiz sayesinde derdimizi anlatabiliyor, ilim öğreniyor ve öğretebiliyoruz. Yine dilimiz yüzünden, gaileler yaşıyor, dert çekiyoruz. Dil; küçücük bir organdır fakat ibadeti de, isyanı da büyüktür. Küfür ve iman ancak dilin şehâdetiyle açığa çıkar.Sahasının ne sonu vardır, ne de sınırı. Hayır da dilin alanına girer, şer de...Dilini dizginleyemeyen

Dil, cennete degötürür cehenneme de!..

Dilimiz sayesinde derdimizi anlatabiliyor, ilim öğreniyor ve öğretebiliyoruz. Yine dilimiz yüzünden, gaileler yaşıyor, dert çekiyoruz. Dil; küçücük bir organdır fakat ibadeti de, isyanı da büyüktür. Küfür ve iman ancak dilin şehâdetiyle açığa çıkar.Sahasının ne sonu vardır, ne de sınırı. Hayır da dilin alanına girer, şer de...Dilini dizginleyemeyen

"Kur'ân okunmayan evin hayrı azalır!.."

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Evlerinizde Kur'ân okumayı artırın! Kur'ân okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir." Kur'ân-ı kerimi öğrenmek, öğretmek ve okumak çok sevaptır. Din büyüklerimiz buyurdu ki: "Bir evde ezbere de Kur'ân-ı kerim okunmuyorsa, o ev kabir gibidir." Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Evlerinizde Kur'â