Hamza Er

Hamza Er

Milat
Gündem 56 yazı 0 takipçi

Değişen dünya, değişmeyen ittifak

Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO'nun 36. Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Zirvenin en dikkat çekici başlığı ise son dönemde sıkça dile getirilen "NATO 3.0" kavramı. İlk bakışta bu ifade, ittifakın askerî kapasitesini güçlendirmeye yönelik teknik bir güncelleme gibi algılanabilir. Oysa mesele bundan çok daha derin... NATO 3.0, yalnızca ye

NATO neyi koruyor

7-8 Temmuz'da Ankara önemli bir uluslararası zirveye ev sahipliği yapacak. NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, parlamenterleri ve askerî komutanları Türkiye'de bir araya gelecek. Zirvede güvenlikten savunma harcamalarına, Rusya-Ukrayna savaşından Ortadoğu'daki gelişmelere kadar birçok başlık ele alınacak. Peki, son günlerde herkesin

Eski proje, yeni ambalaj

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun gündemine gelmesi beklenen "Ankara'da BM Kadın Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşma", derin endişelere yol açtı. Bu anlaşma, ne yazık ki, daha önce toplumsal dokumuzda onarılması güç yaralar açan ve seçim sandıklarına bile ciddi tesir eden İstanbul Sözleşmesi'nin farklı bir kılıfla yeniden hayat bulma

Ateşkes mi, mola mı

ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu ve önümüzdeki günlerde resmiyet kazanması beklenen ABD-İran mutabakatı, Ortadoğu'da yeni bir dönemin başlayıp başlamadığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Gördüğümüz kadarıyla, karşımızda kapsamlı bir nihai barış anlaşması değil, önümüzdeki 60 günü şekillendirecek "çerçeve metin" bulunuyor. ABD ile İran a

Samiri ve Dünya Kupası

FIFA'nın yıllardır tekrarladığı bir slogan var: "Futbol dünyayı birleştirir." Dünya Kupası organizasyonları da bu iddianın en büyük vitrini olarak sunulur. Farklı dillerden, kültürlerden ve inançlardan insanların aynı heyecan etrafında buluştuğu, sınırların ve siyasi ayrılıkların anlamını yitirdiği söylenir. Ancak 2026 Dünya Kupası henüz başlamadan

Trump'ın Abraham Anlaşması

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelere yönelik "Abraham Anlaşmaları'nı imzalamalısınız" çağrısı yaptı. Bu çağrı, sıradan bir diplomatik çıkış olarak okunamaz. Çünkü burada yalnızca İsrail'le ilişkilerin normalleşmesinden değil, Ortadoğu'nun geleceğini şekillendirecek yeni bir güvenlik mimarisinden söz ediliyor.

Bayramlar ve yitirilen değerler

Bayramlar... Nerede olursak olalım, nasıl bir hayatın içinde bulunursak bulunalım zamanı kısa süreliğine durduran günlerdi. Yüzlerde tebessüm, evlerde telaş, yüreklerde çocukça bir heyecan olurdu. En zor dönemlerde bile ocaklar tüter, en eski elbiseler bile özenle temizlenir, insanlar birbirine güzel görünmeye çalışırdı. Çünkü bayramlar sadece bir

Giyinme çağrısı

Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte, büyük şehirlerin meydanlarında ve sokaklarında her geçen gün daha da şiddetlenen bir "görsel istilanın" tahakkümü altına giriyoruz. Modern birey, tarih boyunca hiç olmadığı kadar derin bir teşhir hastalığının pençesinde kıvranırken, kamusal alan bir özgürlük sahası olmaktan çıkıp bedensel bir performans sahnesine

Nekbe devam ediyor

Filistin halkının 15 Mayıs 1948'de yaşadığı büyük sürgün ve işgal, tarihe "Nekbe" yani "Büyük Felaket" olarak geçti. Yüz binlerce Filistinli kendi topraklarından koparıldı, evlerinden sürüldü, köyleri haritadan silindi. İnsanlar evlerinin anahtarlarını alıp birkaç gün sonra geri döneceklerini düşünerek yollara düştüler. Ancak o geçici ayrılık, nesi

Artık güveni de kaybettin

Doğurganlık oranlarının hızla gerilediği ve aile kurumunun küresel ölçekte aşındırıldığı bir dönemde, Bosch Türkiye, Anneler Günü üzerinden aile kurumunu ve anne-baba kavramını hedef alan bir reklam filmi hazırladı. Reklamda annelik, insan hayatının kurucu bir değeri olmaktan çıkarılıp evcil hayvan sahipliğiyle benzeştirilen bir kavrama dönüştürülü

Çöküşün iç yüzü

Bazen bir gerçeği en net biçimde, o sistemin içinden gelen bir ses dile getirir. İşgalci İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın eski direktörü Tamir Pardo, "Yahudi olmaktan utanıyorum" dedi. Onun bu sözleri, yalnızca bireysel bir vicdan muhasebesi değil; aynı zamanda bir düzenin içeriden ifşası olarak yorumlanmalı... Pardo'nun Batı Şeria'da gördük

Hürmüz ve zorunlu ateşkes

ABD-İran ateşkesi diplomatik bir zafer mı, yoksa sahadaki askeri tıkanmanın zaman kazanma oyunu mu?