Talip Koktaş

Talip Koktaş

Milat
Yaşam 46 yazı 0 takipçi

Sana güveniyorum

Bir insana sunulabilecek en güzel hediyelerden biri, ona duyulacak güvendir. Kimi hediyeler zamanla eskir, solar, kırılır, kaybolur yahut unutulur; fakat güven, insanın ruhuna bırakılmış kutsal bir hediye misali varlığıyla kalbi emniyete alır, insanın içindeki fırtınaları dindirir, yalnızlığına derman olur. Kişinin arka planında hiçbir art niyet ta

Muhatap alınmak

İnsan, biraz da kendisini kimin çağırdığıyla yaşar. Kimin gözünde bir değeri olduğunu hissediyorsa oraya doğru yönelir, oraya doğru akar. Çünkü insanın en büyük ihtiyaçlarından biri sadece anlaşılmak değil; fark edilmek, görülmek, muhatap alınmaktır da aynı zamanda. Bazen de kıymet verdiklerimiz tarafından fark edilmek isteriz. Hepimizin bir kıymet

Anlamlı hikâye

"Bataklıkta yeşeren bir gül misali düşün... Öyle bir düşün ki, sana "fikrimin ince gülü" desinler." Çünkü bu çağ, çamurun çok, çiçeğin az olduğu bir çağdır. Ve belki de tam da bu yüzden, gül olmak artık bir süs değil; bir duruş, bir direniş, bir istikamet meselesidir. Ki bu çağ, kalbi olanlara çok ağırdır. Dünyanın geldiği şu son hâline bakıyoruz:

Ömür sermayesi

İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasının üzerinden yedi sene kadar bir süre geçtikten sonra talebeleri Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine bu konuyla ilgili neden pek bir şey söylemediğini sorduğunda dilimize pelesenk, kulağımıza küpe olacak şu sözü söylemiştir: "Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur." Bu söz, yalnızca bir cümleden ibaret

Geleceğin mimarları

Öğretmen, çağın gürültüsünde sükûnet adasıdır; peki bu sessizlik, sistemin görmezden geldiği fedakarlığı yaşanabilir hale getirmek için yeterli midir?

Hakikat ispat istemez

Hakikat ispat istemez, insan ister – peki tartışmakla ulaşamadığımız gerçekleri sessizlikle bulabilir miyiz?

Sabır, illa sabır!

Modern hayatın hızı bizi ruhumuza yetişemez hale getirdi; peki sabır sadece beklemek midir, yoksa direnişin başka bir adı mıdır?

SAVAŞTAN GERİYE...

Savaşlardan geriye kalan galibiyetler değil, anlatılamayan hayatların sesidir—ama biz bunu duymaya hazır mıyız?

Aforizmalar - 4

İnsan aynaya küstüğünden beri kendine yabancılaştı. Kendini tanıyamayan insanın başkasını tanıması, dünyayı anlaması, hayatı anlamlandırabilmesi mümkün olmasa gerek. Kendinden başlamadığın hiçbir yolculuk menziline varamaz. Bugün dünyanın dönüşünün ve dönüşümünün bu kadar hızlandığı bir zamanda bir şeylere yetişmek istiyorsanız önce kendinizin fark

Bayram olsun

Yüce Allah, son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) için "Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiya Suresi, 107. Ayet) diye buyuruyor. İki gün önce idrak ettiğimiz Kadir Gecesi de bu gönderilişin miladıdır. Son peygamber, son dinin ilk vahyinin yeryüzünü şereflendirdiği gece. "Oku!" diyerek başlayan emirler silsilesi "...Bugün sizin için dini

Oruç durmaktır

"Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim." (Mü'min Suresi, 60. Ayet) Oruç, duadır, istemektir. İnsan, kabul edileceğini bildiği şeyleri daha bir samimiyetle ister. Oruç ile korunmak ister, beri olmak ister, durmak ister Müslüman. Oruç, sadece fakirin, yoksulun halinden anlamak için imsaktan iftara kadar aç kalmak değildir. Sadece mideyi

Zaman ve Ramazan

Koca bir ömrü üç günlük dünyaya sığdırırken zamanın ne denli hızlı aktığından şikâyet ededuruyoruz. Şikâyet ettiğimiz zamanın hızlı akışı mıdır, ömrün kısalığı mıdır, bilinmez; lakin nihayetinde eksilen bir hayattır ömür adlı defterimizden. Her geçen gün bir yaprak daha kopar; kimi zaman fark ederek, kimi zaman farkına bile varmadan. Ömrün kısalığı