Talip Koktaş

Talip Koktaş

Milat
Yaşam 53 yazı 0 takipçi

Gülmek cesaret ister

Bundan yıllar yıllar önce... Telefonun kablolardan kurtulup özgürlüğünü ilan ettiği; adına "cep telefonu" dense de cepten çok kemerlerde taşındığı yıllar... WhatsApp'ın, Telegram'ın, Facebook'un, Instagram'ın henüz mahallemizde cirit atmadığı, insanların birbirinin son görülmesinden haberdar olmadığı ve kalp gözüyle birbirini gördüğü zamanlar... Al

Yarım kalan hikâyenin vedası

Yarım kalan güzel bir hikâyenin vedasıdır bu. Her veda içinde biraz hüzün, biraz minnet, biraz sitem, biraz da dua taşır. Her ne kadar her ayrılık yeni bir başlangıcın habercisi olsa da geride kalanların gölgesidir bir ömür takip eden insanı. İnsan bir mekândan ayrılırken alıştığı seslerden, yüzlerden, hatıralardan ve gönlünde yer eden insanlardan

Tekrarın kâbusu

Hepimiz macerayı severiz aslında. Risk almayı, heyecan duymayı, korku ile ümit arasında ince bir ip üzerinde yürümeyi... Uçurumun kenarında durup aşağıya bakmayı, bilinmeyenin çağrısını duymayı... Bu yüzden hayatın monotonluğundan şikâyet ederiz genellikle. Rutinin bizi boğduğunu, günlerin birbirinin kopyası hâline geldiğini söyleriz. Aynı sabaha u

Aynanın ardındaki hikmet: Tevafuk

Herkesin kendi hayatı puzzlen bütünüdür. İnsan parçalara bakarak bütünü anlamaya çalışsa da bunu idrakte çoğu zaman zorlanır. Hayatın tamamına vakıf olmak sonsuzu kavrayabilmektir. Bu da cüzi varlık olan insan için imkânsızdır. O, ancak parçaların birleşimini anlamlandırabilir. Koşarken, yetişmeye çalışırken, planlar yaparken ansızın omzuna bir el

Vazgeçilmeyenlerden misiniz

İnsan kendisini aynada görmek istemez. İnsanın kendiyle yüzleşmesi bazen ağır gelir ruha. Ki ayna yalan söylemez. Kusurları gizlemez, eksikleri süslü göstermez, görünen neyse onu yansıtır. Aynalarda filtre yoktur. İşte bu yüzden bazı insanlar aynaya bakmak yerine onu kırmayı tercih ederler. Kendilerinde eksik olanı görmek yerine karşılarındaki müke

Pişmanlık gerçeği

Her türlü pişman olacaksın. Hangi kararı verirsen ver, hangi yolu seçersen seç, hangi kapıdan içeri girersen gir; günün bir yerinde bir fısıltı beynini kemirecek: "Acaba öbürünü mü seçseydim" İnsan seçmediği hayatların hayaletiyle yaşar. Hayat önümüze sürekli yol ayrımları çıkarır. Kimi zaman bir şehir seçeriz, kimi zaman bir meslek. Bazen bir dost

Kurban yakınlaşmaktır

Kurban, kelime karşılığı yakınlık, sözlük anlamı "yaklaşmak", "Allah'a yakınlaşmak" demektir. Dinî bir terim olarak ise, ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan bir hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu yolla Yaratıcıya olan bağlılığı ifade eder. Bu yıl yine bir Kurban Bayramı'na erdik. Dünya kör topal bir hâle gelmişken bir bayram tesellisi

Sana güveniyorum

Bir insana sunulabilecek en güzel hediyelerden biri, ona duyulacak güvendir. Kimi hediyeler zamanla eskir, solar, kırılır, kaybolur yahut unutulur; fakat güven, insanın ruhuna bırakılmış kutsal bir hediye misali varlığıyla kalbi emniyete alır, insanın içindeki fırtınaları dindirir, yalnızlığına derman olur. Kişinin arka planında hiçbir art niyet ta

Muhatap alınmak

İnsan, biraz da kendisini kimin çağırdığıyla yaşar. Kimin gözünde bir değeri olduğunu hissediyorsa oraya doğru yönelir, oraya doğru akar. Çünkü insanın en büyük ihtiyaçlarından biri sadece anlaşılmak değil; fark edilmek, görülmek, muhatap alınmaktır da aynı zamanda. Bazen de kıymet verdiklerimiz tarafından fark edilmek isteriz. Hepimizin bir kıymet

Anlamlı hikâye

"Bataklıkta yeşeren bir gül misali düşün... Öyle bir düşün ki, sana "fikrimin ince gülü" desinler." Çünkü bu çağ, çamurun çok, çiçeğin az olduğu bir çağdır. Ve belki de tam da bu yüzden, gül olmak artık bir süs değil; bir duruş, bir direniş, bir istikamet meselesidir. Ki bu çağ, kalbi olanlara çok ağırdır. Dünyanın geldiği şu son hâline bakıyoruz:

Ömür sermayesi

İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasının üzerinden yedi sene kadar bir süre geçtikten sonra talebeleri Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine bu konuyla ilgili neden pek bir şey söylemediğini sorduğunda dilimize pelesenk, kulağımıza küpe olacak şu sözü söylemiştir: "Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur." Bu söz, yalnızca bir cümleden ibaret

Geleceğin mimarları

Öğretmen, çağın gürültüsünde sükûnet adasıdır; peki bu sessizlik, sistemin görmezden geldiği fedakarlığı yaşanabilir hale getirmek için yeterli midir?