Talip Koktaş

Talip Koktaş

Milat
Yaşam 61 yazı 0 takipçi

Kültürel mirasımız: Türküler (3)

-Yolcu- Ahmed Hamdi Tanpınar, türküler bizim romanımızdır der. Anadolu'nun iç sesinin dışa vurumudur. Feryattır, hüzündür, savaş bildirisi, aşk ilanı, barış elçisi, umut rehberidir. İnsanın iç dünyasındaki bütün duyguların izahıdır. Hangi hal üzereyseniz, onu teselli edecek, ona hayat verecek bir türkü muhakkak vardır. Türkü sevgiliye arzuhal, anne

Kurtarıcı

Herkes her şeyden şikâyetçi ancak kimse değişim için adım atmıyor. Herkes bir şeylerin yanlış gittiğinden yakınıyor, lakin çözümün yanına kimse yanaşmıyor. Başkalarının hatasına şahin kesilenler kendi hatalarında kafasını kuma gömüyor. Cümlenin hülasası; herkes söyleniyor, kimse konuşmuyor. Söylenmek kolaydır, konuşmak sorumluluk ister. Söylenmek,

Dijital Yankı (2)

İçinde bulunduğumuz teknoloji çağının temeli iki sayıya indirgenmiştir. "0 ve 1". Ya hiçsin ya da hep varsın... Ya siyahsın ya da beyaz... Ya hayır veya evet... Ortası olmayan, ihtimallerden beri, griden yoksun bir süreç. Yoruma mahal vermiyor. Bilgi gibi keskin ve katî sınırları ve çizgileri olan bir yaşam. Algoritmaların sistemi kurguladığı bir d

Dijital yankı – 1

Dijital iz! Bir polis çevirmesinde sorulduğu zaman kimliğini ibraz etmek gibi bir şey... Kendi kendini ele vermek! Bugün çağımızın en sıradan eylemlerinden biri gibi kabul edilir oldu. Sosyal medyada, arama motorlarında gezinirken kendimize ait birçok veriyi gönüllü olarak bırakıyoruz sistemin avucunun içerisine. Sosyal medya hesaplarımızda gezinir

Durmak ya da durmamak!

"Bir şeyi yapmamaya çalışmak, onu yapmaktan daha zordur." İlk bakışta paradoks gibi görünüyor. Aslında insanın kendi iç dünyasına doğru çıktığı en çetin yolculuğa kapı aralıyor. Yapmak dışa dönük, durmak içe dönüktür. Bir şeyi yapmak için fiziki bir güç gerekir, yapmamak için irade... Dokunmak eylemdir, geri durmak tercih... Meseleye her gün yaşadı

Sorumluluk ve hesap

"Anlatacağım konulardan sorumlusunuz; bunlar sınavda karşınıza çıkacak." Bir öğretmenin bu cümlesi, sınıftaki havayı bir anda değiştirebilir. Birkaç dakika öncesine kadar sınıftan ve dersten kendini soyutlamış öğrenci dahi hemen pürdikkat kesilip anlatılacak konuyu dinlemeye koyulur. Çünkü artık dinleyeceği şey bir bilgi olmaktan çıkmış, sorumlu ol

Maskeli yüz

Nice zamandır insanın üstlendiği roller üzerine bir yazı yazmayı düşünüyordum. Roller yerine maske mi demeliydim acaba. Evde, işte, arkadaş ortamında, en çok da sosyal medyada farklı farklı roller, bir bakıma maskeler takıyor insan. Yıllar önce okuduğum sizin de denk geldiğinizi düşündüğüm Charles Finn'e ait Söyleyemediklerimi İşitin Lütfen şiiri,

Nasılsın..

Her şeyin görselleştiği bir çağa erdik. Reklamların göze hitap ettiği, yazıların görülmediği fotoğrafların boy gösterdiği bir çağ. Çizgi roman tadında bir hayat yaşıyoruz. Gözlerimiz açık ama kalbimiz uykuda. Feryat figan ediyor dünya, SOS veriyor, bağırıyor ama duymuyoruz. İnsanlık çığlık çığlığa ama biz, ekranların başında kanaldan kanala geçiş y

Gülmek cesaret ister

Bundan yıllar yıllar önce... Telefonun kablolardan kurtulup özgürlüğünü ilan ettiği; adına "cep telefonu" dense de cepten çok kemerlerde taşındığı yıllar... WhatsApp'ın, Telegram'ın, Facebook'un, Instagram'ın henüz mahallemizde cirit atmadığı, insanların birbirinin son görülmesinden haberdar olmadığı ve kalp gözüyle birbirini gördüğü zamanlar... Al

Yarım kalan hikâyenin vedası

Yarım kalan güzel bir hikâyenin vedasıdır bu. Her veda içinde biraz hüzün, biraz minnet, biraz sitem, biraz da dua taşır. Her ne kadar her ayrılık yeni bir başlangıcın habercisi olsa da geride kalanların gölgesidir bir ömür takip eden insanı. İnsan bir mekândan ayrılırken alıştığı seslerden, yüzlerden, hatıralardan ve gönlünde yer eden insanlardan

Tekrarın kâbusu

Hepimiz macerayı severiz aslında. Risk almayı, heyecan duymayı, korku ile ümit arasında ince bir ip üzerinde yürümeyi... Uçurumun kenarında durup aşağıya bakmayı, bilinmeyenin çağrısını duymayı... Bu yüzden hayatın monotonluğundan şikâyet ederiz genellikle. Rutinin bizi boğduğunu, günlerin birbirinin kopyası hâline geldiğini söyleriz. Aynı sabaha u

Aynanın ardındaki hikmet: Tevafuk

Herkesin kendi hayatı puzzlen bütünüdür. İnsan parçalara bakarak bütünü anlamaya çalışsa da bunu idrakte çoğu zaman zorlanır. Hayatın tamamına vakıf olmak sonsuzu kavrayabilmektir. Bu da cüzi varlık olan insan için imkânsızdır. O, ancak parçaların birleşimini anlamlandırabilir. Koşarken, yetişmeye çalışırken, planlar yaparken ansızın omzuna bir el