Lokman Yıldırım

Lokman Yıldırım

Milat
Gündem 41 yazı 0 takipçi

Bak işte yine aynı pis işler!

Her çağ kendi karakteriyle anılıyor. Yani her dönemin bir karakteri var. İyilerin ve iyiliğin, kötülerin ve kötülüğün hüküm sürdüğü zamanlar gibi. Bak işte! Yine aynı hikaye. Türkiye, uğraştığı halde bir türlü çözmeye güç yetiremediği işler. Kutuplaşmak, istismarcılık, kirli saklı işler! Kutuplaşmış, ideolojik çevrelerden bazı kimseler fırsatını bu

Yılmak yok

Ülke olarak içerde ve dışarda zayıf düştüğümüz, çeşitli sıkıntılar çektiğimiz dönemler oldu. Türkiye, krizler, sağ sol çatışmaları ve darbelerle nerdeyse uçurumun kenarına kadar gelmişti. Devletimiz zayıf düştü ama hepsinin üstesinden gelmeyi bildik şükür. Yaşanan her kriz ve olağanüstü durumda devlet zaafa uğradı. Örnek, 12 Mayıs 1960, 12 Eylül 19

Batı gerçekten bu

Batı, Müslümanlar söz konusu olunca birden fabrika ayarlarına geri dönüyor. İçindeki korkunç canavarı çıkarıyor. Gerçek yüzünü gösteriyor Acımasızlaşıyor. Taraf tutuyor, ayırım yapıyor. Batı zalimdir. Siz, insan haklarından, özgürlükten ve barıştan bahsetmesine bakmayın, batı ikiyüzlü ve riyakardır. Batı, özgürlük deyince aklına kendi özgürlüğü gel

Dünden bugüne

Geriye dönüp baktığımızda, yaşadığı zamanı özlemeyen var mıdır diye bir soru sorsam, "ah yaşadığımız o günler güzeldi, temiz, mutlu ve mesut günlerdi" dediğinizi duyar gibiyim. Tortusu, çamuru, kiri pası yok denecek kadar azdı o günlerin. Dünya, bugünkü kadar pis, arsız ve hayasız değildi. Sokaklar, mahalleler ve insani ilişkiler temizdi. Daha insa

Gençlik nereye gidiyor

Nesilden nesile aktarılan, sürekli şikayet konusu olan bir mesele var. 'Ne olacak bu toplumun, bu gençliğin hali' Bu şikayeti dedem de, babamdan da duydum. Aslında bu konu önemsenmeyecek ve öylesine geçiştirilebilecek bir meselede değil. Dünün, bugünün ve eminim ki yarının da şikayet konusu olacaktır. Gençlik elden gidiyor! Şeytan gece gündüz durmu

Güçlü olmak zorundayız

Amerika/İsrail ortaklığının İran'a karşı başlattığı işgal savaşın sona ermesiyle birlikte dünya rahat bir nefes almış oldu. Bu savaştan çıkarılması gereken önemli dersler var... İbn-i Haldun, "coğrafyanın kader" olduğunu söyler. Evet, bu savaş coğrafyanın kader olduğuna bir kez daha göstermiş oldu. Hürmüz Boğazı mesela, İran'a nefes oldu. Elini güç

Mesela şöyle

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettigi Haham'a "Bana Tevrat'ı öğretmenizi isterim" der. Haham, olmaz der, "Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz. Tevratın kelamını anlaman mümkün değil..." Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır: "Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim" der. Papaz, "Kabul" diye yanıtlar.

Nerde o eski bayramlar

Bugün bayram. Sevinç ve mutluluk günü. Nazlı nazlı çoşan dereler misali bayram günlerinde daha bir coşkulu oluyoruz. Daha bayram akşamından başlıyor bu çoşku. Bir türlü uyku tutmuyor insanı. Sabaha yakın saatlerde, anne ve babaların sesi duyuluyor: "Haydin kalkın, haydin kalkın namaza, bugün bayram çocuklar." Evet, çocuklar için bayram neşe demek,

İsrail makus kaderinden kaçamayacak

Anlatacağım fıkrada bir ifade var ki onu kodlayarak ifade ettim. Fıkra şu: "Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış ve kapıya yazmış: "Vizete ücreti 10.000 TL ama iyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama doktor gerçekten iyi doktor. Gelen hasta iyileşip gidiyor. Doktorun ünü her geçen gün artmış, duyan kalmamış.

Hal ve gidişat

Her sabah kendini yoğun İstanbul trafiğinde buluyorum. Stres dayanılacak gibi görünmüyor. Allah'tan Radyo 7 var. Mehmet Can var. Ruha dokunan nağmeler gibi geliyor üslûbu Mehmet Can'ın. Rahatlıyorsunuz. Yine o stresli sabahlardan birinde bir trafik canavarı trafiğin altını üstüne getiriyor. Kural falan tanımıyor. Kırmızı ışık ihlali dahi yapıyor. "

Bir evlat kaç yılda meydana geliyor

Sosyal medya ve TV'nin gençlerimizi 'mankurt' yaptığı iddiası: Ancak aile ve eğitim sisteminin sorumluluğu nereye kadar?

Daha ne olmasını bekliyorsun

Müslüman dünya İsrail-Filistin çatışmasında sessiz kalırken, İslam birliği gerçekten çözüm mü, yoksa sorunun karmaşıklığını gözden kaçırmak mı?