Türkiye'de sivil toplum kuruluşları arasında seçkin bir yerde duran Türkiye Yazarlar Birliği, kültürümüze ve sanatımıza mühim katkılarda bulunmaya devam ediyor. Yarım asrı aşan maziye sahip bir kutlu ocaktan bahsediyorum. Bu güzide kuruluşun bünyesinde gerçekleşen hizmetler çoktur, saymakla bitmez. TYB'yi aziz dostlarıyla, kuran D. Mehmet Doğan'ı rahmetle yâd ediyorum.
1980'lerin ortalarında Doğuş gazetesinde çalışıyordum. Merhum Mehmet Doğan İstanbul'a gelmişti. Gazetemizin Çemberlitaş'taki merkezine davet etmiş ve kendisiyle uzun bir mülakat yapmıştım. O konuşmada TYB'yi niçin kurduklarını teferruatlı biçimde anlatmış, bu zor yola kimlerle ve niçin çıktıklarını dile getirmişti. Bu röportaj gazetede çıktı; inşallah diğer konuşmalarla birlikte bir kitapta yer alır.
Geçen akşam Türkiye Yazarlar Birliği'nin geleneksel hâle gelen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülleri", Arnavutköy Belediyesi'nin ev sahipliğinde Nuri Pakdil Kültür Merkezi'nde düzenlenen bir merasimle sahiplerine takdim edildi. Törene Prof. Dr. Abdullah Uçman, Doç. Dr. Şerif Eskin ve eşi ile birlikte gittik. Yol boyunca sohbet ettik. Meğer Arnavutköy Fatih'e ne kadar uzakmış, git git bitmiyor! Şoföre takıldım: "Kaptan yanlışlıkla bizi Edirne'ye götürmüyorsunuz değil mi" Güldük, yol uzun ama muhabbet güzeldi.
Bu tür buluşmaların en iyi yanlarından biri uzun zamandır görüşemediğiniz uzak veya yakın yerlerden gelen dostlarınızla karşılaşmanız ve onlarla ayaküstü de olsa hâlleşmenizdir. Törenden önce ve sonra TYB Şeref Başkanı Musa Kâzım Arıcan, TYB Başkanı Prof. Dr. Muhammed Enes Kala, Ahmet Köseoğlu, Necdet Subaşı, Şerif Aydemir, İsmail Bingöl, Yavuz Akpınar, Mehmet Kurtoğlu, Bahtiyar Aslan ve Bünyamin Yılmaz ile ayaküstü konuştuk, hâlleştik.
TYB'nin özünde "birlik ve beraberlik ruhu" vardır. Bu kardeşlik bağına uyum sağlayamayan 'kifayetsiz muhteris'ler tutunamaz, çeker giderler. Gitmezlerse de sevilmezler. Dar dünyalarında dolanır dururlar. TYB, geçmişten bu yana yazarlar arasında dayanışmayı sağlayan hayırlı bir müessese. Yurtiçindeki ve dışındaki hizmetleri unutulamaz: Şubeler, şölenler, geziler, sempozyumlar, paneller, yayın.
Sıcak ve sevimli salonda konuşan Musa Kâzım Arıcan, 45'ncisi gerçekleştirilen ödülleri anlatırken yarım asra yaklaşan bu geleneğin sosyal ve siyasi şartlar ne olursa olsun kesintisiz sürdürülmesinin kültür hayatımız için taşıdığı öneme dikkat çekti. Törene ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını dile getiren Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, belediye olarak kültüre ve sanata her zaman yer verdiklerini söyledi. Muhammed Enes Kala'nın konuşması da ilgiyle takip edildi. Birliğin bugüne kadar verilen mükâfatları, görüntüler eşliğinde misafirlere gösterildi. Müzik mükemmeldi. İyi olan şu ki: ödül kitapçığında kişilerin biyografileri ve kuruluşların tarihi özlü biçimde verilmişti. "TYB Vefa Ödülü", Muhsin Mete'ye lâyık görülmüştü. "Üstün Hizmet" ödüllerinin sahipleri ise Abdullah Uçman, Ümit Meriç ve Yavuz Akpınar'dı. İsmail Bingöl'ün okuduğu türkü, samimiliğin ve hasbiliğin hâkim olduğu geceye renk kattı.
TYB'den aldığım ilk teşvik hatırası, yıllar öncesine dayanır. 2005'teki "TYB Biyografi Ödülü" Kayıp İstasyon kitabım dolayısıyla fakire verilmişti. İhmal edilen şair ve yazarlarımızın hatırlatıldığı bu kitabımızın bugünlerde 4. baskısı Akıl Fikir Yayınları'ndan çıkıyor. Ve aradan 21 sene geçtikten sonra Muhit Kitap'tan çıkan Medeniyet Sohbetleri dolayısıyla "Söyleşi" dalında ödüle lâyık görüldüm. Bu mükâfata kendimden ziyade kitapta bulunan ve hepsi de Rahmet-i Rahman'a kavuşan şahsiyetler adına sevindim. Kitapta, seneler önce kendileriyle görüştüğüm ve mülakat yaptığım şu şahsiyetler var: Ahmed Yüksel Özemre, Atilla Çetin, Ercüment Kuran, Halil İnalcık, Münevver Okur Meriç, Haluk Dursun, Oktay Aslanapa, Semavi Eyice, Şefik Okday ve Şerafettin Kocaman. İlim, kültür, sanat ve edebiyat mensubu gençlerimiz bu kıymettar zatları merak edip eserlerini okurlarsa sevinirim. Bu abide şahsiyetlerin üstümüzde hakları çok. Bu vesile ile Medeniyet Sohbetleri'nin daha geniş kesimlere ulaşmasını dilerim. Ebru ile bezenen, minyatürle süslenen sanat harikası plaketin mimarı, Bekir Sıddık Soysal ağabeyimizdir.

11