Gündem / Dünya Gündemi

Sulh-u umumîye muhtaç Avrupa, İran'da savaş istemiyor

ABD/İsrail'in İran'a 28 Şubat 2026'da başlayan saldırıları devam ediyor. Ancak ABD/İsrail'in başlattığı savaş, Avrupa hükümetlerini "ABD'yle olan ittifaka bağlılık ile uluslararası hukukun savunulması arasında" bırakıyor. Böylece aralarında farklı düşünceler ortaya çıksa da, Avrupa hükümetleri, savaşı tırmandırmaktan kaçınacak bir yol arayışında.ABD'nin İran'a

Muhammet Örtlek

İran halkı, rejim ve saldırılar...

İran meselesi ve jeopolitiği üzerine çok konuşuyoruz. Görünen o ki önümüzdeki dönemde bu konuda farklı yorumlarla daha sık karşılaşacağız. İran'ın sahip olduğu çok katmanlı yapı, rejimin sert yöntemleri ve Devrim Muhafızları'nın neredeyse tek güç olarak öne çıkması; bu yapının sağladığı imkânlarla giderek daha şahin tutum benimsenmesine yol açıyor. Bu durumun bölgeye nasıl bir gelecek vadettiği ise önemli bir soru olarak karşımızda duruyor.

Sevil Nuriyeva

Ne hava harekâtı ne kara harekâtı!..

Siyonist Netanyahu'nun eşeğine binip İran bataklığına giren ABD Başkanı Trump, günbegün daha fazla batıyor… Öyle beklediği türden çabuk ve ucuz bir zafer hayal eden Trump fena tuzağa düştü!..Evet, artık açıkça görülüyor ki, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yaptığı ortak saldırılar beklenen sonucu hemen vermeyecek… Yani Netanyahu ve Trump'ın

İsmail Kapan

Savaşın 15. Gününden gelecekteki Ortadoğu'ya bakmak

Savaşta iki haftayı geride bıraktık, bu iki hafta bize bir şeyler söylüyor. Söyledikleri konuyu takip edenler için şaşırtıcı değil ama yapılan analizler genelde bir taraf adına avantaj-dezavantaj analizi yapıyor, tarafların tek tek savaş amaçları açısından nerede durduklarını göstermeye çalışıyor. Biz daha genel bir analiz yapmaya çalışalım ki Ortadoğu'nun, sonuçtan bağımsız, artık değiştiğini

Prof. Dr. Vişne Korkmaz

Tırmanma tuzağı

Evdeki hesap çarşıya uymadı.Kağıt üstünde öngörülen ile sahada yaşanan arasındaki ayrım giderek derinleşiyor gibi görünüyor.Ve bu ilk defa olmuyor.Tarihteki örneklerine baktığımızda Vietnam Savaşı, Kosova Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı.Her biri sırasıyla 'sınırlı konuşlanma', 'kısa askeri hava akını' ve 'hızlı bir savaş' olarak öngörülmüştü en başta.

Filiz Katman

Ermenistan barış yolunda

İki savaşta şehit edilen Azerbaycanlıları saymıyorum; sırf geri çekilirken döşedikleri mayınlarla Dağlık Karabağ'da beş bin kişinin ölümüne sebep olan Ermenistan hakkında fikir yürütürken, ihtiyatı elden bırakmamak lazım. Ama Nikol Paşinyan'ın yeni anayasa için verdiği mücadeleyi göz önüne alırsak, Azerbaycan için barış, Ermenistan için huzur ve yoksulluktan kurtulma ümidi belirmiş gibi görünüyor.

Hakkı Öcal

Kervan yolda düzülür

Siz bu satırları okurken Trump'ın İran savaşı üçüncü haftasına girmiş olacak.Şöyle bir geriye dönüp baksak da, önümüzü görmeye çalışsak da Trump'ın dipsiz bir kuyuya atlamasından başka bir sonuca varmak henüz mümkün değil.*Rejim düşürme hevesi son günlerde hiç dile getirilmiyor.İranlı muhaliflerin ayaklanıp ülkeyi ele geçirmesi çağrıları hepten rafa kaldırıldı.

Yunus Paksoy

İran değil Lübnan

Ortadoğu'da hiçbir savaş açıklanan gerekçelerle başlamaz. Güvenlik söylemleri, büyük stratejik planların üzerini örten bir perdedir aslında. İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri planları da tam olarak böyle bir tabloyu yansıtıyor. ABD destekli İsrail-İran savaşını da bu açıdan incelemek gerekiyor. İsrail, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirerek gerçek planını gizliyor. Çünkü sahadaki

Emre Şahin

Netanyahu yalnızlığı, İran'ın tecridi: Orta Doğu'da yol ayrımı

ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a yönelik düzenlediği hava harekâtı, Orta Doğu'yu yeni bir yol ayrımına sürükledi. İran'ın komşu ülkelere karşı uzun süredir sürdürdüğü saldırgan ve sınır ötesi politikalar Batı tarafından sıkça eleştiriliyordu. Tahran'ın Gazze, Suriye, Lübnan ve zaman zaman Irak'ta vekil güçler üzerinden yürüttüğü çatışmalar bölgede sürekli güvenlik kaygısı yaratıyordu.

Güldener Sonumut

İran kaosunda çözümün tek adresi Türkiye

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın iki haftası geride kaldı. Tarafların karşılıklı saldırıları ve birbirlerine yönelik "Biz kazandık, o kaybetti" iddiaları devam ediyor. ABD ve İsrail, rejimin gösterdiği direnç karşısında tüm senaryolarını değiştirmek zorunda kaldı. İsrail'deki yıkım artarken İsrail Başbakanı

Bercan Tutar

İran'ın yeni lideri

Mücteba Hamaney; babasının, aile fertleriyle birlikte öldürülmesinden sonra İran'ın yeni dinî lideri seçildi.İran'ın geleceğini yeniden tesis edecek güç ve kuvvete haiz durumda. Ayrıca Silâhlı kuvvetlerin başkomutan sıfatı ile birlikte İran'ın dinî, siyasî ve sosyolojik açıdan gelişimini etkileyecek yeni lider. Abdullah Kani'nin MOSSAD ajanı olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte

Dr. Aytekin Coşkun

İlbercan: Tarihçilerin 'Pavarotti'si

"Herkes kendi talihinin mimarıdır; 'faber est suae quisque fortunae'": Namıdiğer "homo faber fortunae suae". 54. baskısını yapan Ortaylı'nın "Bir Ömür Nasıl Yaşanır" kitabı, yeni yitirdiğimiz değerli tarihçiyi özetleyen bu yeryüzü duruşu ile başlıyor. Rönesansın şiarı olan bu "birey ve insan merkezli"

Nilgün Cerrahoğlu

Hangi Mesih gelsin diye savaşıyorlar!

Bu ayın başlarında Beyaz Saray'da Evanjelik Hıristiyan rahipler ABD Başkanı Donald Trump'ı ve İran'a karşı açtığı savaşı kutsayan sözde bir dua seansı gerçekleştirdiler. Amerikan medyasında bazı komutanların ise askerlerine İran'a açılan savaşın Tanrı'nın ilahî plânının bir parçası olduğunu söyledikleri, "Armageddon"a (Kıyamet Savaşı) ve 'İsa Mesih'in

Abdullah Muradoğlu

Savaşmak güzel de…

Teknoloji geliştikçe ABD başta olmak üzere pek çok devlete savaşmak diplomasiden, yumuşak güç kullanmaktan daha cazip geliyor. Özellikle de muhatabınız sizden daha güçsüzse, minimum insani ve dolayısıyla siyasi maliyetle istek ve beklentilerinizi dayatabiliyorsunuz. İran'a olduğu gibi seyir füzelerinizle, güdümlü bombalarınızla, radarda görünmez uçaklarınızla aklınıza estiğinde saldırabiliyorsunuz.

Mensur Akgün

İşgal rejimi yerleşimcileri neden silahlandırıyor

İşgal rejimi yerleşimcileri neden silahlandırıyorAHMAT VAROL Bu günlerde dünyanın dikkatleri, siyonist katillerin ABD emperyalizmini de arkalarına alarak İran'a yönelik gerçekleştirdikleri saldırılardan kaynaklanan savaşa odaklanmış durumda. O yüzden uluslararası gündemle ilgili yazılar yazan yorumcuların çoğu

Ahmet Varol

GAZZE'DE ORUÇ MEVSİMİ

Yeryüzünün en büyük matem yurdunun Gazze olması gerekiyor. Sayısız şehit verilmiş. Sağlam bina kalmamış. Dünya nimeti bağlamında kaybedilmeyen bir şey yok. Her hanede şehit acısı, yaralı ve hasta mağduriyeti ve tüm beldeye çöken yokluk heyulası insanın içinde yaşama sevincini bitiren hisler olsa gerek. Ortalama bir insan, tüm bu acıların üzerine gireceği depresyon kuyusundan çıkamaz, yüzündeki

Süleyman Ceran

İslam dünyasında Siyonizm'i besleyenler

İran' a yönelik ABD-İsrail saldırısı sürüyor. Savaşın uzun süreceği üzerine senaryolar yazılmaya başladı. Trump, Netanyahu'nun, İsrail'in peşine takılarak, girdiği savaşın uzamasının homurdanması içine girmiş durumda. İran'ın direnişinin bu kadar uzamayacağı üzerine kurulu Trump yaklaşımı, şimdi de sıkıntısız çıkış arayışında. ABD'li objektif bakabilen

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu

Gübre ayaklanma çıkarır mı

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in ilk mesajlarında dünyayı en çok endişelendiren ''Hürmüz Boğazı'nı kapatma kozunun kullanılmaya devam edileceği'' sözleriydi.Hamaney'in mesajı okunmadan birkaç saat önce röportaj yaptığım Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de en büyük kaygısı buydu. ''Savaş bir

Deniz Kilislioğlu

Trump'ın sürüklendiği stratejik çıkmaz

Netanyahu'nun kapanındaki Trump'ın açtığı ateş maliyeti büyüyen, bölgeyi boğan, piyasaları titreten bir yıpratma savaşına dönüşmüş durumda. Bilinir ki, hava gücüyle savaş başlatabilirsiniz; ama karşı tarafı siyasi teslimiyete mecbur edemiyorsanız, zafer diye pazarladığınız şey uzatılmış bir çıkmaza dönüşür. İran sahasında yaşananlar da tam olarak bunu söylüyor.

Hasan Hüseyin Öz

ABD/İsrail-İran Savaşında Anlatı Cephesi

ABD/İsrail-İran Savaşı artık yalnızca füzelerin, İHA'ların ve hava savunma sistemlerinin hesaplandığı bir çatışma olarak görünmüyor. Sahada ne olduğundan bağımsız değil elbette. Ancak giderek daha fazla ne olduğunun nasıl anlatıldığı belirleyici hale geliyor. Modern savaşlarda kazananı sadece operasyonel başarılar tayin etmiyor. Savaşın sonunda kimin "başarı hikayesinin" meşruiyet

Tunç Demirtaş

Nerden nereye…

Modern dönemin en yıkıcı ve vahşi savaşlarından birine şahitlik eden, şehirleri harabeye dönüşen, bir milyondan fazla evladını kurban veren, milyonlarcasını da dünyanın dört bir yanına dağıtmak durumunda kalan Suriye, şimdilerde Ortadoğu'yu etkisi altına alan mevcut çatışmaların uzağında, kendi kendini bina etmeyi sürdürüyor. Suriye'nin dünü ve bugünü kıyaslandığında, yaşanan manzara şaşırtıcı ve sevindirici.

Taha Kılınç

'Geçit'…

Churchill ile Napolyon arasında gidip gelen ama son kertede Bonapart'a atfedilen bir söz var; "İran'ı kontrol eden, Hindistan'a açılan geçiti de kontrol eder"…19'uncu yüzyılda İngiltere-Rusya-Fransa arasındaki rekabeti sadeleştiren bir durum özetidir. Bugün de geçerlidir. Yeni aktörler gelmiştir, vardığı yer/hedef (Çin) büyümüştür, "geçitteki ülkelerin" durumu daha farklıdır ama özü jeopolitik kıymetini korur…

Nedret Ersanel

Macaristan-Ukrayna gerginliği!

Doğu Avrupa'nın iki ülkesi Macaristan-Ukrayna gerginliği 'tehdit' boyutuna evrildi.Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki gerilim, son dönemde Avrupa'nın doğu sınırlarında ortaya çıkan en keskin diplomatik krizlerden biri…Aslında sorunun kökeni çok derinlerde saklı. Ocak

Meryem Aybike Sinan

Trump'ın İran opsiyonları

Amerika'nın İran'la savaşının ikinci haftası dolarken, Beyaz Saray'dan gelen sinyaller saldırıların süreceğine işaret ediyor. Savaşın siyasi hedefinin net olarak ortaya koyulmaması, Trump'ın ne aşamada zafer ilan edeceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor. Trump'ın şimdiden hedefe büyük ölçüde ulaştıklarını ve savaşın çok yakında bitebileceğini söylemesi, petrol fiyatlarındaki

Kadir Üstün

İran–ABD ve İsrail savaşında yeni safha: Ufukta pazarlık mı var

Batı Asya (Ortadoğu) kaynamaya devam ediyor. İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan gerilim artık yeni bir safhaya girmiş görünüyor. Savaşın sekizinci gününden on üçüncü gününe kadar yaşanan gelişmelere bakıldığında, sahada yalnızca askeri hareketlilik değil, aynı zamanda yaklaşan bir diplomatik pazarlığın da izleri görülmeye başlandı. Son günlerde füze saldırıları arttı.

Ali Coşar

ABD-İran gerilimi: Küresel ekonomi ve seçim baskısı

Orta Doğu'da tırmanan gerilim yalnızca askeri dengeleri değil, küresel ekonomi ve Amerikan iç siyasetini de doğrudan etkileyen bir sürece dönüşmüş durumda. ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü askeri operasyonun ilk 36 saatinde 3.000'den fazla hassas güdümlü mühimmat ve hava savunma önleyicisi kullanıldığı bildiriliyor. Buna karşılık İran'ın bölge genelinde 1.000'den

Faik Tanrıkulu

Ateş İran'a Düştü, Dumanı Tüm Ortadoğu'da

''Ortadoğu'' yine ateş çemberinde. Bu kez savaşın merkezinde İran var; ancak yükselen gerilim yalnızca bir ülkenin sınırlarına hapsedilebilecek bir kriz değil. Tarih bize defalarca gösterdi ki bu coğrafyada başlayan her büyük çatışma, kısa sürede bütün bölgenin kaderini etkileyen sarsıntılara dönüşür. Dün Irak savaşı başladığında belki birçok kişi bunun sınırlı bir müdahale olacağını düşünüyordu. Ardından

Mehmet Beyhan

Mehmet Âkif ve İstiklal Marşı

Mehmet Âkif ve İstiklal MarşıAYHAN DEMİR Yazımıza bir soruyla başlayalım: Mehmet Âkif Ersoy'u niçin severizBu sorunun bir değil, birden fazla cevabı vardır. Mehmet Âkif, Çanakkale ve İstiklal Marşı'nı yazarak, sadece bir şiir kaleme almamış, aynı zamanda mühim bir iş yapmıştır.

Ayhan Demir

İran savaşının Ukrayna'ya yansıması

Geçen haftaki yazımda, İran'daki savaşın RusyaUkrayna savaşını da çıkmaza sürükleyeceğini söylüyordum. Son bir haftaki gelişmeler bunu doğruladı. Ukrayna yönetimi daha en başından, İran konusunda ABD ve İsrail'in yanında yer aldı. Bunun nedenlerinden biri, İran'ın Rusya'ya üç yıldan fazla süredir silah desteği vermesiydi. Özellikle kamikaze İHA'lar konusunda

Deniz Berktay

Washington ve Tel Aviv'in İran duvarına çarpması

İnsanlık tarihi, imparatorlukların kibirle kurduğu, planların çöktüğü sahnelerle doludur. Bugün dünyanın en güçlü askeri gücü olan Amerika Birleşik Devletleri ile bölgenin en agresif askeri aktörlerinden İsrail, İran'a karşı başlattıkları saldırıda bekledikleri sonucu alamaz ve savaş sahasından geri çekilmek zorunda kalırlarsa, bu sadece bir askeri başarısızlık olmayacak bu küresel güç dengelerinde derin bir kırılma anlamına gelir.

Tarık Ziya Gücüm

Diplomatik Aldatmaca: ABD Ve İsrail Nasıl İran'a Saldırdı

Netanyahu'nun kırk yıllık hayali gerçek oldu. ABD ve İran, doğrudan askeri çatışmaya girdiler. Tıpkı 12 Gün Savaşında olduğu gibi İran yine müzakerelerin tam ortasındayken vuruldu. Üstelik saatler öncesinde Umman Dışişleri Bakanı, İran'ın Trump'ın istediği şartları kabul etmeye hazır olduğunu ve anlaşma için hiçbir engel kalmadığını açıklamasına rağmen. Müzakerelerin

Mustafa Caner

Bilek Güreşi: ABD/israil İran'a Karşı

ABD ve İsrail'in, İran'a saldırısı siyasi tarihin nadir görülen bir durumuna yol açtı. Bu noktada ABD ve İsrail'in ayrı devletler değil, 'amip', yani tek hücreli bir yapı olduğunu ifade etmek gerek. Bu nedenle savaşın üç değil iki tarafı olduğu anlaşılmalı. İran'ın askerî yetersizliği yanında, etnik/mezhebi yapısı itibarıyla toplumsal uyumu, ideolojisi ve sadakati karmaşık

Murat Aslan

Hesap hatası

Oysa ABD-İran görüşmelerinde, her şey yolunda gidiyordu. Bir de baktık ki gönderilen teklifler, İran'da Hamaney'in katılımıyla tam karara bağlanacakken ortalık karıştı. Hırsız içerden olunca kapı kilit tutmadı özetle… Ama hepsinin bir planın parçası olduğunu, Umman Dış İşleri Bakanı gibi bizlerde Tahran vurulduğunda anladık. Plan ise gayet açıktı. Geçen haftada kısmen değindiğim üzere;

Oğuz Baran

Piyasadan Güç Siyasetine: Trump ve Yeni Enerji Güvenliği Arayışı...

Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte Beyaz Saray'dan gelen mesaj net; enerji meselesi artık serbest piyasaya bırakılacak bir alan değil, doğrudan güç siyasetiyle yönetilecek bir alan. Bugün mesele petrol ve gaz arzının çok daha ötesinde ticaret politikaları, yaptırımlar, stratejik ham maddeler ve güvenlik mimarisiyle birlikte düşünülmesi gereken bir güç

Büşra Zeynep Özdemir

Ödüllü Şiddet: İsrail İçindeki Filistinlilere Açılan Sessiz Savaş

Modern dünyada şiddet çoğu zaman gizlenir, örtülür, inkâr edilir. Ancak İsrail'de artık şiddet gizlenmiyor; aksine teşvik ediliyor, ödüllendiriliyor ve normalleştiriliyor. Son günlerde İsrail'in aşırı sağcı televizyon kanallarından biri olan Kanal 14'te yayımlanan ve Arap medyası tarafından aktarılan bir haber, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi: Filistinlilere yönelik saldırılar için açık bir "fiyat listesi" yayımlandı.

Ali Akbaba

Askeri YZ'de Normatif Tıkanma ve Yükselen Güvenlik İkilemi -...

2026 Şubat ayının ilk haftasında A Coruna'da düzenlenen üçüncü Askeri Alanda Sorumlu Yapay Zekâ (REAIM) Zirvesi, askeri YZ'ye ilişkin küresel koruyucu çerçeveler etrafında oluşan ivmeyi pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Ancak zirve, bunun yerine uluslararası güvenlik siyasetinde derinleşen bir kırılmayı ortaya koymuştur. Nitekim 85 katılımcı devletten yalnızca 35'i zirvenin bağlayıcı

Gloria Shkurti Özdemir

Avrupa'nın yeni bir güvenlik yapısına ihtiyacı var

STOCKHOLM – Avrupa savunma ve güvenlik işbirliği için uygulanabilir bir çerçevenin, 2011 yılında faaliyetlerini sona erdiren on üyeli blok olan eski Batı Avrupa Birliği (WEU) gibi bir yapının kurulmasını gerektireceği giderek daha açık hale geliyor. Birçok kişi, hâlihazırda Avrupa Birliği ve NATO'nun var olduğunu ve birinin yapamadığını diğerinin yapabileceğini öne sürerek buna karşı çıkacaktır.

Carl Bildt

Suriye Sahasında SDG/YPG Projesinin Çöküşü - KUTLUHAN GÖRÜCÜ

Suriye'de Esed rejiminin 8 Aralık 2024 itibarıyla sona ermesi, yalnızca bir iktidar değişimini değil, aynı zamanda sahadaki güç mimarisinin köklü biçimde yeniden şekillenmesini beraberinde getirdi. Bu dönüşümün en belirgin sonuçlarından biri, PKK/YPG'nin uzun süredir beslendiği kaotik ortamın ortadan kalkması ve neticesinde Şam'da uluslararası aktörlerce tanınan bir iktidarın iş

Kutluhan Görücü

Benim için veda vakti... - HÜLYA GÜLER

Biliyor musunuz, insanlığın en büyük teknolojik adımının hala tekerleğin icadı olduğunu iddia edenler var. Üstelik bu iddianın sahipleri, uzay teknolojilerine bile şahitlik etmiş, günümüzün bilim dünyasından. Ve pek öyle burun kıvırabileceğimiz tiplerden de değiller. Neyse konumuz, tekerleğin icadı değil. Konumuz icatların, keşiflerin insanın günlük hayatını nasıl dramatik bir şekilde etkilediği ve tarihi nasıl değiştirdiği. Aslında konumuz,

Hülya Güler

2026'da Türk Dış Politikası: Yakın Kuşakta Güvenlik, Küresel...

2025'ten 2026'ya geçiş, Türk dış politikasının bir "eşik yönetimi" dönemine girdiğini gösteriyor. Bu durumu, yakın çevrede krizlerin süreklileştiği, büyük güç rekabetinin coğrafi ve sektörel olarak genişlediği, ekonomik-kurumsal kapasite ile jeopolitik iddialar arasındaki uyum ihtiyacının daha görünür hale geldiği bir geçiş olarak tanımlamak mümkün. Türkiye

Murat Yeşiltaş