Gündem / Dünya Gündemi

İran satrancı

Uzun süredir ambargolarla yıpranan İran'a dair yapılan hesapların, İsrail lobisinin yönlendirmesi ve Donald Trump'ı ikna mekanizmasıyla birleşmesi, bugün karşımıza hatalı bir stratejinin yansıması olarak çıkıyor. Öncelikle şu tespiti yapmak gerekir: İsrail, kendi varlığını İran'ı tehdit olarak konumlandırarak korudu... Askerî doktrinini bu denli sert

Sevil Nuriyeva

Trump'ın en çok istediği şey!..

Ne kadar megaloman hareketleri olursa olsun, Trump'ın seleflerine göre dürüst bir tarafı var... Hedeflerinin en azından bir kısmını olduğu gibi seslendiriyor. Yani "Size demokrasi getireceğiz" diye hikâye anlatmıyor!..Bütün densizlikleri bir tarafta dursun, Donald Trump'ı önceki ABD Başkanlarından ayıran bariz bir özelliği var...

İsmail Kapan

ABD'NİN GEÇMİŞTE YAŞADIĞI AMFİBİ & KARA OPERASYONLARI

ABD, 28 Şubat 2026 tarihinden beri İsrail ile, (2025 Haziran ayında 12 Gün Savaşı patlamadan önce olduğu gibi) tam da anlaşma müzakerelerinin devam ettiği bir atmosferde, İsrail'in teşviki ve tahrikiyle haksız – hukuksuz başlattıkları kalleşcesine saldırılıların 31. gününe girmiş durumdadır. ABD bir taraftan küresel ekonominin dengesini bozmaktan kaynaklanan bin pişmanlıkla, "

Ali Coşar

Sicilya, Gelibolu, İran!

Milattan Önce 431'de Atina ile Sparta arasında başlayan "Peloponez Savaşları" 421'de kırılgan bir ateşkes anlaşmasıyla "mola" vermişti. 416'da Atina'lı Neoconlar bu savaşlarda "tarafsızlığı" seçen Meloslular'ı "Koşulsuz Teslim yahut Ölüm" arasında tercihe zorlamıştı. Teslim olmayan Meloslular "ibret olsun" diye boğazlandı.

Abdullah Muradoğlu

Savaşlarda haklılık, en önemli güçtür

İran Savaşında gelinen aşama özellikle ABD açısından maliyeti giderek artan bir noktaya doğru ilerliyor.Bu gidişat, Kasım'da yapılacak ara seçimlerde ABD Başkanı Trump'ın başkanlık konumunu sarsacak bir içeriğe bürünüyor. Savaşın hem ekonomik hem siyasi ve toplumsal faturası doğrudan Trump'a olumsuz olarak yansıyor. İran'a savaş açmanın ikna edici hiçbir

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu

Karadeniz bulanırken

Son beş yıldır tekrarladığım bir husus var: Rusya'yla Ukrayna arasında gerilimin artması, Karadeniz'de gerilimin artması demektir ve Karadeniz'de gerilimin artması, Türk boğazları konusunda gerek Batı'nın gerekse Rusya'nın Türkiye üzerinde baskıyı artırması demek olacaktır. Karadeniz'in tek çıkış noktası, Türk boğazları. O nedenle Kardeniz havzasını

Deniz Berktay

Hürmüz krizine 'Fransız kalanlar'

1956'daki Süveyş krizinin İngiliz İmparatorluğu'nun jeopolitik ölüm anı olduğunu vurgulayan yerli ve yabancı birçok analizci, 2026 Hürmüz Boğazı krizi ve İran savaşının da "Imperium Americana" yani küresel Amerikan İmparatorluğu için aynı stratejik yıkıma yol açabileceğini ileri sürüyor.

Bercan Tutar

Harman yanarsa dumanı Bağdat'tan çıkar

Atalar sözü bir cümleyle içinde bulunduğumuz durumu anlatmış. Bugün yaşananları anlamak için bundan daha sade bir çerçeve yok.Bölgesel diye küçülttüğümüz her başlık, çoktan küresel sonuç üretir hale geldi.Hele hele enerji söz konusuysa, sınır diye bir şey zaten yok.İran'a yönelen ABD ve İsrail saldırıları, işte bu gerçeği en ağır şekilde hissettirdi bütün yer kürede.

Hasan Hüseyin Öz

İran'ın kaybetmeme stratejisi işe yarıyor: Hürmüz tırmanmasına...

Savaşın doğası değişmek üzere. Savaşın içerisinde yeni bir savaş, şiddetli bir el yükseltme sahası Hürmüz üzerinden açılacakmış gibi görünüyor. ABD, bu noktada, zaten savaşın ilk ayını geride bırakmışken, kendi savaş amaçları, araçları ve azmi konusunda yeniden bir değerlendirme de yapabilir. Bazı sinyaller ve en azından arabulucu ülkelerin varlığı bu değerlendirmenin yapılmakta olduğuna da

Prof. Dr. Vişne Korkmaz

'Güvenlik Garantisi'

Her şey 'onu' engellemek için başlamıştı.Şimdi herkes 'ona' sahip olmanın planlarını yapar oldu.Nereden nereye..."Güç Yoluyla Barış".Amerika Birleşik Devletleri 47. Başkanı Donald J. Trump'ın doktrini.Aşırı baskının rakipleri müzakere masasına oturtması.

Filiz Katman

Trumpizm'in sonu göründü

"Pervasız..." Övmek için de yermek için de Amerikan medyasındaki etkili yazarlar bu sıfatı kullanıyor Trump için.Makalelerdeki İngilizce kelime çoğunlukla "reckless;" "düşüncesinde ve davranışında sorumsuz insan" anlamında. Gelecek kaygısı olmayan, herhangi bir kimseye veya kurala göre değil yalnızca kendi istediği gibi davranan kişilere pervasız

Hakkı Öcal

Kritik günlerden geçerken...

28 Şubat'ta İsrail ve Amerika'nın hava akımlarıyla başlayan savaş dün itibarıyla bir ayını geride bıraktı. Eğer Türkiye, Pakistan ve Mısır'ın kolaylaştırıcılığındaki süreç 6 Nisan'da nihai sonucuna, yani ateşkese ulaşmazsa savaşın daha da derinleşmesi, daha da yaygınlaşması kaçınılmaz görünüyor. Bir yandan Amerika sınırlı da olsa karadan bir müdahaleye hazırlanırken

Mensur Akgün

1 Nisan korkutuyor

Küresel sistem bu kez bir boğazda kilitlendi. Ve o boğazın adı Hürmüz ise mesele artık bir bölgesel kriz değil; zincirleme bir çöküş senaryosudur. 28 Şubat'ta İsrail, yalanlarla ürettiği senaryo sonrası ABD ile birlikte İran'a savaş açtı. İran merkezli görünen bu savaş artık 190'dan fazla ülkenin kaderini etkileyen küresel bir sarsıntıya dönüşmüş durumda. Risk büyüyor. Ve bu büyüme lineer değil; katlanarak ilerliyor.

Emre Şahin

Trump ve Netanyahu'nun "Din Savaşları"

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail kamuoyunda Gazze soykırımı ile birlikte Netanyahu ve Trump'la ilgili "dini" söylemler ön plana çıkmaya başlamıştı. İran savaşıyla birlikte bu söylemler iyice artış gösterdi. Evanjelist ve Siyonist lobilerin beslediği medya kuruluşları, think-tank merkezleri artık Trump ve Netanyahu'dan "dini değerleri koruyan"

Mustafa Kaya

Trump'ın 'bagajı'

Bir insan düşünün bir gün 'A' diyor, ertesi gün 'Z'. Bir gün bir fikri savunuyor, ertesi gün 180 derece tersini. Bu kişi sokaktaki herhangi biri olsaydı mesele yoktu ama ABD Başkanı olunca işin rengi değişiyor.Donald Trump'ın İran Savaşı ile ilgili son kararı, Tahran'a on gün ek süre vermekti; ama bu demek değil ki bu süre içinde enerji tesislerini vurmaz. Vurabilir, daha önce yapmadığı şey değil.

Deniz Kilislioğlu

Viva! Yaşasın anayasa!

"Anayasacılık, siyasal iktidarların keyfi uygulamalarının; hukuk kuralları ve anayasal mekanizmalarla sınırlandırılmasını, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınmasını savunan çağdaş akımdır." Bu Wikipedia'nın özet tanımından hareketle İtalya da hafta başında muhalefetin üstünlüğü ile sonuçlanan "yargı referandumunu", bir "modern zamanlar anayasacılık zaferi" olarak tanımlayabiliriz.

Nilgün Cerrahoğlu

Trump Ağa bu haltı neden yedi

SİZ bu satırları okurken savaşın üzerinden tam bir ay geçmiş olacak.Bugün, 5'inci haftanın ilk günü.Savaşın ilk günü Washington'da daha gün batmadan Yüce Lider Hamaney'in öldüğü doğrulanmış... İran tıpkı 12 Gün Savaşları'nda olduğu gibi daha ilk saatlerde en üst düzey isimlerini kaybetmiş... İran'ın çöküp çökmeyeceği iyiden iyiye konuşulmaya başlanmıştı.

Yunus Paksoy

Washington'da isyan: ABD de İsrail gölgesinde çöküş sorusu

Amerika bir kez daha uzak bir coğrafyada savaş yürütüyor. Ancak bu kez alışıldık bir "ulusal birlik" manzarası yok. Aksine, hem sokakta hem Kongre'de hem de bizzat iktidarın kendi tabanında ciddi bir huzursuzluk var. İran savaşı, yalnızca Ortadoğu'yu değil, Amerikan demokrasisinin iç dengelerini de sarstı. Bugün ABD kamuoyunun önemli bir bölümü bu savaşın

Tarık Ziya Gücüm

Trump ve NATO'nun 'orta parmak' krizi!

İran savaşının başlangıcından bu yana ABD Başkanı Donald Trump ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi bir gerilim yaşanıyor. Aslında Trump'ın hedefi doğrudan NATO'dan ziyade Avrupa Birliği (AB). Zira Transatlantik krizini tetikleyen asıl gelişme AB kanadından geldi.16 Mart'taki AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısı sonrası, Yüksek Temsilci Kaja Kallas'ın

Güldener Sonumut

AKSÂ'NIN KAPILARI

Yolu Filistin'e, başkent Kudüs'e düşen ve Mescid-i Aksâ'da alnı secdeye varan herkes bu mübarek alanın kapılarına meftun olmuştur. Hepsi birbirinden farklı, kimi açık kimi tamamen kapalı on beş kapı bulunur. Bedir ashabını ezberden sayar gibi Aksâ kapılarının adı da ezberletilmeli; müfredata muhakkak eklenmelidir. Silsile Kapısı, Kattânîn Kapısı, El-Mathara Kapısı, Esbat Kapısı,

Süleyman Ceran

Pakistan kimin hesabına saldırıyor

Pakistan kimin hesabına saldırıyor Ahmet Varol Bugün ABD-İsrail ittifakı İran'a saldırıları sürdürürken, İslam dünyasının parçalanmışlığından, en azından hepsini birden ilgilendiren ortak tehlikeler karşısında bir dayanışma ve organizasyon içinde olmamasından dert yanıyoruz. Haçlı-siyonist ittifakıyla

Ahmet Varol

J. D. Vance operasyonu: İsrail'in muhatabı artık MAGA

Tahran'ın 'mozaik savunma'sına, 'mozaik resimlerle' karşılık veren Beyaz Saray'ın, İran'ın enerji altyapısını vurmayı on gün daha erteleme kararı, Trump'ın bu işten bir an önce sıyrılma yoluna girdiğini gösteriyor mu Hatta Başkan Yardımcısı Vance'in görüşmelerde yeni aktör olarak ortaya çıkması da aynı alametlerden sayılabilir miZıt yöndeki

Nedret Ersanel

O gün karar verdi...

İsrail'in, etrafındaki ülkelere ani saldırılar düzenleyerek, sadece altı gün içinde sınırlarını 3,5 kat genişlettiği meşhur Altı Gün Savaşı (1967), bilhassa Mısır açısından ciddi bir yıkım getirmişti. Yalnızca Sina Yarımadası gibi stratejik bir coğrafya İsrail'e kaptırılmamış, aynı zamanda dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnâsır'ın Arap milliyetçiliği ve Arap dünyasının liderliği

Taha Kılınç

İran'ın Körfez Stratejisi

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, İran'ın ABD/İsrail saldırılarına yanıt olarak Körfez ülkelerini hedef almasına "şaşırdığını" ifade etti. Savunma Bakanı Pete Hegseth'e dönerek, "Sende aynı şekilde şaşırdın mı Pete" diye sorarak şaşkınlığını ifade etti. Trump'ın bu sürpriz vurgusu, şüphesiz farklı anlamlar içeriyor. Bir taraftan

Mustafa Caner

Körfez'de Vurulan Enerji Tesisleri: Bölgesel Krizden Küresel Şoka

Körfez'de enerji tesislerinin doğrudan hedef alınması, bölgesel çatışmanın artık sadece askeri ya da diplomatik bir kriz olmadığını bir kez daha gösterdi. Bugün gelinen noktada mesele hangi tesisin vurulduğu ya da hangi üretici ülkenin ne kadar kayıp yaşadığı sorusunu aşmış durumda. Asıl sorun, küresel enerji arzının hangi koşullarda, hangi altyapı üzerinden ve ne ölçüde güvenli biçimde

Büşra Zeynep Özdemir

AB neden Macaristan'ı suçluyor

"Macaristan Rusya'ya bilgi sızdırıyor!"Bu iddia ABD basınında dile getirildi. ABD'de pişirilen bu iddia, Avrupa Birliği'ni bir kez daha Macaristan'a karşı harekete geçirdi. Washington Post'un 21 Mart 2026 tarihli haberinde, iddiayı "Avrupalı güvenlik yetkililerine" dayandırarak Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto'nun

Meryem Aybike Sinan

Füzelerin ötesinde: Enerji ve maliyet savaşı

Ortadoğu'da yaşanan son kriz, bize bir kez daha aynı gerçeği hatırlatıyor: Savaşlar artık sadece cephede kazanılmıyor; enerji hatlarında, piyasalarda, seçmen psikolojisinde ve liderlerin söylem tutarlılığında da kazanılıyor ya da kaybediliyor. Bugün İran-ABD-İsrail hattında yaşanan tam olarak budur. Washington askeri üstünlük kurmaya çalışırken, Tahran küresel ekonominin sinir uçlarına

Faik Tanrıkulu

ABD/İsrail'in İran'a saldırıları Dünya düzenini yeniden şekillendirir...

ABD/İsrail'in İran'a 28 Şubat 2026'da başlayan saldırılarının, dünya düzenini yeniden şekillendireceği değerlendiriliyor. Fakat ABD'nin Ortadoğu'da bataklığa kalıcı olarak batma riski de mevcut.Bu riskin Kore Yarımadası ve daha ötedeki coğrafyada stratejik dengeyi yeniden tanımlama potansiyeli bulunuyor. ABD/İsrail saldırılarıyla Tahran'da 28 Şubat'ta

Muhammet Örtlek

İsrail İçten Bölünüyor

Amerikan dış politikası üzerine analizler yapan Foreign Affairs dergisinde 20 Mart 2026'da "İki İsrail" başlıklı bir analiz yayımlandı. Uzun analizin kısa özeti şöyle: İsrail'in artık yalnızca dış tehditlerle değil, kendi içindeki derin sosyo-ekonomik ve ideolojik yarılmayla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Bir

Mehmet Beyhan

Neyi kaybettiğini hatırla!

Neyi kaybettiğini hatırla!AYHAN DEMİR 1910-11 yılında vefat eden bir vatandaşımız Berat, Drama, İpek, Kalkandelen, Kavala, Resne, Selânik, Manastır, Üsküp, Yanya ve İşkodra gibi onlarca şehri ve yüzlerce kazayı bizim bilerek hayata gözlerini yumdu. Kayıp acısı yaşamadı. Şehirlerin ve isimlerin düşüşü, İslam ahalisinin perişan oluşu ve başka birçok şeyi...

Ayhan Demir

Hürmüz kıskacındaki Trump'ın 'beş günlük ara' hamlesi

Başkan Trump'ın İran'ın enerji altyapısına saldırıları beş günlüğüne ertelediği yönündeki açıklamalar, uluslararası piyasaları rahatlatmakla birlikte bu adımın taktiksel bir geri adımı mı yoksa diplomasiye bir şans verme çabası mı olduğu belirsizliğini koruyor. Trump'ın sürekli kendi elini rahatlatmaya dönük ve sıklıkla birbiriyle çelişen açıklamaları kafa karıştırmaya devam ediyor.

Kadir Üstün

İlkeli Pragmatizm: Gri Alanlarda Adaleti Aramak

Günümüz Orta Doğu siyaseti, siyah ve beyazın birbirine karıştığı, dostun düşmanla, müttefikin rakiple aynı masada oturduğu devasa bir satranç tahtasına benziyor. Bu karmaşa içinde bireyler ve toplumlar, çoğu zaman duygusal reflekslerle ya da katı ideolojik kalıplarla bir taraf seçmeye zorlanıyor. Ancak geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yankı bulan Dr. Muhammed el-Muhtar eş-Şankiti'nin

Ali Akbaba

İran'ın yeni lideri

Mücteba Hamaney; babasının, aile fertleriyle birlikte öldürülmesinden sonra İran'ın yeni dinî lideri seçildi.İran'ın geleceğini yeniden tesis edecek güç ve kuvvete haiz durumda. Ayrıca Silâhlı kuvvetlerin başkomutan sıfatı ile birlikte İran'ın dinî, siyasî ve sosyolojik açıdan gelişimini etkileyecek yeni lider. Abdullah Kani'nin MOSSAD ajanı olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte

Dr. Aytekin Coşkun

ABD/İsrail-İran Savaşında Anlatı Cephesi

ABD/İsrail-İran Savaşı artık yalnızca füzelerin, İHA'ların ve hava savunma sistemlerinin hesaplandığı bir çatışma olarak görünmüyor. Sahada ne olduğundan bağımsız değil elbette. Ancak giderek daha fazla ne olduğunun nasıl anlatıldığı belirleyici hale geliyor. Modern savaşlarda kazananı sadece operasyonel başarılar tayin etmiyor. Savaşın sonunda kimin "başarı hikayesinin" meşruiyet

Tunç Demirtaş

Bilek Güreşi: ABD/israil İran'a Karşı

ABD ve İsrail'in, İran'a saldırısı siyasi tarihin nadir görülen bir durumuna yol açtı. Bu noktada ABD ve İsrail'in ayrı devletler değil, 'amip', yani tek hücreli bir yapı olduğunu ifade etmek gerek. Bu nedenle savaşın üç değil iki tarafı olduğu anlaşılmalı. İran'ın askerî yetersizliği yanında, etnik/mezhebi yapısı itibarıyla toplumsal uyumu, ideolojisi ve sadakati karmaşık

Murat Aslan

Hesap hatası

Oysa ABD-İran görüşmelerinde, her şey yolunda gidiyordu. Bir de baktık ki gönderilen teklifler, İran'da Hamaney'in katılımıyla tam karara bağlanacakken ortalık karıştı. Hırsız içerden olunca kapı kilit tutmadı özetle... Ama hepsinin bir planın parçası olduğunu, Umman Dış İşleri Bakanı gibi bizlerde Tahran vurulduğunda anladık. Plan ise gayet açıktı. Geçen haftada kısmen değindiğim

Oğuz Baran

Askeri YZ'de Normatif Tıkanma ve Yükselen Güvenlik İkilemi -...

2026 Şubat ayının ilk haftasında A Coruna'da düzenlenen üçüncü Askeri Alanda Sorumlu Yapay Zekâ (REAIM) Zirvesi, askeri YZ'ye ilişkin küresel koruyucu çerçeveler etrafında oluşan ivmeyi pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Ancak zirve, bunun yerine uluslararası güvenlik siyasetinde derinleşen bir kırılmayı ortaya koymuştur. Nitekim 85 katılımcı devletten yalnızca 35'i zirvenin bağlayıcı

Gloria Shkurti Özdemir

Avrupa'nın yeni bir güvenlik yapısına ihtiyacı var

STOCKHOLM – Avrupa savunma ve güvenlik işbirliği için uygulanabilir bir çerçevenin, 2011 yılında faaliyetlerini sona erdiren on üyeli blok olan eski Batı Avrupa Birliği (WEU) gibi bir yapının kurulmasını gerektireceği giderek daha açık hale geliyor. Birçok kişi, hâlihazırda Avrupa Birliği ve NATO'nun var olduğunu ve birinin yapamadığını diğerinin yapabileceğini öne sürerek buna karşı çıkacaktır.

Carl Bildt

Suriye Sahasında SDG/YPG Projesinin Çöküşü - KUTLUHAN GÖRÜCÜ

Suriye'de Esed rejiminin 8 Aralık 2024 itibarıyla sona ermesi, yalnızca bir iktidar değişimini değil, aynı zamanda sahadaki güç mimarisinin köklü biçimde yeniden şekillenmesini beraberinde getirdi. Bu dönüşümün en belirgin sonuçlarından biri, PKK/YPG'nin uzun süredir beslendiği kaotik ortamın ortadan kalkması ve neticesinde Şam'da uluslararası aktörlerce tanınan bir iktidarın iş

Kutluhan Görücü

Benim için veda vakti... - HÜLYA GÜLER

Biliyor musunuz, insanlığın en büyük teknolojik adımının hala tekerleğin icadı olduğunu iddia edenler var. Üstelik bu iddianın sahipleri, uzay teknolojilerine bile şahitlik etmiş, günümüzün bilim dünyasından. Ve pek öyle burun kıvırabileceğimiz tiplerden de değiller. Neyse konumuz, tekerleğin icadı değil. Konumuz icatların, keşiflerin insanın günlük hayatını nasıl dramatik bir şekilde etkilediği ve tarihi nasıl değiştirdiği. Aslında konumuz,

Hülya Güler