Necip Fazıl ve Nazım Hikmet 1925'te ölselerdi!

Nazım Hikmet 1902, Necip Fazıl 1904 doğumludur. Selanik doğumlu Nazım Hikmet'in anne tarafından ataları Polonya'dan İstanbul'a gelmiş, İstanbul doğumlu Necip Fazıl'ın ataları ise Maraş'tan. İkisi de gençliklerinde şair. Düz baktığınızda Nazım Hikmet'in maddeci, Necip Fazıl'ın ruhçu şiirler yazdığını zannedersiniz ki akıbet böyle olmuştur. Ama ya başlangıçları

Mustafa Armağan

NATO Zirvesi mi, savaş durumu mu

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (337)

"Kız harem dairesinde, ben erkeklerin yanındaydım. Talat Paşa, gülerek ve şakalaşarak: "- Biz kızımızı bedava vermeyiz, bin lira isteriz, dedi. "O vakit nikâh için böyle ağır bir para vaat etmek adetti. Bana sordular, 'kız tarafı bin lira istiyor, ne dersin' O dakikada cebimde 10 lira bile yoktu. Bütün nikâh masrafını İttihatçılar

Yesevizade Alparslan Yasa

Unutulan Cumhuriyet şehidi: Mehmet Zeki Dündaralp

"Asiler Lice'ye gelince genç muallimin (öğretmenin) Kale Mahallesi'ndeki evine gidiyorlar. Kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar..." (Naşit Hakkı, Vakit, 17 Mayıs 1925) "Sureti Mahsusada Diyarbakır'a Gönderdiğimiz Muhabirimizin Mektupları - apakçur Telgrafhanesinde Boğulan Esrar" (Vakit, 17 Mayıs 1925, s.2)

Sinan Meydan

Cihad-ı mukaddes komedyası

* Cihan Harbi'nde büyük ümitler bağlanan "cihad-ı ekber" projesi fayda getirmek şöyle dursun, büyük zararlara yol açtı. Acaba nedenMemleketi Almanya'nın peşinden umumi harbe sürükledikten sonra, iktidardakilerin aklına parlak bir fikir geldi: Bütün salahiyetlerini kırparak bir noter gibi saraya hapsettikleri padişahın halifelik sıfatından istifade etmek!..

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Müzik sadece müzik değildir

Azerbaycan'dan Haydar, Moskova'dan Lena, Ukrayna'dan Maria, Tahran'dan Mehran, Gebze'den İnci, Kayseri'den Kübra, Başakşehir'den Tuğba, Ankara'dan Gülsemin ve adını bilmediğimiz binlerce kişi. Ortak noktaları ise müzik. Farklı coğrafyalardaki farklı kültürleri, farklı inançları, farklı dünya görüşlerini ve bambaşka yaşamları aynı yerde toplayabilen tek şey müzik...

Tolga Aydoğan

Çocuk sayımız böyle düşerse tarih sahnesinden çekiliriz

Türkiye, son yıllarda artan jeopolitik etkisi ve gelişen savunma sanayiine rağmen, gelecekteki konumu için büyük bir stratejik engelle karşı karşıya: Hızlı ve derin demografik çöküş. Türkiye'nin doğurganlık hızı 2000'de 2.49 iken 2025'te 1.42'ye kadar düştü. Nüfusumuzun kendini yenileyememesi ciddi bir risktir. Türkler için savaştan bile daha önemli bir tehdittir. Böyle gidersek 2100'de

Erhan Afyoncu

Vefât yıldönümünde Hânedânı kurtaran Sûltân, I. Abdülmecid Hân...

Temmuz'un sıcağında beklenmedik bir şey oldu. Gökten bardaktan boşanırcasına rahmet inmeye başladı. Devlet büyüklerini yağmurdan korumak için yakındaki kapalı yerlere aldılar. Divanyolu Caddesinde definin yapıldığı yerin tam karşısında bulunan Sadrâzâm Köprülü Mehmet Paşa'nın oğlu Fazıl Ahmet Paşa (1635–1676) tarafından babasının vasiyeti üzerine yaptırılan ve hâlen kütüphane olarak

Halit Kanak

Erken Dönem İslâm Sanatı'nda resim

Kur'an'da yer almayan bir resim yasağı düşüncesi nasıl ortaya çıktı Erken dönem İslâm sanatının figürlü eserleri, hadisler, ikonoklazm tartışmaları ve tarihî kaynaklar bu soruya farklı cevaplar veriyor...Kur'an-ı Kerim'de resim yasağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, "Resim" yahut "Suret" ile ilgili herhangi bir kelime de

Sinan Genim

1919 İstanbul'unda bir ekmek kavgası: İşgalin gölgesinde grevler

Mondros'un ardından işgal edilen İstanbul'da sadece cephelerin değil, mutfakların ve fabrikaların da kaderi yazılıyordu. Hayat pahalılığına ve yabancı sermayenin sömürüsüne karşı tramvayları durduran, fırınları kapatan işçiler; Milli Mücadele'nin karanlık günlerinde ekmek ve onur kavgasını barikatlara taşıdı. Mondros

Fahri Sarrafoğlu

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy