Ahşap Kasalarda Saklı Tarih İngiltere'den Üsküdar'a Zamanın İzleri...

Akantus yapraklarından inci dizilerine, liralı sarkaçlardan el işçiliği ahşaplara... Anadolu Yakası camilerini süsleyen 35 tarihi saat, sadece namaz vaktini değil, bir dönemin sanatsal zirvesini de fısıldıyor. Beykoz'dan Üsküdar'a uzanan camilerde, yüzyıllık mekanik kalpler hâlâ çarpıyor. Dr. Hür Kâmil Biçici'nin 15

Fahri Sarrafoğlu

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

Hıristiyanların kovduğu Yahudilere Türkler kucak açmıştı - ERHAN...

1550'lerde İstanbul'a gelen Avusturyalı Dernschwam, "Yeryüzünde herhangi bir memleketten Yahudiler kovuldular mı doğruca hepsi Türkiye'ye gelirler" şeklinde Yahudi göçünü tasvir eder Nitekim Osmanlı topraklarına gelen Yahudiler, İbranice "kovulmuş" manasına gelen Geruş (Geruz) kelimesiyle Osmanlı kayıtlarına girdiler Macaristan'dan,

Erhan Afyoncu

27 Şubat 1898 Ad gününde Fenerbahçe Kulübü Başkanı Şehzâde Ömer...

27 Şubat 1898 Ad gününde Fenerbahçe Kulübü Başkanı Şehzâde Ömer Faruk Efendi HALİT KANAK Şehit edilen Sûltân Abdülaziz'in torunu ve son Halife Abdülmecid Efendi'nin de oğluydu. 27 Şubat 1898'de İstanbul'da dünyaya geldiğinde kulaklarına ezan ve salâ ile birlikte Ömer Fâruk ismi okundu. Ömer Faruk Efendi

Halit Kanak

PKK başı devlet istiyor

27 Şubat 2025... Türkiye için bir kırılma noktasıdır. PKK terör örgütü başı, sözde "silah bırakma" çağrısı yaptı. ★★★ Gel gör ki... Silah bırakılacağına, PKK'nın Suriye kolu SDG/YPG özerk bir yapıya dönüştü. PKK'nın

Naim Babüroğlu

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (254)

Sabiha Sertel: "Tehlike solda değil, sağdadır! Düşman, Faşizmdir!" Sabiha Sertel'e nazaran da, Cumhuriyet, mes'eleyi saptırmaktadır; asıl mes'ele, Goebbels'in Türkiye'de Faşizmin ilerlediğine dâir sözüdür: "Meselenin dış yüzü de, iç yüzü de Nuremberg kongresinde Herr Goebbels'in bizim

Yesevizade Alparslan Yasa

'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir'

Truva'dan Roma'ya uzanan destanlar, yalnızca bir savaşın değil; coğrafyanın ve gücün yazdığı uzun bir tarihin hikâyesidir...Homeros'un tanrıları, Olympos denen bir dağda otururlar. Ancak "Yüksek dağ" anlamına gelen bu adın hangi dağa karşılık geldiği tam olarak belli değildir. Örneğin Bursa yakınındaki dağ da "Olympos / Uludağ" adıyla

Sinan Genim

"Atatürk'ün Çeşmesi" Koruma Altında

Falih Rıfkı anlatır bundan 76 sene önce, 10 Kasım günü, Cumhuriyet gazetesinin ikinci sayfasında. Gazi'den bahsederek O'nun Rumeli'ye olan özlemini dile getirir. Hatta Gazi'nin söylediği bir Rumeli türküsü ve Gazi'nin o güzel sesi Falih Rıfkı'nın zihnine kazınmıştır. Malum, Mustafa Kemal Paşa özlem duyar Rumeli'ye. Falih Rıfkı da yazısında bu

Tolga Aydoğan

LAİKLİĞİN GEREKÇESİ '1924 Anayasası'nı Laikleştiren Kanunun Gerekçesi'...

"ağdaş uygarlık kamu hukukunda, ulusal egemenliğin meydana çıkmasına dayanan en gelişmiş devlet şeklinin 'Laik ve Demokratik Cumhuriyet' olduğu kabul edilmiştir..." (Anayasayı Laikleştiren Kanun Teklifinin Gerekçesinden, 1928) Laiklik tartışması devam ediyor. Laiklik karşıtı uygulamalarıyla tanınan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,

Sinan Meydan

Laikliğin gerekçesi

"ağdaş uygarlık kamu hukukunda, ulusal egemenliğin meydana çıkmasına dayanan en gelişmiş devlet şeklinin 'Laik ve Demokratik Cumhuriyet' olduğu kabul edilmiştir..." (Anayasayı Laikleştiren Kanun Teklifinin Gerekçesinden, 1928) Laiklik tartışması devam ediyor. Laiklik karşıtı uygulamalarıyla tanınan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,

Sinan Meydan

Kur'an öğretmek laiklik adı altında yasaklanmıştı

Kur'an öğretmek laiklik adı altında yasaklanmıştı Mustafa Armağan İçerisinde Rutkay Aziz ve Müjde Ar gibi "saygın" aydınların bulunduğu 168 imzalı bir Laiklik Bildirisi, Ramazan-ı Şerif'in arifesinde bir tartışmayı ateşledi. Aslında benzer bildiriler 27 Mayıs 1960 darbesinden

Mustafa Armağan

ALATURKA MÜZİK YASAKLANIYOR…

* Yakın arkadaşlarından Nuri Conker, sanat müziğininradyolardaçalınmasını yasak eden reisicumhura "Ele verir talkını kendi yutar salkımı" diye takılmıştı.Öteden beri her 10 Kasım ve benzeri günlerde radyolar ve televizyonlar birbiriyle yarışırcasına onun sevdiği şarkılar hakkında program neşrederler. Eskiden o devri

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy