PKK ve siyam ikizinin coşkusu

11 Temmuz, yıl 2025... PKK terör örgütünün sözde "silah bırakma" töreni yapıldı. 30 PKK'lı terörist silahlarını yaktı. Görkemli bir tören... 1978'de kurulan PKK, 47 yıl sonra, silah bırakıyor ve kendini dağıtıyordu.

Naim Babüroğlu

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (296)

Bu Farmason Kemalist, aynı îzâhatında, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne kabûl̃ edilerek böylece Avrupa'yle bütünleşme yolunda mühim bir merhale kat'edilmesinden büyük memnûniyet duyuyor, bununla iftihâr ediyordu: "Avrupa Konseyine katılmamız neticesi Anadolunun Avrupa siyasî ve iktisadî birlik hudutları içine girmesi, bizim için belli başlı bir hâdisedir"...

Yesevizade Alparslan Yasa

Gönüllü kölelik toplumuna gidiyoruz

İktidarın gayesi basittir: "Parti gücü tamamen kendi adına ister. Biz başkalarının iyiliğiyle ilgilenmiyoruz; yalnızca güçle, saf güçle ilgileniyoruz." Gelecek, bir çizmenin insan yüzüne basmasından ibaret olacaktır. Düşünce polisi, Newspeak ve tarihî tahrifatla insan ruhu ezilir. Orwell'in dünyasında düşman bellidir: Big Brother (Abi) her yerde, işkence odaları açık, korku elle tutulur haldedir.

Mustafa Armağan

Türk ve Rusların olmadığı Avrupa projesi 400 yıl önce düşünüldü

Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Avrupa'yı tek bir devlet çatısı altına toplamakla ilgili birçok proje yapıldı. 17. yüzyılın başlarında Fransa'da yapılan ilk projeye göre Türkler, bir yıl içinde ya Hıristiyan olacaklar ya da Asya'ya sürüleceklerdi. Türkler sürüldükten sonra, Rusya'nın da dışarıda bırakıldığı bir "Avrupa Hıristiyan Cumhuriyeti" kurulacaktı AB Komisyon

Erhan Afyoncu

Osmanlı Türk Devletini fetretten çıkaran Çelebi Mehmed'in vefâtı...

Getirildiği sarayında hekimler dinlenmesi gerektiğini söyleyerek yatağından çıkmamasını istediler. Durumu gittikçe ağırlaşıyordu. Bu dünyadan göçeceğini anlamıştı. Son bir gayretle; "Tez ulu oğlum Murad'ı getirin. Ben hod bu döşekten kurtulmazım. Murad gelmeden ben ölürüm, memleket biribirine tokuşur. Tedârük edin, benim vefâtım duyulmıya" diyebildi. Amasya'da Sancakbeyi olan genç yaştaki büyük oğlu Şehzâde Murad'ı (II. Murad) kastetmişti.

Halit Kanak

Doğan Kuban ve İstanbul'un destansı anlatımı

Doğan Kuban'ın "İstanbul'un Destansı Anlatımı" adlı eseri, kentin tarihini yalnızca yazılı kaynaklarla değil, görsel belgelerle de yeniden okumayı mümkün kılan önemli bir çalışmadır..1965 yılında Mimarlık Yüksek Okulu'nda mimarlık eğitimine başladım. Sanat ve Mimarlık Tarihi hocamız Doğan Kuban'dı. Aramızda yirmi yılı aşkın bir yaş farkı

Sinan Genim

Meşruti Monarşi Övgüsü ve II. Abdülhamit

"II. Abdülhamit'in 33 yıllık iktidarının 30 yılı meclis denetiminden uzak tek adam otoritesiyle geçmişti. II. Abdülhamit bu 30 yıl içinde devleti genelde saraydan yönetmiş ve muhaliflerine nefes aldırmayan bir İstibdat (Baskı) Düzeni kurmuştu." 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı öncesinde Türkiye'de, her ne kadar -en

Sinan Meydan

Tayyare yapacaktık, bırakmadılar!

Tek parti devri, muvaffakiyet, ilerleme ve modernleşme üzerinden takdis edilir (kutsanır). Bu kutsallık, ekonomi gibi teknik bir sahada bile sorgulamayı zorlaştırmıştır.Türkiye, tek parti devrinde ekonomik manada "kendine yeten ama zenginleşemeyen" bir ülke görüntüsü veriyordu. Müesseseler inşa edildi, ama piyasa inşa edilemedi. Temeller

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

"ELÇİ"

22 Nisan arşamba günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ATAM Başkanı Sayın Ahmet Kılınç'ın davetiyle "Millî Mücadele'den Günümüze Ankara'daki Diplomatik Misyonlar ve Elçilik Binaları" başlıklı konferansta elçilikleri anlattık. Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Sayın Viktor Matis de bu etkinlikte yer aldı ve genel olarak Osmanlı, Millî Mücadele ve Cumhuriyet

Tolga Aydoğan

Zulmiye'den görkemli ibadethaneye: Yeni Camii'nin 68 yıllık hikâyesi...

Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir. Yapımı sırasında beş padişah değişen ve tam 68 yıl süren

Fahri Sarrafoğlu

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy