Tarihte dine yön verenler İmâm Ahmed bin Hanbel (vefât 31 Temmuz...

Kısa sürede yine birbirinden kıymetli âlimlerden; başta en çok hadis yazdığı Vekî bin Cerrâh olmak üzere Süfyân bin Uyeyne, Yahyâ bin Saîd el-Kattân, Abdurrahman bin Mehdî, Abdürezzak bin Hemmam gibi âlimlere talebe olur. Sevgisine nâil olduğu hocalarından ayrı ayrı icâzetini alır. Artık o, hadis ilmîne son derece vâkıf, on binlerce Hadis-i Şerif'i râvileriyle (rivâyet eden) birlikte

Halit Kanak

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (360)

Menderes, bu anlayışının mantıkî bir devâmı olarak, Kemalist İnk̆il̃âblarda, "halka mâl̃ olanlar ve olmıyanlar" şeklinde bir tefrîk̃e gitmiş, "mâl̃ olmıyanları" reddetmekte bir beis görmemiş, bu yüzden Fanatik Kemalistlerin şiddetli hücûmlarına mârûz kalmış, netîce olarak onun bu gibi tavırları kendisini îdâm sehpâsına götürmüştür. Bu husûsa bir misâl̃

Yesevizade Alparslan Yasa

Çöküş içeriden başlar

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

At sırtında Anadolu

At sırtında 3.200 kilometre yol kat eden Fred Burnaby, Anadolu'da gördükleriyle duydukları arasındaki büyük farkı kayda geçirir. Onun satırları, Osmanlı'nın son dönemini ve Cumhuriyet'e uzanan mücadeleyi anlamak isteyenler için değerli bir belge niteliğindedir...Şevket Raşit Hatipoğlu, Osmanlı döneminde Anadolu'nun devletin bir sömürgesi hâline gelmesi nedeniyle

Sinan Genim

Cumhuriyetin kızları

Türk kadınının hak arayışı II. Meşrutiyet ile hız kazanır. Hanımlara Mahsus Gazete (1895-1906), Kadınlar Dünyası (1913-1921) gibi yayınlar bu arayışın dile döküldüğü yerler olur. Kadınlar bu dönemde dernekler de kurar, seslerini yükseltir. 1914 senesinde Mihri Müşfik Hanım'ın girişimiyle kızlara özel "İnas Sanayi-i Nefise Mektebi" açılır. Kızlar bu sayede güzel sanatlar alanında

Tolga Aydoğan

CHP'nin yasakladığı Ezanın camiye döndüğü gün neler yaşanmıştı

*** GÖZYAŞI VE HIÇKIRIKLA KILINAN NAMAZ 1950 seçimleri Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir. Türk milleti tarihinde ilk defa siyasî bir otoriteyi kendi hür iradesiyle o seçimlerde alaşağı etti. Ne yazık ki, Demokrat Parti zafer serhoşluğu içinde bu önemli sosyal olayın üzerinde fazla durmadı. Hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan günler geçip gitti. Binlerce yıllık

Mustafa Armağan

Osmanlı DevletiRoma'nın devamı mı

Osmanlı Devleti'nin Roma-Bizans İmparatorluğu'nun devamı olduğu yahut olmadığına dair lehte aleyhte çok şey söylenmiştir. Bundan ziyade Osmanlıların kendilerini nasıl gördüğü mühimdir.Osmanlının Bizans'ın devamı olup olmadığı sualinin cevabı, kimin, hangi perspektiften baktığına ve hangi devre fokuslandığına göre değişebilir. Beri taraftan, mevzu sadece akademik değil, aynı zamanda hüviyet, miras ve meşruiyet meselesidir.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Osmanlı döneminde çekirge istilasına karşı sığırcık suyu kullanıldı...

Çekirge istilaları, Osmanlı Devleti'nin karşı karşıya kaldığı en yıkıcı afetlerdendir. O dönemde çekirgeyle mücadelede kullanılan ilginç yöntemlerden biri de sığırcık suyudur. Bu su, çekirgeleri yok eden sığırcık kuşlarını bölgeye çektiğine inanılan bir suydu Sığırcık suyu veya çekirge suyu, Osmanlı Devleti'nde çekirge istilalarına karşı başvurulan dinî ve geleneksel mücadele yöntemlerinden

Erhan Afyoncu

Türk devlet geleneğinin izleri Slovenya Ulusal Müzesi'nde

Slovenya ziyaretimiz kapsamında ilk durağımız Türkiye Cumhuriyeti Ljubljana Büyükelçiliği oldu. Mesai saatleri dışında olması nedeniyle büyükelçilik binasını gezme imkânı bulamasak da ay yıldızlı Türk bayrağının dalgalandığı büyükelçilik binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdik. Ardından rotamızı başkent Ljubljana'nın en önemli kültür duraklarından biri olan Slovenya Ulusal Müzesi'ne

Fahri Sarrafoğlu

Lozan, Laiklik ve Bağımsızlık

"İslam hukukunda, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Müslüman olmayan toplulukların yararına din ve öğretime ilişkin bir takım çok özel ayrıcalıkların bulunduğunu Türk temsilci heyetine hatırlatmak isterim. Bu ayrıcalıkların kaldırılmaması (...) çok istenir bir şeydir..." (İngiliz Başdelegesi Lord Curzon, Lozan, 14 Aralık 1922)

Sinan Meydan

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy