#Nâzım Hikmet#Devletçilik#komünizm#tek parti dönemi#Balkan Savaşı#Çanakkale#Sovyet#Ekonomik politika#Propaganda#Cumhuriyet ekonomisi#Ordu Morali#tarih yazma#Mustafa Kemal#sanat ve politika#Askeri strateji

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (291)

"Stalin'in yardımıyle Türkiye emperyalist esâretten kurtulacaktır!" İkinci kaynak, Yalman'ın Vatan gazetesinin yine 30 Haziran 1951 târihli nüshası: "Nâzım Hikmet Moskovada hezeyan ediyor... "Türk halkının esir olduğunu söyliyen N. Hikmet kurtuluş için çalışacakmış...

Yesevizade Alparslan Yasa

Tayyare yapacaktık, bırakmadılar!

Tek parti devri, muvaffakiyet, ilerleme ve modernleşme üzerinden takdis edilir (kutsanır). Bu kutsallık, ekonomi gibi teknik bir sahada bile sorgulamayı zorlaştırmıştır.Türkiye, tek parti devrinde ekonomik manada "kendine yeten ama zenginleşemeyen" bir ülke görüntüsü veriyordu. Müesseseler inşa edildi, ama piyasa inşa edilemedi. Temeller

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Balkan Savaşı utancı mı yoksa ölmek mi

25 Nisan 1915'te Arıburnu'nda karaya çıkan düşmana karşı muharebeler, tüm şiddetiyle gece gündüz devam ediyordu. 19'uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in komutasında dokuz alay olmuştu. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin'in (alışlar) günlüğü: "Elimizde kuvvetimiz

Naim Babüroğlu

CHP mehteri dirilten Paşayı dövdürmüş ve Yassıada'da yargılatmıştı...

Nurettin Baransel: Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul. Hakkı Tunaboylu: Cebeci Askerî Şehitliği, Ankara. Feyzi Mengüç: Edirnekapı Şehitliği, İstanbul. Rüştü Erdelhun: Cebeci Asri Mezarlığı, Ankara. Zincirlikuyu'da sade bir mezarda eşi Cavidan

Mustafa Armağan

İran Kasrışirin'de zoru görünce antlaşmayı imzaladı

IV. Murad, Bağdat seferinde büyük bir zafer kazandıktan sonra İstanbul'a dönerken sadrazamı diplomatik ilişkileri yürütmek ve seferi devam ettirmek için Irak'ta bıraktı Müzakere için gelen İran elçisi, olmayacak taleplerde bulunup ve yetkisinin olmadığını söyleyip sadrazamı oyalamaya çalıştı Sadrazam, bu oyalama taktikleri üzerine İran'a sefere

Erhan Afyoncu

25 Nisan 1915'te Çanakkale'de destan yaz, Turizm Bakanlığı rehberleri...

Orada ziyaretçilere yıllardır Çanakkale ruhunu anlatan "Alan Rehberleri" gün geçtikçe yerlerini turist rehberlerine bırakmak zorunda bırakılmışlar. Onların çoğu da Çanakkale'nin mânâsını değil, ecdâdın vatan uğruna nasıl canlarını ortaya koyduklarını değil, antik çağdaki Troya'yı anlatmaya heves etmişler ve öylece de devam ediyorlar. Neler oldu, neler oluyor Hep birlikte alan kılavuzu kardeşlerimizden dinleyelim..

Halit Kanak

"ELÇİ"

22 Nisan arşamba günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ATAM Başkanı Sayın Ahmet Kılınç'ın davetiyle "Millî Mücadele'den Günümüze Ankara'daki Diplomatik Misyonlar ve Elçilik Binaları" başlıklı konferansta elçilikleri anlattık. Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Sayın Viktor Matis de bu etkinlikte yer aldı ve genel olarak Osmanlı, Millî Mücadele ve Cumhuriyet

Tolga Aydoğan

Büyük Beyoğlu Yangını

Yüzyıllar boyunca İstanbul'u kasıp kavuran yangınlar yalnızca fiziksel yıkım değil, aynı zamanda toplumsal bir alışkanlığın ve kayıtsızlığın da göstergesiydi. Tanıklıklar, raporlar ve arşiv belgeleri, bu büyük felaketlerin şaşırtıcı biçimde nasıl sıradanlaştığını ortaya koyuyor.Eremya Çelebi Kömürciyan, "Miladi 1648 (Ermeni takviminin 1097) senesinde yazmağa

Sinan Genim

23 NİSAN ve ULUSAL EGEMENLİK

"Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur..." (M. Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1924) Daha önce, "Osmanlı millet sistemine dönün!" diyerek laik Cumhuriyeti hedef alan ,

Sinan Meydan

Zulmiye'den görkemli ibadethaneye: Yeni Camii'nin 68 yıllık hikâyesi...

Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir. Yapımı sırasında beş padişah değişen ve tam 68 yıl süren

Fahri Sarrafoğlu

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy