MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (279)

Yalman dahi, Hâtırât'ında, Yunus Nadi'yi mâzûr gösteren bir yaklaşım içinde oldu Yukarıda Yalman'ın Hâtırât'ından bir pasaj naklederek, onun, Yunus Nadi'yle kalem münâkaşalarına Üniversitede istihdâm edilen ecnebî Yahûdi akademisyenleri sebeb gösterdiğini, hâlbuki aralarındaki hakâretleşmeye varan şedîd münâkaşanın asıl sebebenin

Yesevizade Alparslan Yasa

4 Nisan 1997.. Bu dünyadan bir Alparslan Türkeş geçti

4 Nisan 1997.. Bu dünyadan bir Alparslan Türkeş geçti HALİT KANAK Yıl 1917.. İngiliz kuvvetleri komutanı General Allenby'nin; "Bugün haçlı seferleri zaferle sona ermiştir" diyerek Kudüs'e girmesinden sadece 10 gün önce 25 Kasım 1917'de İngiliz işgâli altındaki Kıbrıs'ta, bizim de ziyaret etme

Halit Kanak

Türkiye NATO'dan ayrılsın mı

Osmanlı Devleti, Rus tehlikesine karşı 1878'e kadar İngiltere'ye dayandı. Sovyetler Birliği'nin Akdeniz'e inerek İngiltere'yi tehdit etmesi karşısında, İngiltere ulusal çıkarları açısından Osmanlı'yı destekledi. ★★★ Millî Mücadele döneminde, bu kez İngiltere büyük bir tehdit olarak ortaya çıktı.

Naim Babüroğlu

1937 verilerine göre İstanbul'un okulları

1937 tarihli bir okul rehberi, erken Cumhuriyet döneminde İstanbul'daki eğitim dünyasının genişliğini gösterirken, aradan geçen yıllara rağmen bugün eğitimde ne kadar ilerlediğimiz sorusunu da ister istemez düşündürüyor...Zaman zaman rastladığım bazı kitaplarda, ilk ve orta dereceli resmî veya özel okulların bir dönem Kültür Bakanlığı'na bağlı olduklarını okurum.

Sinan Genim

Özgür Özel 'Kadınlara bizim kadar mesai harcayan parti yok' demiş

Özgür Özel 'Kadınlara bizim kadar mesai harcayan parti yok' demiş MUSTAFA ARMAĞAN Doğru dememiş mi 1 Nisan şakası değil, gerçek. CHP Genel Başkanı Özgür Özel dün televizyonların da canlı olarak yayınladığı CHP grup toplantısında aynen şöyle konuşmuş: "Kadına bizim kadar değer veren, mesai harcayan başka parti var mı Yok."

Mustafa Armağan

İlk kütüphanemiz nasıl doğdu

Mustafa Kemal Paşa 27 Aralık 1919 günü Ankara'ya ulaşır. İstanbul'da Minber, Sivas'ta İrade-i Milliye gazetelerinde olduğu gibi direnişin ve Millî Mücadelenin sesini duyurmak ister. Bunun için de 10 Ocak 1920 tarihinde Hakimiyet-i Milliye adında bir gazete yayımlanır. Kütahya - Eskişehir Muharebeleri öncesinde 30 Haziran 1921 günü bu gazetedeki bir haber dikkat çeker: "Bir

Tolga Aydoğan

II. İnönü Zaferi: 'Milletin Kötü Kaderini Değiştiren Zafer'

"Siz orada yalnız düşmanı değil, milletimizin makûs talihini (kötü kaderini) de yendiniz. Düşman çizmesi altındaki kara yazılı topraklarımızla birlikte bütün yurt bugün, en kıyıda köşede kalmış yerlerine kadar zaferinizi kutluyor." (M. Kemal Atatürk, 1 Nisan 1921) 105 yıl önce bugün, 1 Nisan 1921'de II. İnönü Zaferi

Sinan Meydan

Endülüs Emiri Abdurrahman'ın macerası! Doğu'da sönüp Batı'da...

Emir Abdurrahman, Şam'da katliamdan kurtulup, film gibi bir serüvenle Endülüs'e ulaşmış, büyük bir medeniyetin temelini atmıştı.Kurtuba'da ilk cuma hutbesinde minbere çıkan hatip, Emir Abdurrahman'ı anarken şöyle diyordu: "Şarkın sönmüş güneşi, garpta yeniden doğmuştur!"Türk ve İslam tarihinde öyle hadiseler cereyan etmiş ve öyle

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Trump biraz tarih okusun: İran'ın 500 yıllık yıpratma savaşları...

İran ordusu kendisinden üstün Osmanlı ordusuyla asimetrik muharebe usulleri ve İran coğrafyasının avantajlarından istifadeyle mücadele etti Kendilerine doğal bir savunma sağlayan coğrafyanın avantajlarından yararlanarak yıldırma ve yıpratma stratejisini kullandılar Osmanlıların iaşe temin edecekleri yerleşim alanlarını boşaltıp tarım arazilerini yakarak tahrip ettiler, su kaynaklarını zehirlediler

Erhan Afyoncu

Saray bahçelerinde zamanın izi! Topkapı'dan Dolmabahçe'ye Osmanlı'nın...

İstanbul'un kalbinde iki saray... Biri doğunun dinginliğini, diğeri batının estetiğini taşıyor. Topkapı Sarayı'nın asırlık çınarları ile Dolmabahçe'nin geometrik bahçeleri, Osmanlı'nın doğayla kurduğu ilişkiyi günümüze taşıyan yaşayan tarih sayfaları gibi. İstanbul'un en eski saray yerleşimlerinden biri olan Topkapı

Fahri Sarrafoğlu

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy