Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (388)

"İstik̆l̃âl̃ Âmentüsü" Kâzım Karabekir Paşa, doğruyu söylemiyor, Resmî Temessül İdeol̃ojisi'nin (RESTİ'nin) hep yaptığı gibi, gencliği aldatmıya mı çalışıyordu Fakat, kitabları "best-seller" yapılan Dönme müellifler, "resmî" târihçiler ne kadar târihi tahrîf etmiye, ideol̃ojik hedeflerine uygun muhayyel bir

Yesevizade Alparslan Yasa

İstanbul'un anıt çınarları: 1000 yıllık tanıklar

İstanbul'un asırlık anıt çınarları sadece birer ağaç değil; fetihten isyanlara, sevinçlerden acılara kadar imparatorluğun tüm sırlarını saklayan canlı birer tarih. Eyüp Sultan'dan Topkapı'ya, Sümbül Efendi'den Belgrad Ormanları'na uzanan bu köklü miras, ecdadın şehre bıraktığı en sessiz ama en sadık tanıkları olarak keşfedilmeyi bekliyor.

Fahri Sarrafoğlu

Orta Doğu'nun yangını ve Türkiye

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Çinili Kasır

Çoğu kişinin adını bile duymadığı Çinili Kasır, bir dönem Beşiktaş Sarayı'nın en gözde yapılarından biriydi. Seyyahların övgüyle anlattığı, hemen hemen bütün cepheleri çinilerle kaplı bu anıtsal kasırdan günümüze yalnızca birkaç görsel belge ve yazılı kayıt ulaşmıştır..Bu başlık çoğu kişiyi yanıltabilir. Yıllardır "Çinili Köşk" dediğimiz

Sinan Genim

9 Eylül ve İzmir'e giren komutanlar

3 Kasım 1948 günü Cumhuriyet Gazetesi'nin ikinci sayfasında emekli süvari subayı Behçet Bağatır'ın bir mektubu yayınlanır ve şöyle bir çağrıda bulunur: "...birkaç senedir ağır bir hastalıktan dolayı evinde yatıyor. Bu kahraman komutana - eşi de vefat ettiğinden dolayı – ordudan verilmiş bir er hizmet ediyor. Hafıza ve zekâsı idrak ve mütalaa hassaları tam yerinde olan bu fedakâr

Tolga Aydoğan

9 Eylül'ün anlamı: "İzmir'in Kurtuluşu Sadece İzmir'in Kurtuluşu...

Bugün 9 Eylül 2026; İzmir Marşı'ndaki ifadelerle İzmir'in dağlarında çiçeklerin açtığı, bozulmuş düşmanların yel gibi kaçtığı gün; bugün güzel İzmir'imizin kurtuluşunun 104. yıl dönümü... 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali kararı, İngiltere'nin aldığı, Fransa ve ABD'nin de kabul ettiği bir karardı. Ayrıca İzmir'in işgali sadece İzmir'le

Sinan Meydan

Ege'de 241 yıl önce yaşanan deniz kazasında 644 kişi öldü

Osmanlı tarihinin en büyük deniz kazalarından biri 1785 Kasım'ında meydana geldi. Adalar Denizi'nde (Ege Denizi) fırtınaya yakalanan Ülgünlü Arnavut Uzun Hasan Reis'in 650 mürettebatlı gemisi battı. Gemiden sadece 6 kişi mucize eseri kurtulabildi Gelişen teknolojiye rağmen gemi kazaları günümüzde de devam ediyor. Bir geminin battığını duyduğumuzda aklımıza öncelikle arama- kurtarma

Erhan Afyoncu

Osmanlı Türkünün Kızıldeniz, Basra ve Hint Okyanusu hâkimiyeti...

Zâten, Hint Okyanusu'nda kıyısı bulunan Müslüman Devletlerinin hiçbirinin, Portekiz Donanması ile açık denizde boy ölçüşecek deniz kuvveti de yoktu. Sadece Fâtih ve II. Bâyezid zamanında Hindistan'da hüküm süren devletlere gönderilen subay ve topçu askerleri vardı. Birçok Müslüman hükümdar, Osmanlı Türkleri'nden olan subayların kumanda ettigi topçu birlikleri ve hassa

Halit Kanak

Ankara'da düzenlenen bir İstanbul Sempozyumundan notlar

Prof. Dr. Bahattin Yediyıldız da bir konuşma yaptı. İki cümlesini aktarayım sadece: "Osmanlı zamanında İstanbul hayrat sitelerinden oluşan bir iyilikler şehridir. İstanbul'da hukuk vardı." Bahattin Yediyıldız, İngiliz oryantalisti Bernard Lewis'in Jews of Islam (İslamın Yahudileri) adlı kitabından bir alıntı yaptı ve padişahın Bosna'ya gönderdiği bir fermanı okudu:

Mustafa Armağan

Osmanlı DevletiRoma'nın devamı mı

Osmanlı Devleti'nin Roma-Bizans İmparatorluğu'nun devamı olduğu yahut olmadığına dair lehte aleyhte çok şey söylenmiştir. Bundan ziyade Osmanlıların kendilerini nasıl gördüğü mühimdir.Osmanlının Bizans'ın devamı olup olmadığı sualinin cevabı, kimin, hangi perspektiften baktığına ve hangi devre fokuslandığına göre değişebilir. Beri taraftan, mevzu sadece akademik değil, aynı zamanda hüviyet, miras ve meşruiyet meselesidir.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Tarihi camide hünkâr sofrası!

Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul'daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi'ne "Hünkâr Sofrası" kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...

İlber Ortaylı

MİLLİ GÖRÜŞ TARİHİ-19 / Kapitalizm ve Komünizm Siyonizmin birer...

"Şimdi yapacağımız konuşmalardan maksadımız doğruyu bulmaya yardımcı olmaktır" diyordu Erbakan konuşmasına başlarken. "Bu milletin 50 milyon memleket evlâdının hepsi birbirinin kardeşidir, bizim kardeşimizdir. Bu milletin evlâtları Adalet Partisi'ne veya Halk Partisi'ne oy verirken iyi niyetle oy vermektedirler. O kardeşlerimizin seçmiş oldukları milletvekilleri olarak,

İsmail Fatih Ceylan

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)'e selam olsun MEHMET EMİN GERGER "Kim Peygambere itaat ederse, şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa: 80) "Allah ve melekleri, Peygambere çok salavat getirirler. Ey mü'minler! Siz de O'na (Resûlüllah'a) salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin!" (33Ahzab: 56)

Mehmet Emin Gerger

Sekiz milyon seçmen

Önce bir darbımesel Eski büyüklerimizin darbımeselleri ne güzeldir. Başta Mevlânâmız olmak üzere büyüklerimiz ne kadar güzel darbımeseller anlatmışlardır. Mevlânâmızın meşhur Mesnevisinde birbirinden güzel pek çok darbımesel vardır. Onlardan biri şöyledir: Bir sinek, eşek bevlinin üzerinde gezinen saman çöpünün üstüne kondu. Sonra kendini bir

Mustafa Akgün

Hiç çocuğu olmayan Atatürk çocukları neden çok severdi

Bir çocuk sahibi olamamak hep bir sızıydı Atatürk'ün yüreğinde. O acısını hiç gizlemedi...Bir baloda Asaf İlbay, on altı yaşındaki kızını Atatürk'le tanıştırdı. Sohbet neşeli sürürken o anlarda Atatürk'ü hüzün bastı. Asaf Beyi göstererek söz açtı:- Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında bir çocuğum olacaktı!"

Yaşar Gürsoy