İslam Dünyasında Özgür Düşünce ve Ahlaki Cesaret

İslam dünyasında özgür düşünce ve ahlaki cesaret, dini rehberlik, toplumsal düzen ve siyasi direniş gibi alanlarda nasıl işleyebileceği sorusunun etrafında tartışılmaktadır. Yazarlar, maneviyatın bireysel arayış mı yoksa kurumsal bağlılık mı gerektirdiği, yönetici ahlaksızlığının toplumsal çöküşün kökü olup olmadığı ve samimi inanç ile siyasi değişimin ilişkisi gibi temel meselelerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Ancak tüm bu sorgulamaların merkezinde, güç ve çıkar tarafından biçimlendirilen bir dünyada, Müslümanların gerçekten bağımsız ahlaki duruş sergileyebilmeleri mümkün müdür?
#ahlak#İnanç ve Gayret#Tasavvuf#Erdoğan#İdeoloji#iktidar#adalet#İslam#İbn Arabî#Mektup

Hakikat kapısı herkese açıktır

Tasavvufun rehberliğini almak için tarikata bağlanmak şart mıdır, yoksa bilgi ve ahlak her Müslüman için aynı kapıdan mı açılır?

Ömer Lekesiz

Dinden vurulan dünyanın ortasında

Kuralları çiğneyen yöneticiler toplumun tamamını kural tanımaz hale getiriyor—peki bu çöküşten çıkış gerçekten sadece adalet ve birlik ilemidir?

A. Yağmur Tunalı

Gayret ve Hayret

27 yıl önce hapse düşen bir liderle yazılan mektup, gayretin ve duanın tarih yazacağına işaret ediyordu—ama samimiyetin siyaseti değiştirmeye yetmesi gerçekten de kaçınılmaz mıdır?

Mehmet Nuri Yardım

Ölçü ve Değer Arasında Müslümanca Bir Duruşun İmkânı

Hakikat güç dengeleri tarafından tanımlanırken, Müslümanca duruş iktidar karşısında ahlaki direnişi seçebilir mi?

Mehmet Biten