Gündem

DP: Demokrasi, adalet ve hürriyet

Demokrat Parti, 80. kuruluş yıl dönümünü kutluyor.Türkiye'de "demokrasi" tarihinin başlangıcı olan 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti kurulmuş, "Yeter, söz milletindir" sloganıyla yola çıkılmıştı. Kurulduğu günden itibaren milletin umudu olan DP, tek parti döneminin "açık oy, gizli tasnif" gibi adaletsiz bir seçim sistemiyle yapılan seçimleri sebebiyle milletin iradesini sandığa tam olarak yansıtamamıştı.

Mehmet Kara

Maduro, Trump ve Venezuela

Trump; Dış işleri, Savunma, Savaş bakanlığı ve CIA direktörünü alarak, ekibi ile birlikte yaptıkları uluslararası usulsüzlük girişimini izlerken keyif aldıklarını, iyi iş çıkardıklarını basına anlatıyordu.Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hukukun ayaklar altına alındığı bir filmi izledik. Hiçbir kayıp vermeden, sivil-asker gözetmeksizin bombalayarak Maduro ve eşini yatak odalarından aldıklarını dünyaya servis ettiler.

Dr. Aytekin Coşkun

"Mazlum Coğrafyalar"ın mitralyözlü kovboyları…

Her ülke gibi Türkiye'nin de dostlarını arttırıp düşmanlarını azaltması, hem dünya barışı için ve hem de Türkiye'nin ve İslâm'ın istikbali için iyidir.Dostları arttırmanın ve kendine bağlamanın bir yolu da dostlara güç gösterisi yapmaktır. Ancak dünya barışı (sulh-u umumî) dünya üzerindeki negatif (yıkıcı) kuvvetlerin artmasına değil, azalmasına bağlıdır. Zira

Ahmet Battal

Seferberlik vakti

Aile, çocuk ve gençlik konuları yeteri kadar gündeme gelemese de uzun dönemde ülkemizi çok yakından ilgilendiren bir konu. Resmî açıklamalara da yansıdığı üzere evlenenlerin sayısı azalırken, boşanmalar artıyor. Maalesef çocuklarımız maddi ve manevi tehlike ve tehditler karşısında korumasız.Geçmiş yıllarda Avrupa ülkeleri için söz konusu olan tehlikeler, artık kapımızı çalmış durumda. Kötü

Faruk Çakır

Korsanlığa suskunluk…

VAZİYETTrump'ın Venezuela Devlet Başkanı'nı hiçbir beynelmilel meşruiyeti olmayan gece yarısı baskınıyla derdest edip ABD'ye kaçırması korsanlığında "yalan"a bile ihtiyaç duymayan şımarıkça pervâsızlığı tepki çekiyor. Öncelikle Mudoru'nun ülkeyi yönetemediği, uyuşturucu kartelleriyle işbirliği yaptığı iddiası, demokrasi sorunu, ekonomik sıkıntısı

Cevher İlhan

Toplu ceza olmaz

Yerinde, zamanında, kararında yapılan tenkitler hayırlı neticeler verir. Konuşulan meseleyi tahkim ile tekâmül ettirir. İşi hamlıktan, yavanlıktan çıkarır; tadında ve kıvamında pişmesini temin eder.Bir de zararlı olan ve karamsarlık havası veren tenkitler var. Onlardan da mümkün mertebe sakınmak, uzak durmak icap eder. Bu hayatî noktayı vüzûha kavuşturmak için, yaşadığımız hayattan bazı misaller sunmaya çalışalım.

M. Latif Salihoğlu

ABD'nin Venezuela müdahalesi: Sırada ne var

ABD-Venezuela ilişkilerindeki tırmanış, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 8 Ağustos 2025'te "Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanması için ödülü iki katına yani 50 milyon dolara çıkartması ve Venezuela liderinin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanan 'Cartel de los Soles' ögütüyle ilişkilendirilmesi"yle zirveye çıkmıştı.Washington 9 Ağustos 2025'te

Muhammet Örtlek

İngilizce propaganda: Çok gürültü, az ikna

Son yıllarda sosyal medya platformlarında, farklı coğrafyalarda üretilip küresel dolaşıma sokulan İngilizce siyasî içeriklerin sayısı belirgin biçimde artmış durumda.Bu içeriklerin büyük ölçüde İngilizce üretilmesi tesadüf değil: Gaye, öncelikle Batılı kamuoylarını hedeflemek ve küresel dijital dolaşımın ana dili olan İngilizce aracılığıyla algoritmik görünürlüğü en üst düzeye çıkarmak.

Ahmet Said Aydil

"Biz de size karışmayalım"

Başta darbe dönemleri olmak üzere hemen her zaman her dönemde dinî değerlere karşı olan malum mihraklar bu sinsi niyetlerini kamufle ederek, suret-i haktan görünerek Nur hadimlerine; "Bizim kırmızı çizgilerimiz var. Lütfen bu çizgilerimiz çiğnemeyin. Biz de sizin kırmızı çizgi olarak bildiğiniz Risale-i Nur'ları okumanıza karışmayalım. Yani siz bize karışmayın; biz de size karışmayalım" gibi görünürde makul ve kabul edilebilir bir pazarlık gibi görünüyor.

Hüseyin Gültekin

Yalnız hatıran kaldı, boş kalan çerçevede!

Vaktiyle, memleketin birinde, adamın biri lokantada bir çorba içer. Hesap gelince de garsona; "yanıma para almamışım, parayı sonra bırakayım" der.Garson, "elbette" der. "Şu bonoya borç miktarını yazınız ve altına imza atınız, biz de senedi bir çerçeve içinde şu duvara asalım. Siz de yarın gelir borcunuzu ödersiniz..." Öfkelenen adam, "yahu

İbrahim Aktaşcı

Test"-food ile beslenen beyinler

İnsanlık tarihinde, bilgiye erişim imkânlarının en üst seviyeye ulaştığı zamanları yaşıyoruz.Eski zaman insanlarının belki de bir ömür boyunca gezerek, okuyarak, görerek ve tecrübe ederek edinebildiği bilgilerin toplamından fazlasını saniyeler içinde ve oturduğumuz yerden kalkmadan inceleyebiliyoruz. Yazılı, sesli ve görüntülü neşriyat bile çok büyük bir bilgi kaynağı sayılmıyor

Adnan Nacir

Zindan-ı atalet

Münazarat'ın sonunda yer alan ve önemine binaen İhlâs Risalesi'nin müstakil baskılarına da konulan çok ilginç bir soru-cevap var.Ayet ve hadislerden alınan ölçülerle cevabı son derece veciz bir şekilde verilen sual şöyle: Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi ne "Tembellik, boş durma, işsizlik" gibi anlamlara gelen ataletin "zindan"

Kâzım Güleçyüz

"Yapay Zekâ"mızın şu "tarafsızlık" imtihanı, hem de şu "istibdadı"...

Bilgisayar, İnternet, Google Arama Motoru, Google Translate ve Google Lens derken…Birden, şu "Yapay Zekâ'mız" ile tanıştık... Bilgi havuzu, hem de şu dağarcığı, pek meraklı ve bir o kadar kabiliyetli bir insanın, şu bütün ömr-ü hayatında elde edebileceklerinin şu tamamından şu kat be kat fazlası... Sanki şu İsm-i Hafîz'in, şu "bütün

Orhan Ali Yılmaz

Rejimin futbolu da ofsayt

Son bir kaç yazımız futbola açıldı ancak, mesele ne futbol ne de futbol dünyasının problemlerini nazara vermekti ki, meraklıları spor gazetelerinden öğreniyorlar zaten.Asıl mesele; rejimin her yeri tahrip ettiği, biat kültürünü geliştirdiği, o çok önem atfettiği sporcunun "zeki, çevik ve ahlaklı" olmaya muvaffak olamadığı bir düzen(sizlik)dir. Madem, özellikle dünya arenasında başarı

Ömer Faruk Özaydın