Ahmet Said Aydil

Ahmet Said Aydil

Yeni Asya
Gündem 35 yazı 0 takipçi

Nurcular ve Rusya

Gazetemizde zamanında haber olarak girilmiş, 2018 yılından bir AİHM kararını tekrar hatırlayalım:2008 yılında Rusya, Risale-i Nur Külliyatı'ndan bazı eserleri "aşırılık yanlısı materyal" ilan ederek yayımlanmasını ve dağıtılmasını yasakladı. Rus mahkemelerinin gerekçesi ilginçti: bu eserler İslâm'ın hak din olduğunu söylüyor, okuyucuyu bu inanca d

Rüşveti reddin bedeli

Sömürgecinin en zarif silahı yasak değil, hediyedir.Immanuel Wallerstein'a göre, evrensellik (yani küllî hakikat iddiası) "kuvvetlinin zayıfa bir 'hediyesi'dir" ve bu hediye, sunulduğu kişiyi bir açmaza sokar. Reddetmek kayıptır: Kişi, hakikatinin küllî değil cüz'î olduğunu, herkese değil yalnız kendine ait dar bir doğru olduğunu peşinen itiraf ede

Avrupa'nın iki yüzü: Bir referandum, bir oylama

Geçtiğimiz hafta Avrupa, göç meselesindeki gerilimini iki ayrı sahnede gösterdi.15 Haziran'da İsviçreli seçmenler, ülke nüfusunu 2050'ye kadar 10 milyonla sınırlama önerisini reddetti: Yüzde 55 "hayır", yüzde 45 "evet". Sağcı İsviçre Halk Partisi'nin getirdiği teklif kabul edilseydi, nüfus 10 milyona yaklaştığında hükümet AB ile serbest dolaşım anl

İslâmofobi

Bosnalı olmak suç mudurMesela soykırımcı Sırplar "burayı Türklerden temizleyeceğiz" derken Bosnalıların Türk olmadığını bilmiyor mudur Türk'e duyulan nefretin sebebi onun Türklüğü müdür Peki Filistinli veya Lübnanlı olmak suç mudur Cezayirlilerin, Tunusluların, Faslıların Fransızlar karşısında "suçlu" olmalarının sebebi mensup oldukları milletler

Akademisyen olmak zorunda mısınız

Bir akademik konferansta, tecrübeli bir Avrupalı araştırmacı projesini sunuyordu. Projenin konusu katliamların yaşandığı bölgelerde toplu mezarları araştırmak, tespit etmek ve mümkün olduğunca mağdur sayısı ve kimliklerine ulaşmak. Araştırmacı Suriye'de, Kosova'da, Mısır'da ve başka yerlerde araştırmacıların maruz kaldığı koşulları anlattı. Malum b

Avrupa ve Biz - 2

Avrupa demokrasilerinin içinde bulunduğu mevcut durum iç açıcı değil. Bu durumu zaman zaman yazılarımızda veya çeşitli toplantılarda ele alıyor ve farklı açılardan inceliyoruz.Bu konudaki gözlemlerimizi paylaştığımızda aldığımız tepkiler (ılımlı olanların dışında) iki aşırı uca savrulma eğilimi gösteriyor. AB'yi mutlak bir medeniyet standardı ve me

Anti-Almanlar

Anti-Deutsch — Türkçesiyle "Alman Karşıtları" — kendi ülkesinin tasfiyesini savunan, İsrail devletine şartsız destek veren ve Filistin dayanışmasını antisemitizm olarak tanımlayan bir radikal sol siyasî hareket.İlk duyulduğunda marjinal bir aşırılık izlenimi verse de hareket bugün Almanya'nın resmî Filistin politikasını, Müslüman göçmenlere yönelik

Emperyal bumerang

ABD'nin savaş alanlarında geliştirdiği gözetleme ve kontrol teknikleri iç güvenliğe aktarılıyor; peki bu geri dönüş kaçınılmaz mı, yoksa kurumsal seçimler midir?

Avrupa ile mevcut ilişkiler

Önceki yazı serimizde Türkiye'nin jeopolitik olarak "Batı/Avrupa" bloğundaki yerinden söz etmiştik. Bu yazıda ise bu çerçeveyi somutlaştırarak Türkiye'nin başlıca Avrupa ülkeleriyle güncel ilişkilerine kısa notlar halinde göz atalım.Almanya: Berlin son dönemde Türkiye'ye daha pragmatik yaklaşan bir dil kullanıyor. Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul

ABD ile mevcut ilişkiler

"Diğer Batılı ülkeler" diye bitirmiştik son yazımızı, ancak yeni yazımızın başlığını "ABD" olarak değiştirdik.Malum, Ateş çemberi–3 yazımızda goril dediğimiz ABD hayatımızda büyük yer kaplıyor. Böyle olunca bir yazıyı tamamen ona ayırmak kaçınılmaz. İkinci Dünya savaşı sonrası Avrupa'nın ekonomik ve askerî mimarisi büyük ölçüde ABD eliyle kuruldu.

Ateş çemberi - 3

Aylar önce Etiyopyalı bir hocamızla Katar'ın bombalanması üzerine konuşuyorduk.O dönemde bazı Siyonist çevrelerin Türkiye'yi de tehdit etmeye başlaması üzerine konu açılmıştı. Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz üzere, Türkiye'nin birçok ölçüte göre "Batılı" bir devlet olmasından dolayı böyle bir ihtimali düşük gördüğümü söylemiştim. Hocamız da bana

Ateş çemberi-2

Türkiye "Batı" veya "Avrupa" ülkesi midir Kültürel, coğrafî, felsefî açıdan bu konu üzerine sonsuz tartışmalar yapılabilir.Ancak "Batı" ve "Avrupa" derken neyi kast ettiğimizi, yani sınıflandırmanın ölçütlerini belirlersek tartışmamız daha verimli hale gelebilir. Belirlediğimiz ölçütler de elbette bu tartışmaya dahil edilebilecektir. Bize göre bugü