Ordu'daki yerel direnişin temeli çevre aktivizmi değil, nesiller boyunca inşa edilen yaşam biçimini koruma çabasıdır. Yazara göre, bölge halkı madencilik projesine karşı çıkarak sadece doğayı değil, kültürel kimliğini ve tarihsel mirası savunmaktadır. Peki, ekonomik kalkınma vaadleri, toplumun derin köklü memleket duygusunu ve yaşam hakkını geçersiz kılmaya yeterli midir?
Ordu'nun madene karşı direnci çevre aktivizmi değil, yüzyıllardır kurduğu hayat biçimini savunması—peki ekonomik kalkınma söylemi bu memleket duygusunu haksız kılmaya yeter mi?