Hayatın gerçek anlamı nedir Dünyadaki insan sayısı kadar farklı cevap!

İşte tam bu noktada tıpkı çocuklukta olduğu gibi mutluluğu hayatın doğal hali sanırız. Oysa tasavvuf ve Zen Budizm bize insanın en büyük dönüşümünün kayıplar ve acılarla başladığını öğretir.

Aydınlanmanın yolu acıyla birlikte yaşayabilmektir. Acıya yakınmayan ruhunu eğitmeyi bilir. Kadim Hindu metinlerinde insanın ağlarken büyüdüğü söylenir. Bebek de ağlar ama onun acısı daha çok anlık bir ihtiyacın giderilmesiyle sonlanır. Yetişkin bir kişinin sessiz ağlayışında yüksek bir frekans açılır.

Kayıplar çoğu zaman ilahi tecellinin kişi üzerindeki olağanüstü hal ilanıdır. Bu hali isyanla karşılayan daha da dibe gömülür. Sadece katlanan daha da katmerleşmesini durdurur. Bir de olağanüstü hal ile gelen o acıya şükreden vardır. Musibet istenmez ama ilahi tecelliden gelen musibete şükürle karşılık verildiğinde orada muazzam bir kapı açılır. Bu kapı farkındalığın, üst bilincin aydınlanmış halidir. Toplumun sahte alkışları, çevresel pohpohlamalar bu bilinci rahatsız eder.

'Ölümü sık sık hatırlayın' hadisini tam manasıyla kavrama halinde geçici olana bakış açımız değişir. Bitecek olana bağlanmak, sona erecek olan hayata bu kadar tutkuyla yapışmak anlamsızlaşır. Batıda ölüm, yarım kalmışlık olarak yorumlanır. Doğuda ise yeniden başlangıçtır.

Doğunun bilgeliğinde, sufi geleneğin önemi büyüktür.

Sufi gelenek günümüzün hız çağına biraz 'Dur! Bekle! Anla! Farkında ol!' diyerek alternatif rotalar oluşturur. İnziva bu rotanın haritası, affetmek ise (varıldıkça başka bir kapıya açılan labirentin) anahtarıdır.

'Sığ sular gürültü çıkarır, derin sular sessizdir' sözünün çerçevesinde bu irfanın yolunu takip etmek, yaşadığınız modern çağla başa çıkma tahtında daha mümkün görünüyor. Hayatı anlamanın yolu anlatmaktan değil, dinlemekten, sözleri azaltmaktan geçiyor.

Sözlerden arınmak, mülkiyetten arınmak, negatif insanlardan, alkışlardan arınmak...

Geriye hiçbiri kalmayacak olana değil, hikmete tabi olmak daha esaslı bir gayret gibi görünüyor.

Konuya dair bir kıssa: