Yer yarılırken bile el bırakmamak

Toz, toprak, sallanan bir mekân, ama sarsılmaz bir sevgi o anda zamanı donduruyor. Ölüm korkusuna rağmen gayet sakin bir karşılama sergiliyor yaşlı adam.

Bu iki yaşlı insanı Türk yetkililer bulup tüm masraflarını karşılasınlar ve Türkiye'yi gezdirsinler. Yaşlı adam, bir tercüman eşliğinde gençlere anlatsın o ânı. Ülkenin en geniş salonlarını kiralasın belediyeler. Savaşlardan daha önemli olan, gençlikte aşk diye yazılan ve yıllar geçtikçe sessiz hareketlere dönüşen o ânı anlatsın yaşlı adam. 'Yer yarılırken bile el bırakmamak' olsun bu etkinliklerin adı... Sevginin, merhametin ne olduğunu bilen insandan zarar gelmez. Dini, dili, ırkı, cinsiyeti hiç fark etmez; sadece yüksek sevgidir insanı insan yapan.

Venezuela'daki depremde kaç kişi öldü Kaç kişi yaralandı, kaç kişi kurtuldu İşte tüm bu bilgiler insan hayatının bir istatistiğe dönüşmesinden başka nedir ki Kimse şu soruyu sormuyor. Kaç kişi sevdiğine siper oldu Kaç kişi ölümü göze alarak yıkılması muhtemel bir binaya girdi Kolonların altından saatlerce uğraşıp kaç kişiyi çıkardı İşte bunlar istatistiğe girmez; çünkü burada gerçek bir eylem, hakiki bir centilmenlik örneği vardır.

Yaşlı adam depremi durduramayacağını biliyordu ama sevdiği birinin korkusunu bir nebze azaltmak uğruna ölümü göze aldı. Bu mantıklı gelmez kimseye ve herkes bilir ki depremin seyrini değiştiremez yaşlı adam. Betonun ağırlığını hafifletemez. Ama orada öyle bir feda ediş var ki... İnsan içinden, 'O merhametin hatırına Allah onları korusun' diye geçiriyor.