Elbette bazı esmaları tekrar etmek evrendeki kozmik enerjiyi harekete geçirir. Fakat siz, gelecek olan mükâfata hazır olduğunuzdan nasıl emin olabiliyorsunuz
Bir yorum okudum. Kadın diyor ki:
"Bir çocuğum olmasını istedim. Doktor doktor dolaştık. Her türlü tedaviyi denedik. Üfürükçülere, hocalara gittik. Yıllar geçti, çocuğum olmadı."
Sonra, ısrarla çocuk istediği için eşinden ayrılmış. Kadın devam ediyor:
"Sonra bir adam bana talip oldu. Genç yaşta adamın eşi vefat etmişti ve dört çocuğuyla birlikte bana dil döküyordu, kendisini kabul etmem için. Ben yıllarca bir çocuğum olsun diye uğraştım durdum, olmadı ve bu yüzden evliliğim sonlandı. Şimdi Allah bana dört çocuk birden gönderiyordu."
Dostlar, mevsimler, arkadaşlar, çocuklar, hevesler... Her şey gelip geçiyor. Ama insan işte, tutunacak bir dal arıyor. Bu yüzden sürekli kendine geleceğe dair planlar inşa ediyor. "Şöyle yapacağım, böyle olursa..." diyor.
Oysa tüm arzular, boşluğa atılan birer imza gibi... O boşlukta hayat aniden sona eriyor. Bu yüzden hayata teslim olmak, akışa revan olmak kanaatindeyim. Teslimiyetin bilgelik değil, yorgunluğun başka bir adı olduğunu da düşünüyorum.
Çocuğu olmayan kadın istemeyi bırakmıştı. İşte o bırakma ânı, tam olarak vazgeçme ânı; bir tür teslimiyet... Öyle anlamlı ki...
O an, başka bir kılıkta karşısına çıkmıştı kadının istediği. Kaderin sessiz tebessümü, ısrarın gücünü bastırmıştı.
İnsan, istediği şeye çok uzun süre sonra kavuştuğunda, aslında istediği şeye değil de başka bir şeye kavuşmuş sayılmaz mı Çünkü yıllar içinde özlediği şeyin kendisi de değişmiştir.
Hayatın sırrı bu paradokslarda gizli olabilir mi
Aşka, servete, çocuklara, huzura, güzelliğe ulaşmaya çalıştığımız kadar, bunları ele geçirdiğimizde nasıl bir anlam elde edeceğimize odaklanmıyoruz. Bazen elde edilen şey büyük bir imtihana dönüşüyor.
Yıllarca yolunu beklediğimiz kişi bir gün ansızın gelip bizi heyecanlandırırken... İşte ne varsa o anda oluyor; hayatımızın içine ediyor.
Beklemenin şehvetine saplanmışsak, gerçekleşecek olan şeyler var olan düzeni daha beter hâle getirebilir.

18