Buna artist psikiyatrlar gibi 'özgüven eksikliği' demek en kolayı olurdu. Hayır, bu bambaşka bir halet-i ruhiye. Sanki hayatın insana öğrettiği naif bir savunma biçimi.
Gelir ne kadar artarsa artsın, zihnin bir köşesinde hep aynı cümle dolaşır:
'Ya bir gün yine biterse'
Geçmişte yaşanan o yokluk trajedisi, geleceğe karşı bitmeyen bir alarm sistemi kurmuştur.
Dışardan bakıldığında tutumluluk gibi görünebilir. Aslında çoğu zaman bunun adı tasarruf değil, yoksullaşma korkusudur.
Charlie Chaplin parasını yatağının altına koyarmış. Bankaya yatırmak istemezmiş. Çocukluğunda yaşadığı yoksulluk öyle korkutmuş ki, bir anda yoksulluğa düşme korkusuyla yaşarmış.
Çok lüks bir restoranda zorunlu bir yemek toplantısında, beş yıldızlı bir otelde zihinlerinde hep şöyle bir his dolaşır:
'Benim burada ne işim var'
Bu duygu, paranın eksikliğinden değil, aidiyet eksikliğinden doğar.
Bazı insanlar lüksü reddettikleri için sade yaşamazlar; sade yaşamayı hak ettiklerine inandıkları için lüksten uzak dururlar.
O YEMEKLER ADAMI HASTA EDER
Rahmetli Mehmet Şevket Eygi'nin anlattığı dikkat çekici bir hatırayı köşeme taşımak istedim. Bir dostuna şöyle demiş:
'Dışardan yemekleri gözüken restoranlarda yemek yeme. Ordan geçen nice yoksulun gözü o yemeklerde kalıyor. O yemekler adamı hasta eder.'
Daha önce hiç düşünmemiştim. Muhteşem bir bakış açısı. İşte insan olmanın kâmil yetilerine erişmiş bir muhterem şahsiyetin tavrı. Vicdana 'dile gel' denilseydi o da aynı şeyi söylerdi.
Çocukluğumda hatırlarım, annem 'evde ye, dışarda yersen birinin canı çeker' derdi. Bize hiç dışarda yemek yedirmezdi. Bu yüzden restoranların dış mekanlarında yemek de çok hoş değil.
Allah gani gani rahmet eylesin M. Şevket Eygi ağabeye...
Bugün sosyal medyada her yerde insanlar yediklerini ahlaksızca paylaşıyor. Çok acımasızca bir şey. Tıpkı babalar günü kutlanırken babasız bir çocuğun gözlerindeki acı gibi. Anneler günü kutlanırken aynı şekilde annesi olmayan bir çocuğun düştüğü durumu düşünün.
Tüm bu saçma kapitalizm ürünü olan günleri devlet eliyle imha etmek lazım. Lüks hayatları paylaşmak tacizdir. Güzel bir bedeni paylaşmak tacizdir. Mutlu aile fotoğrafları paylaşmak tacizdir. Kusursuz sofra fotoğrafları paylaşmak tacizdir. Yoksulları, doğuştan engelli insanları, evlenemeyen bekarları taciz eden dünyadan zenginlere de hayır gelmez.

28