Sessiz acıların şairi Ferruhzad, "Kuş ölür, sen uçuşu hatırla." demişti. Ama bu olaydan sonra insanlar öyle kırıldı ki, ne kuşa bakabilir, ne de uçuşu hatırlayabilirdi artık.
Hassas duyguları yıkılırsa geriye insana dair ne kalır
İşte asıl trajedi de burada başlıyor.
Bugün "tecrübeli" dediğimiz insanların önemli bir kısmı aslında hayata karşı daha bilge oldukları için değil, daha çok yara aldıkları için böyledir. Artık kimseye kolay güvenmezler. Hiçbir iyiliğe safça inanmazlar. Her yardımın arkasında bir hesap, her fedakârlığın altında bir çıkar ararlar. Yaşadıkları, onlara bunu öğretmiştir.
En kötüsü de şudur, artık iyi niyetli insanlar bile kendilerini ispat etmek için zorlanacaklardır. Bir defa toplumun hafızasına "acaba bu da mı..." virüsü girmiş ve dayanışma duygusu yerini kuşkuya bırakmıştır.
Adını miras aldığım rahmetli büyükbabam bir hikâye anlatırdı. Ahbap derneği bana bu hikâyeyi hatırlattı.
Issız bir yolda, atının üzerinde ilerleyen bir yolcu, yol kenarında bitkin halde oturan bir adama rastlar. Adam, günlerdir aç olduğunu, susuz kaldığını ve artık yürüyemeyecek kadar güçsüz düştüğünü söyler. Yolcudan yalnızca biraz su ve birkaç lokma ekmek ister.
Yolcu, etrafta başka kimsenin olmadığı bu tenha yerde, karşısındaki adamın çaresizliğine kayıtsız kalamaz. Atından iner, matarasını uzatır. Heybesindeki ekmeği ve azığını onunla paylaşır.
Adam suyu içer, karnını doyurur. Yolcu tam yeniden atına binecekken, yardım ettiği kişinin gözleri değişir. Bir anda belinden silahını çeker. Aslında karşısındaki, yardım bekleyen bir yolcu değil, fırsat kollayan bir hayduttur.
Yolcunun parasını, eşyalarını alır. Ardından atına da binip uzaklaşmaya hazırlanır. Geride, ıssız yolun ortasında elinde hiçbir şeyi kalmamış bir adam bırakır.
Tam uzaklaşırken, yolcu arkasından seslenir:
"Dur! Sana söyleyecek son bir sözüm var."
Haydut durur, alaycı bir ifadeyle arkasına döner.
Yolcu der ki:
"Paramı aldığına üzülmüyorum. Atımı çaldığına da üzülmüyorum. Beni bu ıssız yolda bu halde bıraktığına da üzülmüyorum. Bunların hepsinin telafisi var, kaybettiklerimi yeniden kazanırım. Asıl korktuğum, bu yaptığını başkalarına anlatman. Çünkü insanlar bu hikâyeyi duydukça, bir daha yol kenarında yardım isteyen gerçekten aç birine su vermeyecek, gerçekten yolda kalmış birine el uzatmayacak. Bana yaptıklarına değil yeryüzünden merhameti kaldırdığına üzülürüm."

23