Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 210 yazı 0 takipçi

Çocuk Her Yerde Aynı Çocuk Değildir

Bir çocuğun gözyaşı dünyanın neresine düşerse düşsün aynı ıslaklığı taşır; ama ne yazık ki aynı yankıyı uyandırmaz. Coğrafyalar değiştikçe acının adı, kaderin rengi, çocukluğun ağırlığı da değişiyor. Oysa çocuk dediğin... Toprağa değil, oyuncağa bakan; açlığa değil, annesinin gülüşüne uyanan bir yürek olmalıydı. Ama olmuyor. Çocuk, Yemen'de açtır.

Gençler Hâlimizi Okuyor, Sözümüzü Değil

Biz yıllardır gençlere Hz. Peygamber'in açlıktan karnına taş bağladığını anlatıyoruz... Ama onlar bizim göbeğimizdeki taş değil, biriken yağları görüyor. Onlara Efendimiz'in kerpiçten, sade bir evde yaşadığını söylüyoruz... Ama onlar bizim bu sözlerle elde ettiğimiz imkanlarla yükselttiğimiz ihtişamlı konakları görüyor. Onlara Nebî'nin mütevazı eşe

Merhametin Yitirildiği Dünya

"İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez." (Buhârî, Tevhîd, 2; Müslim, Fedâil, 66) Bu hadis, sadece bir nasihat değil; insanlığın varlık sebebini özetleyen ilahî bir uyarıdır. Çünkü merhamet, Allah'ın kullarına en büyük lütfudur. Merhamet kalkarsa insan da kalmaz, vicdan da... Bugün dünyanın her köşesinde mazlumların çığlıkları göğe yük

Helâkın Eşiğinde Bir Dünya

Tarih, sadece geçmişin hatıraları değildir; Allah'ın insanlığa bıraktığı apaçık bir uyarıdır. Nice toplumlar vardı... Gücüne güvenip zulmü sıradanlaştıran, mazlumun feryadına sağır kesilen, haksızlığı kanıksayan... Hepsi bir gün tarihin karanlık kuyularına gömüldü. Ne ihtişamları kaldı, ne kibirle yükselttikleri kuleleri. O toplumlara peygamberler

Kişilere Değil, İlahi Davaya Bağlı Olmak

İslam'da bağlılık şahıslara değil, hakikatedir. Hasan el-Bennâ'nın veciz ifadesiyle, "İslam'da asla ve asla kişilere bağlılık yoktur; kişiler ancak Allah ve Rasûlü'ne bağlılığı derecesinde itibar görür." Bu cümle, ümmetin yönünü belirlemesi gereken bir mihenk taşıdır. Ne yazık ki biz, bu ölçüyü kaybettiğimiz için savrulduk. İnsanları kutsallaştırdı

Siyonizmin yeryüzündeki bozgunculuğu: ürünleri ve nesilleri yok eden bir fitne

"Hâkimiyeti ele aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarır, ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez." (Bakara, 205) Yeryüzünün neresine bakarsanız bakın, insanlığın vicdanını kanatan bir zulmün izleri var. Fakat Gazze'de, Filistin'de yaşananlar yalnızca bir zulüm değil; ayetin tam karşılığı olan bozgunculuğun, yani yeryüzü

Siyasetten Kaçanlar, Zulme Kapı Araladıklarının Farkında mı

Platon'un "Siyaset ile uğraşmayacak kadar akıllı olanlar, daha aptallar tarafından yönetilerek cezalandırılırlar" sözü, bugün bazı İslami camiaların içine düştüğü tuhaf ve tehlikeli tavrı adeta çıplak bir gerçek gibi yüzümüze vuruyor. Çünkü kimi yapılar, kendilerine yakıştırdıkları "temizlik" kisvesiyle siyasetten el etek çekmeyi fazilet zannediyor

"Çocukların Mana Dünyasını Öldürmek: Görünmez Bir Katliam"

Tarih boyunca çocuklara yapılan zulmün acı örnekleri vardır. Firavun erkek çocuklarını öldürerek iktidarını korumaya çalıştı; Ebu Cehil kız çocuklarını diri diri toprağa gömerek cehaletin en karanlık yüzünü sergiledi. Bugün ise Gazze'de hem kız hem erkek çocuklar zalimin bombaları altında şehit düşüyor. Onların bedeni paramparça ediliyor fakat ruhl

Siyonizm'in "İbrahimîlik" Maskesi ve Ümmetin Ateşle Sınanan Uyanışı

Dünyanın gözleri önünde oynanan büyük bir tiyatro var: Siyonizm'in "İbrahimî dinler" adıyla pazarladığı o sahte kardeşlik masalı. Adına barış dediler, işbirliği dediler, ortak ata dediler... Ama bu sahte söylemin arkasında yatan gerçek, kanla yazılmış bir işgal projesidir. Bu proje, ümmetin zihnini uyuşturmak, adalet duygusunu köreltmek ve direniş

Kabir Kapısına Kadar Süren Yarış!

"Elhâkümüt-tekâsür. Hattâ zürtümül-mekâbir." "Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı." Bir uyarı değil bu, bir tokat aslında... Ama ne yazık ki biz bu tokadı her sabah duymazdan geliyoruz. Dünya hırsı, servet sevdası, makam yarışı, konfor düşkünlüğü... Hepsi bir sis perdesi gibi gözlerimizin önüne çekilmiş; Gazze yanıyor, ama

Bir Zamanlar Seni Taşıyan Eller

Bir zamanlar seni taşıyan eller vardı... Titremeden, yorulmadan, şikâyet etmeden... Bir annenin elleri — sabırla, şefkatle, yorgunluğun en derin hâlinde bile seni hayata tutan o sıcak eller... Ve bir babanın elleri — nasır tutmuş, soğukta çatlamış ama seni korumaktan asla vazgeçmemiş... Rabbimiz buyurur: "Biz insana, ana ve babasına iyi davranmasın

Âlimleri Asarak Milleti Cahil Bıraktılar

1925... Hani'li Salih Efendi darağacına yürürken yalnız bir insan değildi; bir hafızanın, bir medeniyetin, altı asırlık irfanın temsilcisiydi. Ayaklarının altında ölümün gölgesi dolaşsa da yüzünde tek bir titreme yoktu. Çünkü o, korkuyu aşmış bir yüreğin, ilme adanmış bir ömrün sahibiydi. Mahkeme salonunda hâkim şaşkınlıkla soruyordu: "Nerede tahsi