Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat

Deccal'in Gölgesindeki Dünya

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur: "Deccal'in fitnesinden her peygamber ümmetini sakındırmıştır. Ben de sizi onun fitnesinden sakındırıyorum." (Buhari, Fiten 26) Bir başka hadiste ise şöyle buyurur: "Deccal, sağ gözü kördür. Onun iki gözü arasında 'kâfir' yazılıdır." (Müslim, Fiten 102) Bu hadislerde geçen Deccal yalnızca bir şahıs değildir; o, b

Keramet mi, İhanet mi

Zamanın alnı karardı… Mazlumun gözyaşı, yeryüzünün susuz toprağına karışıyor. Gazze'de çocuklar toprağa düşüyor, Yemen'de açlık can alıyor, Sudan'da kardeş kardeşi vuruyor, Arakan'da sessizlik bile feryat ediyor. Ve bütün bunlar olurken, "keramet ehliyim" diyenlerin dudaklarından tek bir kelime çıkmıyor! Ey kendini "veli" diye tanıtan kişi! Eğer ge

Yerinize Çakılıp Kalmayın!

Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda seferber olun" denilince yerinize çakılıp kaldınız Bu ayet, sadece bir çağrının değil, bir sarsılışın, bir silkinişin ayetidir. Çünkü Rabbimiz, müminleri o günden bugüne, her dönemde aynı gafletle yüzleşmeye davet eder. Ne oldu bize Neden harekete geçmekten korkar olduk Neden zulmü gördüğümüzde susar

Köklerinden Koparılan Bir Halk

Bir düşünelim… Bu ülkenin Kızılay'ı 157, PTT'si 185, Polis Teşkilatı 180, Jandarma'sı 186, İtfaiyesi tam 311 yaşında. Ama Cumhuriyet sadece 102 yaşında. Bir ülkenin kurumları ondan daha yaşlı olabilir mi Bu, bir çocuğun babasından daha büyük olması kadar komik bir durumdur. Demek ki 1923'te sıfırdan bir ülke kurulmadı; sadece bir rejim değişikliği

İmanımızın Vitirini

Sizin davranışlarınıza bakıp da Müslümanlığa özenen kimseler yoksa, imanınızı bir kez daha gözden geçirin. Çünkü İslam, sadece secdede değil; bakışta, sözde, tebessümde, adalette, merhamette, cömertlikte, sabırda ve ahlakta görünür. Bizim en büyük davet aracımız minarelerden yükselen ezan değil, kalplerden yükselen güzel ahlaktır. Ne yazık ki bugün

İnsanın Dışı, İçinin Aynasıdır

İnsan ne yediyse ağzı onu kokar, ne okuduysa da ağzı onu konuşur. Kimi bilgisini, kimi cehaletini, kimi sevgisini, kimi de kinini… Çünkü ağız, kalbin tercümanıdır. Kalpte ne varsa, dil onu dışa vurur. Cenab-ı Hak buyuruyor: "De ki: Herkes kendi karakterine göre davranır. Rabbin kimin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir." (İsrâ Suresi, 84) Yani ins

Rabbini Kullara Şikayet Etme

Bazen insan öyle bir noktaya gelir ki… Yüreği daralır, dili susar ama içi isyanla dolar. "Neden ben" der. "Neden hep benim başıma geliyor" Oysa bir gün, Rabbimiz Davud Peygamber'e şöyle seslenmişti: "Ey Davud! Günahların göğe yükseldiğinde ben seni meleklerime şikayet etmiyorsam, sen de başına bir musibet geldiğinde beni kullarıma şikayet etme." Ne

Mahlûka Ulaşanlar ve Hâlık'ı Unutanlar

Bir adam, hadis ilmiyle meşgul bir hocaya çıkışır: "Batı'daki insanlar Ay'a ulaştı, sen hâlâ Buhari şerhi yapıyorsun!" der. Hoca sükûnetle cevap verir: "Onlar mahlûka ulaşmış, biz Hâlık'a ulaşmak istiyoruz. Lakin aramızda en büyük zarara uğrayan sensin; ne onlarla Ay'a ulaştın, ne de bizimle Buhari okudun." Bu kısa diyalog, çağımızın en derin yaras

Aynı Gökyüzü Altında Yanan İki Coğrafya: Gazze ve Sudan

Bir yanda bombaların gölgesinde açlıkla hayata tutunmaya çalışan Gazzeli kardeşlerimiz… Diğer yanda savaşın ve kıtlığın ortasında var olma mücadelesi veren Sudanlı mazlumlar… İki coğrafya, iki yara, ama aynı çığlık: "Nerede insanlık" Gazze'de gökyüzü ölüm yağdırıyor, Sudan'da toprak açlıktan kavruluyor. Birinin üstüne bomba düşüyor, diğerinin önüne

Birbirine Kılıç Çeken Ümmet

Ahir zamanın Müslümanları… Birbirlerine öyle kılıç çektiler ki, düşmanların kılıcı bu kadar keskin olmadı. Kalemleriyle, dilleriyle, nefretleriyle birbirini doğradılar. Halbuki eğer aynı kararlılığı küfrün ve dalaletin ordularına karşı gösterselerdi, bugün ümmet bu kadar perişan, bu kadar zelil, bu kadar yetim kalmazdı. Allah Teâlâ buyuruyor: "Hep