Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

Görünüşe aldanmayın

İnsan, hayatı çoğu zaman kendi dar bakış açısıyla değerlendirir. İstediği bir iş olmayınca üzülür, beklediği bir kapı kapanınca karamsarlığa kapılır, elde edemediği bir nimeti hayatının en büyük kaybı zanneder. Oysa kulun gördüğü ile Allah'ın gördüğü aynı değildir. Biz sadece bugünü görürüz; Allah ise geçmişi, bugünü ve geleceği birlikte bilir. Biz

Cennetin anahtarı anne ve babanın rızasındadır

Modern çağın insanı büyük başarıların peşinde koşuyor. Daha büyük evler, daha yüksek makamlar, daha gösterişli hayatlar için yıllarını harcıyor. Fakat çoğu zaman yanı başında duran ve Allah'ın rızasına giden en kısa yolu unutuyor: Anne ve baba. Bugün huzurevlerinin dolup taşması, yaşlı anne ve babaların evlat hasretiyle gözyaşı dökmesi, insanlığın

Akrabanız da olsa randevu almadan misafirliğe gitmeyin

"Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız." (Nur Suresi, 27) İslam, insanların sadece ibadet hayatını değil; aile hayatını, komşuluk ilişkilerini ve sosyal nezaket kurallarını da en ince ayrıntısına kada

Dünya hapsine düşmemek için her şeyi yapıyoruz; peki ya ahiret hapsi

İnsan, dünyadaki birkaç yıllık hürriyetini koruyabilmek için ömrünü tüketiyor. Kanunları çiğnememek için dikkat ediyor, hapse düşmemek adına en iyi avukatları tutuyor, malını mülkünü harcıyor. Çünkü demir parmaklıkların ardında yaşamanın ne kadar ağır bir ceza olduğunu biliyor. Fakat aynı insan, sonsuz hayatın hapsi olan cehenneme düşmemek için ayn

Bugünün Kerbelâ'sı Gazze'dir

Tarih sadece geçmişte yaşanmış olayların mezarlığı değildir. Tarih aynı zamanda insanlığın vicdanını ölçen bir aynadır. O aynaya baktığımızda kimi zaman yüzümüz kızarır, kimi zaman da utancımızdan gözlerimizi kaçırırız. İşte bugün o aynada gördüğümüz manzaranın adı Gazze'dir. Kerbelâ denildiğinde aklımıza susuz bırakılan çocuklar, zulme karşı dimdi

Kur'ân'ı anlamadan okumak, bal kavanozunu dışarıdan yalamaya benzer

Ramazanlarda, kandillerde, cenazelerde ve çeşitli vesilelerle Kur'an okuyan milyonlarca insan var. Dudaklarımız ayetlerle hareket ediyor, evlerimizde Kur'an sesleri yankılanıyor. Ancak kendimize sormamız gereken çok önemli bir soru var: Okuduğumuz Kur'an'ın bize ne söylediğini gerçekten biliyor muyuz Kur'an'ı anlamadan okumak, bal kavanozunu dışarı

Kalbi İslâm'a açılanlar ve taşlaşan yürekler

"Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, rabbinden gelen bir nur üzerinde değil midir Allah'ı anma hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay hâline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler." — Zümer 39/22 İnsan bazen aynı gökyüzünün altında yaşadığı hâlde farklı dünyaların insanı olur. Birinin kalbi secdeyle huzur bulurken, diğerinin yüreği ha

Diploma mı, iman mı

Modern çağın en büyük yanılgılarından biri başarıyı sadece diploma, makam, para ve kariyerle ölçmektir. Oysa insanın gerçek değeri, sahip olduğu unvanlarla değil; koruyabildiği imanıyla, ahlâkıyla ve Rabbine olan bağlılığıyla ölçülür. Bugün mezuniyet törenlerinde havaya fırlatılan kepler, yılların emeğini temsil ediyor olabilir. Ancak aynı anda ede

Manevi çevre kirliliği

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte sokaklarda dikkat çeken bir manzara ortaya çıkıyor. Sıcak havayı gerekçe göstererek, edep ve haya sınırlarını aşan kıyafetlerle toplum içine çıkan insanların sayısı artıyor. Öyle ki bazı kimseler, adeta iç çamaşırlarıyla dolaşmayı normalleştirmeye çalışıyor. Oysa mesele sadece bir giyim tercihi değildir. Bu durum,

İlmin Zirvesi: Hiçbir Şey Bilmediğini Bilmek

"İlmin üç aşaması vardır: Birinci aşamada kibir vardır, ikinci aşamada tevazu vardır, üçüncü aşamada ise kişi hiçbir şey bilmediğini bilir." Bu söz, ilim yolculuğunun özünü anlatan derin bir hakikattir. İnsan öğrenmeye başladığında, eline geçen birkaç bilgi kırıntısını büyük bir hazine zanneder. Birkaç kitap okur, birkaç mesele öğrenir ve kendisini

Tebdili kıyafet nerede kaldı

Bir zamanlar yöneticiler vardı... Makam odalarının kalın duvarlarının arkasına saklanmayan, önlerine konulan süslü raporlarla yetinmeyen yöneticiler. Kılık değiştirerek halkın arasına karışır, çarşıyı, pazarı, kahvehaneyi, sokaktaki insanı dinlerlerdi. Buna "tebdili kıyafet" denirdi. Çünkü bilirlerdi ki gerçekler makam koltuklarında değil, hayatın

Elem dolu azaptan kurtuluşun reçetesi

İnsan ömrü boyunca türlü ticaretler yapar. Kimi mal kazanmak için, kimi makam elde etmek için, kimi de dünyanın geçici lezzetlerine ulaşmak için gece gündüz çalışır. Fakat bütün bu kazançlar ölüm kapısında sona erer. Asıl önemli olan, ebedî hayatı kazandıracak ticareti yapabilmektir. İşte Allah Teâlâ, Saf Suresi'nin 10, 11 ve 12. ayetlerinde kullar