Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

"Erkektir yapar" diyen babalar, "ben yaşamadım kızım yaşasın" diyen anneler ve kaybolan nesil

Bir toplum bir günde çökmez. Ahlâk bir gecede yıkılmaz. Nesiller bir anda bozulmaz. Çürüme evin içinde başlar, sofrada büyür, anne-babanın dilinde kök salar, sonra sokağa taşar. Bugün gençliğin savruluşundan, iffetin hafife alınışından, haramın normalleşmesinden şikâyet eden nice insan, önce aynaya bakmalıdır. Çünkü bu yangının ilk kıvılcımı çoğu z

Tribünlerin gölgesinde uyuyan toplum

Bir toplumu çökertmek için her zaman silah gerekmez. Bazen ekranlar yeter. Bazen sloganlar yeter. Bazen milyonları aynı anda meşgul eden yapay gündemler yeter. İnsanların düşünmesini, sorgulamasını, acıya yönelmesini engelleyen her araç; görünüşte masum olsa da sonuçta bir uyuşturucuya dönüşebilir. Bugün bunun en güçlü örneklerinden biri futboldur.

Seni görmeyene görünmek zorunda değilsin

İnsan, en çok da görülmediği yerde yorulur. Konuşur ama duyulmaz. Vardır ama yok sayılır. Değer verir ama değersizleştirilir. Ve çoğu zaman fark etmez: Aslında savaştığı şey yalnızlık değil, görmezden gelinmektir. Bugünün en büyük yanılgılarından biri şudur: İnsan, değer verdikçe değer göreceğini zanneder. Oysa hayat, bu romantik beklentiyi çoğu za

Boykot İmani Bir Meseledir

Bir müminin kalbi zulüm karşısında kayıtsız kalamaz. Hele hele beş yaşındaki çocukların dahi kaçırıldığı, on binlerce bebeğin ve masumun katledildiği vahşet karşısında hâlâ rahatça zalimin safında ekonomik destek vermeye devam etmek, vicdanın da imanın da ciddi şekilde sorgulanmasına sebep olur. Çünkü iman sadece dil ile söylenen söz değil, kalpte

Islah söylemiyle gelen ifsad: İsrail ve ABD'nin gerçek yüzü

Kur'an insanlık tarihinin değişmeyen zalim tipolojisini asırlar öncesinden tarif etmiştir. Rabbimiz buyurur: "Onlara 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın' denildiğinde, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler. İyi bilin ki asıl bozguncular onlardır, fakat anlamazlar." (Bakara 11-12) Ne kadar sarsıcı bir hakikat... Çünkü zulüm hiçbir zaman kendisini zulüm d

Maneviyatsız bir gençlik

Bugün gençliğe bakıyoruz... Kalabalıklar içinde yalnız, imkânlar içinde huzursuz, özgürlük sloganları arasında esir bir nesil. Ekranların ışığında büyüyen ama kalbi kararan bir gençlik. Soruyoruz: Bu kadar imkân varken neden bu kadar bunalım var Bu kadar iletişim varken neden bu kadar yalnızlık var Cevap acı ama nettir: Çünkü insan Rabbini unuttu.

Müslüman bir bayan süresiz nafaka zulmüne razı olamaz

Bugün boşanma ve nafaka meselesi etrafında dönen tartışmalar, aslında çok daha derin bir sorunun işaretidir. Adaletin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği meselesi... Bir kadını koruma adına ortaya konulan uygulamaların, başka bir insanın hayatını uzun yıllar hatta ömür boyu ipotek altına alması gerçekten adalet midir İşte tam bu noktada Müs

Kur'an'ı güzel okuma yarışmaları

Kur'an'ı güzel okumak sevapta elbette, ama Kur'an'ı güzel yaşayanlar olmayan bir toplumda güzel sesler neyi değiştiriyor?

İzlediklerimiz kaderimiz olmasın

Ekranlarda izlediklerimiz, zamanla düşündüklerimize ve davranışlarımıza dönüşüyor—peki kötülüğün normalleşmesini durdurmak gerçekten izleyicinin seçiminde mi gizli?

Bir hayatın üç büyük imtihanı

Yusuf'un kuyudan çıkışı ve kardeşlerini affetmesi, acıdan arınmanın hikâyesiyse; peki gücü elinde tutanlar affetmeyi niçin tercih etmiyor?

Her lokmada bir hesap var

Her lokmada hesap var diye uyarırken, modern tüketim çılgınlığında sadece dini sorumluluk yeterli midir?

Yükseliş mi, yaklaşan son mu

Yükseliş ve düşüş arasında hangisi gerçek tehlike: başarının kaybı mı, yoksa başarıyla birlikte istikameti yitirmek mi?