Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 249 yazı 0 takipçi

Ey Müslümanlar, Gelin Müslüman Olun!

Kur'an'ın o çarpıcı hitabı kulaklarımızda yankılanıyor: "Ey iman edenler! Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse iyice sapıtmıştır." Bu ayet aslında bugünkü halimizi anlatıyor. Hepimiz Müslüman'ız, kimliğimizde

İşitmeyen Kulaklar, Hissetmeyen Yürekler

Yüce Kitabımızda Rabbimiz şöyle buyurur: "Allah onlarda bir hayır görseydi elbette işittirirdi. Eğer işittirseydi, yine de reddederek yüz çevirirlerdi." (Enfâl, 23) Bu ayet, hakikatin kulağına ulaşmadığı, ulaşsa da kalbine inemediği kimseleri anlatır. Ne acıdır ki bugün de ümmetin bağrında, bu vasıfları taşıyan nice kimseler vardır. Gazze'de, Doğu

Müminin Tercih Hakkı Yoktur

Kur'ân'ın en sarsıcı uyarılarından biri şöyledir: "Allah ve Resûlü herhangi bir konuda hüküm verdiklerinde, artık mümin bir erkek veya kadın için işlerinde tercih hakları yoktur. Allah'ın ve Resûlünün emrine itaat etmeyenler, doğru yoldan açıkça sapmışlardır." (Ahzâb, 36) Bu ayet bize imanın özünü öğretir: Teslimiyet... Çünkü iman sadece bir kimlik

Seyyidlik: Ayrıcalık mı, Sorumluluk mu

Kur'an-ı Kerim'de Peygamber hanımlarına yönelik şu ikaz dikkat çekicidir: "Ey Peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayasızlık yaparsa onun cezası iki kat olur. Bu Allah için kolaydır. Sizden kim de Allah'a ve Resulüne itaat eder, güzel işler yaparsa ona hak ettiği karşılığı iki kere veririz, ayrıca onun için değerli bir nasip de hazırlamışızdır

Din Hurafelerle Değil, Hakikatle Yaşar

Din; insanın Allah'a kulluğunu, O'nun emir ve yasaklarını anlamasını, hayatını hak ve adalet üzerine inşa etmesini hedefleyen ilahî bir yol haritasıdır. Ancak bu hakikatin üzerine zamanla öyle sisler çökmüştür ki, dinin özünden çok, dindenmiş gibi gösterilen hurafeler, bidatlar, uydurma zuhuratlar ve rüyalar konuşulur olmuştur. Bugün pek çok yerde,

İslâm'ın Suçu Ne

Hemen her gün kahvede, sokakta ya da sosyal medyada aynı cümleyi duyarız: "Tesettürlü ama edepsiz, namaz kılıyor ama yalancı, hacca gitmiş ama zalim, oruç tutuyor ama haram yiyor..." Ve ardından gelen o tehlikeli yargı: "Demek ki din böyle!" Hayır! Bin kere hayır! Din böyle değil, insanlar böyle. İslâm kusursuzdur, kusurlu olan biziz. Allah Teâlâ b

Gazze Asâyı Kaldıracak Musa'yı Bekliyor

Önlerinde deniz, arkalarında Firavun'un ordusu... Gazze bugün, tarihin en ibretlik sahnelerinden birini yeniden yaşıyor. Musa (aleyhisselam) ve kavminin çaresizce sıkıştığı o an, bu çağda yeniden karşımızda duruyor. Firavun'un zulmü farklı isimler altında sürüyor; ama mazlumların imtihanı hep aynı kalıyor. Gazze, denizin kıyısında çadırların gölges

Sünnetten Uzaklaşmanın Bedeli

Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz buyuruyor: "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir." (Âl-i İmrân, 31) Bu ayet bize apaçık gösteriyor: Allah'ın sevgisi, Peygamber'in sünnetine bağlılıktan geçer. Bugün ümmetin en büyük yanlışı, sevgiyi sadece dille ifade etme

Belalar Boşuna Değil

İlâhî hitap bazen merhametle, bazen de ihtarlarla gelir. Nur Suresi'nin 63. ayetinde Rabbimiz şöyle ikaz eder: "Onun (Muhammed'in) emrine aykırı davrananlar başlarına ya bir belânın gelmesinden yahut can yakan bir cezaya çarpılmaktan korksunlar!" Bu uyarı, sadece Peygamberimizin dönemindeki insanlara değil, kıyamete kadar gelecek bütün müminlere yö

Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir!

Bugün Gazze'nin dar sokaklarında yankılanan ses, aslında asırlar öncesinden gelen bir imanın tercümesidir. "İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun" diyenler çok oldu. Tehditler, tanklar, uçaklar, füzeler... Koca ordular, devasa ittifaklar... Hepsi küçücük bir toprak parçasının üzerine çökmek için toplandı. Ama Gazze'nin çocukları, k

Ahirette Karşılaşmamak İçin

Bazı insanlarla bu dünyada aynı fotoğraf karesinde yer almak için harcadığımız emeğin milyon katını, ahirette karşılaşmamak için harcayacağız. Düşünün... Bugün bir makam sahibinin yanında görünmek, bir ünlünün gölgesinde boy göstermek, bir davette en ön sırada yer almak için nice zahmetlere katlanıyoruz. Sırf bir karede yan yana çıkabilmek için değ

Kavmim Bu Kur'an'a İlgisiz Kaldı

Kur'an-ı Kerim, Rabbimizin insanlığa son hitabı... Bir rehber, bir nur, bir şifa... Ama asırlar öncesinde Resulullah'ın dilinden dökülen şu hüzünlü şikâyet bugün hâlâ yankılanıyor: "Rabbim! Kavmim bu Kur'an'a büsbütün ilgisiz kaldılar." (Furkan, 30) Ne acıdır ki, bu şikâyet yalnızca Mekke müşriklerine değil, bugün kendisini "Müslüman" diye tanımlay