Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat

Rahmeti paylaştırmak kimin haddine

İnsan, ne garip bir varlık… Kendi küçük dünyasında kurduğu daracık hükümranlık alanında, sanki bütün rızkın anahtarı elindeymiş gibi davranıyor. Makamı varsa güç sanıyor, parası varsa değer… Biraz yetki verince kendini "dağıtan", biraz imkân verince kendini "veren" zannediyor. Oysa Kur'an'ın sarsıcı hitabı bu kibri tek bir âyetle tuz buz ediyor: "R

Kişi insanlığı kadar Müslümandır

İnsanın gerçek değeri, kimliğinde yazan etiketlerde değil; kalbinin attığı yerde, vicdanının uyandığı anda ve merhametinin uzandığı kadar insandır. Müslümanlık da tam burada başlar: Sadece sözle dile getirilen bir inançta değil, insanın insana davranışında, zulme karşı duruşunda, yetime uzattığı elde, düşeni kaldırdığı omuzda… Bugün "Kişi insanlığı

Kız Çocuğu Annesinin Aynasıdır

Toplumun en berrak aynası çocuklardır. Çünkü çocuk, anne ve babasının ruh hâlini, değer dünyasını ve hayata bakışını en saf hâliyle yansıtır. Özellikle bir kız çocuğu… Onun duruşu, edası, kıyafeti ve davranışı çoğu zaman annesinin gölgesidir. Bugün sokaklarda, okullarda, sosyal medya ekranlarında gördüğümüz manzaralar aslında derin bir gerçeği fısı

Mecburiyetin Merhameti Öldürdüğü Ülkem

Bir ülkede mecburiyet, merhameti değil de fırsatçılığı ortaya çıkarıyorsa… Orada yalnızca ekonomi değil, ahlak da bitmiş demektir. Havaalanlarına gidiyorsunuz; bir şişe su fiyatı insanın aklıyla alay eder gibi. Garlarda simidin fiyatı, semtin değil, vatandaşın çaresizliğinin derecesine göre belirlenmiş. Limanlarda durum aynı… Turiste başka, yerliye

Modernizm: İnsanı Kökünden Koparan Sessiz İmtihan

Modernizm öyle bir şey ki; önce insanı kendi toprağından, kendi özünden utandırıyor. Köyde koyun gütmeyi hor görüp şehirlerde köpek gezdirme işini "medeniyet" diye parlatıyor. Buna alkış tutan da çok, farkına varmadan bu tuzağa düşen de… Oysa insanın değeri, yaptığı işin adıyla değil; işin içindeki niyet, emek ve helâl lokmayladır. Rabbimiz, "İnsan

Çocuk Her Yerde Aynı Çocuk Değildir

Bir çocuğun gözyaşı dünyanın neresine düşerse düşsün aynı ıslaklığı taşır; ama ne yazık ki aynı yankıyı uyandırmaz. Coğrafyalar değiştikçe acının adı, kaderin rengi, çocukluğun ağırlığı da değişiyor. Oysa çocuk dediğin… Toprağa değil, oyuncağa bakan; açlığa değil, annesinin gülüşüne uyanan bir yürek olmalıydı. Ama olmuyor. Çocuk, Yemen'de açtır. Ek

Gençler Hâlimizi Okuyor, Sözümüzü Değil

Biz yıllardır gençlere Hz. Peygamber'in açlıktan karnına taş bağladığını anlatıyoruz… Ama onlar bizim göbeğimizdeki taş değil, biriken yağları görüyor. Onlara Efendimiz'in kerpiçten, sade bir evde yaşadığını söylüyoruz… Ama onlar bizim bu sözlerle elde ettiğimiz imkanlarla yükselttiğimiz ihtişamlı konakları görüyor. Onlara Nebî'nin mütevazı eşeği U

Merhametin Yitirildiği Dünya

"İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez." (Buhârî, Tevhîd, 2; Müslim, Fedâil, 66) Bu hadis, sadece bir nasihat değil; insanlığın varlık sebebini özetleyen ilahî bir uyarıdır. Çünkü merhamet, Allah'ın kullarına en büyük lütfudur. Merhamet kalkarsa insan da kalmaz, vicdan da... Bugün dünyanın her köşesinde mazlumların çığlıkları göğe yük

Helâkın Eşiğinde Bir Dünya

Tarih, sadece geçmişin hatıraları değildir; Allah'ın insanlığa bıraktığı apaçık bir uyarıdır. Nice toplumlar vardı… Gücüne güvenip zulmü sıradanlaştıran, mazlumun feryadına sağır kesilen, haksızlığı kanıksayan… Hepsi bir gün tarihin karanlık kuyularına gömüldü. Ne ihtişamları kaldı, ne kibirle yükselttikleri kuleleri. O toplumlara peygamberler gelm

Kişilere Değil, İlahi Davaya Bağlı Olmak

İslam'da bağlılık şahıslara değil, hakikatedir. Hasan el-Bennâ'nın veciz ifadesiyle, "İslam'da asla ve asla kişilere bağlılık yoktur; kişiler ancak Allah ve Rasûlü'ne bağlılığı derecesinde itibar görür." Bu cümle, ümmetin yönünü belirlemesi gereken bir mihenk taşıdır. Ne yazık ki biz, bu ölçüyü kaybettiğimiz için savrulduk. İnsanları kutsallaştırdı