Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

En büyük aldanış: Sapıklığı hidayet sanmak

"O, bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapkınlığa müstahak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar." (A'râf, 30) İnsanın başına gelebilecek en büyük felaket nedir Malını kaybetmek mi Evladını kaybetmek mi Makamını, servetini, itibarını kaybetmek mi Hay

Allah varken kimin kapısına gidiyoruz

İnsanoğlunun en büyük imtihanlarından biri, sıkıştığı zaman kimin kapısını çalacağıdır. Darda kaldığında kime yalvaracak, çaresiz kaldığında kimden medet umacak, günahlarının affını kimden isteyecektir Kur'an'ın ortaya koyduğu tevhid akidesi bu konuda son derece nettir: Dua da, yardım isteme de, kulluk da yalnız Allah'a yapılır. Çünkü yaratmak da,

Bu dünya hiçbir zaman cennet olmadı

İnsan bazen dünyadaki zulmü, ihaneti, haksızlığı ve vicdansızlığı görünce şaşkına dönüyor. Mazlumların çığlığı göğe yükselirken zalimlerin alkışlandığı bir çağda yaşıyoruz. Gazze'de çocuklar parçalanıyor, nice coğrafyalarda masumlar toprağa düşüyor, dünya ise çoğu zaman sadece seyrediyor. Fakat unuttuğumuz bir hakikat var: Bu dünya hiçbir zaman cen

Modern Dünyanın Ebu Cehilleri

Cehalet artık çölde yaşayan, okuma yazma bilmeyen insanların problemi değil. Bugünün cehaleti; takım elbise giyiyor, akademik unvan taşıyor, televizyonlara çıkıyor, kürsülerde konuşuyor, milyonları etkiliyor... Ama Allah'ı tanımıyor. Bir insanın çok şey bilmesi onu kurtarmıyor. Çünkü Kur'an'a göre cehalet; bilgisizlik değil, hakikate karşı kibirdir

Öğrenilmiş çaresizliğin zincirlerini kırmak

İslâm ümmetine yıllardır aynı korku fısıldandı: "ABD'ye karşı durulmaz." "İsrail'e dokunulmaz." "Bu güçler yenilmez." Bu sözler sadece siyasi propaganda değildi. Bunlar, ümmetin ruhuna işlenmek istenen bir teslimiyet projesiydi. Müslümanların silahlarından önce iradeleri hedef alındı. Kalplerine korku, zihinlerine çaresizlik yerleştirildi. Bugün bi

Kurban Bayramı geldi...

Milyonlarca evde bayram sofraları kuruldu. Çocuklar yeni elbiselerini giydi, evlerin kapıları misafirlere açıldı, tekbirler yükseldi. Anneler kazanların başında, babalar bayram telaşında, insanlar birbirine "Bayramınız mübarek olsun" dedi. Ama aynı saatlerde Gazze'de başka bir bayram yaşandı... Gazze'de anneler, çocuklarının parçalanmış bedenlerini

İnsan zamanla değil takvâyla değer kazanır

İnsan, çoğu zaman değerini sahip olduklarıyla ölçer. Kimi servetiyle övünür, kimi makamıyla; kimi gençliğine güvenir, kimi de çevresindeki insanların çokluğuyla kendini güçlü sanar. Oysa zaman, insana ait olduğunu zannettiği her şeyi birer birer elinden alır. Gençlik ihtiyarlığa dönüşür, servet tükenir, makam başkasına kalır, dost sandıkları da bir

Kalbin ne taşıyorsa gözün onu görür

İnsan çoğu zaman karşısındakini değil, kendi iç dünyasını görür. Kalbinde merhamet taşıyan biri insanların kusurlarından önce iyiliklerini fark eder. İçinde kin taşıyan biri ise en samimi davranışta bile art niyet arar. Çünkü göz sadece bakar; asıl gören kalptir. Bugün insanların birbirine güvenmekte zorlandığı, en masum sözlerin bile şüpheyle karş

Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır

"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyenler ve onu az bir menfaat karşılığında satanlar var ya; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar..." (Kur'an-ı Kerim) Bu ilahi uyarı, yalnızca geçmiş ümmetlerde kutsal metinleri tahrif edenleri değil; bugün hakikati bile bile eğip bükenleri, korkudan susanları, menfaati uğruna gerçeği

Tarım Bakanlığı görevini yapıyor, sıra Diyanet'te

Bugün Tarım ve Orman Bakanlığı çok önemli bir görev yürütüyor. İnsan sağlığıyla oynayanları, taklit ve tağşiş yapan firmaları tek tek tespit edip kamuoyuna açıklıyor. Sahte balı, boyalı zeytinyağını, içine ne olduğu belirsiz maddeler katılan ürünleri ifşa ediyor. Çünkü mesele sadece ticaret değil; insanın sağlığı, hakkı ve güvenidir. Devlet diyor k

Sertleşen dünyada mümin kalabilmek

Yeryüzü hiç olmadığı kadar öfkeli... İnsanlar hiç olmadığı kadar tahammülsüz... Kalpler katılaşmış, vicdanlar yorulmuş, merhamet ise adeta bu çağın en garip duygusu hâline gelmiş durumda. Küçük bir mesele büyük kavgalara dönüşüyor, en basit anlaşmazlıklar bile kin ve nefreti büyütüyor. İnsanlar birbirini anlamak için değil, susturmak için konuşuyor

İnanmadığı dinle bu kadar uğraşan başka bir toplum yok

Bugün dikkatle bakıldığında insanı hayrete düşüren büyük bir çelişkiyle karşılaşıyoruz. Bir insanın inanmadığı bir düşünceye, benimsemediği bir hayata ya da kabul etmediği bir dine karşı bu kadar yoğun bir öfke, alay ve mücadele içinde olması normal değildir. Çünkü insan genellikle önem vermediği şeyi görmezden gelir. Fakat mesele İslam olunca duru