Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat

Huzuru Haramda Arayan, Huzura Hasret Kalır

Dünyanın dört bir yanında insanlar aynı şeyi arıyor: huzur. Kimi bankalarda saklıyor aradığını, kimi kasalarda, kimi yüksek binalarda ya da makam odalarında. Kimisi eğlence ışıkları altında, kimisi kumar masalarında, kimisi haram sofralarında arıyor huzuru. Oysa bir hakikat var ki toplum olarak her geçen gün huzurdan biraz daha uzaklaşıyoruz: Huzur

Gençlik insan için bir imtihandır

İnsan ömrünün en parlak, en taşkın, en aldatıcı dönemi gençliktir. Fakat unutmayalım ki gençlik dediğimiz o fani mevsim, elde avuçta kalmayacak kadar hızlı tükenir. Kur'ân'ın "Her nefis ölümü tadacaktır" (Âl-i İmrân 185) buyruğu, bize gençliğin ebedî bir sermaye değil, geçici bir emanet olduğunu hatırlatır. Eğer insan bu emaneti meşru dairede, temi

Ev ile din arasında sıkışıp kalmak

Hanımlar! Günümüzün en büyük sınavlarından biri ev ile din arasında sıkışıp kalmışlık hissidir. Ev işi, düzen, tertip, süs, beğeni… Bütün bunlar hayatımızın kaçınılmaz gerçekleri. Ancak çoğu zaman bu meşguliyetler, bizi fark etmeden asıl vazifemizden uzaklaştırıyor. Bir salatayı güle dönüştürmek için dakikalar harcarken, bir gönlü Allah'a ısındırma

Rahmeti paylaştırmak kimin haddine

İnsan, ne garip bir varlık… Kendi küçük dünyasında kurduğu daracık hükümranlık alanında, sanki bütün rızkın anahtarı elindeymiş gibi davranıyor. Makamı varsa güç sanıyor, parası varsa değer… Biraz yetki verince kendini "dağıtan", biraz imkân verince kendini "veren" zannediyor. Oysa Kur'an'ın sarsıcı hitabı bu kibri tek bir âyetle tuz buz ediyor: "R

Kişi insanlığı kadar Müslümandır

İnsanın gerçek değeri, kimliğinde yazan etiketlerde değil; kalbinin attığı yerde, vicdanının uyandığı anda ve merhametinin uzandığı kadar insandır. Müslümanlık da tam burada başlar: Sadece sözle dile getirilen bir inançta değil, insanın insana davranışında, zulme karşı duruşunda, yetime uzattığı elde, düşeni kaldırdığı omuzda… Bugün "Kişi insanlığı

Kız Çocuğu Annesinin Aynasıdır

Toplumun en berrak aynası çocuklardır. Çünkü çocuk, anne ve babasının ruh hâlini, değer dünyasını ve hayata bakışını en saf hâliyle yansıtır. Özellikle bir kız çocuğu… Onun duruşu, edası, kıyafeti ve davranışı çoğu zaman annesinin gölgesidir. Bugün sokaklarda, okullarda, sosyal medya ekranlarında gördüğümüz manzaralar aslında derin bir gerçeği fısı

Mecburiyetin Merhameti Öldürdüğü Ülkem

Bir ülkede mecburiyet, merhameti değil de fırsatçılığı ortaya çıkarıyorsa… Orada yalnızca ekonomi değil, ahlak da bitmiş demektir. Havaalanlarına gidiyorsunuz; bir şişe su fiyatı insanın aklıyla alay eder gibi. Garlarda simidin fiyatı, semtin değil, vatandaşın çaresizliğinin derecesine göre belirlenmiş. Limanlarda durum aynı… Turiste başka, yerliye

Modernizm: İnsanı Kökünden Koparan Sessiz İmtihan

Modernizm öyle bir şey ki; önce insanı kendi toprağından, kendi özünden utandırıyor. Köyde koyun gütmeyi hor görüp şehirlerde köpek gezdirme işini "medeniyet" diye parlatıyor. Buna alkış tutan da çok, farkına varmadan bu tuzağa düşen de… Oysa insanın değeri, yaptığı işin adıyla değil; işin içindeki niyet, emek ve helâl lokmayladır. Rabbimiz, "İnsan

Çocuk Her Yerde Aynı Çocuk Değildir

Bir çocuğun gözyaşı dünyanın neresine düşerse düşsün aynı ıslaklığı taşır; ama ne yazık ki aynı yankıyı uyandırmaz. Coğrafyalar değiştikçe acının adı, kaderin rengi, çocukluğun ağırlığı da değişiyor. Oysa çocuk dediğin… Toprağa değil, oyuncağa bakan; açlığa değil, annesinin gülüşüne uyanan bir yürek olmalıydı. Ama olmuyor. Çocuk, Yemen'de açtır. Ek

Gençler Hâlimizi Okuyor, Sözümüzü Değil

Biz yıllardır gençlere Hz. Peygamber'in açlıktan karnına taş bağladığını anlatıyoruz… Ama onlar bizim göbeğimizdeki taş değil, biriken yağları görüyor. Onlara Efendimiz'in kerpiçten, sade bir evde yaşadığını söylüyoruz… Ama onlar bizim bu sözlerle elde ettiğimiz imkanlarla yükselttiğimiz ihtişamlı konakları görüyor. Onlara Nebî'nin mütevazı eşeği U