Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 284 yazı 0 takipçi

Kalbi İslâm'a açılanlar ve taşlaşan yürekler

"Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, rabbinden gelen bir nur üzerinde değil midir Allah'ı anma hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay hâline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler." — Zümer 39/22 İnsan bazen aynı gökyüzünün altında yaşadığı hâlde farklı dünyaların insanı olur. Birinin kalbi secdeyle huzur bulurken, diğerinin yüreği ha

Diploma mı, iman mı

Modern çağın en büyük yanılgılarından biri başarıyı sadece diploma, makam, para ve kariyerle ölçmektir. Oysa insanın gerçek değeri, sahip olduğu unvanlarla değil; koruyabildiği imanıyla, ahlâkıyla ve Rabbine olan bağlılığıyla ölçülür. Bugün mezuniyet törenlerinde havaya fırlatılan kepler, yılların emeğini temsil ediyor olabilir. Ancak aynı anda ede

Manevi çevre kirliliği

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte sokaklarda dikkat çeken bir manzara ortaya çıkıyor. Sıcak havayı gerekçe göstererek, edep ve haya sınırlarını aşan kıyafetlerle toplum içine çıkan insanların sayısı artıyor. Öyle ki bazı kimseler, adeta iç çamaşırlarıyla dolaşmayı normalleştirmeye çalışıyor. Oysa mesele sadece bir giyim tercihi değildir. Bu durum,

İlmin Zirvesi: Hiçbir Şey Bilmediğini Bilmek

"İlmin üç aşaması vardır: Birinci aşamada kibir vardır, ikinci aşamada tevazu vardır, üçüncü aşamada ise kişi hiçbir şey bilmediğini bilir." Bu söz, ilim yolculuğunun özünü anlatan derin bir hakikattir. İnsan öğrenmeye başladığında, eline geçen birkaç bilgi kırıntısını büyük bir hazine zanneder. Birkaç kitap okur, birkaç mesele öğrenir ve kendisini

Tebdili kıyafet nerede kaldı

Bir zamanlar yöneticiler vardı... Makam odalarının kalın duvarlarının arkasına saklanmayan, önlerine konulan süslü raporlarla yetinmeyen yöneticiler. Kılık değiştirerek halkın arasına karışır, çarşıyı, pazarı, kahvehaneyi, sokaktaki insanı dinlerlerdi. Buna "tebdili kıyafet" denirdi. Çünkü bilirlerdi ki gerçekler makam koltuklarında değil, hayatın

Elem dolu azaptan kurtuluşun reçetesi

İnsan ömrü boyunca türlü ticaretler yapar. Kimi mal kazanmak için, kimi makam elde etmek için, kimi de dünyanın geçici lezzetlerine ulaşmak için gece gündüz çalışır. Fakat bütün bu kazançlar ölüm kapısında sona erer. Asıl önemli olan, ebedî hayatı kazandıracak ticareti yapabilmektir. İşte Allah Teâlâ, Saf Suresi'nin 10, 11 ve 12. ayetlerinde kullar

Depresyonun kıskacındaki gençliğe Kur'an'ın reçetesi

"Eğer şeytandan sana bir fitleme (vesvese) gelirse hemen Allah'a sığın! Şüphesiz O işitendir, bilendir." (A'râf, 200) Çağımızın gençliği tarihin belki de en büyük imkânlarına sahip; fakat aynı zamanda en büyük yalnızlığı yaşayan nesli hâline geldi. Ceplerinde dünyanın bilgisi var ama gönüllerinde huzur yok. Sosyal medyada binlerce takipçisi var ama

En büyük kayıp: Allah'ı unutturan insanlarla geçen bir ömür

İnsan hayatında birçok kayıp yaşar. Kimi malını kaybeder, kimi makamını, kimi sağlığını, kimi de en sevdiklerini... Fakat bütün bu kayıpların telafisi bir şekilde mümkündür. Mal yeniden kazanılabilir, makam geri elde edilebilir, sağlık kısmen de olsa geri dönebilir. Ancak öyle bir kayıp vardır ki, onun telafisi dünya ile sınırlı değildir. O kayıp,

İnsanı insan yapan üç değer: Din, akıl ve ahlâk

İnsanlık tarihinin en önemli sorularından biri şudur: Bir insanın gerçek değeri neyle ölçülür Günümüzde insanlar sahip oldukları makamlarla, servetleriyle, diplomalarıyla ve sosyal çevreleriyle değerlendiriliyor. Kimi malıyla övünüyor, kimi soyuyla, kimi de gücüyle... Oysa bunların hiçbiri insanın gerçek kıymetini belirlemez. Nice zenginler vardır

Allah'ın rahmetini yanlış anlamak

İçki içiyor, faiz yiyor, zina yapıyor; sonra da: "Allah çok merhametlidir, affeder." diyor. Namazı terk ediyor, Allah'ın emirlerini hafife alıyor, haramları hayatının bir parçası hâline getiriyor; ardından da: "Kalbim temiz, Allah affeder." diyor. Evet, Allah affeder. Çünkü O, Rahmân'dır, Rahîm'dir, Ğafûr'dur. Ancak Allah'ın affı, günahında ısrar e

Kur'an'a nasıl bakıyoruz

Bir gönül ehlinin şu sözü, Kur'an ile kurduğumuz ilişkinin seviyesini ne güzel özetler: "Kur'an'a gözünle bakarsan yazıyı görürsün. Aklınla bakarsan ilmi görürsün. Kalbinle bakarsan aşkı görürsün. Tüm ruhunla bakarsan Rabbini görürsün." Aslında her insan Kur'an'a bakar; fakat herkes aynı şeyi görmez. Kimisi sadece harfleri görür, kimisi hükümleri,

İnsanın doymayan iştahı ve toprakla sona eren hırs

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurur: "Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa bir vadi daha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tevbe edenin tevbesini kabul eder." Bu hadis, insan tabiatını tarif eden en çarpıcı hakikatlerden biridir. Çünkü insan, çoğu zaman sahip olduklarıyla yetinmez. Birine kavuşur, ikincisini ister;