Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 249 yazı 0 takipçi

Havai fişeklerin üretimi ve satışı acilen yasaklanmalıdır

Toplumun eğlence adı altında alkışladığı bazı alışkanlıklar vardır ki geride sadece gürültü, korku ve zarar bırakır. Havai fişekler de bunların başında gelir. Gökyüzünde birkaç saniyelik renk cümbüşü uğruna; doğa, insan sağlığı ve kamu güvenliği hiçe sayılmaktadır. Oysa mesele sadece "eğlence" değildir. Mesele; çevreye, canlılara ve toplumsal huzur

Bu ümmet ne ara bu hâle geldi

Her gün yeni bir rüşvet haberi... Her gün yeni bir dolandırıcılık operasyonu... Yolsuzluk, sahtecilik, hırsızlık, faiz, kumar, fuhuş... Bir zamanlar utanılan günahlar bugün sıradanlaştırılıyor. Haram, artık birçok insanın gözünde zekâ sayılıyor. Kul hakkı, küçük bir mesele gibi görülüyor. Ve insanın yüreğini yakan o soru yükseliyor: Bu ümmet ne zam

Alışılan iyilik, unutulan vefa

İnsan bazen en ağır yorgunluğu yaptığı iyiliklerin ardından yaşar. Çünkü sürekli tekrar edilen her fedakârlık, bir süre sonra kıymeti bilinen bir lütuf olmaktan çıkar; alışılmış bir düzene dönüşür. İlk zamanlarda teşekkür edilen emekler, zaman geçtikçe beklenen bir sorumluluk hâline gelir. Ve ne acıdır ki insan, yıllarca yaptığı iyiliklerle değil;

Bir Toplum Nasıl Çöker

Toplumlar bir anda çökmez. Bir sabah uyanıldığında şehirler yıkılmış, kurumlar dağılmış, aileler parçalanmış olmaz. Çöküş sessiz gelir. Önce kalplerde başlar, sonra evlere girer, ardından sokaklara yayılır. En sonunda devletin duvarlarına dayanır. Bir milletin sonunu çoğu zaman düşman orduları değil; günahın normalleşmesi, adaletin kaybolması, utan

Arkadaş seçimi: Ahir zamanın sessiz imtihanı

İnsanın kaderini belirleyen en güçlü etkenlerden biri, çoğu zaman farkına bile varmadan içine düştüğü çevredir. Bir çocuk, bir genç... Kiminle oturup kalkıyorsa, zamanla onun gibi düşünmeye, onun gibi yaşamaya başlar. Bu hakikati asırlar önce Efendimiz (s.a.v.) şu veciz ifadeyle ortaya koymuştur: "Kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse her biriniz

"Anlayamayız" zinciri: Kur'an ile aramıza örülen en büyük engel

İslam'ın kalbi Kur'an'dır. Hayatın merkezine yerleşmesi gereken ilahi kelam... Fakat bugün Müslümanların büyük bir kısmı için Kur'an, okunup sevap kazanılan ama anlaşılması başkalarına bırakılan bir metne dönüşmüş durumda. İşte tam da burada, sessiz ama derin bir kriz başlıyor: "Biz anlayamayız." Bu cümle masum bir tevazu ifadesi gibi görünse de as

Ahir zaman şeyhleri

Bir toplumun çöküşü, düşmanlarının gücüyle değil; hakikati temsil ettiğini iddia edenlerin zayıflamasıyla başlar. Çünkü dışarıdan gelen saldırı fark edilir, ama içeriden gelen bozulma çoğu zaman alkışlanır. İşte "ahir zaman şeyhleri" meselesi tam da bu kırılma noktasında ortaya çıkar: Din konuşulur ama yaşanmaz, hakikat anlatılır ama temsil edilmez

"Erkektir yapar" diyen babalar, "ben yaşamadım kızım yaşasın" diyen anneler ve kaybolan nesil

Bir toplum bir günde çökmez. Ahlâk bir gecede yıkılmaz. Nesiller bir anda bozulmaz. Çürüme evin içinde başlar, sofrada büyür, anne-babanın dilinde kök salar, sonra sokağa taşar. Bugün gençliğin savruluşundan, iffetin hafife alınışından, haramın normalleşmesinden şikâyet eden nice insan, önce aynaya bakmalıdır. Çünkü bu yangının ilk kıvılcımı çoğu z

Tribünlerin gölgesinde uyuyan toplum

Bir toplumu çökertmek için her zaman silah gerekmez. Bazen ekranlar yeter. Bazen sloganlar yeter. Bazen milyonları aynı anda meşgul eden yapay gündemler yeter. İnsanların düşünmesini, sorgulamasını, acıya yönelmesini engelleyen her araç; görünüşte masum olsa da sonuçta bir uyuşturucuya dönüşebilir. Bugün bunun en güçlü örneklerinden biri futboldur.

Seni görmeyene görünmek zorunda değilsin

İnsan, en çok da görülmediği yerde yorulur. Konuşur ama duyulmaz. Vardır ama yok sayılır. Değer verir ama değersizleştirilir. Ve çoğu zaman fark etmez: Aslında savaştığı şey yalnızlık değil, görmezden gelinmektir. Bugünün en büyük yanılgılarından biri şudur: İnsan, değer verdikçe değer göreceğini zanneder. Oysa hayat, bu romantik beklentiyi çoğu za

Boykot İmani Bir Meseledir

Bir müminin kalbi zulüm karşısında kayıtsız kalamaz. Hele hele beş yaşındaki çocukların dahi kaçırıldığı, on binlerce bebeğin ve masumun katledildiği vahşet karşısında hâlâ rahatça zalimin safında ekonomik destek vermeye devam etmek, vicdanın da imanın da ciddi şekilde sorgulanmasına sebep olur. Çünkü iman sadece dil ile söylenen söz değil, kalpte

Islah söylemiyle gelen ifsad: İsrail ve ABD'nin gerçek yüzü

Kur'an insanlık tarihinin değişmeyen zalim tipolojisini asırlar öncesinden tarif etmiştir. Rabbimiz buyurur: "Onlara 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın' denildiğinde, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler. İyi bilin ki asıl bozguncular onlardır, fakat anlamazlar." (Bakara 11-12) Ne kadar sarsıcı bir hakikat... Çünkü zulüm hiçbir zaman kendisini zulüm d