Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 321 yazı 0 takipçi

Kurtarıcı beklerken kaçırılan hayat

İslam dünyasının yüzyıllardır aşamadığı en büyük problemlerden biri, kendi sorunlarını çözme iradesini zayıflatıp kurtuluşu sürekli dışarıdan gelecek bir müdahaleye bağlamasıdır. Bazen bir lider beklenir, bazen bir kahraman, bazen de bütün kötülükleri bir anda ortadan kaldıracak olağanüstü bir şahsiyet... Bu beklentinin en güçlü biçimlerinden biri

Ey dünya sevdalıları!

Ey dünya sevdalıları! Ey gündeminde Allah'ın kitabı olmayanlar! Ey hayatının merkezinden Resûlullah'ın (sav) sünnetini çıkaranlar! Ey bütün ömrünü makam, servet ve şöhret uğruna tüketenler! Ey haram kazançla en pahalı evlerde oturanlar, en lüks otomobillere binenler! Ey kul hakkını çiğneyerek zenginleştiğini zannedenler! Bugün kendinizi güçlü, başa

Peşinden gittiklerin seni kurtarabilecek mi

"Hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar; zayıflar, büyüklük taslamış olanlara diyecekler ki: 'Biz size uymuştuk, şimdi siz Allah'ın azabından küçücük bir şeyi bizden savabilir misiniz' Ötekiler şöyle cevap verecekler: 'Allah bizi doğru yola iletmiş olsaydı biz de sizi iletirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da fark etmez. Bizim için artık sığınacak bir

Üç Yıla Sığan Üç Büyük Felaket: Tarihin Vicdanında Silinmeyen Leke

Bazı hükümdarlar saraylarıyla, fetihleriyle ve adaletleriyle hatırlanır. Bazıları ise ardında bıraktıkları gözyaşı, kan ve yıkımla... Tarih, kimsenin unvanına göre hüküm vermez; yaptığına göre hüküm verir. Aradan asırlar geçse de bazı isimler, insanlığın ortak vicdanında bir ibret vesikası olarak yaşamaya devam eder. İşte Yezid dönemi de böyledir.

Abdülkadir Geylânî'ye Göre İstimdâd ve İstiğâse

Tasavvuf denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri hiç şüphesiz Abdülkadir Geylânî Hazretleri'dir. Asırlardır milyonlarca Müslümanın gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu büyük Allah dostu, yalnızca irfanıyla değil, tevhid konusundaki tavizsiz duruşuyla da ümmete örnek olmuştur. Bugün ne yazık ki birçok kimse, Abdülkadir Geylânî Hazretleri'ni

Kasko varsa trafik sigortası gereksizdir

Vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını yapmak zorunda olduğu bir dönemde, devletin görevi aynı güvence için vatandaşa iki kez ödeme yaptırmak değil, sistemi daha adil ve daha akılcı hâle getirmektir. Ne yazık ki otomobil sigortacılığı alanında yıllardır süregelen bir uygulama, tam da bunun tersini yapıyor. Bugün Türkiye'de bir araç sahibi,

Uzzâ yıkıldı, peki gönüllerdeki putlar yıkıldı mı

Mekke'nin fethi, sadece bir şehrin teslim alınması değildi. O gün, insanlığın karanlıktan aydınlığa, şirkin zincirlerinden tevhidin hürriyetine yürüdüğü büyük bir dönüm noktasıydı. Kâbe'nin etrafındaki üç yüz altmış put birer birer devrilirken Allah Resûlü (s.a.v.) Yüce Allah'ın şu müjdesini okuyordu: "Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Şüphesiz bâtı

Muhafazakâr Kürt halkının oyuyla, kimin siyaseti yapılıyor

Siyasette en büyük erdem, seçmene karşı dürüst olmaktır. Bir parti, hangi dünya görüşünü benimsiyorsa bunu açıkça söylemeli; hangi ideolojik çizgide yürüyorsa bunu milletten gizlememelidir. Çünkü sandık, sadece oy verilen yer değil, aynı zamanda güvenin de emanet edildiği yerdir. DEM Parti'li bazı milletvekillerinin son dönemde LGBT konusunda yaptı

Allah'ın emriyle başlayıp Şeytanın gösterisiyle biten düğünler

"Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle..." Bu cümle, asırlardır Müslüman ailelerin evliliğe attığı ilk adımın en güzel ifadesidir. Kız isteme merasiminde herkes Allah'ı ve Resûlünü hatırlar; diller salavatla, gönüller dua ile süslenir. Fakat ne acıdır ki, bu mübarek sözler çoğu zaman evliliğin yalnızca kapısını açar; kapının ardındaki merasimlerde i

Tesettür başta değil, kalpte başlar

Tesettür, sadece başa örtülen bir kumaş parçasından ibaret değildir. O; bir kimliktir, bir şahsiyettir, bir kulluk bilincidir. Başörtüsü, Allah'ın emrine teslimiyetin görünen nişanesidir. Ancak onu anlamlı kılan, altında taşıdığı iman, edep, iffet ve takvadır. Bugün ne yazık ki tesettür, kimi zaman bir moda akımına, kimi zaman bir sosyal statü göst

Cehalet giderilmeden verilen din, insanı ıslah etmez; sapmaya da sürükleyebilir

Toplumumuzda sıkça rastladığımız acı bir gerçek vardır: İnsanların bir kısmı dini öğrenmeden dindar olmaya çalışıyor. Bilginin yerini ezber, hikmetin yerini taassup, ilmin yerini kulaktan dolma sözler alınca ortaya din adına öfke, ayrışma ve yanlış uygulamalar çıkıyor. Bu yüzden şu söz üzerinde dikkatle düşünmek gerekir: "Cahilin dindarlığı arttıkç

Kur'an ve sünnete göre kabir azabı

İnsan, ölümle her şeyin sona ereceğini zannedebilir. Oysa Kur'an-ı Kerim, ölümün bir son değil; ebedî yolculuğun ilk durağı olduğunu haber verir. Dünya hayatı ile ahiret arasındaki berzah âlemi, insanın amellerinin ilk karşılığını görmeye başladığı yerdir. Mümin için kabir cennet bahçelerinden bir bahçe, inkârcı ve zalimler için ise cehennem çukurl