Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 284 yazı 0 takipçi

Hucurât Suresi: Kaybettiğimiz insanlığın yeniden inşa reçetesi

İnsanlık tarih boyunca büyük savaşlar gördü. İmparatorluklar yıkıldı, şehirler harabeye döndü, nice medeniyetler tarihin karanlık sayfalarına gömüldü. Ancak bugün yaşadığımız en büyük yıkım ne ekonomik krizlerdir ne de siyasi çatışmalar... Asıl yıkım, insanların birbirine olan güvenini, saygısını ve merhametini kaybetmesidir. Dikkat edilirse günümü

Uçak biletleri: Kimsenin dokunamadığı düzen

Bir zamanlar bir malın fiyatı vardı. Gidersiniz, alırsınız. Aynı ürünü sizden önce alanla aranızda üç kat, beş kat fiyat farkı oluşmazdı. Bugün ise uçak bileti satın almak adeta borsada hisse senedi almak gibi bir hâle geldi. Aynı koltuk. Aynı uçak. Aynı sefer. Aynı hizmet. Ama bir yolcu 1.500 liraya alırken diğeri 6.000 liraya almak zorunda kalıyo

Kadını Dişiliğiyle Değil, Kişiliğiyle Görmek

Bir toplumun medeniyet seviyesi, kadınlarına nasıl baktığında gizlidir. Kadını yalnızca dış görünüşüyle değerlendiren toplumlar, insanın özünü kaçırırlar. Çünkü kadın, önce bir beden değil; bir akıl, bir vicdan, bir şahsiyet ve bir insandır. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlardan söz edilirken onların fikirlerinden, başarılarından, ahlaklarından

Gerçek tasavvuf Kur'an ve sünnet dairesinde olandır

Bugün "tasavvuf" adı altında öyle şeyler konuşuluyor ki, insan bazen hayret ediyor. Kimi bir şahsı hatasız görüyor, kimi dinin ölçüsünü insanların sözlerine göre belirliyor, kimi de Kur'an ve sünnetten uzaklaşmayı "maneviyat" zannediyor. Oysa gerçek tasavvuf; ne hurafedir, ne bid'attir, ne de insanı Allah'ın kitabından ve Resûlü'nün sünnetinden kop

Putlardan türbelere: Şeytanın değişmeyen oyunu

Tarih boyunca şeytanın en büyük başarısı, insanları bir anda küfre sürüklemek değil; onları adım adım hakikatten uzaklaştırmak olmuştur. Çünkü insan, açıkça bâtılı kabul etmekte zorlanır; fakat hayır gibi görünen küçük sapmaları zamanla normalleştirir. İşte şirk de böyle başlamıştır. Yüce Allah, Hz. Nûh'un kavmini anlatırken şöyle buyurur: "Ve dedi

Değerler eğitimi bir tercih değil, mecburiyettir

Dünyamız büyük bir teknolojik ilerleme çağını yaşarken, insanlığın en temel değerlerinde ciddi aşınmalar meydana geliyor. Bilgi artıyor, fakat hikmet azalıyor. Okullar çoğalıyor, ancak vicdanlar aynı oranda büyümüyor. Diplomalar çoğalıyor, fakat merhamet, adalet ve ahlak eksikliği toplumları derinden yaralıyor. Bugün en büyük ihtiyacımız; sadece bi

En büyük aldanış: Sapıklığı hidayet sanmak

"O, bir grubu doğru yola iletti, bir grup da sapkınlığa müstahak oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doğru yolda olduklarını sanıyorlar." (A'râf, 30) İnsanın başına gelebilecek en büyük felaket nedir Malını kaybetmek mi Evladını kaybetmek mi Makamını, servetini, itibarını kaybetmek mi Hay

Allah varken kimin kapısına gidiyoruz

İnsanoğlunun en büyük imtihanlarından biri, sıkıştığı zaman kimin kapısını çalacağıdır. Darda kaldığında kime yalvaracak, çaresiz kaldığında kimden medet umacak, günahlarının affını kimden isteyecektir Kur'an'ın ortaya koyduğu tevhid akidesi bu konuda son derece nettir: Dua da, yardım isteme de, kulluk da yalnız Allah'a yapılır. Çünkü yaratmak da,

Bu dünya hiçbir zaman cennet olmadı

İnsan bazen dünyadaki zulmü, ihaneti, haksızlığı ve vicdansızlığı görünce şaşkına dönüyor. Mazlumların çığlığı göğe yükselirken zalimlerin alkışlandığı bir çağda yaşıyoruz. Gazze'de çocuklar parçalanıyor, nice coğrafyalarda masumlar toprağa düşüyor, dünya ise çoğu zaman sadece seyrediyor. Fakat unuttuğumuz bir hakikat var: Bu dünya hiçbir zaman cen

Modern Dünyanın Ebu Cehilleri

Cehalet artık çölde yaşayan, okuma yazma bilmeyen insanların problemi değil. Bugünün cehaleti; takım elbise giyiyor, akademik unvan taşıyor, televizyonlara çıkıyor, kürsülerde konuşuyor, milyonları etkiliyor... Ama Allah'ı tanımıyor. Bir insanın çok şey bilmesi onu kurtarmıyor. Çünkü Kur'an'a göre cehalet; bilgisizlik değil, hakikate karşı kibirdir

Öğrenilmiş çaresizliğin zincirlerini kırmak

İslâm ümmetine yıllardır aynı korku fısıldandı: "ABD'ye karşı durulmaz." "İsrail'e dokunulmaz." "Bu güçler yenilmez." Bu sözler sadece siyasi propaganda değildi. Bunlar, ümmetin ruhuna işlenmek istenen bir teslimiyet projesiydi. Müslümanların silahlarından önce iradeleri hedef alındı. Kalplerine korku, zihinlerine çaresizlik yerleştirildi. Bugün bi

Kurban Bayramı geldi...

Milyonlarca evde bayram sofraları kuruldu. Çocuklar yeni elbiselerini giydi, evlerin kapıları misafirlere açıldı, tekbirler yükseldi. Anneler kazanların başında, babalar bayram telaşında, insanlar birbirine "Bayramınız mübarek olsun" dedi. Ama aynı saatlerde Gazze'de başka bir bayram yaşandı... Gazze'de anneler, çocuklarının parçalanmış bedenlerini