Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

"İnandım" Demekle Mümin Olunur mu

Kur'an-ı Kerim'de insanın iman iddiasıyla gerçek iman arasındaki farkını ortaya koyan son derece çarpıcı bir ayet vardır: "İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları hâlde 'Allah'a ve âhiret gününe inandık' derler." (Bakara, 2/8) Bu ayet, yalnızca geçmişte yaşamış bir topluluğun hastalığını anlatmıyor. Bugün de insanın kendisine sorması gerek

Allah'ı Rab bilmek yetmez: Ulûhiyette Tevhid

Mekke müşriklerinin temel problemini doğru anlamak, tevhidin ne olduğunu anlamak açısından son derece önemlidir. Çünkü onlar Allah'ı bütünüyle inkâr eden insanlar değildi. Gökleri ve yeri kimin yarattığını sorduklarında "Allah" diyorlardı. Kur'an şöyle buyurur: "Onlara, 'Gökleri ve yeri kim yarattı' diye sorsan, mutlaka 'Allah' derler." (Lokman, 25

Hadisler 200 yıl sonra mı yazıldı Tarihî gerçekler ne diyor

Hadis tarihi tartışmalarında sıkça tekrarlanan bir iddia var: "Hadisler Peygamberimizden yaklaşık 200 yıl sonra yazıldı." İlk bakışta oldukça çarpıcı görünen bu cümle, hadislerin tarihî serüvenine yakından bakıldığında ciddi bir metodolojik yanılgıya dayanıyor. Çünkü burada kitâbet, tedvîn ve tasnif birbirine karıştırılıyor. Bir hadisin üçüncü asır

Çocuğumuz kaç net yapıyor da biz ne kadar ebeveynlik yapıyoruz

Bugün eğitim adına konuşurken dilimizden düşürmediğimiz bir soru var: "Çocuğumuz kaç net yapıyor" Kaç puan aldı Sınavı nasıl geçti Hangi üniversiteyi kazanacak Hangi bölüme girecek Peki hiç kendimize şu soruları soruyor muyuz Çocuğumuz bizimle en son ne zaman gerçekten sohbet etti Bir derdini bize anlatırken onu yargılamadan dinleyebiliyor muyuz Ay

Hastaneye şifa bulmaya mı, azar işitmeye mi gidiyoruz

Vatandaş devlet hastanesine hizmet almaya mı gidiyor, yoksa azar işitmeye mi Bu soruyu artık yüksek sesle sormanın zamanı geldi. Hastalık insanın en savunmasız hâlidir. İnsan ağrıyla, endişeyle, korkuyla hastaneye gelir. Karşısında kendisini dinleyecek, anlayacak ve yol gösterecek bir hekim görmek ister. Fakat ne yazık ki bazı hastanelerde vatandaş

Kurtarıcı beklerken kaçırılan hayat

İslam dünyasının yüzyıllardır aşamadığı en büyük problemlerden biri, kendi sorunlarını çözme iradesini zayıflatıp kurtuluşu sürekli dışarıdan gelecek bir müdahaleye bağlamasıdır. Bazen bir lider beklenir, bazen bir kahraman, bazen de bütün kötülükleri bir anda ortadan kaldıracak olağanüstü bir şahsiyet... Bu beklentinin en güçlü biçimlerinden biri

Ey dünya sevdalıları!

Ey dünya sevdalıları! Ey gündeminde Allah'ın kitabı olmayanlar! Ey hayatının merkezinden Resûlullah'ın (sav) sünnetini çıkaranlar! Ey bütün ömrünü makam, servet ve şöhret uğruna tüketenler! Ey haram kazançla en pahalı evlerde oturanlar, en lüks otomobillere binenler! Ey kul hakkını çiğneyerek zenginleştiğini zannedenler! Bugün kendinizi güçlü, başa

Peşinden gittiklerin seni kurtarabilecek mi

"Hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar; zayıflar, büyüklük taslamış olanlara diyecekler ki: 'Biz size uymuştuk, şimdi siz Allah'ın azabından küçücük bir şeyi bizden savabilir misiniz' Ötekiler şöyle cevap verecekler: 'Allah bizi doğru yola iletmiş olsaydı biz de sizi iletirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da fark etmez. Bizim için artık sığınacak bir

Üç Yıla Sığan Üç Büyük Felaket: Tarihin Vicdanında Silinmeyen Leke

Bazı hükümdarlar saraylarıyla, fetihleriyle ve adaletleriyle hatırlanır. Bazıları ise ardında bıraktıkları gözyaşı, kan ve yıkımla... Tarih, kimsenin unvanına göre hüküm vermez; yaptığına göre hüküm verir. Aradan asırlar geçse de bazı isimler, insanlığın ortak vicdanında bir ibret vesikası olarak yaşamaya devam eder. İşte Yezid dönemi de böyledir.

Abdülkadir Geylânî'ye Göre İstimdâd ve İstiğâse

Tasavvuf denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri hiç şüphesiz Abdülkadir Geylânî Hazretleri'dir. Asırlardır milyonlarca Müslümanın gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu büyük Allah dostu, yalnızca irfanıyla değil, tevhid konusundaki tavizsiz duruşuyla da ümmete örnek olmuştur. Bugün ne yazık ki birçok kimse, Abdülkadir Geylânî Hazretleri'ni

Kasko varsa trafik sigortası gereksizdir

Vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını yapmak zorunda olduğu bir dönemde, devletin görevi aynı güvence için vatandaşa iki kez ödeme yaptırmak değil, sistemi daha adil ve daha akılcı hâle getirmektir. Ne yazık ki otomobil sigortacılığı alanında yıllardır süregelen bir uygulama, tam da bunun tersini yapıyor. Bugün Türkiye'de bir araç sahibi,

Uzzâ yıkıldı, peki gönüllerdeki putlar yıkıldı mı

Mekke'nin fethi, sadece bir şehrin teslim alınması değildi. O gün, insanlığın karanlıktan aydınlığa, şirkin zincirlerinden tevhidin hürriyetine yürüdüğü büyük bir dönüm noktasıydı. Kâbe'nin etrafındaki üç yüz altmış put birer birer devrilirken Allah Resûlü (s.a.v.) Yüce Allah'ın şu müjdesini okuyordu: "Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Şüphesiz bâtı