Mustafa Armağan

Mustafa Armağan

Yeni Akit
Kültür-Sanat / Tarih 262 yazı 5 takipçi

Milli Mücadele'nin ilk kurşunu Trabzon'da mı atıldı

"Yunan ordusu daire-i işgalini tevsi ederken, Ayvalık'a da asker çıkardı. Ali Bey [Çetinkaya], bu Yunan kuvvetine karşı, 28 Mayıs 335'te [1919] muharebeye girişti. Bu tarihe kadar, Yunan kıtaatı hiçbir tarafta ateşle mukabele görmemişti." Buyurun, Nutuk diyor ki 28 Mayıs'ta vuku bulan Ayvalık'taki muharebeye kadar Yunan kıtaları HİÇBİR TARAFTA ATE

Sülün Osman ve Haluk Levent

60 yıllık ömründe Türkiye'nin en meşhur dolandırıcılarından biri hâline gelmiş; öyle ki adı "dolandırıcılar kralı"na çıkmıştı. Köprüleri, tarihî kuleleri, vapurları, tramvayları, meydan saatlerini "satarak" ya da "kiralayarak" nam salmıştı. Fakat onu sıradan bir üçkâğıtçıdan ayıran taraf, hikâyelerinin dilden dile aktarılırken mizah, zekâ ve keskin

15 yaşındaki 15 Temmuz şehidinin hikâyesi

Bayrampaşa'da bir oto galerisinde çırak olarak çalışıyormuş Halil İbrahim. 15 Temmuz 2016 Cuma günü iş çıkışında babasıyla buluşmuş, eve dönmüşler. Ailece yemeklerini yemişler. Ardından televizyonu açıp dinlenmeye çekilmişler. Yine sıradan bir hafta sonu başlıyor gibidir ama... Aması var. Televizyonlar birden yayın akışlarını kesmiş, ne olduğu ilk

Sezai Karakoç'un Karabekir Paşa ile tanıştığını biliyor muydunuz

1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğan ortaokul talebesi Sezai Karakoç Maraş'ı ilk olarak akarsuyundan tasvir etmeye başlar: "Maraş, o günler, Ahır Dağı'nın yamacına yaslanmış büyükçe bir dağ kasabası görünümündeydi. Tam ortasından akan, derin yataklı bir dere, ismi gibi birçok kanlı olaylara sahne olmuştu geçmişte. "Kanlı Dere"nin iki y

Türkiye'yi NATO'ya sokmak isteyen CHP idi

Brüksel Antlaşmasının imzalanması Stalin'in tehdidi altında korkulu günler geçiren Türkiye'de büyük bir sevinç ve umut doğurdu. Bizi de davet edeceklerini zannediyorduk. WUDO'ya davet gelmedi ama Türkiye ABD ve Kanada'nın katılmasıyla yeni bir teşkilat kurulacağını öğrenince bari bunu kaçırmayayım endişesiyle girmek istediğini sık sık dile getirir

Necip Fazıl ve Nazım Hikmet 1925'te ölselerdi!

Nazım Hikmet 1902, Necip Fazıl 1904 doğumludur. Selanik doğumlu Nazım Hikmet'in anne tarafından ataları Polonya'dan İstanbul'a gelmiş, İstanbul doğumlu Necip Fazıl'ın ataları ise Maraş'tan. İkisi de gençliklerinde şair. Düz baktığınızda Nazım Hikmet'in maddeci, Necip Fazıl'ın ruhçu şiirler yazdığını zannedersiniz ki akıbet böyle olmuştur. Ama ya ba

Sultan Alparslan'ın son nefesinde verdiği ders

Daha ne Muhammed'ler silindi tarihten, tahmin edin. Bu arada Sultan Muhammed Alparslan'ın kitaplarımızdaki sakalsız ama bıyıklı resimlerine gülmeden bakmak mümkün müdür Sultan Alparslan'ın her gün sinekkaydı tıraş olduğunu mu zannediyor bu ressamlar. (O da bir şey mi, Yunus Emre gibi bir dervişi bile her sabah permatikle tıraş olmuş gibi gösteren r

"Bir adam yaratmak"

Bir Adam Yaratmak piyesi oynandığında o kadar büyük ilgi görür ki tıklım tıklım salonlarda seyredilir. Hakkında yazılar yazılır. Fakat Necip Fazıl onları beğenmez. Çünkü eserin metafizik yoğunluğunun bizi nereye sevk etmek istediğini anlayamazlar. Bir Adam Yaratmak kader meselesinin en girift düğümlerini açmayı ve insanın 'soğan kabuğu gibi iç içe'

Genelev sokağındaki çıplak heykeli Abdülhamid'in saray bahçesine diktiler

1994 yılında zamanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bir 'nü' yani çıplak heykeli kaldırtmaya kalkmıştı ama sanat sepet tayfası Türkiye'yi ayağa kaldırmış, aylarca gazetelerde haberden, televizyonlarda açık oturumlardan geçilmez olmuştu. Melih Gökçek'in 'Tükürürüm böyle sanatın içine' sözü o hararetli günlerin hatırda kalan izlerind

Marx Türkçe, Engels de Farsça öğrenmeye kalkmıştı

Öte yandan Basra Körfezi ile Hazar Denizinde İngiltere ile Rusya arasındaki rekabet kızışmıştı. İşte tam bu sırada Londra'da mülteci olarak bulunan Friedrich Engels bu 'küçük dünya savaşı'nı anlamak ve analiz etmek için masaya oturdu ve Farsça öğrenmeye başladı. Arkadaşı Karl Marx'a yazdığı mektupta Arapçayı "Semitik dillere karşı doğuştan nefretim

Şimdi ihanet belgesi diye sunulan Dürrizade fetvasına 1920'de kimse inanmıyordu

- Padişah, İngilizler tarafından sıkı sıkıya kontrol ediliyor; - Onunla şimdilik özel temas kurmak mümkün değildir; - Millet bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü kurtarmak ve halife ve padişahın bağımsızlığının elde edilmesini istiyor; - Padişahın da bunları istediğinden şüphemiz yoktur; Padişah kendi ağzıyla bana aksini söylese, yani 'Ben İngilizler

Bugün Akit'e saldıran CHP'liler 1945'te Tan gazetesini basmıştı

* Lakin CHP'nin alamet-i farikası olan bu saldırganlık bugün başlamadı, korkarım bugün de bitmeyecek. Tıpkı 81 yıl önce, o zaman iktidar koltuğunu gasp etmiş bulunan CHP'nin yönlendirdiği kitlenin bir gazetenin kendilerince sakıncalı addedilen yönetim binası ile matbaasını basması ve masa ve makinalarına varıncaya kadar kırıp dökmesi olayında olduğ